Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Dilay Eldoğan Eken
Yazar 31 Ocak 2021 12 dk.

Dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik ile ilişkili belirtilere ilk kez 1775 yılında Melchoir Adam Weikard tarafından yazılan tıp kitabında rastlanmıştır. Bu kitapta Weikard, dikkati kolayca dağılabilen, dikkatini sürdüremeyen, aşırı aktif ve oldukça dürtüsel bazı çocuk ve yetişkinlerden bahsetmiştir. Bu bireylerin yaşadıkları sorunun yetersiz çocuk yetiştirme pratikleri ve biyolojik yatkınlıktan kaynaklanıyor olabileceğini, tedavisinde süt, bitkisel ürünler, sessizlik, yalnız kalma, at sürme gibi uygulamaların etkili olabileceğini belirtmiştir.[1]

1700lü yıllarda yapılan etkileyici şekilde çağdaş tanımlamanın aksine dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtileri, sonraki yıllarda "minimal beyin hasarı", "çocukluk dönemi hiperkinetik reaksiyonu", "dikkat eksikliği bozukluğu" gibi isimlerle anılmış ve bu isimlerle uyumlu olarak kimi zaman beyin hasarı kimi zaman sadece hiperaktivite ile ilişkilendirilmiştir. Bugün artık bu belirtileri Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olarak isimlendiriyor, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu'nu yaşam işlevselliğini ve gelişimi olumuz yönde etkileyen dikkat eksikliği ve/veya hiperaktivite-dürtüsellik olarak tanımlıyoruz. Ayrıca bu bozukluğun çocuklarda yaklaşık %5-7, yetişkinlerde ise yaklaşık %3-5 olan görülme oranları ile yaygın bir nörogelişimsel bozukluk olduğunu biliyoruz.[2]

125
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 19 Ağustos 2022 1 sa.

Eskiden Çoklu Kişilik Bozukluğu olarak da bilinen Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu, en az iki farklı ve nispeten kalıcı kişilik durumunun sürdürülmesi ile karakterize edilen zihinsel bir bozukluktur. Bozukluğa, sıradan bellek sorunlarıyla açıklanamayan bellek boşlukları eşlik eder. Kişilik durumları dönüşümlü olarak kişinin davranışında kendini gösterir; ancak bozukluğun sunumları değişir.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu olan kişilerde sıklıkla görülen diğer durumlar arasında travma sonrası stres bozukluğu, kişilik bozuklukları (özellikle borderline ve kaçınma), depresyon, madde bağımlılığı, konversiyon bozukluğu, somatik semptom bozukluğu, yeme bozuklukları, obsesif-kompulsif bozukluk ve uyku bozuklukları yer alır.

