Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Simay Aladağ
Simay Aladağ
189.1K UP
Uyarlayan 25 Ağustos 2024 22 dk.

Eğitim, teknoloji ve teknikteki gelişmeler devam ederken kırılması "imkânsız" rekorları kırmaya ne kadar yakınız? Geçtiğimiz aylarda bir cumartesi sabahı Manhattan'da bir otelin balo salonunda bulunan Noah Lyles, telefonundan hesap makinesini açtı ve türümüzün atletik performansının üst sınırını hesaplamaya çalıştı.

Lyles, bugüne kadar Dünya üzerinde yaşamış milyarlarca insan arasında iki kişi hariç hepsinden daha hızlı koşmayı başarabildi. Yakında bu iki kişiyi de saf dışı bırakacağından emin. Jamaikalı Usain Bolt'un dünyanın en hızlı 200 metre yarışında ilk yarıyı kaç saniyede tamamladığını hesap makinesine yazdı. Ardından da kendi en iyi 200 metre koşusunun ikinci yarısını koşma süresini ekledi. Bu hesaplamadan sonra şunları söyledi:

21
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
5 gün önce
Güneş, 1–2 Şubat tarihlerinde arka arkaya dört güçlü X sınıfı güneş patlaması üretti. İlk patlama 1 Şubat’ta 12:33 UTC’de X1.0 şiddetinde gerçekleşirken, yaklaşık 11 saat sonra X8.1 büyüklüğünde çok daha güçlü bir patlama kaydedildi. Bu olay, Ekim 2024’ten bu yana gözlenen en güçlü güneş patlaması olurken, ölçülen en güçlü 19. patlama olarak kayıtlara geçti. Ardından 2 Şubat’ta X2.8 ve X1.6 şiddetinde iki patlama daha meydana geldi.

NASA’nın Güneş Dinamikleri Gözlemevi tarafından kaydedilen patlamalar, NOAA’ya göre Dünya’ya dönük hareketine yeni başlayan RGN 4366 adlı büyük bir güneş lekesi grubundan kaynaklandı. Uzmanlar, bu bölgenin karmaşık yapısını koruması ve güçlü patlamalar üretmeye devam etmesi halinde, yüksek enerjili parçacık olayları ve koronal kütle atımları (CME) riskinin artabileceğini belirtiyor. CME’ler kutup ışıkları gibi görsel etkiler yaratabilse de, uydular, elektrik şebekeleri ve iletişim sistemleri üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.

Bilim insanları, Güneş’in 11 yıllık döngüsünün en aktif dönemini geride bırakmasına rağmen uzay havasında hareketliliğin bir süre daha sürebileceğini vurguluyor. NOAA Uzay Hava Tahmin Merkezi, önümüzdeki günlerde “daha fazla heyecan verici aktivite” beklendiğini açıkladı.

262 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemile Kış
Seslendiren 21 Ağustos 2021 9:59
Doğadaki yaşam için en temel besin maddelerinden biri olan su, Dünya üzerindeki sürekli olarak bir döngü halindedir. Buna, su döngüsü denir. Canlılar...
35
Ege Can Karanfil
Ege Can Karanfil
133.8K UP
Yazar 19 Aralık 2022 5 dk.

Kepler yasaları, Kepler'in 17. yüzyılın başlarında ortaya attığı, gezegenlerin hareketini açıklayan üç ayrı kolda incelenen yasalardır. Bu yasalar, birlikte çalıştığı bilim insanı Tycho Brahe'den kalan verilerden yola çıkarak geliştirilmiştir ve hepsi oldukça temel gözlemsel verilere dayanmaktadır.

Yasalara geçmeden önce, Kepler'in yaşadığı dönemin atmosferini ve onu bu devrim niteliğindeki başarıya götüren düşünceleri incelemek gerekiyor. Kepler'in yaptığı çalışmalar, yazının başında da dediğimiz gibi Tycho Brahe'nin uzun yıllar yaptığı gözlemlerin verilerine dayanıyordu. Tycho, Avrupa'nın en iyi üniversitelerinden birinde eğitim almış, daha sonra da kendi gözlem evinde (Uraniborg) yaptığı gözlemler sonucunda, Antik yunan görüşü olan Dünya merkezli evren modelinin doğru olmadığına ikna olmuş bir bilim insanıydı.

