Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
500 ATP Ödüllü Soru: Mutluluğun kaynağı ne? Hemen cevapla!
Barbie
Fragmanı İzle
İnceleme Yaz

Barbie

Film
2023
EA Puanı
6.0 10
29 Kişi
Senin Puanın
Puan Ver
Tanıtım
Filmin geliştirilmesi aslen 2014 yılında Sony Pictures'da başladı. Birden fazla yazar ve yönetmen değişikliğinin ve baş karakteri oynamak için iki farklı aktrisin seçilmesinin ardından, Sony'nin seçeneği sona erdi ve haklar Warner Bros.'a devredildi. Robbie 2019'da rol aldı ve aynı zamanda Mattel Films ve Heyday Films ile birlikte LuckyChap Entertainment altında yapımcı olarak hizmet veriyor. Gerwig, 2021'de Baumbach ile yönetmen ve ortak yazar olarak onaylandı. Temel çekimler Mart 2022'de İngiltere'de Leavesden'deki Warner Bros. Studios'ta başladı.
Filmin geliştirilmesi aslen 2014 yılında Sony Pictures'da başladı. Birden fazla yazar ve yönetmen değişikliğinin ve baş karakteri oynamak için iki farklı aktrisin seçilmesinin ardından, Sony'nin seçeneği sona erdi ve haklar Warner Bros.'a devredildi. Robbie 2019'da rol aldı ve aynı zamanda Mattel Films ve Heyday Films ile birlikte LuckyChap Enterta ... Daha fazla göster
Oyuncu
Margot Robbie Ryan Gosling Issa Rae Tümü
Yönetmen
Greta Gerwig
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
İngilizce (English)
Yayınlanma Tarihi
21 Temmuz 2023
Film Süresi
1 saat 54 dakika
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
Ödüller 2 galibiyet ve 1 adaylık
Ülke ABD (Amerika Birleşik Devletleri), Birleşik Krallık
Türler Macera, Komedi, Fantastik, Romantik
Gişe Hasılatı (Dünya Geneli) $795,722,042
Prodüksiyon Warner Bros., Heyday Films, LuckyChap Entertainment, NBGG Pictures (NB/GG Pictures), Mattel Films
IMDb Puanı 7.5/10
Rotten Tomatoes 88%
Metacritic Puanı 80/100
Fragman
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme Yaz
İncelemeler (4)
Alıntılar (0)
Gönderiler (0)
İnceleme
Çağrı Mert Bakırcı
İnceleyen7 16 Nisan 2024
Nihayet filmi uçakta izleme fırsatı buldum ve açıkçası birkaç nedenle çok şaşırdım: Filmi izleyene kadar, konuya realist yaklaşarak "Barbieheimer" olayında Oppenheimer gibi ağır bir filmi taşıyanın pop kültürün bir ürünü olan Barbie olduğunu varsayıyordum. Ama kesinlikle Barbie'yi taşıyan Oppenheimer'mış, zira iki film birbiriyle kıyaslanabilecek kalibre ve klasmanda bile değil. Sadece hoş bir tesadüfü (COVID-19 dönemi sonrası insanları sinemaya çekme çabasının ilk başarılı ürünlerini) avantaja çevirmiş Barbie, hepsi bu.

