Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Aerosol, Damlacık ve Hava Yoluyla Bulaşma: Hangi Kavram, Ne Anlama Geliyor?

Aerosol, Damlacık ve Hava Yoluyla Bulaşma: Hangi Kavram, Ne Anlama Geliyor?
14 dakika
16,001
  • Epidemiyoloji
  • Mikrobiyoloji

COVID-19 salgınının tüm Dünya'ya yayılmasıyla birlikte, hastalıkların farklı bulaşım yolları da tartışılmaya başlandı. Hatta bir süre boyunca genel halkın maske takıp takmaması gerektiğine yönelik tartışmalar da bu bulaşma mekanizmaları konusundaki anlaşmazlık ve belirsizliklerden kaynaklanmaktaydı.

Sosyal medyada "aerosol yoluyla bulaşma", "damlacık yoluyla bulaşma", "hava yoluyla bulaşma" gibi terimleri duymuş ve aralarındaki farkları anlayamamış olabilirsiniz. Bu yazımızda, bunlara yönelik detayları netleştirecek ve konunun neden karmaşık ama önemli olduğunu anlamanızı sağlamaya çalışacağız.

Tüm Reklamları Kapat

Öncelikle şunu anlamanız gerekiyor: Burada bunların sözlük tanımını yapıp geçemiyoruz veya bu konular hakkında akademide halen tartışmalar bulunuyor; çünkü bu terimlerin çok net ve katı bir şekilde belirlenmiş sınırları bulunmuyor. Akademik literatürü boydan boya tarayacak olsanız bile nihai ve kesin cevaplara ulaşamayacağınızı fark edeceksiniz. Çünkü farklı makalelerde terimlerin farklı şekillerde kullanıldığını, terminolojinin çatıştığını ve uzmanların bu konuda halen tartışmalar yürüttüklerini görebilirsiniz.

Bu nedenle bu yazıda okuyacaklarınız, bir başka yazıda okuyacaklarınız ile uyumsuz olabilir. Benzer şekilde, bir makalede buradaki tanımlardan farklı şekillerde tanımlanmış terimler görebilirsiniz. Bizim amacımız, bu konuda tartışmaya son noktayı koymak değil - zaten böyle bir yetkimiz de yok. Amacımız, bilimseverlere bu konuda genel bir çerçeve çizebilmek ve başlangıç noktası sunabilmek.

Tüm Reklamları Kapat

Aerosol Nedir?

Sözlük tanımıyla aerosol, çok ince ve ufak katı parçacıklarının hava veya diğer gazlar içinde süspense olması (asılı kalması) ile oluşan bir çeşit karışımdır. Aerosol, aero-solüsyon sözcüklerinin kısaltılmışıdır; yani "hava karışımı".

Bu temel terim çok basit gibi gözükse de, detaylara girdiğiniz anda işler karışmaya başlamaktadır. Daha yüzeysel tartışmalarda, aerosol içindeki parçacıkların büyüklüğü gibi detaylarda anlaşmakta zorluğa düşüldüğünü görebilirsiniz. Daha teknik tartışmalarda ise kuruma (desikasyon) oranları ve türbülanslı akış gibi konularda ve matematiksel denklemlerde anlaşmazlıklar olduğunu görebilirsiniz.

Ancak özünde aerosol dediğimizde kastettiğimiz şey, hava içinde çözünmüş katı veya sıvı parçacıklardır (örneğin "sıvı" karışımların aerosol olup olamayacağı bile bir tartışma konusudur). Sisli bir hava veya koyu bir duman gibi kimi aerosol gözle görülebilirdir; ancak toz veya polenler gibi birçok aerosol gözle görülebilir değildir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Hapşırdığınızda, ağzınızdan ve burnunuzdan çok karmaşık bir sıvı-katı kokteyli fışkırır. Bu kokteyl içerisinde aerosol ve damlacıklar bulunur. Bu konuyla ilgili detayları buradaki yazımızda işlemiştik. Aşağıdan, hapşırma sırasında ağız ve burundan çıkan parçaları izleyebilirsiniz.

