Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 10 Nisan 2011 19 dk.

Meme ucu (İng: "nipple"), memenin yüzeyinde dışarı doğru çıkıntı yapan ve süt kanalları aracılığıyla bir dişinin sütünü dışarı salgılamasını sağlayan doku bölgesidir.[1] "Göğüs" ile "meme" aynı şey değildir ve biri diğerinin "kibar formu" da değildir; göğüs ile memeyi eş anlamlı kullanmak, anatomik/bilimsel olarak tamamen hatalıdır. Her bir meme ucu (aynı zamanda "meme papillası" veya "emzik" olarak da adlandırılır), uç çevresinde silindirik olarak düzenlenmiş 15-20 adet süt kanalının çıkışlarını içeren, küçük bir deri çıkıntısıdır.

Süt, meme ucundan pasif bir şekilde çıkabileceği gibi, düz kas kasılmaları yoluyla aktif bir şekilde de atılabilir. Meme ucunun etrafında, meme ucuyla büyük oranda aynı renkte olan ama vücudun geri kalanından koyu olan dairesel bir bölge bulunur; bu bölgeye areola adı verilir.

153
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ögetay Kayalı
Astrofizikçi | NASA/APOD 17 Temmuz 2024 Sen de Cevap Ver

Bu çok güzel bir soru, çünkü bu sorunun cevabını hiç kimse bilmiyor. Bildiğini düşünenler de yanılıyor. Çok değerli teorik fizikçilerden Erasmo Recami, takyonlarla (ışıktan hızlı ilerlediği düşünülen hipotetik parçacıklarla) ilgili bir makalesinde yine çok ünlü bir fizikçi Sudarshan'ın şu sözlerini alıntılayarak bu durumu anlatıyor:

"...eğer takyonlar varlarsa, o zaman bulunmalıdırlar; eğer yoklarsa da, neden olmadıklarını açıkça söyleyebilmeliyiz..."

Fakat herkes şunda hem fikir ki bir bradyonu (yani ışıktan yavaş hareket eden parçacığı, kabaca foton/ışık dışında bildiğimiz her şeyi) ışık hızının ötesine ivmelendiremeyiz. Özel görelilik buna engel koyuyor. Çünkü bir bradyonu ışık hızına ivmelendirmek için sonsuz kuvvet uygulamak gerekiyor.

Tüm Reklamları Kapat

Fakat tıpkı fotonun doğrudan ışık hızında doğması gibi, doğrudan ışık hızının ötesinde doğan takyonlar olmasının önünde fiziksel bir engel yok. Engel olduğu düşünülen çoğu açıklamanın aslında makul çözümleri var. Dolayısıyla aslında takyonların olmaması için tam bir kanıtımız yok. Fakat gözleyebilmiş de değiliz.

4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Nisan 2014

Aşağıdaki fotoğraf, 1940 yılında National Geographic'te yayınlandı. Fotoğrafta Maria Hoyt isimli bir kadın ile Toto isimli bir goril poz veriyor. 

Hoyt, 1932 yılında Küba'nın Havana kentinde Toto'yu 3 aylıkken buldu. Gorilin babası, Maria Hoyt'un eşi olan Kenneth Hoyt tarafından, Fransızlar'ın elinde olan Kongo'da öldürülmüştü. Afrikalı yerliler de, Hoyt ailesinin koruması altında olmasına rağmen, haberleri olmaksızın Toto'nun annesini katlettiler.

26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İbrahim Halil Uma
Üye 6 gün önce
Mesela Thales, Öklit,Pisagor, Hayyam gibi insanları veya isimsiz Mısırlı,Çinli matematikçi ve geometricilerin gerçekten bunları düşünmüş olmaları ilginç. Pi'nin bulunması, cebirin temellerinin atılması gerçekten ilgi çekici.
1 Cevap - 343 görüntülenme
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Merve Kaftancıoğlu
Çeviren 30 Ekim 2021 52 dk.