Her şeyden önce, ilk yarım saatinde filmin amacının ne olduğunu anlamakta zorlandım, yani konu nereye gidecek çözemedim. Sonradan biraz toparladı ve kendini izlettirdi. Ama özünde Mattel'in kendi kendini ve geçmişini eleştirmesi (ve biraz da "günah çıkarma") olduğu sonucuna varıyorum. Tabii ki film boyunca konu itibariyle çok hoş mesajlar verilmiş. Özellikle de kadın-erkek eşitliğinde çok önemli bir akım olduğuna inandığım feminizmin "erkek düşmanlığına" dönüştürülmemesi konusunda epey çaba harcanmış (her zaman başarılı olunamasa da). Bu konuda yazılıp çizilecek çok şey var ama benim en büyük derdim, kadınları çok çeşitli gösterirken erkekleri monolitik bir yapının ürünüymüş gibi yansıtmaları olmuş. "Ken'in Arkadaşı" olarak pazarlanan karakter işi birazcık dengeliyor ama filmin en üzücü tarafı, artık bu konu topluma epey bir sirayet etmişken tüm erkeklerin aynı kafa yapısında olduğunu yansıtması olmuş. Artık feminizme destek olan da birçok erkek olduğu yeterince iyi yansıtılamamış ve bu da filmin mesajının biraz daha agresif kalmasına yol açmış. Belki 10 sene önce bu filmin mesajları yerinde olurdu; ama günümüzde verilen mesajların da toplumun kendisi gibi evrimleşmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bunun haricinde kapitalizm ve beyaz yaka eleştirileri oldukça yerindeydi (ve eğlenceli bir şekilde komikti de); ama dediğim gibi bunlar sanki daha ziyade "günah çıkarma" gibi bir pozisyonda kalıyor. Bunları (ve feminizmin/kadınların çektiği çileyi) çok daha başarılı anlatan yüzlerce, binlerce yapıt var.

Kesinlikle 1-2 günde unutulacak, sıradan bir film; ama kıyıda köşede vaktiniz varsa ailecek eğlencelik olarak izlenebilir (belki).
71
4 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
İrem Kaplan
İrem Kaplan
193.7K UP
İnceleyen 4 gün önce
2023 yılında yazdığım filme dair eleştirimi bu platformda da paylaşmak istedim. İyi okumalar

