Tüm Reklamları Kapat

Süper Bulaştırıcı Fiziği: Hapşırma Sırasında Basit Bir Sprey Değil, Karmaşık Bir Sıvı Şelalesi Oluşuyor!

Yüksek Hızlı Kameralar, Hapşırma Sırasında Ağızdan Çıkan Sıvının Havanın Nasıl Dağıldığını Anlamamızı Sağlıyor!

2dk
Süper Bulaştırıcı Fiziği: Hapşırma Sırasında Basit Bir Sprey Değil, Karmaşık Bir Sıvı Şelalesi Oluşuyor!
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?

AI ile Özet Oluşturabilirsiniz.
  • MIT araştırmacıları hapşırma sırasında ağızdan çıkan akışkanın balon gibi şişip ipliklere ayrılarak damlacık spreyi oluşturduğunu yüksek hızlı kameralarla gözlemlemiştir.
  • Akışkanın elastikiyetine bağlı olarak damlacıkların havada kat ettiği mesafe değişmekte ve bu durum hastalık bulaşma riskini etkileyebilmektedir.
  • Bu bulgular, hastalıkların yayılım mekanizmalarını daha iyi anlamak ve süper bulaştırıcıları tespit etmek için yeni, daha doğru enfeksiyon kontrol stratejileri geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.

İşte size bir sonraki sefer hapşırırken ağzınızı kapatmak için bir teşvik: MIT araştırmacıları tarafından hapşırma sırasında çekilen yüksek hızlı kamera videolarına göre, hapşıran bir kişi bir "akışkan plakası" yayıyor. Bu plaka, balon gibi şişiyor ve sonrasında uzun iplikler (filamentler) halinde parçalara ayrılıyor ve nihayetinde bir damlacık spreyi olarak saçılıyor. Tıpkı bir kutu boyayı havaya fırlattığınızda olduğu gibi...

2 adet yüksek hızlı kamera kullanan uzmanlar, sağlıklı insan deneklere ait 100'den fazla hapşırığı kaydettiler ve sonrasında 1 saniyeden binlerce kat kısa zaman dilimlerinde inceleyerek, akışkanların ağızdan ve ciğerlerden nasıl çıktığını gözlediler.

Hemen hemen her hapşırık, aynı "boya-benzeri akışkan parçalanması" örüntüsünü gösteriyor. Ama bazı farklar da var: Akışkan (ya da tükürük) ne kadar elastikse, damlacıklara ayrılmadan önce havada kat ettiği mesafe de o kadar uzun oluyor.

Tüm Reklamları Kapat

Bu karmaşık akışkan parçalanması örüntüsü, birçok insanın hapşırıklara yönelik beklentisinden farklı. Birçok insan, hapşırık sırasında basit ve düzgün dağılmış bir sprey görmeyi bekliyor. MIT İnşaat ve Çevre Mühendisliği bölümünde yardımcı doçent olan ve Hastalık Bulaşımının Akışkanlar Mekaniği Laboratuvarı'nın başı olan Lydia Bourouiba şöyle diyor:

Akışkan dağılması (ya da parçalanması) sürecinin nasıl olduğunu anlamak önemlidir. Damlacık büyüklüğünün dağılımının fiziği bize ne söyler? Peki ya bunun sonucunda, hastalık bulaşım zinciri hakkında neler öğrenebiliriz?

Bourouiba'nın dediğine göre hapşırık sırasında damlacıkların nasıl yayıldığını anlamak, araştırmacıların bir enfeksiyonun çevrede nasıl yayıldığını ve "süper bulaştırıcı" olarak bilinen kişileri tespit etmelerini sağlayabilir.

Bu araştırmalar, insan denekleri arasındaki çeşitliliği daha iyi anlamamızın da önünü açıyor. Mukus ve tükürükten oluşan akışkanın parçalanma sürecine bakarak, bir konağın iç fizyolojisi hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz.

Bourouiba ve çalışma arkadaşları arasında bulunan MIT eski lisansüstü öğrencisi Barry Scharfman, Makina Mühendisliği'nde doçent olan Alexandra Techet ve matematik profesörü olan John Bush, araştırmalarını Experimental Fluids dergisinde yayınladılar.