Aerosoller içinde küçük veya büyük parçalar olabilir; ancak genelde "aerosol" dendiğinde kastedilen, küçük olan parçacıklardır. Daha iri olan parçacıklar, kütleleri dolayısıyla daha kurumadan yere düşerler ve bu nedenle, eğer bir hastalıktan söz ediyorsak, kontaminasyona neden olurlar. İşte bu hızlı düşen parçacıklar dolayısıyla olan bulaşıma damlacık (veya temas) yoluyla bulaş denmektedir. Yani bulaşma, doğrudan patojeni aldığınız için değil, patojen bulaşmış bir yüzeye dokunduğunuz için gerçekleşmektedir. Tabii bu konuda bir tartışma, hapşırık veya öksürük yoluyla doğrudan suratınıza püsküren damlacıkların da "damlacık yoluyla bulaş" olup olmadığıdır; ancak genellikle bu yöntem de (daha nadiren bulaşmaya sebep olsa da - sonuçta insanlar genelde suratınıza hapşırıp öksürmezler) damlacık yoluyla bulaş olarak kabul görmektedir.

Öte yandan aerosol denen daha ufak parçacıklar öyle hafiftirler ki, havanın kaldırma kuvveti, kütleçekimini yenebilir ve böylece bu ufak parçacıklar havada süzülmeye devam eder. Bunların bir kısmı o kadar uzun süreler boyunca havada asılı kalabilirler ki, daha yere veya bir yüzeye ulaşamadan buharlaşırlar. Ancak bunun tehlikesi, gittikleri yerlere virüs veya bakteri gibi patojenleri de taşıyabiliyor ve buharlaşmaları sonrası bunları o ortamlara bırakabiliyor olmalarıdır. Bu tür aerosol yoluyla taşınan patojenlere (ve diğer katı parçalara) damlacık çekirdeği adı verilir. İşte hava yoluyla bulaş dendiğinde kastedilen de budur.

Solunum aerosolleri, bir sıvı yüzey üzerinden hava geçtiğinde üretilirler. Bu süreci etkileyen çok sayıda faktör bulunur; ancak sıvının akışkanlık direnci (vizkozitesi) aerosol üretiminin en önemli parçalarından birisidir. Sıvının sürfaktan özellikleri arttıkça, aerosol ve damlacık oluşumu da artar ve daha ufak damlacıklar üretilebilir (ve bunlar daha uzaklara ulaşabilir). Öte yandan, nebülize edilmiş (spreyleştirilmiş) tuzlu suyun, üretilen biyoaerosol miktarını azalttığı ve dolayısıyla potansiyel olarak bir enfeksiyon kontrol stratejisi olabileceği üzerinde durulmaktadır; ancak bu hipotez henüz bilimsel olarak doğrulanmış değildir.

Rosie Redfield

En Büyük Kavga: Parçacık Büyüklüğü

Bu alandaki kavgaların en büyüğü, "büyük" ve "küçük" parçaların ne kadar büyük ve küçük olması gerektiği ile ilgilidir. Bazı kaynaklar bu sınırı 2 mikrometreye, bazıları 5 mikrometreye, bazıları 10, 20 ve hatta 100 mikrometreye kadar çekmektedir! Ne var ki bu sınırı nereye çektiğimiz aşırı kritiktir; çünkü hava yoluyla bulaş ile damlacık yoluyla bulaş olasılıklarına karşı uyguladığımız yöntemler farklı farklıdır.

Tüm Reklamları Kapat

Bu alandaki tartışmalar öylesine çözülmemiş bir noktadadır ki, bazı akademik makalelerin iddiaları eğer doğruysa, sayısız diğer makaledeki bulgular otomatik olarak yanlışlanmış olacaktır. Örneğin Morawska'nınnın 2006 yılında yayımladığı bir makalede, 100 mikrometre altındaki tüm parçacıkların yüzeye ulaşmadan önce buharlaşacakları iddia edilmektedir. 100 mikrometre sınırı doğruysa, sahadaki makalelerin neredeyse hepsinde hava yoluyla bulaş olduğu kabul edilmek zorunda olacaktır. Öte yandan başka makalelerde bu buharlaşma sınırı 5 mikrometre olarak belirlenmektedir. Bunlardan hangisini doğru alacağınıza göre, patojenlerin bulaşma mekanizmalarına yönelik kavrayışınız köklü bir şekilde değişecektir.