Gerçek olamayacak kadar güzel olan Barbie esasında gerçek. Biliyorum inanması güç ama Barbie, Barbara Handler adlı bir kız çocuğundan esinlenerek yaratıldı. Ayrıca Barbie’nin kökeni, müstehcen bir Alman çizgi roman karakteri olan Bild Lilli’ye dayanıyordu! Her zaman çalınan fikirler daha çok ilgi görür, popüler olur ve orijinallerini unutturur. Lilli’yi unuttuğumuz gibi. Hikayeyi başa saralım.
1950’lerin başında annesi Ruth Handler kızının yetişkin gibi görünen bebeklere ilgisinin normal bebeklere olan ilgisinden çok daha fazla olduğunu farketmiş. Kızı oyuncak bebeklere hep yetişkin rolleri veriyormuş. Ama yetişkinleri temsil eden hiçbir oyuncak yokmuş. Çünkü o dönemde yetişkin bebekler sadece kartondan yapılıyormuş. Böylelikle eşi Mattel’in kurucu ortaklarından olan anne, piyasada büyük bir açıklık görüyor ve durumu izah ediyor. Herkes fikrin asla tutmayacağını söylüyor ve Ruth İsviçre’ye tatile gidiyor. İşte o zaman Lilli ile karşılaşıyor.
2. Dünya Savaşı’ndan sonra erkekler arasında popüler olan çizgi romanın, oyuncak bebekleri de yapılmıştır. O yıllarda oyuncakları hem erkekler birbirlerine hediye edermiş hem de çocuklar arasında da gittikçe popüler olmuş. Amerika’ya döndüğünde Mattel’i ikna etmiş ve kızı Barbara’nın isminden ilham alarak Barbie’yi 9 Mart 1959’da piyasaya sürmüş. Bu bebek üç boyutlu, doksan altmış doksan, kusursuz bir bebek. Onunla oynayan çocukları çirkin hissettiren, güzellik algılarını bozan, yıllar sonra estetik yaptırmalarına sebep olan, kaburgalarını aldıran, bellerini bir sıkımlık yaptıran, gözlerini solucan deliği gibi genişletip burun deliklerini nefes alamama pahasına küçülttüren bir bebek.
1961’de “Barbie’nin erkek arkadaşı yok mu?” sorularına yanıt olarak, oğlu Kenneth’dan ismini alan Ken bebek gelmiş. Lilli’nin üreticileri 1960’larda Barbie’ye dava açsa da Mattel, Lilli’nin bütün haklarını satın almış. Nitekim de hayalleri gerçek olmuş. Barbie’nin üretilmesinden bu yana güzelliğin kriteri ulaşılması zor o betimden aşağı taşamamış. Ne kadar kısa boylu, göbekli, çirkin, çarpık bacaklı versiyonları çıkmış olsa da. Ama ben en çok Barbara Handler’a üzülüyorum. Psikolojisi acayip bozuk değilse ben de İrem değilim.
Aslında bir kısım çocuk için doğru. Bizim jenerasyonda renkli lens kullanan da çoktur mesela mavi göz takıntısı yüzünden. Sırf Barbie gibi gözükebilmek için yemek yememe hastalığına yakalandılar. Ben etkilenmedim ama internet üzerinde öyle hikayelerle karşılaştım ki… Ne kadar doğru bilemem ama etkilenmediyseniz çok güzel bir şey. Ama tabi etkilenen çocuklar bundan etkilenmese başka bir şeyden etkilenecekti. Olumlu yönleri de yoktu diyemem, mesela şu an birçok aile ve bir çok öğretmen için sorun olan bir konu: Oyun kurma. Biz çocukken oyuncak ile oyun kurmayı öğrendik. Hayal kurduk, kendi dünyamızı kurduk. Şimdi ki çocuklar tabletler ile hazır oyunları oynuyor ama bu başka yazının konusu… Barbie bende hiç güzellik algısı oluşturmadı sadece hayal kurdurttu ve Barbie, Winx gibi yapımlar bana ilham oldu özgüvenimi geliştirdi her şeyi yapabileceğime onlar inandırdı. Çünkü benim kurduğum dünyada aklıma geleni yapmam mümkündü ve yapamadığım yerde de bir şekilde onu yapılabilecek hale sokardım. Bu sebeple de oyuncaklarım, oyunlarım iyi ki varlardı. Barbie ne kadar güzellik algısı ile ünlü olsa bile aynı zamanda kızlara hem feminen olup hem de her şeyi yapabileceklerini gösteriyor, "Barbie ile her şey mümkün" sloganı buradan geliyor. Bir yerde doktor, bir yerde savaşçı bir yerde peri, prenses oluyor. Bazen seyahate çıkıyor. Bazen anne oluyor… Barbie bir devrimdir. Bu devrimin gelin bir de filmine bakalım:
Barbie filmi tüm dünyada pembe boya kıtlığına sebep oldu, biliyor muydun? Yönetmen sette her şeyin pembeye boyanması konusunda epey ısrarcı olmuş. Bunun nedeni pembenin çocuksuluğu koruyacağı düşüncesiyle ve yönetmene göre çocuksuluğu korumak diğer her şeyden daha da önemliydi. Yapım ekibinin görevi pembe aksesuarlar, giysiler ve film çerçevesine yerleştirilmiş pembe olan her şeyden oluşan bir dünya yaratmaktı. Bu durum da tüm pembe boyaların tükenmesine neden oldu. Bu yeri göğü pembe dünyayı görmek için sabırsızlananlar filmin gişe rekorlarını kırdı. Çok abartıldığı için birçok kişi hüsrana uğradı. Çok beğenenlerin yanında keşke çizgi film olarak kalsaydı diyenler de oldu. Ayrıca film yer yer pembeden nefret ettirip dünyamız ne güzelmiş dedirtti, yer yer de çocukluğumdaki hayallerin hala aşırı güzel ve imkansız olduğunu hatırlattı.

