Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Tüm Reklamları Kapat
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
3 gün önce
Bilim insanları, Dünya’nın derinliklerinde bulunan iki devasa ve aşırı sıcak kaya kütlesinin gezegenin manyetik alanının oluşumunda ve korunmasında kritik rol oynadığını ortaya koydu. Nature Geoscience dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu kıta büyüklüğündeki yapılar Afrika ve Pasifik Okyanusu’nun altında, Dünya yüzeyinin yaklaşık 3.000 kilometre altında, mantonun tabanında yer alıyor.

Araştırmacılar, “blob” olarak adlandırılan bu sıcak kaya yapılarının çevrelerindeki alt mantodan çok daha sıcak olduğunu ve bu sıcaklık farkının Dünya’nın çekirdeği ile mantosu arasında güçlü bir ısı akışı yarattığını belirtiyor. Bu ısı transferi, dış çekirdekteki erimiş demir ve nikelin hareketini sürdüren jeodinamo mekanizmasını destekliyor. Bu mekanizma, Dünya’yı Güneş’ten gelen zararlı radyasyondan koruyan manyetik alanın oluşmasını sağlıyor. Bilim insanlarına göre bu iç ısı akışı olmasaydı Dünya, güçlü bir manyetik alanı olmayan Mars veya Venüs’e daha çok benzeyebilirdi.

Ekip, yüz milyonlarca yıl öncesine ait kayaçların manyetik kayıtlarını inceleyerek ve gelişmiş bilgisayar simülasyonları kullanarak Dünya’nın manyetik alanının farklı ısı dağılımlarına nasıl tepki verdiğini modelledi. En gerçekçi sonuçlar, çekirdek ile manto arasındaki ısı transferinde bu dev blobların aktif rol aldığı senaryolarda elde edildi. Bulgular ayrıca bu yapıların manyetik alanın bazı bölgelerini yüz milyonlarca yıl boyunca daha stabil tutmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Ancak bilim insanları, bu dev kaya yapıların kökeni ve tam yapısı hakkında hâlâ birçok bilinmez olduğunu vurguluyor. Araştırmacılar, bu yapıların daha iyi anlaşılmasının Dünya’nın iç dinamikleri ve manyetik alanının uzun vadeli evrimi hakkında önemli bilgiler sağlayabileceğini belirtiyor.

154 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Çeviren 24 Nisan 2018 27 dk.

Beyin cerrahisi 21 Haziran 2014 tarihinde öğleden sonra başlayıp bir sonraki gün Karayip Şafaköncesi’ne (Ç.N. Bir festival günü) kadar uzamıştı. Öğleden sonra anestezinin etkisi geçince beyin cerrahı içeri girdi, metal çerçeveli gözlüğünü çıkardı, incelemesi için bandajlar içindeki hastasının önünde tuttu. “Bunun adı ne?” diye sordu.

Phil Kennedy kısa bir süre gözlüğe baktı. Sonra bakışları önce tavana, sonra televizyona döndü. Bir süre “G… gü…gü…güö”, diye kekeledi. “…Güöö…güöö…göö”.

204
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Talha Çakırca
Seslendiren 16 Ekim 2024 4:25
Hayır. En azından çok büyük ihtimalle hayır. Eğer yumurtayı marketten alıyorsanız, döllenmiş yumurta yeme ihtimaliniz sıfırdır; çünkü yumurta çiftliklerinde...
21
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Ege Bakırcı
Yazar 20 Ocak 2015 6 dk.

Hepimiz Güneş Sistemi'ndeki 8 gezegenin ismini Güneş'e olan sırasıyla sayabiliriz. En azından öyle umuyoruz; eğer emin değilseniz, sırası şöyle: Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve son olarak, Neptün. Ancak bu gezegenlere neden bu isimlerin verildiğini çoğu insan tam olarak bilmiyor. Biz de bu sorunu çözerek, gezegenlerin isimlerinden kısaca bahsetmek istedik. 