116
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Akın Karahasan
Seslendiren 2 Ocak 2022 9:28
Hız sınırının aşılması, trafikte en çok yapılan ihlallerden biridir ve trafik kazalarının gerçekleşmesinde büyük bir etkisi vardır. ABD’de gerçekleşen...
46
Arif G.
Arif G.
111.4K UP
5 gün önce
Yaşadığım sim kart problemleri yüzünden e-sime geçmek için şubeye gittim. Dedim e-sime geçmek istiyorum. Alaycı bir tavırla 'sistem izin vermiyor, sorun yaşarsınız' dediler. Ne gibi sorun, teknik kısım ne dediğimde 'yurt dışı cihazlarda e-sim desteklenmiyor' dedi. Bu tavrından dolayı terk ettim şubeyi. Başka şubeye geldim, isteğimi aynen belirttim. Aynı cevap, 'geçemezsiniz.' Bu sefer direkt şöyle dedim 'yurt içi cihaz kullanıyorum.' Tabii hemen işlemlere başlayalım dedi. Arkadan bir ses yükseldi. 'Geçemezsin, cihazın destekliyor mu' diye. Cevap olarak 'destekliyor' dedim ama karşı taraf 'ama yine sorun yaşarsın' neden dediğimde yurt dışı cihazlarda her zaman sorun olur dedi. Cevabımı tekrarladım, 'cihaz yurt içi.' Bu yaşananlardan sonra da başka bir zaman diyerek çıktım. Başka şube kalmadı, aslında bir dolu şube var ama kullanıcı odaklı ve kaliteli hizmet veren zaten iki şube kalmıştı. Son çare şube müdürlüğüne gittim, aynı beyanlarımı sundum ve hemen işlemler başladı. Ücret sorduğumda ise "180" gibi ücret çıkardılar. O an şoklar içindeydim, niye mi? Bu iki şube bana "500" rakamını çıkardılar. Yani sonuçta ülkemizde yaygın bir teknoloji olmadığı için sorgulamadan uygun fiyat algısına kapıldım doğal olarak.
Her şerde bir hayır vardır derler ya, tam onu yaşadım. Güzel bir tavırla karşılasalardı beni o fahiş fiyatı ödemiştim çoktan. Yani bu olaydan çıkarılacak ders her zaman SORGULA. Bilgili olalım ya da olmayalım en azından o konu ile küçük bir araştırma ile de fiyat bilgileri hakkında bilgi edinebilirdim. Konu burada hiçbir zaman ücret olmadı. Konu ne biliyor musunuz; bizim aptal yerine konmamamız. Şube müdürlüğünün varlığını ve bu hizmeti vermesini yeni öğrenmiştim. Çünkü bize her zaman her yerde gördüğümüz bu şubeler, bizden başka hizmet veren yok, bize sadık kalın, mesajını aşıladılar. Çağrı merkezleri de aynı durum, bir kere bile şube müdürlüğünün lafı edilmedi. Neyse takıldığım bir konu ise bu yurt dışı cihaz kullanıcıları şubeleri nasıl uğraştırdıysa, herkesi onlar sanıyorlar. Burada da derin bir konu var ama başka zaman anlatayım..
53 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf Ugur
4 gün önce
Merhabalar elektronik bir proje ustunde calisiyorum bana yardimci olabilecek elektornik muhendisi varmidir
43 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim ve bilimseverler sıkıcı değildir! Evrim Ağacı Etkinlik Platformu'nu kullanarak bulunduğun şehirde veya internet üzerinde toplantılar, etkinlikler, buluşmalar düzenleyebilir, diğerlerinin düzenlediği etkinliklere katılabilirsin. Ayrıca eğer bilimle ilgili bir iş, staj, burs veya eğitim arıyorsan veya bu pozisyonları dolduracak bilimseverler, bilim insanları ve öğrenciler arıyorsan, Evrim Ağacı İlan Platformu'nu kullanarak Türkiye'deki ve Dünya'nın her yanındaki bilimseverlerin oluşturduğu ağa katılabilir, bu ağa güç katabilirsin!

Söz
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
102.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 19 saat önce
Alkol az miktarda alındığında harika bir toniktir ama miktar arttığında, ister viskiyle alınsın, ister midede şekerden üretilsin, zehirleyici etki gösterir. 🥃
Kaynak: Tesla - aforizmalar
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meriç Öztürk
Meriç Öztürk
332.7K UP
Uyarlayan 10 Eylül 2013 3 dk.

İlk hamileliklerinden önce dişi şempanzeler ağaç kütükleriyle oyun oynarlar ve onlara küçük bebekleriymiş gibi sarılırlar; tıpkı çocukların oyuncak bebeklerle oynadığı gibi... Kedi yavruları birbirleriyle mücadele ederler, sıçanlar gıdıklarlar ve yunuslar ise bilindiği kadarıyla en az 37 tane değişik oyun oynayabilirler.

Oyun oynamak, memelilerde olduğu gibi, kuşlarda da gözlenmiştir. Ancak keyif verici olduğu belli olan bu "amaçsız eğlenceyi" tam olarak açıklayan hiçbir bilimsel teori şimdiye kadar geliştirilemedi. Yaralanma riski ve kalori kaybını göz önünde bulundurursak, oyun oynamanın var olmasının "öylesine" olmadığı aşikardır. Oyunun gerçekten önemli bir yararı var olmalı; yoksa doğal seçilim ile elenmeye karşı koyamazdı.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 1 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Dirsehan Özcan
Dirsehan Özcan
5.2K UP
Çeviren 22 Ağustos 2017 9 dk.

Kararlı izotoplar göçmen rotalarının, trofik (beslenmeye ait) düzeylerin ve göçmen hayvanların coğrafik kökeninin ortaya çıkmasında yardımcı olmuştur. Okyanusta kullanıldığı gibi karada da kullanılabilir bir yöntem olması sebebiyle hayvanların hareketini inceleyen araştırmalarda kullanılan metotları köklü bir değişime uğratmıştır.

Çoğu element, izotop olarak bilinen iki ya da daha fazla formda bulunur. İzotoplar aynı sayıda protona fakat farklı sayıda nötrona sahiptir; bu da onların farklı kütlelere sahip olmasına yol açar. Daha hafif olanlar en genel formlardır (Hobson & Wassenaar 2008). Kararlı izotopların göreceli zenginliğindeki bu çeşitlilik, kimyasal reaksiyonlardaki ve fiziksel süreçlerdeki izotopların farklı hareketlerine neden olan ufak kütle farklılıklarından kaynaklanmaktadır. Daha hafif izotoplar, genellikle ağır olanlardan daha zayıf bağlar oluşturur ve daha hızlı reaksiyona girerler. Bu izotop zenginliğindeki değişim damıtma olarak adlandırılır (Karasov & Martínez del Rio 2007). Öngörülen izotopların izleri, farklı çevresel etmenlerin kendi kimliklerine bürünmesine sebep olur (West ve ark. 2006).