Balonu Patlatmak

Bu çalışma, Bourouiba ve Bush'un 2014 yılında yayınladıkları araştırmaların üzerine inşa ediliyor. Araştırmacılar o çalışmalarında, öksürük ve hapşırmalar sırasında oluşan ve damlacıklar taşıyan gaz bulutlarının, eğer sadece birbiriyle bağlantısız damlacıklardan oluşacak olsalardı seyahat edeceklerine kıyasla 200 kat daha uzağa fırladığını göstermişlerdi.

Tüm Reklamları Kapat

Bu sefer Bourouiba, yüksek hızlı görüntüleme yöntemlerini kullanarak hapşırmadan kaynaklanan damlacıkların dağılımına odaklandı. Hapşırık, öksürüğe kıyasla daha şiddetli bir fışkırmadır.

Araştırmacılar, bu deney için üç insan deneğin her birini siyah bir zemine ve bazı diğer arka planların önünde konumlandırdılar ve deneklerin ağzının hemen önüne odaklanan iki adet yüksek hızlı tek renkli kamera kurdular. Hapşırmayı teşvik etmek için deneklerin burunlarını “gıdıkladılar” ve hapşırmanın olabildiğince fazla kısmını kaydetmeye çalıştılar. Bu zor bir iş, çünkü bir hapşırık 200 milisaniyeden daha kısa sürebilir!

100'den fazla hapşırmayı analiz ettikten sonra, araştırmacılar ortak bir örüntü tespit ettiler: Fışkıran akışkan, ağızdan çıktıktan sonar geniş bir plaka oluşturuyordu ve bu plaka havada ilerlerken balon gibi şişiyordu.

Ekip, ayrıca ilginç bir çeşitlilik de gözlemledi. Daha elastik tükürüğü olan deneklerde, dışarı atılan akışkan, iplikçik formunda daha uzun kalmaya meyilliydi. Ayrıca bu kişilerin ağzından saçılanlar, iplikçikler boyunca boncuklar oluşturuyordu ve bunlar, sonrasında damlacıklara dönüşüyordu. Bourouiba şöyle diyor:

Gördüğümüz, birçok açıdan şaşırtıcıydı. Solunum yolundan, son haliyle oluşmuş damlacıkların fışkırdığını görmeyi bekliyorduk. Ama durum hiç de böyle değildi. Bu da bize, şiddetli fışkırmalara ilişkin mekanik anlayışımızı genişletmek için iyi bir temel sağlıyor.

Akışkan Verisi

Bourouiba şu anda MIT'de, çeşitli hastalık bulaşma modlarını anlamaya yönelik paralel deneyler sürdürmeyi mümkün kılacak biçimde, özel olarak tasarlanmış yeni bir laboratuvar kuruyor. Bu laboratuvar, aynı zamanda, tıp uzmanlarıyla işbirliği içinde hapşırma, öksürük ve diğer hastalık bulaşma şekillerini görselleştirebileceği daha küçük ve iklim kontrollü bir oda da içerecek. Bourouiba şöyle diyor:

Bu laboratuvara yönelik önemli hedeflerimden biri, soğuk algınlığı ve griple mücadele etmek. Bazen semptomları ayırt etmek zordur. Önümüzdeki yıl, farklı soğuk ve grip mevsimlerinde, hem sağlıklı hem de enfekte olmuşken inceleyebileceğimiz denekleri de deneylerimize dahil edeceğiz.

Bourouiba yakın gelecekte yeni laboratuvara gönüllü çağrısı yapacak.

Nihayetinde damlacık dağılımları hakkındaki katı verilerin, bir hastalığın yayılmasını daha iyi tahmin etmeye ve önlemeye yardımcı olacağını söylüyor:

Bugün bile iletim yollarının ölçülme şekli, yüzlerce yıldır hüküm süren geleneksel yöntemlere dayanıyor. Bu yöntemler çerçevesinde bir hastanın kiminle konuştuğu, nereye gittikleri, vb. araştırılıyor. Bu süreçle elde edilen verilerin doğruluğu konusunda bariz kısıtlar var ve bizler, daha kesin kontaminasyon ölçümleri ve fiziksel bilimler çerçevesinde geliştirilen daha temel hastalık kontrolü ve önleme stratejileri geliştirmeye çalışıyoruz.

Bu araştırma, kısmen Ulusal Bilim Vakfı ve MIT'deki Reed ve Edgerton fonları tarafından desteklenmiştir.

Rastgele Yazıya Git
14
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    3
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    3
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    2
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: MIT News | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20.10.2026 13:49:55 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/8423

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et