Bilim, inanılmaz yüksek başarıya sahip bir insan girişimidir. Bilimsel yöntem üzerine araştırma yapmak ise, işte bu başarıya ulaşmış faaliyetlerin farkına varma yolunda bir teşebbüstür. Sistematik gözlem ve deney, tümevarım ve tümdengelimle muhakeme, hipotez ve teorilerin oluşumu, test edilmesi, çoğu zaman bilimin karakteristik özelliği olarak tanımlanan faaliyetlerdendir. Bunların ayrıntılı olarak nasıl yürütüldüğü ise büyük ölçüde değişebilir. Ama bunun gibi karakteristik özellikler, sadece bazı meşru bilimsel yöntem veya yöntemler kullanan faaliyetlerin bilim olarak kabul edilmesi gerektiği durumlarda, bilimsel aktiviteyi bilimsel olmayandan ayırarak sınırlamanın (buna bilimde "demarkasyon problemi" denir) bir yolu olarak görülmüştür.[1] Diğerleri ise, bilimde, sadece bilime özgü olan sabit ve yöntemsel bir alet takımı gibi bir şey olup olmadığını sorgulamıştır. Bazıları, natüralizm gibi bilimin doğası hakkında daha geniş tetkikleri kabul etmemenin bir parçası dahilinde tek bir yöntemin görüşüne ayrıcalık tanımayı, bazılarıysa prensipte herhangi bir kısıtlamayı reddeder (bkz. Plüralizm).[2]

Bilimsel yöntem, bilgi, tahmin ya da kontrol gibi bilimin amaçlarından ve ürünlerinden ayırt edilmelidir. Yöntemler, bu hedeflere ulaşmanın araçlarıdır. Bilimsel yöntem, aynı zamanda, bilimsel metodun (yani bir yöntembilimin) belirli bir nitelendirmenin -nesnellik, tekrarlanabilirlik, basitlik veya geçmiş başarılar gibi kıymetli kılan şeylerin- arkasındaki değerleri ve gerekçeleri de içeren meta-yöntembilimden de ayırt edilmelidir. Metodik kurallar, yöntemi kontrol etmek için önerilmiştir. Bu kurallara uyan yöntemlerin verilen değerleri karşılayıp karşılamaması ise meta-yöntembilimsel bir sorudur. Son olarak yöntem, bir dereceye kadar, metotların uygulandığı ayrıntılı ve bağlamsal pratiklerden ayrıdır. Bu sonuncusu belli bir aralığa yayılabilir: örneğin özel laboratuvar teknikleri, tanımlamalarda ve akıl yürütmede kullanılan matematiksel formlar veya diğer özel diller, teknolojik veya diğer materyal araçlar, gerek diğer bilim insanlarıyla yahut gerek genel olarak halkla iletişim kurma ve sonuçları paylaşma yolları, ya da bilimin nasıl ve ne şekilde yürütüldüğüne ilişkin gelenekler, alışkanlıklar, dayatılan gelenekler ve kurumsal kontroller vb.

84
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 14 Aralık 2018 38 dk.

Egoizm tanımlayıcı veya normatif bir görüş olabilir. En bilinen tanımlayıcı görüş olan "psikolojik egoizm" her bireyin yalnızca bir nihai amacı olduğunu ve bunun kendi refahı olduğunu iddia eder. Egoizmin normatif formları, bireyin ne yaptığını tanımlamak yerine ne yapması gerektiği ile ilgili iddialarda bulunur. Etik egoizm bir eylemin ahlaki açıdan doğru olması için, rasyonel egoizm ise bir eylemin mantıklı olması için bireyin çıkarını en üst düzeye çıkarmasının gerekli ve yeterli olduğunu iddia eder.

Egoizmin bütün formları “çıkar” kelimesinin açıklanmasını gerektirir. Burada iki ana teori vardır: Tercih veya istek anlatımları, çıkarı bireyin kendi arzularının tatmini olarak tanımlar. Genelde ve en makul biçimiyle bu arzular bireyin kendisini ilgilendiren isteklerle sınırlıdır. Bir isteği bireyin kendisiyle ilgili yapan şey tartışmalıdır ama bazı net ve karşıt durumlar vardır. Bireyin kendi memnuniyeti için olan isteği bireyin kendisiyle ilgiliyken başkalarının refahı için olan isteği kendisiyle ilgili değildir. Objektif anlatımlar çıkarı arzu edilip edilmediğinden bağımsız olarak değerlendirilen durumla (örneğin erdem veya hakikatle) açıklar. Çıkarı bireyin memnuniyetiyle açıklayan hazcılık (hedonizm), bireyin isteklerinin haz olarak sayılıp sayılmayacağına bağlı olarak, ya bir tercih ya da objektif bir anlatımdır.

