Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
1,000 ATP Ödüllü Soru: Son zamanlarda film ve kitaplarda bulunan kötü karakterelere karşı artan ilgi ve hayranlığın sebebi ne olabilir? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ögetay Kayalı
Yazar 3 gün önce 2 dk.

Herbivor, anatomik ve fizyolojik olarak bitki materyali (yaprak, alg vb.) tüketmeye adapte olmuş canlılardır ve diyetlerinin temelini bunlar oluşturur. Herbivorlar; yaprak, çimen ve ağaç kabuğu gibi bitki materyallerini çiğneyebilmek için düz dişlere sahip olacak şekilde evrimleşmişlerdir. Türkçede otobur ya da otçul olarak da geçer.

Diş yapılarının tüketilen materyalin et veya bitki olmasına göre değişim göstermesi, aynı zamanda paleontolojik çalışmalarda geçmişte yaşayan canlıların beslenme biçimleri hakkında da bilgi sağlamaktadır.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ece Müker
Ece Müker
619.5K UP
2 gün önce
NASA’nın Artemis II görevi kapsamında Ay yolculuğuna başlayan Orion uzay aracında yaşanan teknik bir aksaklık başarıyla giderildi. Mürettebatın bildirdiği tuvalet arıza sinyali üzerine Houston’daki kontrol merkeziyle yürütülen ortak çalışma sonucunda sistem normal işleyişine döndürüldü. Teknik sorunun çözülmesiyle birlikte aracın yörüngesini Ay rotasına uygun şekilde biçimlendiren manevralara planlandığı gibi devam ediliyor.
178 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Hatice Yetişkin
Alıntıyı Ekleyen 19 saat önce
Tartışma çıkmasın, kalbi kırılmasın, kaybetmeyeyim diyerek gereken tepkiyi veremediğiniz her olayda, biraz daha değersizleşir ve öz saygınızı kaybedersiniz. Çatışmadan kaçmayın, kaybetmekten korkmayın.
Bazı kavgalar çıkmalı, bazı kalpler kırılmalı ve bazı insanlar kaybedilmeli. Bu hayatın kendini yenileme yoludur.
Kaynak: Farkındalık Cehennemdir
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
193.0K UP
Türü Ekleyen 10 saat önce
Muraena cinsi, Muraenidae (müren balıkları) ailesine ait ve denizlerin kayalık kıyılarında, resiflerde ve mağara benzeri dar alanlarda yaşayan uzun, yılan benzeri balıkları kapsar. Bu cinsin üyeleri, aileye genel olarak özgü olan yılan biçimli vücut ve gizli yaşam tarzını paylaşsa da, bazı özgün morfolojik ve davranışsal özellikleriyle diğer cinslerden ayrılırlar.

Öncelikle, Muraena cinsi, çene yapısı ve diş morfolojisi açısından aile üyeleri arasında öne çıkar. Diğer Muraenidae üyelerine göre çeneleri daha güçlü ve geriye kıvrık dişlerle donatılmıştır, bu da avın yakalandıktan sonra kaçmasını neredeyse imkânsız kılar. Bazı türlerde görülen faringeal ikinci çene mekanizması, yalnızca bu cinse özgü bir adaptasyon olarak öne çıkar; avın ağızdan yutulmasını kolaylaştırarak dar alanlarda etkili avlanmayı mümkün kılar. Bu özellik, Muraena cinsini aile içindeki diğer cinslerden ayıran en belirgin morfolojik farktır.

Davranışsal olarak da Muraena cinsi daha belirgin bölgeci ve saldırgan davranışlar sergiler. Mağara ve yarık gibi dar habitatlarda kendi alanlarını aktif şekilde savunur ve tehdit algıladığında doğrudan saldırıya geçebilir. Aile genelinde bölgecilik görülse de, bu cins üyelerinin agresyon seviyesi ve av savunma stratejisi diğer cinslere kıyasla daha yüksek ve sistematik bir biçimde gelişmiştir.

