Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
Sabri Küsüroğlu
Çeviren 3 Şubat 2014
Eğer bir gün HH 24’ü ziyaret etmeye karar verirseniz, parçacık ışın jetinden uzak durmalısınız! Gelecekte böyle bir seyahat uyarısı yapılabilir çünkü bu güçlü jet, saniyede yüzlerce kilometre hızla hareket eden elektron ve protonlar içeriyor olabilir. Yukarıdaki görüntü, Hubble Uzay Teleskobu tarafından kızılötesi ışıkla çekildi ve bu çalışma, Genç Yıldız Nesneleri (YSO) olarak bilinen çalkantılı yıldız oluşum bölgelerini daha iyi anlamayı hedefliyor. Genellikle bir yıldız oluştuğunda, çevresinde gaz ve tozdan oluşan bir disk oluşur ve bu, merkezde güçlü jetlerin ortaya çıkmasına neden olur. Bu olayda, enerjik jetler, çevredeki yıldızlararası gaza çarparak Herbig-Haro yapısı 24’ü (HH 24) her iki uçta oluşturuyor. Yıldız oluşum bölgesinin tamamı, yaklaşık 1,500 ışık yılı uzaklıkta, Orion B moleküler bulut kompleksinde yer alıyor. Nadir görülen bu tür jetlerin ömrünün sadece birkaç bin yıl olduğu tahmin ediliyor.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
102.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 22 saat önce
Alkol az miktarda alındığında harika bir toniktir ama miktar arttığında, ister viskiyle alınsın, ister midede şekerden üretilsin, zehirleyici etki gösterir. 🥃
Kaynak: Tesla - aforizmalar
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Yazar 3 Ocak 2019 11 dk.

Şempanzelerin ölümü anladığına yönelik bazı araştırma bulguları vardır. Ancak görünüşe göre bu “anlayış”, bedensel fonksiyonların yitimi ve bunun geri dönüşü olmadığı şeklindedir (Anderson, 2018). En yakın akrabalarımızdan olan bu hayvanların bile ölümün kaçınılmaz olduğunu kavradıkları yönünde bir bulguya ulaşılamamıştır. İnsan bildiğimiz kadarıyla, bir gün öleceğinin farkında olan tek varlıktır.

Bu farkındalık zaman içinde yavaş yavaş gelişir. İnsan yavrusu, 9-10 yaş civarında ölümü tüm boyutlarıyla kavramaya başlar (Nagy, 1959). Ancak bu “kabulleniş” teknik açıdan korkunçtur. Çünkü evrimsel mekanik, her bir canlı türünün yaşamkalımına, doğal olarak da en büyük tehlike olan ölümden kaçınmasına dayanır. Kendisinden kaçınmamız gereken nihai tehlikeyle önünde sonunda karşılaşacağımızı bilmek bizi dehşete düşürür.

375
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🚀8 Şubat akşamı erken yatın, 9 Şubat sabahı Evrim Ağacı’yla Ay’a gideceksiniz!

🛰️Artemis II görevi ile beraber, Apollo’dan sonra ilk kez insanlık Ay’a doğru yola çıkıyor. Bu tarihi fırlatmayı, görev hedeflerinden mühendislik detaylarına kadar Evrim Ağacı YouTube kanalında canlı yayında birlikte takip edeceğiz

Unutmamak için Evrim Ağacı Youtube kanalına abone olabilir ve canlı yayın bildirimini şimdiden açabilirsiniz.
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 10 Kasım 2022 5 dk.

2 Temmuz 2011 akşamı, saat 7... Kopenhag'ın kuzeyinde, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir sağanak meydana geldi (bu absürt sağanaklara "bulut patlaması" da denmektedir). Arabasının çatısında bir taksi şoförü, Lyngbyvej'de yağmur ve dolu suya düşerken ve çevresinde arabalar yüzerken sel sularından kendini kurtarmaya çalışıyordu.

Danimarka'da bulut patlamaları, yarım saat içerisinde 15 mm'den fazla yağışın düştüğü olaylar olarak tanımlanıyor. Konveksiyon, bu bulut patlamalarına yol açan fiziksel sürece deniyor. Diğer şeylerin yanı sıra konveksiyon, yoğunluk daha düşükken sıcak havanın yükselmesidir. Fazlasıyla nemli olabilen sıcak hava, yüksek rakımlara doğru çıkarken bulutlardaki nemi de kendine çekiyor. Bu, yüksek bulutlarda aşırı bir yoğunluk yaratıyor. Damlacıklar en sonunda o kadar büyüyorlar ki dikey hava akımları tarafından tutulamayacak hale geliyorlar. Bu noktada bulutlar, bünyelerindeki su buharını aniden boşaltıyor.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Ağustos 2022 25 dk.