Benim bu filmden beklentim gerçekten yüksekti. Belki de az önce de dediğim gibi sebep sadece aşırı abartılması ve aylarca hakkında konuşularak devasa reklamının yapılmasıydı ama ben de hüsrana uğradım. Ben de pembe, şeker gibi görünen bu yapının aslında cesur ve sert bir hikaye sunacağı izlenimini uyandırmıştı bende. Hedef kitlesini geniş tutmaya çalışıp hem çocukluğunu Barbie bebekleriyle geçiren orta yaş izleyicilere göz kırpması hem de 13 yaşındaki izleyicilere hitap etme çabası arasında denge sağlamakta zorlanmış gibi geldi. Barbie bebek üzerinden toplumun ve kadının belli bedensel ve toplumsal kalıplara hapsedilmesini eleştiren film bu eleştiriyi erkek izleyicilere de empati yaptırabilecek bir bakış açısıyla sunuyordu. Margot Robbie ve Ryan Gosling’in Barbie ve Ken rolleri için yaratıldığına eminim. Margot plastik bir bebek olan Barbie’nin kusursuzluğunu ve zamanla insana dönüşen karakterini harika bir şekilde ayırt ederek doğallıkla sunuyor. Ryan ise beklenmedik derecede komikti. Ryan için birçok laf yapıldı, yok yaşlıymış, olmamış, bilmem ne… Bu adamın bir işe girip de kötü olması imkansız. Özellikle yaptığı mimikler yeterdi. Yönetmen ise popüler kültüre ve Hollywood filmlerine yerinde göndermeler yaparak izleyicileri gülümsetmeyi başardı. Ancak bu detayları spoiler vermeden anlatmam mümkün değil bu sebeple filmin en iyi yanına geçiyorum: Yaratılan atmosfer. Gerçekten Barbie’nin diyarını ziyaret ettiriyor gibi hissettiriyor.

Özetle bu film genel olarak ortalama bir gişe filmi olabilir ancak ele aldığı temalar ve yapılan cesur tercihlerle dikkat çeken bir film oldu.

Değinmek istediğim bir diğer konu daha var. Aylarca medya pompalanarak hedef kitle arttırılmaya çalışıldı. Oppenheimer’in yönetmenlerinin çok meşhur olmasından dolayı prim yapılmaya çalışıldı. Aynı kategoride bile olmayan iki apayrı film sürekli gereksiz yere kıyaslandı. Bu da iki film için beklentiyi yükseltti ve vermek istedikleri mesajı verememelerine sebep oldu. Bu bağlamda bakıldığında izleyici Barbie’den beklediğini alamadı zaten bence pek de sonuçlanmadı film. İkinci bölüme olması gereken olayları ikinci yarıya sığdırdılar. Bu da kısıtlı sürede alelacele bir şeyler anlatmayı gerektirdiği için yaratıcılığı öldürdü. Ayrıca da finali de çöktürdü. Çok eğlenceli ve yaratıcı olması gereken film ikinci yarıda mesaj bombardımanına döndü. O kadar çok mesaj vardı ki hiçbirini anlamamayla sonuçlandı. O yüzden Greta Gerwig Barbie gibi bir markadan efsane bir sinema yapıtı yaratmayı başaramadı. En azından eğlenceli olabilirdi, o da maalesef olmadı.

Hiç izlemeyenler için verdiği mesajlara dair de bir açıkla yapmak istiyorum. Film başta Barbie dünyasındaki her şeyin kadın elinde olduğu bir görüşü anlatıyor. Dünya’ya geldiklerinde ise bunun tam tersi bir dünya ile karşılaşıyorlar ve Barbie dünyasını Ken, ataerkil hale getiriyor. Sonra kadınlar tekrar gücü ellerine alıyorlar ve mutlu son ama bence mutsuz son. Bizim eksiğimiz kıyas yapmak zaten. Az önce de dedim. Apayrı iki şeyi kıyaslamaya bayılıyoruz. Ya kadının yeterlilikleri belli erkeğin belli. Neden birini diğerinden daha baskın yapmaya çalışıyoruz? Bence filmin varması gereken son, iki cinsiyetin de eşit olduğu bir dünya olmalıydı.