Öncelikle genel bir kuraldan bahsedelim: teleskop tam olarak icat edilene kadar bilinen 5 gezegene (Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn) Romalılar hep kendi tanrılarının isimlerini vermişlerdir. Sonradan keşfedilen gezegenlerden olan Neptün'e de Roma Tanrısı'nın adı verilmiştir. Tabii günümüzde bu tanrılara artık inanan pek kimse kalmadığı için, onlara "mitolojik tanrılar" adı verilmektedir. Bunun haricinde bu tür isimlendirmenin yalnızca 2 adet istisnası vardır: Dünya ve Uranüs. Bunların hepsini sırasıyla izah edeceğiz. Şimdi isimlerin nereden geldiğine, baş döndürücü fotoğraflarıyla birlikte, tek tek bakalım:

174
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Laith Al-Shawaf (ليث الشواف)
Yazar 8 Mart 2022 5 dk.

Evrimsel yaklaşım, sosyal ve bilişsel bilimlerde birçok yeni keşfe yol açtı.[1] Ayrıca, insan zihninin zaten bilinen ancak açıklanamayan yanlarına da ışık tutuyor:

Kaygılar, bizi tehlikelere karşı uyardığından yararlıdır. Ancak kaygılarımız gereğinden fazla ve bazen yersiz ortaya çıkıyor gibi görünüyor. Neden kaygıya bu kadar eğilimliyiz?

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Fatih Yılmaz
Fatih Yılmaz
22.4K UP
İnceleyen10 2 Kasım 2023
Tim maslak show centerda okulum sayesinde yönetmeni yapımcısı ve oyuncuların bir kısmı ilke izleme fırsatım oldu öneririm çok güzel bir film hayatı gayet güzel anlatmış hollwood standartlarında
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
13
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasin Kozak
Yasin Kozak
58.6K UP
Çeviren 1 Ağustos 2019 4 dk.

Halihazırda antidepresan olarak yaygınca reçetelendirilen Fluoksetin (Prozac) gibi Seçici Serotonin Gerialım İnhibitörleri (SSRI), Adet Öncesi Sendromu (PMS) tedavisinde geçmiş 20 yılda artan bir kabul elde etti.

Son araştırmalar bize bu ilaçların PMS tedavisini nasıl mümkün kıldığını gösteren ve bu tedavinin geliştirilmesinin önünü açacak fikirler veriyor.

36
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emir Atalar
Emir Atalar
21.4K UP
İnceleyen 6 gün önce
Steins;Gate bence ilk bakışta konusu yüzünden klişe gelebilir. Fakat izledikçe seni kendi içine sürekli çeken evrenle karşılaşıyorsun ve bu fikrin ne kadar hatalı olduğunu görüyorsun. Başta temposu yavaş, karakterler tuhaf, diyaloglar gereksiz dağınık gibi geliyor. Hatta izlerken “bu mu övülen seri?” diye sorgulatıyor. Ama asıl mesele de burada başlıyor. Çünkü bu dengesizlik bir eksiklik değil, bilinçli bir hazırlık gibi duruyor. Seri seni aceleyle etkilemeye çalışmıyor, önce alışmanı istiyor. Zaman yolculuğu konusunu ele alış biçimi klasik değil. Ne tamamen bilim dersi gibi kasıyor ne de “boşver mantığı” diyip geçiyor. Kendi içinde bir sistem kuruyor ve o sistemi ciddiye alıyor. İzlerken şunu hissediyorsun: burada olay sadece zamanda ileri geri gitmek değil, yapılan her küçük şeyin bir karşılığı var. Bu da hikâyeyi ucuz bir kurgu olmaktan çıkarıyor. Karakter işlenişi Steins;Gate’in en güçlü taraflarından biri. Özellikle ana karakterler ilk başta karikatür gibi dururken zamanla ciddi bir psikolojik ağırlık kazanıyor. Kimse durduk yere “derin” değil, yaşadıkları şeyler onları o noktaya itiyor. Bu da izlerken empatiyi zorla değil, fark ettirmeden kuruyor. Bir noktadan sonra karakterlerin verdiği tepkiler “senaryonun gereği” gibi değil, gerçekten insanî duruyor. Serinin en sevdiğim tarafı şu: sadece tek bir fikirde işlemeyip seni hem eğlendirmesi hem üzmesi hem şaşırtması yeri geldiğinde "bu böyle miymiş?" dedirttirmesi. Tempo konusu çok eleştiriliyor ama bence yanlış yerden bakılıyor. Evet hızlı değil, ama boş da değil. Yavaşlık burada atmosfer kurmak için kullanılmış. Aynı zaman da çok eğlenceli sahnelerle süslenmiş ilk bölümler. Eğer her şey hızlı olsaydı, ileride yaşananların ağırlığı bu kadar hissedilmezdi. Seri sabır istiyor ama karşılığını da veriyor. Genel olarak Steins;Gate; zekâ gösterisi yapmaya çalışmayan, ama izleyicisini de hafife almayan bir iş. “Bak ne kadar akıllıyım” demiyor, ama dikkat edersen ne kadar özenli kurulduğunu fark ediyorsun. Bitirdiğinde keşke devam etseydi bu evreni daha çok görseydim diyorsun.
9.8/10
(46 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : シュタインズゲート
Yönetmen: Kazuhiro Ozawa
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Deniz Maviengin
Deniz Maviengin
50.3K UP
Filoloji araştırmayı seven biriyim 3 gün önce Sen de Cevap Ver