Kuantum dolanıklık (kısaca "dolanıklık" veya "dolaşıklık"), bir grup parçacığın her birinin kuantum durumunun, parçacıklar birbirinden çok uzak mesafeler boyunca ayrılmış olsalar bile, diğerlerinin durumundan bağımsız olarak tanımlanamayacağı şekilde oluşturulduğu, etkileştiği veya uzamsal yakınlığı paylaştığı zaman meydana gelen, fiziksel bir olgudur. Daha kısa tabiriyle kuantum dolanıklık, iki veya daha fazla parçacığın fiziksel özelliklerinin ("kuantum durumlarının") aralarındaki mesafeden bağımsız olarak birbirini etkileyebilmesidir. Kuantum dolanıklık konusu, klasik fizik ile kuantum fiziği arasındaki uyumsuzluğun merkezinde yer alır: Dolanıklık, klasik mekanikte bir karşılığı olmayan ama kuantum mekaniğinde yer alan ana özelliklerden biridir.

Kuantum dolanıklık, aslında sadece atom altı parçacıklara özgü bir özellik değildir; fakat dolanıklığın yeterince uzun süreler ve yeterince uzak mesafeler boyunca korunmaya devam edebilmesi için, dolanık parçacıkların olabildiğince küçük seçilmesi gerekmektedir. Parçacıklar büyük seçilecekse de dolanıklığın bozulmayacağı şartların genellikle laboratuvar ortamında hassas bir şekilde yaratılması ve korunması gerekmektedir. Bugüne kadar bu şartlar altında kuantum dolanıklık, deneysel olarak, hem fotonlar gibi kütlesiz parçacıklar, hem nötrinolar ve elektronlar gibi hafif parçacıklar hem de buckyballs gibi büyük moleküller ve hatta küçük elmaslar ile gösterilmiştir.[7][8][9][10][11] Kuantum dolanıklık; iletişim, hesaplama ve kuantum radarı gibi birçok sahada aktif olarak araştırılmakta ve geliştirilmektedir.

215
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Nusret Kağan Bilen
İnceleyen10 14 Ocak 2024
Slavoj Žižek, hem popüler kültürün keskin bir eleştirmeni hem de çağın en etkili felsefecilerinden biri olarak, çalışmalarında psikanaliz, Hegelci diyalektik ve Marksist eleştiriyi birleştirir. "Sex and the Failed Absolute" eserinde ise bu entelektüel mirası, varlık ve cinsellik arasındaki ilişkiyi incelemek için kullanır. Kitap, Hegel ve Lacan'ın düşüncelerini yaratıcı bir biçimde bir araya getirirken, okuyucuyu metafizik ve etik alanlarında derin bir sorgulamaya davet eder.

Kitap, "mutlak"ın (absolute) imkansızlığı üzerine inşa edilmiş bir düşünce yapısı sunar. Žižek'e göre, cinsellik sadece biyolojik ya da toplumsal bir fenomen değil, insan varoluşunun temel bir aporiasıdır. O, cinselliği, Hegelci diyalektiğin ve Lacan'ın öznel boşluk kavramının bir tezahürü olarak ele alır. Cinsellik, tam olarak tamamlanmamış bir anlatı, bir başarısızlıktır; bu başarısızlık ise insani öznenin yapısında kurucu bir öneme sahiptir.

Žižek, bu fikirlerini şu sorular etrafında geliştirir:
-Cinselliğin insan varoluşundaki yeri nedir?
-Hegelci "mutlakın" şeklini alan ama başarısız olan bir cinsellik anlayışı nasıl düşünülebilir?
-Bu başarısızlık, özgürlük ve etik kavramlarımızı nasıl etkiler?
Kitap boyunca, Žižek, metafiziği cinsellik ve etik üzerinden yeniden tanımlamaya çalışır. "Mutlak" kavramını yeniden ele alırken, başarısızlığı bir çöküş yerine yaratıcı bir potansiyel olarak görür.