Ek olarak, Muraena üyeleri habitat kullanımında da belirgin farklılık gösterir. Dar ve derin yarıklar, resif içi mağara sistemleri ve kayalık çatlaklar, bu cinse özgü tercih edilen yaşam alanlarıdır. Bu özellik, hem rekabetten kaçınmayı hem de avlanma etkinliğini maksimuma çıkarmayı sağlar. Nokturnal beslenme davranışı ve av çeşitliliği açısından da cins, aile üyeleri arasında belirgin bir uyum ve uzmanlaşma sergiler.

Sonuç olarak, Muraena cinsi, çene ve diş yapısı, ikinci çene mekanizması, agresyon ve bölgecilik davranışı ile habitat tercihleri açısından Muraenidae ailesinin diğer üyelerinden ayrılır. Bu kombinasyon, cinsi ekolojik ve morfolojik olarak aile içindeki en karakteristik ve ayırt edici grup yapar.
0
Ferit Görür
Ferit Görür
195.8K UP
Çeviren 3 gün önce 4 dk.

Alman girişimi IMENSUS'a göre, yapay sarsıntılar yaratmak yakın gelecekte Dünya'da ve hatta Ay'da umut vadeden madencilik noktalarını tespit etmeye yardımcı olabilir. Geliştirilen bu teknoloji, Ay'da madencilik yapma hayallerini gerçeğe dönüştürme yolunda hayati bir adım olma potansiyeli taşıyor. Yine de sistemi Ay koşullarında sorunsuz bir şekilde çalıştırmak epey zorlu olacak.

Tyrannosaurus rex'in yeri titreten devasa adımlarından ilham alan IMENSUS mühendisleri, altındaki zemine titreşimler göndererek orada hangi kaynakların olabileceğini haritalayan bir keşif aracı prototipi tasarladılar.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
İrem Kaplan
İrem Kaplan
193.0K UP
İnceleyen 10 saat önce
2023 yılında yazdığım filme dair eleştirimi bu platformda da paylaşmak istedim. İyi okumalar