Tahmin edebileceğiniz üzere, bir parçacığın aerosol mü yoksa damlacık mı gibi davranacağının kesin bir sınırı yoktur. Yani belli bir bölgede bazı parçacıklar aerosol, bazıları damlacık gibi davranacaktır. Hatta belirli aralıklarda aynı parçacık hem aerosol, hem damlacık gibi davranabilecektir. Ortam şartları da bu özellikleri köklü bir şekilde etkileyecektir. İşte bu nedenle sahada kesin bir kabule erişmek çok zor gözükmektedir. Bu da bizi ikinci ana kavga konusuna getiriyor.

İkinci Büyük Kavga: Damlacık, Aerosole Dönüşür mü?

Bazı kaynaklara göre ağızdan çıkan büyük damlacıklar, zaman içinde buharlaşıp küçülerek, henüz yere ulaşmadan aerosole dönüşebilmektedir. Dolayısıyla damlacık yoluyla bulaş olan her yerde aerosol yoluyla da bulaş üzerinde durulmalıdır. Ancak bazı diğer kaynaklar, bu ayrımın siyah-beyaz olduğunda ısrarcıdır. Yani bir parçacık ya damlacıktır ya da aerosol; biri diğerine dönüşemez.

Bu, çok kritik bir ayrım; çünkü hastalıkların bulaşma mekanizmalarını tespit ederken ve önlemler üzerinde çalışırken bu ihtimali göze almamız gerekiyor. Ancak hangi hastalıkta, ne düzeyde göze alacağız? Her damlacık yoluyla bulaş olan durumda aerosol etki de olduğunu varsayacak olursak, en ufak salgınlarda bile çok katı bir tepki göstermemiz gerekebilir; çünkü aerosol yoluyla bulaş en tehlikeli bulaş yöntemlerinden birisidir. Fakat bunları siyah-beyaz olarak görürsek ve bir hastalığın damlacık yoluyla bulaştığına kanaat getirirsek ama aslında aerosol yoluyla da bulaşıyorsa, bu defa da salgınların önünü açabiliriz.

Tüm Reklamları Kapat

Daha da büyük bir sorun, çoğu epidemiyolojik makalede belirli bir hastalığın ancak "yakın temas" ile bulaştığı söylense de, bu araştırmaların birçoğunda kısa mesafede aerosol yoluyla bulaş (yani mesela siz hapşırdınız ve biz, 1-2 saniye içinde o hapşırık içerisinden yürüyerek geçtik) ile temas yoluyla bulaş (mesela siz bir kapı koluna doğru hapşırdınız ve biz ona dokunduk, sonra ağzımıza/burnumuza değdik) arasındaki farkı yakalayamayacaktır; çünkü buna yönelik veri toplamak aşırı zordur. Bu nedenle birçok akademik çalışmada, eğer ki hasta bir kişiyle yakın mesafede bulunduysanız, aerosol yoluyla bulaş yerine temas yoluyla bulaş olduğu varsayılacaktır; bu da, akademik literatürün temas yoluyla bulaşa yönelik bir önyargıya sahip olmasına neden olmaktadır.

Aerosol Nasıl Üretilir?

Aerosol, tıbbi müdahaleler yoluyla üretilebileceği gibi, bireylerin kendi normal faaliyetleri sırasında da üretilebilmektedir. Yani nefes alıp verirken, öksürürken, hapşırırken ve konuşurken durmaksızın etrafınıza aerosol saçarsınız.

Tıbbi bir ortamda (örneğin bir hastanede) yapılan müdahaleler sırasında aerosol üretimi artabilir. Hatta cerrahi bir operasyon sırasında kandaki veya dokulardaki patojenler de aerosol yoluyla havaya karışabilir (örneğin cerrahi müdahalelerde kullanılan elektrikli aletlerin faaliyeti sırasında HIV isimli virüsün aerosol olabildiği keşfedilmiştir). Fakat çoğu durumda aerosol üretimi, solunum faaliyetleriyle olur ve bu faaliyetleri değiştiren her tıbbi müdahale, aerosol üretimini arttırıp azaltabilir.