55
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Leonidas I
Leonidas I
34.9K UP
Araştırmacı 7 saat önce Sen de Cevap Ver

“Osmanlı’da eşcinsellik var mıydı?” sorusu, modern dönemin kimlik temelli kavramlarının tarihsel bağlamı göz ardı edilerek geçmişe taşınması sonucu ortaya çıkan metodolojik bir yanılgıya dayanmaktadır. Osmanlı toplumu, modern anlamda “eşcinsel/heteroseksüel kimlik” ayrımını bilmez; cinsellik meselesi kimlik üzerinden değil, fiil, ahlâk ve hukuk çerçevesinde ele alınmıştır. Nitekim “homoseksüellik” kavramı, 19. yüzyıl sonu Batı tıbbı ve psikiyatrisi ürünü olup, Osmanlı zihniyet dünyasında karşılığı bulunan bir sosyal kategori değildir (Foucault).[1]

Osmanlı kaynaklarında erkekler arası cinsel fiilleri tanımlamak için “livata”, “oğlancılık” yahut edebî bağlamda “mahbûb” gibi terimler kullanılmıştır. Ancak bu kavramlar, bireyin kalıcı bir cinsel yönelimini yahut toplumsal kimliğini değil, münferit fiilleri ifade eder. Dolayısıyla bu tür kavramların varlığı, Osmanlı toplumunda eşcinselliğin meşru, yaygın yahut kurumsal bir olgu olduğu anlamına gelmez. Aksine, klasik İslam hukuk geleneğinde livata açık biçimde haram kabul edilmiş; Osmanlı şer‘î ve örfî hukuk sistemi de bu yaklaşımı sürdürmüştür. Bununla birlikte, ağır ispat şartları ve kamu düzenini önceleyen yargı anlayışı sebebiyle, bu tür fiiller çoğu zaman cezai takibata konu edilmemiştir. Bu durum, hukuki hoşgörü değil, Osmanlı adalet sisteminin mahrem alanı kamusal ahlâk ihlali hâline gelmedikçe yargıya taşımama prensibinin sonucudur.[2]

Toplumsal pratik açısından bakıldığında, özellikle kapalı erkek topluluklarının bulunduğu Yeniçeri Ocağı, saray çevresi yahut uzun süreli bekârlığın yaygın olduğu askerî ve bürokratik zümrelerde erkekler arası arzuya dair münferit vakalara rastlanmaktadır. Ancak bu olgular, Osmanlı toplumunun genel normunu yansıtmaz; bilakis marjinal, geçici ve ahlâken tasvip edilmeyen sapmalar olarak değerlendirilmiştir. Osmanlı toplumunda ideal aile modeli, erkek ve kadın arasındaki nikâh temelli birliktelik olup, devletin sosyal ve ahlâkî tasavvuru bu çerçevede şekillenmiştir.[3]

Tüm Reklamları Kapat

Bu noktada küçük bir metodolojik uyarı yapmak gerekir. Konuya cevap girmiş diğer zatlar tarafından mevcut edebî ve hukuki verilerin modern cinsel kimlik kavramlarıyla doğrudan özdeşleştirildiği görülmektedir. Oysa bu tür metinler yorumlanırken anakronizm tuzağına düşülmemelidir. Bilhassa meseleye cevap veren kimi zatlar, verinin kendisiyle verinin tarihsel bağlamını ayırmakta yetersiz kalmış, fiil ile kimlik arasındaki farkı göz ardı etmiştir. Bu kısa hatırlatma, konunun yeniden ele alınmasını zaruri kılmıştır.

Bu konuda en sık başvurulan safsatalardan biri de Divan edebiyatındaki oğlan güzellemelerinin doğrudan toplumsal eşcinselliğin kanıtı olarak sunulmasıdır. Oysa Divan şiirindeki “mahbûb” figürü çoğu zaman cinsiyetsiz, alegorik ve estetik bir idealdir; İran edebiyatı geleneğinin etkisiyle şekillenmiş, mecaz ve sembol ağırlıklı bir anlatım unsurudur. Aynı şairlerin şer‘î hassasiyetleri, aile hayatları ve ahlâk anlayışları göz önüne alındığında, edebî metinlerin doğrudan sosyal pratik olarak okunması tarih metodolojisi açısından açık bir hatadır.

Sonuç itibarıyla Osmanlı toplumunda eşcinsellik, modern anlamda bir kimlik, meşru bir yaşam tarzı ya da toplumsal norm olarak mevcut değildir. Erkekler arası cinsel fiillere dair münferit vakaların varlığı inkâr edilemez; ancak bu durum, Osmanlı’nın eşcinselliği kabul eden, teşvik eden ya da kurumsallaştıran bir toplum olduğu iddiasını kesinlikle doğrulamaz. Aksine Osmanlı örneği, cinselliğin ahlâkî ve hukuki sınırlar içinde değerlendirildiği, sapmaların ise ne idealleştirildiği ne de kimlik hâline getirildiği bir toplumsal yapıyı yansıtmaktadır.