Gerçek olamayacak kadar güzel olan Barbie esasında gerçek. Biliyorum inanması güç ama Barbie, Barbara Handler adlı bir kız çocuğundan esinlenerek yaratıldı. Ayrıca Barbie’nin kökeni, müstehcen bir Alman çizgi roman karakteri olan Bild Lilli’ye dayanıyordu! Her zaman çalınan fikirler daha çok ilgi görür, popüler olur ve orijinallerini unutturur. Lilli’yi unuttuğumuz gibi. Hikayeyi başa saralım.
1950’lerin başında annesi Ruth Handler kızının yetişkin gibi görünen bebeklere ilgisinin normal bebeklere olan ilgisinden çok daha fazla olduğunu farketmiş. Kızı oyuncak bebeklere hep yetişkin rolleri veriyormuş. Ama yetişkinleri temsil eden hiçbir oyuncak yokmuş. Çünkü o dönemde yetişkin bebekler sadece kartondan yapılıyormuş. Böylelikle eşi Mattel’in kurucu ortaklarından olan anne, piyasada büyük bir açıklık görüyor ve durumu izah ediyor. Herkes fikrin asla tutmayacağını söylüyor ve Ruth İsviçre’ye tatile gidiyor. İşte o zaman Lilli ile karşılaşıyor.
2. Dünya Savaşı’ndan sonra erkekler arasında popüler olan çizgi romanın, oyuncak bebekleri de yapılmıştır. O yıllarda oyuncakları hem erkekler birbirlerine hediye edermiş hem de çocuklar arasında da gittikçe popüler olmuş. Amerika’ya döndüğünde Mattel’i ikna etmiş ve kızı Barbara’nın isminden ilham alarak Barbie’yi 9 Mart 1959’da piyasaya sürmüş. Bu bebek üç boyutlu, doksan altmış doksan, kusursuz bir bebek. Onunla oynayan çocukları çirkin hissettiren, güzellik algılarını bozan, yıllar sonra estetik yaptırmalarına sebep olan, kaburgalarını aldıran, bellerini bir sıkımlık yaptıran, gözlerini solucan deliği gibi genişletip burun deliklerini nefes alamama pahasına küçülttüren bir bebek.
1961’de “Barbie’nin erkek arkadaşı yok mu?” sorularına yanıt olarak, oğlu Kenneth’dan ismini alan Ken bebek gelmiş. Lilli’nin üreticileri 1960’larda Barbie’ye dava açsa da Mattel, Lilli’nin bütün haklarını satın almış. Nitekim de hayalleri gerçek olmuş. Barbie’nin üretilmesinden bu yana güzelliğin kriteri ulaşılması zor o betimden aşağı taşamamış. Ne kadar kısa boylu, göbekli, çirkin, çarpık bacaklı versiyonları çıkmış olsa da. Ama ben en çok Barbara Handler’a üzülüyorum. Psikolojisi acayip bozuk değilse ben de İrem değilim.
Aslında bir kısım çocuk için doğru. Bizim jenerasyonda renkli lens kullanan da çoktur mesela mavi göz takıntısı yüzünden. Sırf Barbie gibi gözükebilmek için yemek yememe hastalığına yakalandılar. Ben etkilenmedim ama internet üzerinde öyle hikayelerle karşılaştım ki… Ne kadar doğru bilemem ama etkilenmediyseniz çok güzel bir şey. Ama tabi etkilenen çocuklar bundan etkilenmese başka bir şeyden etkilenecekti. Olumlu yönleri de yoktu diyemem, mesela şu an birçok aile ve bir çok öğretmen için sorun olan bir konu: Oyun kurma. Biz çocukken oyuncak ile oyun kurmayı öğrendik. Hayal kurduk, kendi dünyamızı kurduk. Şimdi ki çocuklar tabletler ile hazır oyunları oynuyor ama bu başka yazının konusu… Barbie bende hiç güzellik algısı oluşturmadı sadece hayal kurdurttu ve Barbie, Winx gibi yapımlar bana ilham oldu özgüvenimi geliştirdi her şeyi yapabileceğime onlar inandırdı. Çünkü benim kurduğum dünyada aklıma geleni yapmam mümkündü ve yapamadığım yerde de bir şekilde onu yapılabilecek hale sokardım. Bu sebeple de oyuncaklarım, oyunlarım iyi ki varlardı. Barbie ne kadar güzellik algısı ile ünlü olsa bile aynı zamanda kızlara hem feminen olup hem de her şeyi yapabileceklerini gösteriyor, "Barbie ile her şey mümkün" sloganı buradan geliyor. Bir yerde doktor, bir yerde savaşçı bir yerde peri, prenses oluyor. Bazen seyahate çıkıyor. Bazen anne oluyor… Barbie bir devrimdir. Bu devrimin gelin bir de filmine bakalım:
Barbie filmi tüm dünyada pembe boya kıtlığına sebep oldu, biliyor muydun? Yönetmen sette her şeyin pembeye boyanması konusunda epey ısrarcı olmuş. Bunun nedeni pembenin çocuksuluğu koruyacağı düşüncesiyle ve yönetmene göre çocuksuluğu korumak diğer her şeyden daha da önemliydi. Yapım ekibinin görevi pembe aksesuarlar, giysiler ve film çerçevesine yerleştirilmiş pembe olan her şeyden oluşan bir dünya yaratmaktı. Bu durum da tüm pembe boyaların tükenmesine neden oldu. Bu yeri göğü pembe dünyayı görmek için sabırsızlananlar filmin gişe rekorlarını kırdı. Çok abartıldığı için birçok kişi hüsrana uğradı. Çok beğenenlerin yanında keşke çizgi film olarak kalsaydı diyenler de oldu. Ayrıca film yer yer pembeden nefret ettirip dünyamız ne güzelmiş dedirtti, yer yer de çocukluğumdaki hayallerin hala aşırı güzel ve imkansız olduğunu hatırlattı.