Burada önemli olan, üretilen aerosol parçacıkların büyüklüğü, yoğunluğu, sıklığı ve kullanılan kişisel korunma ekipmanlarıdır. Örneğin bir öksürük sırasında, sıradan bir nefes alıp vermeye göre çok daha fazla sayıda ve büyüklükte damlacık üretilse de, nefes alıp verme davranışı öksürüğe göre çok daha sık yapılır ve dolayısıyla belirli bir sürede üretilen damlacıklardan ve aerosolden daha fazla miktarda sorumlu olabilir. Benzer şekilde, bir öksürük sırasında üretilen damlacıkların büyük bir kısmı çok ufak olsa da, bu ufak boyutları nedeniyle bu parçacıkların taşıyabileceği virüs sayısı da daha az olacaktır; dolayısıyla hastalığa aslen sebep olan damlacıklar, öksürük sırasında daha az sayıda üretilen büyük damlacıklar olabilecektir. Buna rağmen, daha ufak damlacıklarda gerçekten de daha az sayıda patojen olup olmadığı (en azından bu farkın anlamlı olup olmadığı) tartışmalıdır.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Novasen - Yaklaşan Hiperzeka Çağı

Bilim alanında zamanımızın en büyük düşünürü.
Sunday Times

Hiperzekâyı anlamak istiyorsanız, Novasen iyi bir başlangıç.
Tim Radford, Nature

Novasen, kabilemizin bir büyüğünün, okumak için gereken kısa süreye fazlasıyla değen birikmiş bilgeliğinin bir ürünü.
Stephen Cave, Financial Times

Gaia teorisiyle yaşamlarımızı ve gezegenimizi anlama biçimimizi sonsuza dek değiştiren, çağımızın önemli çevreci düşünürlerinden Lovelock, Dünya’da yaşamın geleceği hakkında muazzam bir yeni teori atıyor ortaya. Lovelock, üç yüz yılın sonunda Antropesen’in bittiğini ve Novasen adını verdiği yeni bir çağın başlamak üzere olduğunu iddia ediyor. Bu yeni çağda, şu anki yapay zekâ sistemlerinden yeni bir elektronik yaşam biçimi ortaya çıkacak: bizden on bin kat daha hızlı düşünen, kendi kendisini iyileştirme ve kopyalama becerisine sahip siborglar. Lovelock’a göre bu hiperzeki varlıklar, kıyamet senaryolarının aksine, gezegenimize en az bizim kadar bağlı olacak ve Dünya’yı soğutma, Gaia’daki organik yaşamı koruma projesinde bizimle birlikte çalışacak. Bu yeni çağla evrende düşünen tek varlık, kozmosu anlayan tek varlık olma statümüzü kaybedeceğiz. Belki de Novasen, zekânın tüm evreni kaplayacak bir şey haline gelişinin başlangıcı olacak, yani kozmosun enformasyona dönüşmesinin.

“Antroposen’in başlamasından kısa süre sonra hızlanmanın gücüyle kendisinden geçen yarışçı çocuklara döndük. Üç yüz yıldır hız pedalına basıyoruz, şimdi de insan yapımı elektronik, mekanik ve biyolojik şeylerin Dünya sistemini kendi başlarına yönetebileceği çağa yaklaşıyoruz.”

Devamını Göster
₺52.00
Novasen - Yaklaşan Hiperzeka Çağı

Akademik literatüre baktığınızda, daha eski yıllarda yayımlanan araştırmaların, insanların sıklıkla daha iri damlacıklar ürettiğini keşfettiğini görürsünüz; çünkü bu eski zamanlarda kullanılan ekipmanların hassasiyeti, ufak aerosolleri tespit edebilecek düzeyde değildir. Daha yakın tarihlerde yapılan araştırmalarda ise, insanların nefes vermesi sırasında üretilen parçacıkların %80-90 arasının 1 mikrometreden daha küçük parçacıklar olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar bu boyut konusu tartışmalı olsa da, araştırmalar genel olarak öksürme, konuşma ve hapşırma sırasında üretilen damlacıkların havada asılı kalabilecek (aerosol olabilecek) düzeyde ufak olduğu konusunda hemfikir gibi gözükmektedir.

