Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 1 Ekim 2020 31 dk.

Daha önceden detaylıca izah ettiğimiz gibi (aşağıdaki videodan da izleyebilirsiniz), insanlar, kuyruksuz maymunlar olarak bilinen bir taksonomik gruba üye bir hayvan türüdür. Kuyruksuz maymunlar, tıpkı "memeli hayvanlar" veya "omurgalı hayvanlar" gibi, çok sayıda türü barındıran bir taksonomik gruptur. Kuyruksuz maymunlar, kuyrukları olan maymunlarla (genel hatlarıyla, Yeni Dünya Maymunları ve Eski Dünya Maymunları olarak iki diğer grup ile) bir araya gelerek "Maymunlar" (Simiiformes infratakımını) oluşturur. Maymunlar da, ön maymunlar ile bir araya gelerek Primatlar takımını oluşturur.

Yani maymun, primat, kuyruksuz maymun, hayvan gibi sözcükler, aşağılama sözcükleri değildir; bilimsel terimlerin halk arasındaki karşılıklarından ibarettir. Bu sözcükler, türleri kategorize etmemize yardımcı olan çatı terimlerdir. Aynı zamanda, kimi zaman o gruptaki canlılara dair önemli bilgiler verebilirler. Örneğin "omurgalılar" (Vertebrata) altşubesinden olan bir hayvandan söz ediyorsanız, o canlının sırt ekseni boyunca uzanan bir omurgası olduğundan emin olabilirsiniz. "Memeliler" sınıfından olan bir hayvandan söz ediyorsanız, memeleri ve süt bezleri olduğundan ve yavrusunu süt ile beslediğinden emin olabilirsiniz. İşte "kuyruksuz maymunlardan" söz ederken, yani kuyruksuz maymunlar süperailesine mensup bir türden söz ederken de emin olduğumuz şey, diğer maymunların aksine, bu maymunların kuyruğunu yitirmiş canlılar olmasıdır.

182
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kuzey Sencicek
İnceleyen1 5 gün önce
Gordügünüz gibi bütün fanları toksik kötü bir yapım kötü bir komedi ve kabul bile edemiyorlar caillou bile bundan daha iyi bir yapım mojo jojo bile gintokiden daha iyi bir karakter
Dizi
5.9/10
(11 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 銀魂 (Gintama)
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
Çeviren 22 Ağustos 2023
Uzaydan geldi. Bu durumda, kum büyüklüğünde bir kuyruklu yıldız çekirdeği parçası muhtemelen yıllar önce Güneş'in yörüngesindeki Swift-Tuttle Kuyruklu Yıldızı'ndan fırlatılmıştı. Ancak daha sonra tek başına Güneş'in etrafında dönmeye devam etti. Dünya bu yörüngeden geçtiğinde, kuyruklu yıldızın enkazı güzel gezegenimizin atmosferine çarptı ve bir meteor olarak görüldü. Meteor bozunarak onu oluşturan elementlerin yaydığı renklerde parlayan gazların yayılmasına neden oldu. Bu görüntü, geçen hafta İspanya'nın Castilla La Mancha şehrinde, Perseid Meteor Yağmuru'nun zirve yaptığı gecede çekildi. Pitoresk meteor izi, Andromeda Galaksisi'ni de içeren 50 kareden yalnızca birinde göründü. Çerçevede her biri meteordan çok daha uzakta bulunan yıldızlar yer alıyor. Andromeda Galaksisi (M31), yıldızlarla kıyaslandığında çok daha uzakta yer almaktadır.
11
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

20
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 2 Aralık 2014 3 dk.

Fare yavrularına insan beyin hücreleri yerleştirilerek yaratılan farelerin beyinlerinin bir kısmı, insan beyninden oluşuyor! Bu melez fareler, normal farelerden daha zekiler, hafıza ve algı/biliş testlerinde çok daha üstünler. Her ne kadar bu, kulağa korkunç bir bilim-kurgu filmi senaryosu gibi geliyorsa da, araştırmacılar bu deneylerden çok önemli bilgiler elde etmeyi umuyorlar. Örneğin sinir hastalıklarıyla ilişkilendirilen beyin bölgelerini bir petri kabı içerisinde değil de, bir organizmanın tamamında incelemek, bu hastalıklara neden olan koşulların nasıl geliştiğini anlamamıza yarayabilecek.