159
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 17 saat önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hazal Ünal
Hazal Ünal
78.0K UP
Çeviren 20 Haziran 2024 4 dk.

Görünüşte basit bir kavram olan yağış olasılığı, giyinmeden önce hava durumunu kontrol eden çoğumuzun günlük rutininde bir yere sahiptir. Bunu tam olarak fark etmeyebilirsiniz, fakat hepimizin bir şemsiye getirmeyi veya bir geziyi iptal etmeyi seçeceğimiz kişiselleştirilmiş eşiklerimiz vardır. Bazıları için %60'lık bir yağış olasılığı şemsiye taşımayı gerektirir; bazıları için ise %80 veya daha yüksek bir oran gereklidir. Maalesef ki, çoğumuz yağış olasılığının gerçekte ne anlama geldiğine dair doğru bir fikre sahip olduğumuza emin olsak bile, durum muhtemelen böyle değil!

%60 yağış olasılığı, bir alanın %60'ının yağış alacağı anlamına gelmez. Ayrıca, belirli bir zaman diliminin %60'ında yağış olacağı anlamına veya bir tahmincinin yağmur yağacağından %60 oranında emin olduğu anlamına da gelmez. Peki, ne anlama gelir?

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yiğit Ertan
Yiğit Ertan
62.2K UP
Yazar 3 Eylül 2020 17 dk.

Büyük patlamadan sonra, yaklaşık ilk 3-20 dakikalık süreç içerisinde Büyük Patlama nükleosentezi adını verilen olay gerçekleşir. Nükleon ve sentez kelimelerinden oluşan nükleosentez kelimesi; "var olan proton ve nötronlardan atom çekirdeklerinin üretimi" anlamına gelir. Bu dönemde, kimyanın temelinde yer alan atomları oluşturacak temel bileşenler olan elektronlar bulunsa da, henüz nötr atomlardan bahsedilemez. İlk nötr atomların oluşumu, Büyük Patlama'dan yaklaşık 380000 yıl sonra olmuştur.

Nükleosentez, oluşum şekline göre birkaç şekilde gerçekleşebilir. Bunlardan ikisi; Büyük Patlama nükleosentezi ve yıldız nükleosentezidir. Nükleosentez reaksiyonları, Büyük Patlama'dan yaklaşık olarak 100 saniye sonra başlamıştır ve yaklaşık 20 dakika sonra sıcaklığın ve parçacık yoğunluğunun düşmesiyle birlikte bitmiştir.

127
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 2 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
2
İnceleme
İrem Gölge
İrem Gölge
51.6K UP
İnceleyen9 4 Kasım
kumarı yalnızca maddi bir hastalık olarak değil de insanın kendini yok ediş biçimi olarak işlenmiş Alexey rulette paraya değil, kendi kaderine karşı oynar. Her dönüşte “şans” değil “kurtuluş” arar ama bulamaz...
Kitap
9.5/10
(32 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
117.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 12 saat önce
Castro, ABD'ye Hayır demişti fakat Küba'da gerçekten yeni bir toplumsal biçim icat edilmedi. İnsan çelişkili hikâyelerden bıkar: Küba'nın düşmanlarının işaret ettiği ekonomik başarısızlık ve insan hakları ihlalleri ile devrimin dostlarının dem vurduğu eğitim ve sağlıktaki başarılar. İnsan küçük bir ülkenin en büyük süper güce karşı direnişinin (evet, diğer süper gücün yardımıyla) muazzam hikâyesini dahi duymaktan bıkar. Bütün bu hikâyeler, Küba devriminin nihai komünist gelecekle bağlantılı bir toplumsal model üretemediği üzücü gerçeğini değiştirmez. Yenilerde Kübalı bir turist rehberi, bir Avrupalı turist grubuna acı bir yorumda bulunmuştur: Neden burada olduğunuzu biliyorum. Kaderimize terk edildiğimizi, ilginç bir eksantriklik olduğumuzu biliyorsunuz ve ebediyen kaybolmadan önce bu Küba'yı görme fırsatını kaçırmak istemediniz . Bize çoktan öldüğümüzü söyleyen bir bakışın nesnesi olmak, yirminci yüzyıl komünizminin hayal edilebilecek en trajik yorumu değil midir?
Kaynak: Umutsuz Olma Cesareti
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Asude Didar Özsoy
Yazar 19 Aralık 2019 3 dk.