Tabii bu konuda bir diğer büyük problem, üretilen biyoaerosollerin kişiden kişiye çok ciddi farklar gösteriyor olmasıdır. Benzer hastalıkları benzer semptomlarla geçiren ve hastalığın benzer evrelerinde olan insanlardan bazıları çok az aerosol üretirken, bazıları çok fazla aerosol üretebilmektedir. Bu ikinci gruba süper üreticiler adı verilmektedir. Bu durum, SARS ve COVID-19 salgınlarında görülen süper bulaştırıcıların neden bu kadar fazla bulaştırıcılığa sahip olduğunun açıklamalarından birisi olabilir. Süper bulaştırıcılar, bir hastalığın ortalama temel bulaşıcılık sayısından çok daha fazla kişiye hastalığı bulaştırabilen kişilere verilen bir isimdir. Fiegel'in 2006 yılında yayınladığı makalesinde şöyle deniyor:

Görünen o ki, saçılan biyoaerosollerin büyük bir kısmı, popülasyonun ufak bir kısmı tarafından üretilmektedir.
Drug Discovery Today

Benzer şekilde, kimi zaman göz ardı edilen biyolojik fonksiyonlar sırasında da ciddi miktarda aerosol üretilebilmektedir. Bunların başında kusma davranışı gelmektedir. Bir kusma işlemi sırasında, kusmuğun her bir mililitresi içinde 1 milyona kadar ulaşan sayılarda virüs bulunabildiği tespit edilmiştir. Örneğin Hong Kong'da kusan bir SARS hastasının, hastane içindeki bulaşmaların bir kısmından sorumlu olduğu keşfedilmiştir (ancak tam mekanizması çözülememiştir). Benzer şekilde, dışkı içerisinde de gram başına yüz milyonlarca virüs parçası bulunabilmektedir. Özellikle de sifon çekme işlemi sırasında dışkının önemli bir bölümü aerosol olarak havaya karışmaktadır. Hong Kong'daki Amoy Garden evlerinde yaşanan bir bulaşmanın bu şekilde dışkının aerosolleşmesi yoluyla olduğu düşünülmektedir.

Tabii burada da tartışmalar yoğundur. Örneğin bu tarz aerosollerin hastalığa sebep olma oranları akademide son derece tartışmalı bir konudur; çünkü bu yöntemlerle aerosolleşen parçacıkların yoğunluğu, mikrobun virülansı, çevresel faktörler (örneğin aerosolleşen dışkının içindeki parçacıkların varlığını bulaşa neden olana kadar sürdürüp sürdüremeyeceği), konağın sağlık durumu gibi çok sayıda unsur, sonucu doğrudan etkileyebilmektedir. Yani aerosollerin sıklıkla üretildiği konusunda bir soru işareti bulunmasa da, bu aerosollerin ne kadar bulaşıcılığa sahip olduğu konusu büyük bir soru işareti ve ateşli tartışmaların konusudur.

Kapalı mekana ilişkin durumların karşılaştırılması. Yatay eksenindeki rakamlar R (reprodüksiyon katsayısı) katsayısını ifade eder. Kapalı mekanlarda COVID-19 virüs partiküllerinin aktarımı maske kullanılıp kullanılmamasına, mekanın havalandırılmasına, pencerenin açık olup olmamasına, bireylerin sesli konuşmasına, gülmesine, yoğun nefes alınmasına, mekanda kalma süresine vb. bağlıdır. R katsayısı bir bireyin aynı zamanda COVID-19’u bulaştırabileceği kişi sayısını ifade eder. DolayIsıyla arzu edilen R katsayısı 1’in altında olmasıdır.
Kapalı mekana ilişkin durumların karşılaştırılması. Yatay eksenindeki rakamlar R (reprodüksiyon katsayısı) katsayısını ifade eder. Kapalı mekanlarda COVID-19 virüs partiküllerinin aktarımı maske kullanılıp kullanılmamasına, mekanın havalandırılmasına, pencerenin açık olup olmamasına, bireylerin sesli konuşmasına, gülmesine, yoğun nefes alınmasına, mekanda kalma süresine vb. bağlıdır. R katsayısı bir bireyin aynı zamanda COVID-19’u bulaştırabileceği kişi sayısını ifade eder. DolayIsıyla arzu edilen R katsayısı 1’in altında olmasıdır.
Berlin Technical University