Anakronizme düşmeyiniz.

Kaynaklar

  1. M. Foucault. (1978). The History Of Sexuality, Volume 1: An Introduction. ISBN: 9780394417752. Yayınevi: Pantheon Books.
  2. C. Imber. (1997). Ebu’s-Su`ud: The Islamic Legal Tradition (Jurists: Profiles In Legal Theory). ISBN: 9780804729277.
  3. S. Faroqhi. (2010). Osmanlı Kültürü Ve Gündelik Yaşam: Ortaçağdan Yirminci Yüzyıla. ISBN: 9789753330664. Yayınevi: Tarih Vakfı Yurt Yayınları.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hacer Aslan
Hacer Aslan
131.6K UP
Yazar 4 Mart 2024 8 dk.

Nanoteknoloji geçtiğimiz yüzyıldan bu yana bilinen bir araştırma alanıdır. Nanoteknoloji, Nobel ödüllü Richard P. Feynman'ın 1959'da verdiği meşhur "There's Plenty of Room at the Bottom" konferansında tanıtılmıştır ve o günden itibaren nanoteknoloji alanında devrim niteliğinde çeşitli gelişmeler yaşanmaktadır.[1]

Nanoteknoloji alanındaki son gelişmeler ile beraber; altın, gümüş, demir, bakır, kobalt, platin gibi farklı elementlerden çok sayıda nanoparçacık ve nano malzeme üretimi arttığını belirtmek mümkündür.[2] Nanoparçacıklar (NP'ler), bir boyutu en az 100 nm'den küçük olan parçacık maddeleri içeren geniş bir malzeme sınıfıdır.[3] Nanoparçacıkların eşsiz fizikokimyasal ve biyolojik özellikleri, onların çok çeşitli uygulama alanlarında kendilerine yer bulmasının önünü açmaktadır.[4]

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Doğum günün kutlu olsun Evrim Ağacı. İçinde bulunduğumuz karanlıkta bize ışık oluyorsunuz.
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Her bilimsel keşfin üç aşaması vardır: Önce insanlar gerçeği reddeder. Sonrasında, keşfin önemini reddederler. En son olaraksa krediyi yanlış kişiye verirler.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
23
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Elif Köse
Elif Köse
89.8K UP
Yazar 23 Mart 2019 2 dk.

Amfetaminler, beyinde merkezî sinir sistemini uyararak norepinefrin, dopamin ve serotoninin de içinde bulunduğu "nörotransmiter (nöroiletici)" adı verilen hormonların salınımını arttıran kimyasal bileşiklerdir. Bu hormonların sinapslarda (nöronların bağlantı noktaları) bulunan konsantrasyonlarının artmasıyla nöronlar tetiklenir ve daha fazla uyarılırlar. Amfetamin ve türevi olan bu bileşikler kullanılarak üretilen ilaçlar (Adderall) Narkolepsi (bir uyku bozukluğu) ve Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Sendromu tedavilerinde kullanılmaktadır. Adderall yalnızca hastalar tarafından değil, bilişsel performansı arttırdığı için yurt dışında yaygınlaşmaya ve özellikle öğrenciler arasında kullanılmaya başlamıştır. Peki, bu ilaçlar bizi gerçekten bir gecede "süper zekâ" yapmaya yetiyor mu?

Adderall, terapötik dozlarda (etkili doz) kullanıldığında kişilerde uyanıklık sağlayan ve dikkati arttıran bir amfetamin türevidir. İlacın alınmasıyla birlikte merkezi sinir sistemimizde iletişimi sağlayan ve her birinin farklı görevi olan nörotransmiterlerin salınımı artmaya başlar. Bunların başlıcaları dopamin, serotonin ve norepinefrindir.

179
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyn Qəhrəmanov
İnceleyen 17 saat önce
"Batman" filmlərindən hamının tanıdığı Joker son oyununu qurur və Superman'i aldadır. Sevdiyi qadın Luiz və bətnindəki körpəni özü də bilmədən öldürən Superman içindəki qəzəblə körüklənir və bütün dünyanı məhv etmək qərarı alır. Ədalət birliyi Superman'i dayandırmaq üçün bütün gücünü səfərbər etməlidir. Lakin tərs gedən işlər var: digər super qəhrəmanlardan bəziləri Superman'i təsdiqləyir və onun tərəfindədir...
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Injustice: Gods Among Us, Vol. 1
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emre Çalışan
Emre Çalışan
51.4K UP
14 saat önce
O zaman değişsin masaüstü fotoğraflarınız (= iyi geceler evrim ağacı...
13 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hasan Ayer
Hasan Ayer
3,515 UP
Çeviren 26 Aralık 2019 19 dk.