The Journal of Neuroscience dergisinde yayımlanan araştırma için, Rochester Üniversitesi Tıp Merkezi'nden araştırmacılar henüz gelişmemiş insan gliya hücrelerini, bağışlanmış insan fetüslerinden izole ederek topladılar. Gliya hücreleri, sinir sistemimizi oluşturan iki temel hücre türünden birisidir (diğeri de "nöron" olarak bilinen hücrelerdir). Gliyalar sinir sisteminde birçok farklı role sahiptirler. Örneğin nöronları destekler ve korurlar; ancak onların aksine, doğrudan elektrik sinyal iletiminde görev almazlar. Bu iletişim, vücudumuzdaki hücrelerin birbirleriyle sinir sistemi aracılığıyla iletişim kurma yöntemidir.

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 19 Kasım 2014 3 dk.

İnsan vücudundaki en az anlaşılan organ, beyindir. 1.5 kilogramlık kütle, sıkı sıkıya organize olmuş ve fazlasıyla özelleşmiş hücrelerden oluşur. Bu hücreler, düşüncelerden hareketlere, kalp atışlarından el-kol hareketlerine, yemek yemekten nefes almaya kadar hayatımız boyunca süregelen tüm süreçleri kontrol eder. Hafızalar burada depolanır, hesap-kitap işlerimizi beyin sayesinde yaparız, beyin sayesinde aşık olur, beyin sayesinde nefret ederiz, beyin sayesinde nefes alır, beynin ölümüyle ölürüz. Ancak beyin, kusursuz değildir; hatta kusursuz olmaktan çok ama çok uzak bir organdır. Bizi sıklıkla yanıltır.

Yukarıdaki görselin bazı diğer örneklerini buradaki yazımızdan görebilirsiniz.

42
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Suat Ayöz
Suat Ayöz
117.2K UP
Çeviren 19 Ağustos 2014 3 dk.

Sibirya'da keşfedilen derin ve geniş ağızlı esrarengiz üç delik, olası gerekçeleri konusunda birçok kuramın ortaya çıkmasına neden oldu, ancak bilim insanları sonunda bazı somut açıklamalar öne sürebildiler.

Temmuz 2014’ün ortasında ren geyiği çobanlarının, adı ''dünyanın sonu'' anlamına gelen Yamal Yarımadası'nda, yaklaşık 80 metre (260 fit) genişliğinde bir kratere rastladıkları, The Siberian Times tarafından duyurulmuştu. O zamandan beri, biri Taz bölgesinde ve 15 metre genişliğinde, diğeri ise Taymyr Yarımadası'nda ve 60 ile 100 metre arası genişlikte iki delik daha bildirildi.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Şubat 2012 27 dk.

Evrimsel süreçle ilgili anlaşılması en güç kavramlardan biri, bir özelliğin nasıl değiştiği ve türlerin nasıl farklılaştığıdır. Örneğin ortalama boyu 20 santimetre olan bir canlının boyu nesiller içerisinde nasıl 2 katına, 40 santimetreye çıkabilir? Daha kritik bir soru, eğer ki popülasyon içerisinde yeterince çeşitlilik olmaması durumunda, bu tür bir evrimin gerçekleşip gerçekleşemeyeceğidir. Yani boy ortalaması 20 santimetre olan bir popülasyonun içerisindeki en uzun bireyler 22 santimetreyse ve daha uzun bireyler yoksa, nasıl olur da popülasyonun boy ortalaması 40 santimetreye çıkabilir? Diyelim ki yeterli çeşitlilik var, bu durumda evrim nasıl meydana gelir? İşte bu makalemizde bu konuları inceleyerek, evrensel olarak evrimin nasıl işlediğini anlamanızı sağlamayı hedefleyeceğiz. Eğer ki bu yazımızı tam olarak sindirebilirseniz, evrimin nasıl işlediğini ileride karşınıza çıkabilecek herhangi bir örnek dahilinde, rahatlıkla yorumlayabileceğinizi umuyoruz. Fakat bu yazıyı okumadan önce, evrimin temel mekanizma ve işleyişini öğrenmek adına bu dizimizin ilk yazısı olan "Evrim'in İşleyişi - 1: Genel Kavramlar, Mekanizmalar ve Yöntemler" başlıklı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz. Hemen konuya girelim:

Evrimin nasıl meydana geldiği üzerinde kafa yorarken insanların düştüğü temel hatalardan birisi, evrimi türümüz üzerinden düşünmektir. Esasında bunu elbette yapabilirsiniz, zira insan türleri de evrimsel süreç sonunda var olmuş hayvan türleridir; ancak insan üzerinde düşünmenin ufak bir sıkıntısı vardır: türümüz, vahşi doğadan izole bir yaşam stiline geçtiği ve buna adapte olduğu için, istisnasız olarak geriye kalan tüm türlerin geçirdiği evrimsel değişimlerden bir miktar uzaklaşmıştır. Elbete türümüz halen, her nesilde evrim geçiriyor; ancak söz konusu Homo sapiens olduğunda bu evrim daha çok mikroevrim düzeyinde, fiziksel değişimlerin çok çok daha yavaş yaşandığı bir evrim olmakta. Bu yüzden bir türün dış görünümünün evrim sebebiyle değişimi görülmek isteniyorsa, insan türü üzerinden gitmek pek de mantıklı bir "ilk adım" olmayacaktır. Yine de, bu konuyla ilgili olarak "İnsanların evrimi sona mı ermiştir? İnsan üzerinde Evrim Mekanizmaları nasıl işler?" başlıklı makalemizi okuyarak, bu yazımızda vereceğimiz örnekleri nasıl insanlara genişletebileceğinizi öğrenebilirsiniz. Uzun lafın kısası, tıpkı genetik deneylerinde yaptığımız gibi, gözlemlemek istediğimiz unsuru (evrimi) kolaylıkla görebileceğimiz, uygun bir model organizma seçmek, incelememizin kolay ve sıkıntısız gerçekleşebilmesi için önem arz eder. Bu sebeple, insan gibi bir tür üzerinden evrimi incelemek yerine, vahşi yaşam dahilinde bulunan bir türü ele almak çok daha kolay olacaktır.

95
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Ömür Ali Demirtaş
4 gün önce
Dünya'ya Theia adlı sir gezegen çarptı ve kopan parçalar Ay'ı oluşturdu
43 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
3 gün önce
Bilim insanları, Dünya’nın derinliklerinde bulunan iki devasa ve aşırı sıcak kaya kütlesinin gezegenin manyetik alanının oluşumunda ve korunmasında kritik rol oynadığını ortaya koydu. Nature Geoscience dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu kıta büyüklüğündeki yapılar Afrika ve Pasifik Okyanusu’nun altında, Dünya yüzeyinin yaklaşık 3.000 kilometre altında, mantonun tabanında yer alıyor.

Araştırmacılar, “blob” olarak adlandırılan bu sıcak kaya yapılarının çevrelerindeki alt mantodan çok daha sıcak olduğunu ve bu sıcaklık farkının Dünya’nın çekirdeği ile mantosu arasında güçlü bir ısı akışı yarattığını belirtiyor. Bu ısı transferi, dış çekirdekteki erimiş demir ve nikelin hareketini sürdüren jeodinamo mekanizmasını destekliyor. Bu mekanizma, Dünya’yı Güneş’ten gelen zararlı radyasyondan koruyan manyetik alanın oluşmasını sağlıyor. Bilim insanlarına göre bu iç ısı akışı olmasaydı Dünya, güçlü bir manyetik alanı olmayan Mars veya Venüs’e daha çok benzeyebilirdi.

Ekip, yüz milyonlarca yıl öncesine ait kayaçların manyetik kayıtlarını inceleyerek ve gelişmiş bilgisayar simülasyonları kullanarak Dünya’nın manyetik alanının farklı ısı dağılımlarına nasıl tepki verdiğini modelledi. En gerçekçi sonuçlar, çekirdek ile manto arasındaki ısı transferinde bu dev blobların aktif rol aldığı senaryolarda elde edildi. Bulgular ayrıca bu yapıların manyetik alanın bazı bölgelerini yüz milyonlarca yıl boyunca daha stabil tutmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Ancak bilim insanları, bu dev kaya yapıların kökeni ve tam yapısı hakkında hâlâ birçok bilinmez olduğunu vurguluyor. Araştırmacılar, bu yapıların daha iyi anlaşılmasının Dünya’nın iç dinamikleri ve manyetik alanının uzun vadeli evrimi hakkında önemli bilgiler sağlayabileceğini belirtiyor.