Kozmik ışınlar, dünya dışında üretilen yüksek enerjili parçacıklardır. İçeriğine bakacak olursak %99 oranında atom çekirdeklerinden, %1 oranında serbest elektronlardan oluştuklarını görüyoruz. Ayrıca içeriğinde antiproton ve pozitron gibi antiparçacıklar da bulunuyor. Yapılan çalışmalara göre kozmik ışınların %0.01'i antiparçacıklardan oluşuyor ve bu da galaksimizdeki ve evrendeki madde-antimadde asimetrisini bir kez daha kanıtlıyor. Antimadde ile ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

19. yüzyılda Henri Becquerel’in radyoaktiviteyi keşfetmesinden sonra atmosferdeki iyonizasyonun nedeninin dünya kabuğundaki radyoaktif elementler olduğu düşünülüyordu. Ancak 20. yüzyılın başlarında yapılan deneyler sonucu bu radyoaktivitenin yükseklere çıkıldıkça arttığı anlaşıldı. Demek oluyordu ki, atmosferdeki iyonizasyondan Dünya’daki radyoaktif elementler sorumlu değildi.

50
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Doğancan Özgökçeler
6 gün önce
Oyun projemde NPC karakterlerimin yapayzeka yapılarını test ediyorum şu an. Çok iyi değil ama bazı sorunların içine girdikleri zaman bir şekilde kendilerini kurtarıyorlar. Bu açıdan beni mutlu etti ilk test. Umarım bitirmek nasip olur ama şu an ülkemde olan bazı komik-trajik olaylardan sonra caba tamamladığımd ayayınlayabilirmiyim derdine düştüm.
60 görüntülenme
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 11 Ekim 2014 54s

Güneş, 4.603 milyar yaşındadır. Ancak bu zaman, "Güneş" yılına göre belirlenmektedir.

Unutmayın, 1 yıl dediğimiz şey, Dünya'nın Güneş etrafında 1 tur atmasından ibarettir. Bu, bizim için epey uzun bir süredir. Ancak bizim 1 yılımız, Güneş'in kendi yolculuğunda Samanyolu Galaksisi etrafındaki dönüşüne kıyasla önemsenmeyecek kadar kısa bir süredir. 

29
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Sizden Gelenler
ülkemizde böyle çalışmalar görmek harika!
Okan Alver
Okan Alver
203.9K UP
Mec.Eng. 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bence insanı diğer canlılardan asıl ayıran şey salt zeka değil, zekanın başkalarıyla senkronize olabilme kapasitesi ve tek tek bireylerin ne kadar akıllı olduğundan ziyade, aynı şeye birlikte inanabilme ve bu inancı davranışa dönüştürebilme yeteneğidir. İnsan beyni biyolojik olarak mucizevi ama radikal biçimde “üstün” de sayılmaz zira problem çözme, öğrenme, hatta alet kullanma gibi beceriler başka türlerde de var. Lakin insan, gerçekliği sadece olduğu gibi algılayan değil, olması gerektiğine dair anlatılar kuran bir varlık. Din, para, devlet, hukuk, ulus ya da ideoloji dediğimiz şeyler doğada kendiliğinden bulunmaz fakat onlara inanıldığı sürece son derece gerçek sonuçlar üretirler. Bir banknot, ona yüklenen hikaye çöktüğünde kağıttan ibarettir ve bir sınır, ona inanılmadığında yalnızca hayali bir çizgidir. Bu yüzden insanı insan yapan şey bireysel aklın keskinliği değil, kolektif hayal gücünün örgütlenebilirliğidir. Ortak hikayeler sayesinde tanımadığımız milyonlarla işbirliği yapabilir, fedakarlıkta bulunabiliriz. Zeka burada araçtır zira asıl belirleyici olan, bu zekanın paylaşılan anlamlar etrafında birleşebilmesidir. Kısacası insan, düşünen bir hayvandan çok, birlikte düş kurabilen bir hayvandır. Ve belki de medeniyet dediğimiz şey, gerçeğin üzerine örülmüş bu kolektif anlatıların, yeterince çok insan tarafından ve yeterince uzun süre ciddiye alınmasından başka bir şey değildir.[1] Saygılarımla.