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emrah Emre
Emrah Emre
2,122 UP
İnceleyen10 4 Haziran 2023
İyi tarih anlatımı ve komiklik tam bu kanalda.
Youtube Kanalı
8.7/10
(121 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
16
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Ekim 2019 9 dk.

Daha önceden bilim insanları arasındaki ateizm oranlarını buradaki yazımızda anlatmıştık. Bu yazımızda, evrimsel biyologlar arasındaki ateizm oranlarına bakış atacağız:

American Scientist tarafından yapılan bir araştırmada, evrimsel biyologların inançları araştırılmıştır. Gregory W. Griffin ve William B. Provine tarafından yürütülen ve 149 profesyonel evrimsel biyolog üzerinde yapılan araştırma, ilginç sonuçlar çıkarmıştır.[1] Bu bilim insanları toplamda 28 farklı saygın ulusal akademiye üyedirler. Deneklerin uzmanlıkları şu bilim dallarından en az birini içermektedir: evrim, filogenetik, popülasyon genetiği, paleontoloji, paleoekoloji, paleobiyoloji, sistematik, organizma düzeyinde adaptasyon veya uyum başarısı.

297
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sevcan Aslan
Sevcan Aslan
172.3K UP
Yazar 27 Ocak 2021 3 dk.

İridyum, "Ir" sembolü ile gösterilen ve atom numarası 77 olan kimyasal bir elementtir. Periyodik tablonun 8-10. grubunda bulunan platin metallerinden biri olup, 9. grupta bulunmaktadır. Platin ailesindeki metaller aynı zamanda soy metaller olarak da bilinir. Platin metallerinde soy metal denilmesinin sebebi ise tıpkı soy gazlar gibi çok zor tepkimeye girmeleridir. Özellikle iridyum bilinen korozyona en dayanıklı metaldir. Yüksek sıcaklıklardan, asitlerden, bazlardan veya diğer güçlü kimyasalların çoğundan etkilenmez. Bu özelliği sayesinde bu tür etkilere maruz kalan nesnelerin yapımında kullanılır.

İridyum metali, santimetre küp başına 22.56 gram yoğunluğa sahip gümüşi beyaz renkte bir metaldir. Bir santimetre küp iridyum, bir santimetre küp suyun 22,56 katı ağırlığındadır. Bu, onu bilinen en yoğun elementlerden biri yapmaktadır. İridyum, 2,443°C (4,429°F) erime noktasına ve 4,500°C (8,130°F) kaynama noktasına sahiptir. Soğuk iridyum metali kolaylıkla işlenemez. Eğilme yerine, kırılma eğilimindedir. Sıcakken daha sünek (esnek) hale gelir. Bu nedenle genellikle yüksek sıcaklıklarda şekillendirilir.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Emir Atalar
Emir Atalar
21.4K UP
İnceleyen 6 gün önce
Steins;Gate bence ilk bakışta konusu yüzünden klişe gelebilir. Fakat izledikçe seni kendi içine sürekli çeken evrenle karşılaşıyorsun ve bu fikrin ne kadar hatalı olduğunu görüyorsun. Başta temposu yavaş, karakterler tuhaf, diyaloglar gereksiz dağınık gibi geliyor. Hatta izlerken “bu mu övülen seri?” diye sorgulatıyor. Ama asıl mesele de burada başlıyor. Çünkü bu dengesizlik bir eksiklik değil, bilinçli bir hazırlık gibi duruyor. Seri seni aceleyle etkilemeye çalışmıyor, önce alışmanı istiyor. Zaman yolculuğu konusunu ele alış biçimi klasik değil. Ne tamamen bilim dersi gibi kasıyor ne de “boşver mantığı” diyip geçiyor. Kendi içinde bir sistem kuruyor ve o sistemi ciddiye alıyor. İzlerken şunu hissediyorsun: burada olay sadece zamanda ileri geri gitmek değil, yapılan her küçük şeyin bir karşılığı var. Bu da hikâyeyi ucuz bir kurgu olmaktan çıkarıyor. Karakter işlenişi Steins;Gate’in en güçlü taraflarından biri. Özellikle ana karakterler ilk başta karikatür gibi dururken zamanla ciddi bir psikolojik ağırlık kazanıyor. Kimse durduk yere “derin” değil, yaşadıkları şeyler onları o noktaya itiyor. Bu da izlerken empatiyi zorla değil, fark ettirmeden kuruyor. Bir noktadan sonra karakterlerin verdiği tepkiler “senaryonun gereği” gibi değil, gerçekten insanî duruyor. Serinin en sevdiğim tarafı şu: sadece tek bir fikirde işlemeyip seni hem eğlendirmesi hem üzmesi hem şaşırtması yeri geldiğinde "bu böyle miymiş?" dedirttirmesi. Tempo konusu çok eleştiriliyor ama bence yanlış yerden bakılıyor. Evet hızlı değil, ama boş da değil. Yavaşlık burada atmosfer kurmak için kullanılmış. Aynı zaman da çok eğlenceli sahnelerle süslenmiş ilk bölümler. Eğer her şey hızlı olsaydı, ileride yaşananların ağırlığı bu kadar hissedilmezdi. Seri sabır istiyor ama karşılığını da veriyor. Genel olarak Steins;Gate; zekâ gösterisi yapmaya çalışmayan, ama izleyicisini de hafife almayan bir iş. “Bak ne kadar akıllıyım” demiyor, ama dikkat edersen ne kadar özenli kurulduğunu fark ediyorsun. Bitirdiğinde keşke devam etseydi bu evreni daha çok görseydim diyorsun.
9.8/10
(46 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : シュタインズゲート
Yönetmen: Kazuhiro Ozawa
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🌳 Ormansızlaştırılmış alanlarda ormanların yeniden büyüme hızı her bölgede aynı değil. Bazı alanlarda bitkiler ve genç ağaçlar kısa sürede gelişirken bazı bölgelerde bu süreç belirgin biçimde daha yavaş ilerliyor. Bu farkın arkasında yatan etkenlerden biri, topraktaki azot miktarı olabilir.