154 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emir Atalar
Emir Atalar
21.4K UP
İnceleyen 6 gün önce
Steins;Gate bence ilk bakışta konusu yüzünden klişe gelebilir. Fakat izledikçe seni kendi içine sürekli çeken evrenle karşılaşıyorsun ve bu fikrin ne kadar hatalı olduğunu görüyorsun. Başta temposu yavaş, karakterler tuhaf, diyaloglar gereksiz dağınık gibi geliyor. Hatta izlerken “bu mu övülen seri?” diye sorgulatıyor. Ama asıl mesele de burada başlıyor. Çünkü bu dengesizlik bir eksiklik değil, bilinçli bir hazırlık gibi duruyor. Seri seni aceleyle etkilemeye çalışmıyor, önce alışmanı istiyor. Zaman yolculuğu konusunu ele alış biçimi klasik değil. Ne tamamen bilim dersi gibi kasıyor ne de “boşver mantığı” diyip geçiyor. Kendi içinde bir sistem kuruyor ve o sistemi ciddiye alıyor. İzlerken şunu hissediyorsun: burada olay sadece zamanda ileri geri gitmek değil, yapılan her küçük şeyin bir karşılığı var. Bu da hikâyeyi ucuz bir kurgu olmaktan çıkarıyor. Karakter işlenişi Steins;Gate’in en güçlü taraflarından biri. Özellikle ana karakterler ilk başta karikatür gibi dururken zamanla ciddi bir psikolojik ağırlık kazanıyor. Kimse durduk yere “derin” değil, yaşadıkları şeyler onları o noktaya itiyor. Bu da izlerken empatiyi zorla değil, fark ettirmeden kuruyor. Bir noktadan sonra karakterlerin verdiği tepkiler “senaryonun gereği” gibi değil, gerçekten insanî duruyor. Serinin en sevdiğim tarafı şu: sadece tek bir fikirde işlemeyip seni hem eğlendirmesi hem üzmesi hem şaşırtması yeri geldiğinde "bu böyle miymiş?" dedirttirmesi. Tempo konusu çok eleştiriliyor ama bence yanlış yerden bakılıyor. Evet hızlı değil, ama boş da değil. Yavaşlık burada atmosfer kurmak için kullanılmış. Aynı zaman da çok eğlenceli sahnelerle süslenmiş ilk bölümler. Eğer her şey hızlı olsaydı, ileride yaşananların ağırlığı bu kadar hissedilmezdi. Seri sabır istiyor ama karşılığını da veriyor. Genel olarak Steins;Gate; zekâ gösterisi yapmaya çalışmayan, ama izleyicisini de hafife almayan bir iş. “Bak ne kadar akıllıyım” demiyor, ama dikkat edersen ne kadar özenli kurulduğunu fark ediyorsun. Bitirdiğinde keşke devam etseydi bu evreni daha çok görseydim diyorsun.
9.8/10
(46 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : シュタインズゲート
Yönetmen: Kazuhiro Ozawa
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 23 Haziran 2024 3 dk.

İskandinav mitolojisi ile Triceratops'un 78 milyon yıl önceki atasını birleştirdiğinizde ne elde edersiniz? Cevap: Çok şık boynuzlara sahip otobur bir dinozor.

Lokiceratops rangiformis adındaki yeni dinozor, Colorado Eyalet Üniversitesi öğretim üyesi Joseph Sertich ve Utah Üniversitesi profesörü Mark Loewen tarafından tanımlandı ve adlandırıldı.[1] Bugün PeerJ dergisinde duyurulan dinozorun adını kabaca "Loki'nin rengeyiğine benzeyen boynuzlu yüzü" olarak çevirebiliriz.

21
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

☕ Calix Eco Çevre Dostu Çelik Termos Bardak, günlük sıcak ve soğuk içeceklerin taşınmasını sürdürülebilir ve pratik bir hale getirir. Paslanmaz çelikten üretilen bu bardak, sağlıklı malzemelerle uzun ömürlü kullanım sunar.

🌿 Çevre bilincine sahip bireyler, ofiste, okulda, doğada veya günlük yaşamda tek kullanımlık plastik alternatiflerinden uzaklaşmak isteyenler için idealdir. Sıcak içecekleri saatlerce sıcak; soğuk içecekleri ise uzun süre soğuk tutma özelliğiyle gün boyu konfor sağlar.

✨ Ergonomik tasarımı sayesinde elde rahat tutuş ve sızdırmaz kapak ile güvenli taşımacılık sağlar. Hem estetik hem fonksiyonel bir ürün olarak günlük rutinin vazgeçilmezi olabilir.

🛒 Daha sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsemek isteyenler için bu çevre dostu termos bardağı Agora Bilim Pazarı’ndan inceleyebilir ve günlük alışkanlıklarını doğa dostu bir ürüne dönüştürebilirsin.
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
İnsanlık henüz birşeyler keşfetmiş değil.
Evrenin çok yüksek bir kısmı henüz bilinmiyor.
Bu, buz dağının görünen kısmı.
Oysa buz dağının üstü ve altı farklıdır...
Kaynak: Kişisel süzgeç
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 14 Şubat 2019
Özgür bir toplum, içinde güvenle sevilmeyen kişi olabildiğiniz toplumdur.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
34
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close