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Okan Alver. (). Kişisel Yorum.
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen9 6 gün önce
Açlık romanını okurken, kahramanı ister istemez Tabutta Rövaşata’daki Mahsun’a benzettim. Elbette iki eser birebir aynı şeyleri anlatmıyor; bu benim kişisel çağrışımım. Ancak her ikisinde de yoksulluk, insanı küçülten değil, tuhaf bir onur ve iç direnç yaratan bir durum olarak sunuluyor. Açlık ve yoksunluk, karakterleri edilgenleştirmiyor; aksine onları sessiz, kırılgan ama inatçı bir varoluşa itiyor. Bu benzerlik, Açlık’ın bende bıraktığı etkiyi daha da derinleştirdi.
Kitap
7.8/10
(4 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Sult
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikEğitim
Fırat Gümüştekin
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce İstanbul₺500,0016 Şubat
Sinematografik Anlatıda İleri Seviye Kurgu: Final Cut Pro Eğitimi
16 Şubat 2026 18:00 tarihinden 16 Şubat 2026 21:00 tarihine kadar.

"Bir yönetmen gözüyle, ham görüntülerin nasıl profesyonel bir hikayeye dönüştüğünü keşfedin. Bu eğitimde sadece Final Cut Pro'nun teknik araçlarını değil; kurgu ritmi, renk derecelendirme (color grading) ve görsel devamlılık gibi sinematografik unsurları nasıl bilimsel bir titizlikle işleyeceğimizi öğreneceğiz. Özellikle bilimsel belgeseller ve kısa filmler için etkili kurgu tekniklerine odaklanacağız."

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Altay Kenger
Seslendiren 31 Ocak 2020 13:20
Bütün hayvanların hayatında diğer canlılarla iletişim kurma becerisi kritik bir rol oynar. Güvelerin eşini nasıl etkilediklerini, tarla sincaplarının...
42
🌳 Ormansızlaştırılmış alanlarda ormanların yeniden büyüme hızı her bölgede aynı değil. Bazı alanlarda bitkiler ve genç ağaçlar kısa sürede gelişirken bazı bölgelerde bu süreç belirgin biçimde daha yavaş ilerliyor. Bu farkın arkasında yatan etkenlerden biri, topraktaki azot miktarı olabilir.

🧪 Bu konuyu ele alan yeni bir araştırmada, ormansızlaştırılmış alanlarda yeniden büyüyen ormanlar inceleniyor ve azot açısından daha zengin topraklara sahip bölgelerde yeniden büyümenin daha hızlı gerçekleştiği görülüyor. Özellikle genç ormanların ilk yıllarında, azotun büyümeyi sınırlayan temel faktörlerden biri hâline gelebildiği belirtiliyor.

🌱 Azot; bitkilerin yaprak, gövde ve kök gelişimi için gerekli temel bir besin elementi. Araştırmada, azotun bol olduğu alanlarda bitkilerin daha kısa sürede biyokütle oluşturabildiği; azotun sınırlı olduğu bölgelerde ise büyümenin daha yavaş seyrettiği vurgulanıyor. Bu durum, yeniden ormanlaşma sürecinde erken evrelerin neden kritik olduğunu da gösteriyor.

🌍 Bununla birlikte yeniden büyümenin tek başına azotla açıklanamayacağı da açık. Toprağın genel yapısı, geçmişteki arazi kullanımı ve çevresel koşullar gibi etkenler de sürecin nasıl ilerleyeceğini belirliyor. Ancak araştırma, azotun özellikle toparlanmanın hızını belirleyen kilit unsurlardan biri olabileceğine işaret ediyor.

🌿 Kısacası, ormansızlaştırılmış alanların ne kadar hızlı yeniden ormanlaşacağı, yalnızca ağaç dikimine değil; toprağın besin dengesine ve bu dengenin genç bitkileri ne ölçüde desteklediğine de bağlı olabilir.

Aktaran: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
İnceleme
Semih Furkan Polat
İnceleyen10 6 Ağustos 2023
İzlemenizi tavsiye ederim. Filmin başları biyografik belgesel tadı verse de özellikle son 1 , 1 buçuk saatte ki hayatı sorgulatan ve etkileyici sahneleri için gerçekten izlemeye değer bir filmdi.
9.7/10
(637 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close