🧪 Bu konuyu ele alan yeni bir araştırmada, ormansızlaştırılmış alanlarda yeniden büyüyen ormanlar inceleniyor ve azot açısından daha zengin topraklara sahip bölgelerde yeniden büyümenin daha hızlı gerçekleştiği görülüyor. Özellikle genç ormanların ilk yıllarında, azotun büyümeyi sınırlayan temel faktörlerden biri hâline gelebildiği belirtiliyor.

🌱 Azot; bitkilerin yaprak, gövde ve kök gelişimi için gerekli temel bir besin elementi. Araştırmada, azotun bol olduğu alanlarda bitkilerin daha kısa sürede biyokütle oluşturabildiği; azotun sınırlı olduğu bölgelerde ise büyümenin daha yavaş seyrettiği vurgulanıyor. Bu durum, yeniden ormanlaşma sürecinde erken evrelerin neden kritik olduğunu da gösteriyor.

🌍 Bununla birlikte yeniden büyümenin tek başına azotla açıklanamayacağı da açık. Toprağın genel yapısı, geçmişteki arazi kullanımı ve çevresel koşullar gibi etkenler de sürecin nasıl ilerleyeceğini belirliyor. Ancak araştırma, azotun özellikle toparlanmanın hızını belirleyen kilit unsurlardan biri olabileceğine işaret ediyor.

🌿 Kısacası, ormansızlaştırılmış alanların ne kadar hızlı yeniden ormanlaşacağı, yalnızca ağaç dikimine değil; toprağın besin dengesine ve bu dengenin genç bitkileri ne ölçüde desteklediğine de bağlı olabilir.

Aktaran: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ersals Krononot
Ersals Krononot
314.0K UP
Krononot 22 Kasım 2019 Sen de Cevap Ver

Evrimsel olarak korunan tüm özellikler, tür için gereklidir. Bu gerekliliği insan gibi 60 yıl yaşayan bir canlı anlayamaz. Ancak, otizmin farklı versiyonları, disleksi, diskalkuli gibi vs bize sorunlu gelen durumlar, evrimsel olarak korunmuş, sayısı tedavilere vs rağmen azalmamıştır. Türün devamı için bütün olasılıklar korunur ki, kitlesel bir sorun karşısında farklı özellikler yaşamda kalabilsin. Eşcinsellik de böyle farklı bir varyasyondur, ancak bizler net olarak görevini göremiyor anlayamıyoruz. Otizmin düşük versiyonları, yaratıcı, yenilikçi kişilerdir genellikle. Bütün dahiler disleksi dir neredeyse.

Günümüzde 3. bir cins olarak ele alınmakta, hastalık olarak görülmemekte.

Tüm Reklamları Kapat

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close