Ben bir kadın olarak yapıma dair eleştirimi bu cümleyle bitirmek istiyorum: Kadınların yaşadığı zorlukları ve erkekler üzerindeki gereksiz baskıyı anlatmanın en pembe haliydi, hüzünlü bir şekilde ayrıldım sinemadan. Gerçekler yüzüme vurdu, dışardan bir göz olarak dünyayı izledim.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Endı Sıkul
Endı Sıkul
8.1K UP
İnceleyen2 25 Mayıs 2024
Aslında açıkça overrated olduğunu düşündüğüm bir filmdir.

İtiraf etmeliyim ki; filmin başında Barbie'nin aklına bir anda ölüm düşüncesinin gelmesi, atmosfer, ve konunun bu şekilde gidişi hoşuma gitmişti. Filmin felsefi bir tarafı olduğunu düşünmüştüm. Bu yüzden filmin ilk dakikalarını beğendiğimi itiraf etmeliyim.

Ancak daha sonra konuyu o kadar absürt bir şekilde bağladılar ki, Barbie'nin ölüm korkusunun sebebinin en azından daha mantıklı olmasını dilerdim.

Konusunun bana biraz çocukça ve mantık dışı geldiğini itiraf etmeliyim. Çünkü filmin sonunda verilmek istenen mesajı anlayamadığımı umuyorum.

Filmde Ken şehirden döndükten sonra gerçek dünyayı erkeklerin ve atların yönettiğini görüyor ve bu yönetim biçimini Barbie dünyasına getiriyor. Filmde Ken bu yönetim biçimini Barbie dünyasına getirdikten sonra sanki hala kadınlar köle gibi görülüyormuş imajı veriyorlar. Anladığım kadarıyla bu yönetim biçimini dünyaya benzetmişler ve dünyada ki sorunları cinsiyetlere yüklemişler. Çünkü daha sonra Barbie kendi dünyasına geliyor ve yeniden dünyayı kadınlar yönetmeye başlıyor. Ardından Barbie dünyası daha iyi bir yer oluyor.

Burada açık şekilde cinsiyet ayrımcılığı olduğunu düşünmekteyim. Bence kadın olsun erkek olsun böyle bir düşünce aşılanmamalı.

Ayrıca modern dünyada artık kadınların ve erkeklerin (bazı azınlık ülkeler ve aileler dışında) eşit ve özgür olduğunu görmekteyiz. Kadın erkek eşitliği sorunu bana göre artık 100 yıl öncesinde kalmış bir sorundur. Dikkatinizi çekerim; burada yapılan eleştiri o azınlığa yapılmış bir eleştiri değildir. Benim anladığım kadarıyla dünyanın geneline itafen yapılmış bir eleştiridir.

Yine de aile ile izlenebilecek ve çocuklara uygun bir filmdir. İçinde ki bazı mesajları umursamazsanız en azından eğlenenler çıkacaktır.
6
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Nuray Özçelik
Nuray Özçelik
1,110 UP
İnceleyen7 16 Nisan 2024
Barbie filmi izlerken gerçekten eğlenceli zaman geçirdim. Film renkli ve cıvıl cıvıl, özellikle dekorasyonlar ve kostümler çok hoşuma gitti. Karakterler enerjik ve Margot Robbie ile Ryan Gosling gerçekten çok iyi bir ikili olmuşlar. Müzikler de oldukça hareketli ve keyifliydi.

Ancak film genel olarak biraz yüzeysel kaldı gibi. Hikaye bazı yerlerde sıkıcılaşıyor ve daha anlamlı bir film arayanlar için pek tatmin edici değil. Yine de genel olarak bakıldığında, ailecek izlenebilecek hoş bir film. Bence Barbie, özellikle çocuklar ve gençler için izlenebilecek bir film. Puanım 7/10 çünkü film güzel vakit geçirtiyor ama çok da fazla bir şey vaat etmiyor.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İnceleme Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Her ne kadar doğanın bir türü yaratabilmesi için binlerce veya milyonlarca yıl gerekse de, insanın o türü yok etmesi için birkaç düzine yıl yeterlidir."
Victor Scheffer
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)