Hegel'ın diyalektiği, Žižek'in düşünce yapısının merkezinde yer alır. Hegel, "mutlakın" ancak kendi başarısızlığı içinde bir anlam taşıdığını savunur; bu, Žižek'in cinsellik anlayışıyla çok yakından ilişkili bir bakıştır. Cinsellik, tıpkı Hegel'in "kendinde ve kendisi için varlık"ı gibi, tam anlamıyla tamamlanamaz ve bu eksiklik, onun varoluşuna anlam katar.

Lacan'ın psikanalizi ise Žižek'in bireysel özneye dair kavrayışını besler. "Büyük Öteki" kavramı, cinselliğin hem toplumsal hem de bireysel boyutlarının nasıl bir yetersizlikle belirlenmiş olduğunu anlamamıza yardımcı olur. Bu yetersizlik, bireyin düşünce ve arzu dünyasında yaratıcı bir gerilim oluşturur.

"Sex and the Failed Absolute", hem kapsamlı entelektüel bir eser hem de belirli bir çaba gerektiren bir okuma deneyimidir. Ancak kitap, Zizek'in bazı metinlerinde görülen "gereksiz karmaşıklık" sorunundan tamamen azade değildir. Felsefi jargon ve çoklu referanslar, zaman zaman kitabın ana tezlerini takip etmeyi zorlaştırabilir. Bununla birlikte, bu eser, metafizik ve etik konularına dair benzersiz bir bakış sunar ve Žižek'ın felsefi yeniliğini tam anlamıyla gözler önüne serer.

Kitabın en etkileyici yanı, cinsellik üzerinden insan varoluşunun derin aporilerini açığa çıkarması ve bu başarısızlığı pozitif bir potansiyel olarak yeniden çerçevelendirmesidir. Zizek, "başarısızlığı" şok edici bir biçimde yorumlayarak, okuyucuyu geleneksel metafizik kavrayışından uzaklaştırır ve ona yeni bir etik anlayışın kapılarını açar.

"Sex and the Failed Absolute", Slavoj Žižek'in entelektüel cesaretini ve yaratıcılığını yansıtan bir eserdir. Hem metafizik hem de etik açıdan derin sorular sorarken, okuyucuyu alışılmadık bir zihinsel yolculuğa çıkarır. Kitabı okumayı tamamlayanlara Žižek'in "Less Than Nothing: Hegel and the Shadow of Dialectical Materialism" eserini de öneririm; bu eser, "Sex and the Failed Absolute"un temel fikirlerini daha geniş bir bağlamda ele alır.
10.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eren Gürleyük
Üye 4 gün önce
Bu soru benim uzun süredir kafamı kurcalayan bir meraktan çıkıyor. Fizik yasalarının bu kadar net biçimde matematikle ifade edilebilmesi bazen evrenin “yazılmış” ya da “kodlanmış” olduğu hissini uyandırıyor. Ama aynı zamanda şunu da düşündürüyor: Matematik evrenin kendisine mi ait, yoksa bizim onu anlamak için kurduğumuz bir dil mi? Bu yüzden bu soruyu, matematiksel düzenin simülasyon ihtimaliyle gerçekten bir bağlantısı olup olmadığını ya da bu bağlantının sadece zihinsel bir sezgi mi olduğunu tartışmak için soruyorum. Yanıt verirken kendi sezginizi gerekçelendirmeniz benim için özellikle önemli.
4 Cevap - 1,345 görüntülenme
Eğer bir evrende fizik yasaları matematiksel olarak ifade edilebiliyorsa, bu onun simülasyon olduğu ihtimalini artırır mı, azaltır mı?
Eğer bir evrende fizik yasaları matematiksel olarak ifade edilebiliyorsa, bu onun simülasyon olduğu ihtimalini artırır mı, azaltır mı?
10
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Ege Bakırcı
Yazar 20 Ocak 2015 6 dk.

Hepimiz Güneş Sistemi'ndeki 8 gezegenin ismini Güneş'e olan sırasıyla sayabiliriz. En azından öyle umuyoruz; eğer emin değilseniz, sırası şöyle: Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve son olarak, Neptün. Ancak bu gezegenlere neden bu isimlerin verildiğini çoğu insan tam olarak bilmiyor. Biz de bu sorunu çözerek, gezegenlerin isimlerinden kısaca bahsetmek istedik. 