Benim bu filmden beklentim gerçekten yüksekti. Belki de az önce de dediğim gibi sebep sadece aşırı abartılması ve aylarca hakkında konuşularak devasa reklamının yapılmasıydı ama ben de hüsrana uğradım. Ben de pembe, şeker gibi görünen bu yapının aslında cesur ve sert bir hikaye sunacağı izlenimini uyandırmıştı bende. Hedef kitlesini geniş tutmaya çalışıp hem çocukluğunu Barbie bebekleriyle geçiren orta yaş izleyicilere göz kırpması hem de 13 yaşındaki izleyicilere hitap etme çabası arasında denge sağlamakta zorlanmış gibi geldi. Barbie bebek üzerinden toplumun ve kadının belli bedensel ve toplumsal kalıplara hapsedilmesini eleştiren film bu eleştiriyi erkek izleyicilere de empati yaptırabilecek bir bakış açısıyla sunuyordu. Margot Robbie ve Ryan Gosling’in Barbie ve Ken rolleri için yaratıldığına eminim. Margot plastik bir bebek olan Barbie’nin kusursuzluğunu ve zamanla insana dönüşen karakterini harika bir şekilde ayırt ederek doğallıkla sunuyor. Ryan ise beklenmedik derecede komikti. Ryan için birçok laf yapıldı, yok yaşlıymış, olmamış, bilmem ne… Bu adamın bir işe girip de kötü olması imkansız. Özellikle yaptığı mimikler yeterdi. Yönetmen ise popüler kültüre ve Hollywood filmlerine yerinde göndermeler yaparak izleyicileri gülümsetmeyi başardı. Ancak bu detayları spoiler vermeden anlatmam mümkün değil bu sebeple filmin en iyi yanına geçiyorum: Yaratılan atmosfer. Gerçekten Barbie’nin diyarını ziyaret ettiriyor gibi hissettiriyor.

Özetle bu film genel olarak ortalama bir gişe filmi olabilir ancak ele aldığı temalar ve yapılan cesur tercihlerle dikkat çeken bir film oldu.

Değinmek istediğim bir diğer konu daha var. Aylarca medya pompalanarak hedef kitle arttırılmaya çalışıldı. Oppenheimer’in yönetmenlerinin çok meşhur olmasından dolayı prim yapılmaya çalışıldı. Aynı kategoride bile olmayan iki apayrı film sürekli gereksiz yere kıyaslandı. Bu da iki film için beklentiyi yükseltti ve vermek istedikleri mesajı verememelerine sebep oldu. Bu bağlamda bakıldığında izleyici Barbie’den beklediğini alamadı zaten bence pek de sonuçlanmadı film. İkinci bölüme olması gereken olayları ikinci yarıya sığdırdılar. Bu da kısıtlı sürede alelacele bir şeyler anlatmayı gerektirdiği için yaratıcılığı öldürdü. Ayrıca da finali de çöktürdü. Çok eğlenceli ve yaratıcı olması gereken film ikinci yarıda mesaj bombardımanına döndü. O kadar çok mesaj vardı ki hiçbirini anlamamayla sonuçlandı. O yüzden Greta Gerwig Barbie gibi bir markadan efsane bir sinema yapıtı yaratmayı başaramadı. En azından eğlenceli olabilirdi, o da maalesef olmadı.

Hiç izlemeyenler için verdiği mesajlara dair de bir açıkla yapmak istiyorum. Film başta Barbie dünyasındaki her şeyin kadın elinde olduğu bir görüşü anlatıyor. Dünya’ya geldiklerinde ise bunun tam tersi bir dünya ile karşılaşıyorlar ve Barbie dünyasını Ken, ataerkil hale getiriyor. Sonra kadınlar tekrar gücü ellerine alıyorlar ve mutlu son ama bence mutsuz son. Bizim eksiğimiz kıyas yapmak zaten. Az önce de dedim. Apayrı iki şeyi kıyaslamaya bayılıyoruz. Ya kadının yeterlilikleri belli erkeğin belli. Neden birini diğerinden daha baskın yapmaya çalışıyoruz? Bence filmin varması gereken son, iki cinsiyetin de eşit olduğu bir dünya olmalıydı.