Tankut İsminin Anlamı: Tankut, Türkçe kökenli bir isim olup, "mutlu ve güçlü erkek çoğu anlaşılmaz soy adı nüfus memurunun böyle isimleri yanlış yazmasından kaynaklanır ayrıca özellikle böyle Öztürkçe isimlerde daha çok hata yapılıyor

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
D. Efe Gökkaya
D. Efe Gökkaya
102.4K UP
öğrenciyim 14 Ocak 2024 Sen de Cevap Ver

İnsan beyninin kavrama sınırları oldukça karmaşıktır ve bu konuda kesin bir sayısal sınırlama belirlemek zordur. Beyin, son derece esnek ve adapte olabilen bir organdır. Ancak, bazı fiziksel ve nörobiyolojik sınırlamalar vardır.

Beynin kavrama kapasitesi, bilgi işleme hızı, bellek kapasitesi, dikkat süresi gibi birçok faktöre bağlıdır. İnsan beyni, çeşitli bilgi türleriyle başa çıkabilir, öğrenme yeteneğine sahiptir ve deneyimlerden öğrenerek bilgi depolar. Ancak, bu süreçlerin sınırları kişiden kişiye değişebilir.

Bellek kapasitesiyle ilgili olarak, insan beyninin milyarlarca nöron içerdiği ve bu nöronların trilyonlarca sinaptik bağlantı oluşturabildiği düşünülmektedir. Ancak, her bir sinaptik bağlantının gücü ve etkinliği değişkenlik gösterir.

Tüm Reklamları Kapat

Dikkat süresi, bir bireyin bir konuya odaklanma ve onunla ilgili bilgi işleme süresidir. Dikkat süresi, çeşitli faktörlere bağlı olarak değişir ve kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Buna ek olarak, öğrenme ve kavrama süreçleri de bireyden bireye değişir. Bazı insanlar belirli konularda hızlı öğrenirken, diğerleri daha fazla tekrar ve pratik gerektirebilir.

Sonuç olarak, insan beyninin kavrama sınırları geniş bir yelpazede değişkenlik gösterir ve bu sınırlar birçok faktöre bağlıdır. Ayrıca, teknolojik gelişmeler ve beyin araştırmalarındaki ilerlemelerle birlikte, bu konudaki anlayışımızın da zaman içinde gelişebileceği unutulmamalıdır.

4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ruhiye Erulaş
Ruhiye Erulaş
41.1K UP
Uyarlayan 5 Nisan 2021 8 dk.