Aerosoller Nereye Gidiyor?

Aerosollerle ilgili çalışmaların bir sorunu, aerosol dediğimiz çok küçük parçacıklara yönelik analizlerin, damlacıklar (yani büyük parçacıklar) için geliştirilmiş matematiksel modellerden yola çıkarak yapılıyor olmasıdır. Henüz aerosol yayılımına yönelik çok kapsamlı matematiksel modeller yoktur; bu nedenle de sıklıkla bilgisayar-destekli simülasyonlara başvurulmakta ve farklı parametrelerin sonucu nasıl değiştirdiğine bakılmaktadır.

Ancak genel olarak söyleyebileceğimiz şey, bir aerosolün nereye gideceği konusuyla ilgili olarak, parçacık büyüklüğünün en önemli faktör olduğudur. Örneğin 1000 mikrometrelik (1 milimetrelik) bir damlacık, her 0.3 saniyede 1 metre yere düşecektir. Buna karşılık 100 mikrometrelik bir parçacığın 1 metre düşmesi 3 saniye kadar sürmektedir. 10 mikrometrelik bir parçacık için bu süre 300 saniyeyi bulmaktadır. 1 mikrometrelik bir parçacığın 1 metre yere düşmesi içinse 30.000 saniye (8 saat!) geçmesi gerekir. Bu süreler önemlidir; çünkü bu süre ne kadar uzunsa, parçacık da o kadar uzağa gidebilir.

Tabii bir cismin havada ne kadar yol alacağını belirleyen önemli bir faktör, havanın kendi hareket dinamikleridir. Açık havada ve kapalı ortamlarda aerosollerin takip ettikleri yollar farklı olacaktır. Benzer şekilde, kapalı ortamlarda havalandırma olması halinde (veya havalandırma yoksa bile havanın hareket etmesini sağlayan unsurların bulunması halinde) hiç beklenmedik durumlar oluşabilecektir. Yapılan bir çalışmada, 0.1 ila 200 mikrometrelik parçacıkların dağılımını belirleyen ana unsurun, kütleçekiminden ziyade havalandırma dinamikleri ve ilk hızları olduğu tespit edilmiştir. Bir diğer deyişle, bu parçacıklar hastanın 1-2 metre civarına düşüp kalmamaktadır.

Ne var ki bir parçacığın havada ne kadar süreyle asılı kalacağını belirleyen çok sayıda faktör vardır. Az önce sözünü ettiğimiz havalandırma örüntülerinin yanı sıra nem, sıcaklık, ilk hız, insan vücudunun boyutları ve damlacık çekirdeği büyüklüğü ve derişimi gibi faktörler bunu doğrudan etkilemektedir. Daha önemlisi, bu faktörlerin birçoğu dinamiktir, statik değil. Yani örneğin damlacık büyüklüğü, buharlaştıkça azalır veya ateşli bir hastadan uzaklaştıkça havanın sıcaklığı azalacaktır. Bu durum, basit hesaplamaları yapmayı aşırı zorlaştırmaktadır.