Ben bir kadın olarak yapıma dair eleştirimi bu cümleyle bitirmek istiyorum: Kadınların yaşadığı zorlukları ve erkekler üzerindeki gereksiz baskıyı anlatmanın en pembe haliydi, hüzünlü bir şekilde ayrıldım sinemadan. Gerçekler yüzüme vurdu, dışardan bir göz olarak dünyayı izledim.
Film
6.0/10
(29 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ceyhun Güven
Öğrenciyim 4 gün önce Sen de Cevap Ver
insanlar çocuk yapmayı nereden öğrendi?
insanlar çocuk yapmayı nereden öğrendi?

Kesin bir bilgi olmamak ile birlikte; cinsel dürtülere dayanarak gelişti ancak insanlık ilk başlarda çocuğun cinsellik ile olduğunu bilmiyordu, devamında öğrenilmiş bir gerçek olabilir. Dediğim gibi kesin bir bilgiye dayanmıyor dediğim.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Aysu Ahmadzada
İnceleyen 4 gün önce
“Bir Ömrün Sonbaharı”, insanın hayatın geçiciliğini, aşkı ve kayıpları nasıl yaşadığını çok dokunaklı bir şekilde anlatıyor. Oyunculuklar etkileyici, özellikle Can’ın hikayesi kalbimi burktu. 🌿💔
Örnek 2 – Daha detaylı ve yorumlu:
Film, sıradan bir yaşamın içindeki küçük ama anlamlı anları öyle güzel yansıtıyor ki, izlerken kendimi karakterlerle özdeşleştirdim. Can ve Zeynep’in hikayesi hem umut hem hüzün barındırıyor. Son sahneler özellikle unutulmaz. 🎬🍂
Örnek 3 – Eğlenceli ve samimi (Z kuşağı tarzı):
“Bir Ömrün Sonbaharı” tam bir duygusal rollercoaster! 😢 Can’ın başına gelenler beni hem ağlattı hem düşündürdü. Kesinlikle izlemeye değer, fazlasıyla içten ve gerçekçi bir film.
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Yaman Göktaş
Yaman Göktaş
53.5K UP
İnceleyen10 2 Mart 2025
Şu ana kadar okuduğum en güzel fabl idi! Stalinizmi ve devlet baskısını çok güzel bir kara mizahla anlatıyor. Okuması gayet güzeldi, ayrıca fabl su gibi akıp gidiyor. Gereksiz uzatmamışlar ve çok güzel olmuş. Bir de şu değirmen için yapılan tuhaf çaba... Daha fazla ekseler onu yapmak yerine daha iyi olurdu. Fakat bu 1 yıldız düşürmek için yeterli değil. Fablın sonunda ise toplumun her şeyi unutması ve tekdüzeleşmesi, domuzların artık her şeyi yapabilmesi de artık sonu kapatan güzel kapanış yaptı. 10/10'u hak eden efsane kitaplardan biri!
9.6/10
(406 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Animal Farm
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Akın Karahasan
Seslendiren 14 Şubat 2022 6:17
Harvard Tıp Okulu'nda tıp profesörü ve Dana-Farber Kanser Enstitüsü'nde doktor olan Marios Giannakis tarafından Cancer Discovery dergisinde yayınlanan...
40
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 18 saat önce ÇevrimiçiÜcretsiz7 Nisan
Platon Sanata Neden Sansür Uyguladı?
07 Nisan 2026 14:00 tarihinden 07 Nisan 2026 16:00 tarihine kadar.

Feryal Şimal Güneş'in konuk, Okan Nurettin Okur'un moderatörlük yaptığı bu yayında “Platon Sanata Neden Sansür Uyguladı?” sorusu üzerine düşünüyoruz. Yayına linkten ulaşabilirsiniz. Davetlisiniz.

https://www.youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bir zamanlar çok bilge, az bilgiliydik. Şimdi devasa bilgiye sahibiz; ancak bunca bilgiyle baş edecek bilgeliğe sahip miyiz?"
Jonas Salk
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)