Bu metnin mizahi dili, okuyucuyu eğlendirebilir. Fakat bu mizahi dilin amacı meselenin ehemmiyetini gizlemektir. Medawark bu görüşlerini 1960’ların ekonomik açıdan gösterişli günlerinde dile getirmiştir. İngilizlerde bilime ayrılan bütçe, o dönemde her beş yılda bir %10 artış gösteriyordu. Daha düşük bir oranla olsa da, bu büyüme 1970’lere kadar devam etti. Ancak 1980’lerde şiddetli bir değişim meydana geldi. 1980’lerin ilk 5 yılında, Britanya’da bilim için yapılan kamu harcamaları %10 azaldı ve bütün göstergeler bu kesintinin devam edeceği yönündeydi. Fakat İngiliz bilim insanları da bu konuda uyarılmadıkları hususunda sitemde bulunamazlar. Dönemin parlamento üyesi ve daha sonra eğitim ve bilim bakanlığı yapmış olan Shirley Williams 1971’de açık bir uyarıda bulundu:

Bilim için yapılan kamu harcamaları diğer ülkelerde de azalma gösterdi. Britanya’ya özgü bir takım sebeplerin birleşimi, Britanya’nın durumunu gelişmiş ülkeler arasında belki de en kötüsü haline getirdi. Buradaki amacımız bütün bu sebepleri burada tartışmak değildir. Buradaki amacımız yalnızca Britanya’da değil, tüm dünyada, günümüzde bilimin düştüğü kötü durumun en temel ve aynı zamanda en az fark edilen sebebini tanımlamak ve ona savaş açmaktır. 1986’da İngiliz bilim insanları bu kesintilere “Save British Science” (İngiliz Bilimini Kurtar) adında bir kampanya başlatarak karşılık verdi. Kampanyanın belirtilen amaçları şunlardı:

103
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 5 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 2 Temmuz 2017 29 dk.

Bilim camiası içerisinde sıklıkla duymanız mümkündür: türlerin genetik haritalarına bakarak evrimsel geçmişlerinin çıkarılması ve birbirleriyle olan akrabalık ilişkilerinin belirlenmesi... Şempanzelerle genlerimizin %98 benzer olması ama bir pirinç bitkisiyle bu oranın %60'lara kadar düşmesi, bir bakteriyle ise %2-3 arasına kadar gerilemesi. Bunlar uydurma sayılar değil, üzerinde sayısız farklı araştırma grubunun çalıştığı ve milyonlarca nükleotitin bilgisayar programları aracılığıyla taranması ve haftalar süren analizleri sonucunda ortaya konulan gerçeklerdir. Üstelik evrimsel biyolojinin gücü, bu analizlerde saklıdır: genlere bakmaksızın, başka yöntemlerle (morfolojik analizler, fosil kayıtları, fizyolojik incelemeler, vs.) geliştirdiğimiz evrim ağaçları, genetik analizlerle kontrol edildiğinde %100'e yakın bir başarıyla evrimsel biyolojinin doğru sonuçlar verdiğini görürüz. Yani evrim bir gerçektir ve bu gerçek, genlerimizde de net bir şekilde görülmektedir.

Türler arası genetik benzerlikten bahsederken, gerçek bir "benzerlik"ten söz ederiz. Genlerimizin kodladığı ve bizi "biz" yapan bütün özelliklerimizi kazandıran proteinlere ve onların yapıtaşı olan aminoasitlere baktığımızda, sadece 5 nükleotitin (adenin, timin, guanin, sitozin ve urasil) bütün genetik özelliklerimizi belirlediğini görürüz. Aslında teorik olarak bundan çok daha fazlası mümkündür. Üstelik yapılan incelemeler, canlıların genetik haritalarının birbirinden tamamen farklı olmasının onlar için mutlak bir avantaj sağlayacağını göstermektedir. Çünkü örneğin eğer ki şempanzelerle bizlerin genetik kodları bu kadar benzer olmasaydı, onların sahip olduğı SIV (maymun bağışıklık yetmezliği virüsü) bize bulaşarak AIDS'e neden olan HIV (insan bağışıklık yetmezliği virüsü) evrimleşemeyecekti. Peki madem ki mantıklı bir canlılık tasarımında alternatif genetik planlar olması gerekirken, türlerin her birinin (istisnasız olarak her birinin) genetik kodları birbiriyle aynı temele dayanır ve bu kadar benzerdir?

119
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close