Üstelik literatürdeki bazı araştırmalar düpedüz hatalıdır. Örneğin erken dönem araştırmalarından bazıları, işleri kolaylaştırmak adına damlacıkların ilk hızı olmaksızın üretildiklerini varsaymaktadır. Fakat bu, matematiksel olarak işleri bir miktar kolaylaştırabilse de, öksüren veya hapşıran hastalar için berbat bir varsayımdır. Bir diğer sorunlu varsayım, birçok analizde hastanın ağzını ve burnunu farklı şekillerde kapatma ihtimalini (ve bu kapatmanın ne düzeyde bir başarıyla yapıldığını) hesaba katamıyor olmasıdır. Sonuçta birçok hasta içgüdüsel veya kültürel nedenlerle hapşırma ve öksürme sırasında ağzını ve burnunu kapatır; en azından buna yeltenir. Bu durum, damlacıkların izleyeceği yolu köklü bir şekilde değiştirmektedir.

Örneğin meşhur 2-metre kuralı, yani salgınlarda hasta kişilerden veya diğer insanlardan en az 2 metre uzakta durmayı öneren kural, normal konuşma ve nefes alma sırasında üretilen damlacıkların ezici çoğunluğunun 2 metreden kısa bir mesafe içinde yere ulaşacağı varsayımına dayanmaktadır. Bunu gösteren bazı akademik çalışmalar da vardır; ancak o araştırmalara bakacak olursanız, bunların birçoğunda öksürme ve hapşırma halinde bu mesafenin dikkate değer miktarda arttığı gösterilmektedir. Eğer bunu da dikkate alacak olursak, 2-metre kuralının 7-8 metre kuralına dönüştürülmesi gerekmektedir. Ne var ki bu, açık alanlarda ve sıkı denetimin olmadığı durumlarda pek pratik değildir ve bu nedenle sosyal mesafelendirme, salgınları önleme konusunda en önemli yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hapşırma ve öksürük sırasında damlacıkların kat ettiği mesafe 2 metrenin çok üzerindedir!
Hapşırma ve öksürük sırasında damlacıkların kat ettiği mesafe 2 metrenin çok üzerindedir!

Sonuç

Uzun lafın kısası, bu konu basit bir konu değil ve bu nedenle basit cevaplardan kaçınmak zorundayız. Bir salgınla yüzleşirken, hele ki o salgının 1 yıl içinde milyonlarca insanı öldürme potansiyeli varken, bütün detaylara kulak vermeli ve her bilgiyi bilimsel bir gözlükle sorgulamalıyız. Bunu yaparken de büyük iddialardan ve nihai cevaplara ulaştığımız yanılgısından ihtiyatla kaçınmalıyız.

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
16
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 9
  • Muhteşem! 3
  • Bilim Budur! 3
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Korkutucu! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • İnanılmaz 1
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: First10Em | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/01/2023 02:33:41 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8636

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Abd
Mistisizm
Çiçek
Diş Gelişimi
İnternet
Ay Görevleri
Bilim İnsanı
Enfeksiyon
Onkoloji
Retrovirüs
Yumurtalık
Maske Takmak
Savunma
Psikoloji
Diş Hekimi
Yer
İklim Değişimi
Solunum
Işık Hızı
Yıldız
İnsanlar
Anksiyete
Çekirdek
İnsan Sağlığı
Gözlem
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
J. Morgensen, et al. Aerosol, Damlacık ve Hava Yoluyla Bulaşma: Hangi Kavram, Ne Anlama Geliyor?. (3 Mayıs 2020). Alındığı Tarih: 28 Ocak 2023. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/8636
Morgensen, J., Bakırcı, Ç. M. (2020, May 03). Aerosol, Damlacık ve Hava Yoluyla Bulaşma: Hangi Kavram, Ne Anlama Geliyor?. Evrim Ağacı. Retrieved January 28, 2023. from https://evrimagaci.org/s/8636
J. Morgensen, et al. “Aerosol, Damlacık ve Hava Yoluyla Bulaşma: Hangi Kavram, Ne Anlama Geliyor?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 03 May. 2020, https://evrimagaci.org/s/8636.
Morgensen, Justin. Bakırcı, Çağrı Mert. “Aerosol, Damlacık ve Hava Yoluyla Bulaşma: Hangi Kavram, Ne Anlama Geliyor?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, May 03, 2020. https://evrimagaci.org/s/8636.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Moderatöre Bildir

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya size sunulan (oylama gibi) diğer araçlar ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Öncül Ekle
Sonuç Ekle
Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.