Öncelikle genel bir kuraldan bahsedelim: teleskop tam olarak icat edilene kadar bilinen 5 gezegene (Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn) Romalılar hep kendi tanrılarının isimlerini vermişlerdir. Sonradan keşfedilen gezegenlerden olan Neptün'e de Roma Tanrısı'nın adı verilmiştir. Tabii günümüzde bu tanrılara artık inanan pek kimse kalmadığı için, onlara "mitolojik tanrılar" adı verilmektedir. Bunun haricinde bu tür isimlendirmenin yalnızca 2 adet istisnası vardır: Dünya ve Uranüs. Bunların hepsini sırasıyla izah edeceğiz. Şimdi isimlerin nereden geldiğine, baş döndürücü fotoğraflarıyla birlikte, tek tek bakalım:

174
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Ardil Yıldırım
İnceleyen10 1 gün önce
Tolstoy'un en önemli üç eserinden biri olan "Diriliş"te; insanın hayvani yönü ve bu hayvani yönün değişim ve dönüşümü üzerinde durulmuştur. Kitabın ilk bölümünde insanın tamamen sezgisel ve Tolstoy'un deyişiyle "hayvani yönünü" anlatır. Bu hikâyede aslında ana karakterlerden olan "Nehlüdov" ve "Maslova" ön plandadır. Maslova, Nehlüdov'un bir aynası niteliğindedir.
Hikâyenin ikinci bölümünde Nehlüdov; kendinin bulunduğu iğrenç ve pis kokan dünyada bir piyon olduğunu ve var olan duyguların yapaylığını fark edip kendi dönüşümünü başlatmıştır. Bu dönüşümde toprak mülkiyeti gibi temel felsefelere de atıfta bulunulur. Nehlüdov toprakları tamamen bedava vermek ister; ancak köylülerin bunu onur meselesi yapacağını veya sistemin buna izin vermeyeceğini anlayınca, geliri yine köylülerin ortak ihtiyaçları için kullanılacak olan sembolik, çok düşük bir kira (Henry George’un "tek vergi" sistemine atıfla) belirler. Çünkü ona göre toprak herkesindir ve hiç kimseye ait olamaz.
Bu farkındalık içerisinde; özellikle cezaevlerinde tutuklu bulunan ve çoğu suçsuz olan insanları ve Nehlüdov'un geçmiş hatalarından kaynaklı cezaevine düşen Maslova'yı kurtarmaya çalışmak için çabalar. Bu süreçte kendi eski ve pis kokan dünyasından yardım alma zorunluluğu duyar. En sonunda Tolstoy bizlere; "hayvani yönü baskın olan bir insanın" gerçeklik perdesini aralaması sonucu aydınlığa ulaşmasındaki aşama ve zorluğu dile getirir.
( Yazım tamamen bana aittir. Lakin sadece noktalama işaretleri bir yardımcı tarafından düzenlenmiştir)
Kitap
10.0/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CXI (111) - Fransızca Aslından Çeviren: Alev Özgüner
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Selman Çetin
Selman Çetin
120.2K UP
İnceleyen10 10 Nisan 2023
Bencillik, kibir gibi duyguların şeytana uymamızı ve kendimizi her şeyin önüne koymamızı fakat sonunda da zararlı çıkacağımızı anlatan bir kitap.
10.0/10
(8 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 28 Kasım 2022 5 dk.

Şu zamana kadar fizik hakkında konuşurken hep tek bir gözlemcimiz vardı, dolayısıyla olayları açıklamak kolaydı. Fakat gerçek dünyada farklı noktalarda farklı gözlemciler bulunabilir. Bunların, gördükleri olaylar karşısında birbirleriyle anlaşması oldukça önemli. İşte tam olarak bu noktada karşımıza bağıl hız ve bağıl ivme kavramları çıkıyor ya da bir başka deyişle göreli hız ve göreli ivme.

Örneğin iki aracın aynı yol üzerinde, aynı doğrultuda ilerlediği durumu ele alalım. Bu araçlardan birisi 50 km/sa, diğeri de 70 km/sa hızla ilerliyor olsun. Dikkat edin! Hızları neye göre tanımladık? Dışarıdan bakan birisi için! Hiç kuşkusuz bu değerler, o kişinin gözlemleridir. Şimdi 50 km/sa süratle giden araçtaki kişiyi düşünün. Onun göreceği şey, önündeki aracın kendinden 20 km/sa süratle uzaklaştığı olacaktır!

37
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Bilim, bilgi ile cehalet arasındaki cephede çalışır. Bilmediğimiz şeyler olduğunu kabul etmekten korkmayız. Bunda utanılacak bir şey yok. Utanılması gereken, tüm cevaplara sahipmişiz gibi davranmaktır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
31
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close