Amerikan istihbarat analistleri, Cosmos 2542 ve 2543 adı verilen iki adet Rus uydusunu aylardır gözetlemekteydi. Daha doğrusu, bu ikili uyduyu eskiden tek bir uydu oldukları zamandan beri izlemekteydiler. İkili, 26 Kasım 2019'da bir Soyuz aracı ile yörüngeye tek bir uydu olarak yerleştirilmişlerdi. Fırlatmadan 11 gün sonra ise uydu, ikiye ayrıldı ve ilkinden "doğan" ikinci uydu, ABD ordusundaki kimseyi mutlu etmedi. Ocak-ortasında bu Rus uyduları, ABD ordusunun en güçlü casusluk araçlarından biri olan, milyar dolarlık KH-11 uzay aracına yanaştılar. KH-11, Keygole/CRYSTAL kod adlı bir gözlem uydu serisinin parçasıydı. Detaylar bilinmiyor; ancak KH-11'in çözünürlük kapasitesinin Hubble Uzay Teleskobu düzeyinde olduğu söyleniyor. İkiz Rus uydularının bu araca yanaşması, ABD için bir tehdit unsuruydu. Ama bu, sadece bir başlangıçtı.

ABD, 2020'nin başında, diplomatik kanallarla endişelerini Moskova yönetimine iletti. Kısa sürede uydular KH-11'den uzaklaştılar ve Dünya etrafında saatte 27.000 kilometreden yüksek bir hızla dönmeye devam etitler. Ancak 15 Temmuz 2020'de, ABD analistleri ikiz uyduları gözlemeye devam ederken, halihazırda ilkinden "doğmuş" olan Cosmos 2543, uzay boşluğuna bir roket gönderdi. Bu gözlemin, Birleşik Devletler Uzay Kuvvetleri Generali John "Jay" Raymond tarafından ilan edilmesi, ABD'nin yeni ordu branşı tarafından bir diğer ülkenin (Rusya'nın) bir anti-uydu silahını ateşlemekle suçlanmasına yönelik ilk vaka olarak tarihe geçti. Bu, yörünge savaşlarında endişe verici bir gelişmeydi.

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Ağustos 2022 25 dk.

Kuantum dolanıklık (kısaca "dolanıklık" veya "dolaşıklık"), bir grup parçacığın her birinin kuantum durumunun, parçacıklar birbirinden çok uzak mesafeler boyunca ayrılmış olsalar bile, diğerlerinin durumundan bağımsız olarak tanımlanamayacağı şekilde oluşturulduğu, etkileştiği veya uzamsal yakınlığı paylaştığı zaman meydana gelen, fiziksel bir olgudur. Daha kısa tabiriyle kuantum dolanıklık, iki veya daha fazla parçacığın fiziksel özelliklerinin ("kuantum durumlarının") aralarındaki mesafeden bağımsız olarak birbirini etkileyebilmesidir. Kuantum dolanıklık konusu, klasik fizik ile kuantum fiziği arasındaki uyumsuzluğun merkezinde yer alır: Dolanıklık, klasik mekanikte bir karşılığı olmayan ama kuantum mekaniğinde yer alan ana özelliklerden biridir.

Kuantum dolanıklık, aslında sadece atom altı parçacıklara özgü bir özellik değildir; fakat dolanıklığın yeterince uzun süreler ve yeterince uzak mesafeler boyunca korunmaya devam edebilmesi için, dolanık parçacıkların olabildiğince küçük seçilmesi gerekmektedir. Parçacıklar büyük seçilecekse de dolanıklığın bozulmayacağı şartların genellikle laboratuvar ortamında hassas bir şekilde yaratılması ve korunması gerekmektedir. Bugüne kadar bu şartlar altında kuantum dolanıklık, deneysel olarak, hem fotonlar gibi kütlesiz parçacıklar, hem nötrinolar ve elektronlar gibi hafif parçacıklar hem de buckyballs gibi büyük moleküller ve hatta küçük elmaslar ile gösterilmiştir.[7][8][9][10][11] Kuantum dolanıklık; iletişim, hesaplama ve kuantum radarı gibi birçok sahada aktif olarak araştırılmakta ve geliştirilmektedir.

215
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Eray Şeyhan
Eray Şeyhan
101.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Sevmek için bilinçli bir şey gerekir bu şey de hiçbir makinede bulunmaz. Ama elbette beyin de bir makinedir, kalp ciğerler ya da böbrekler gibi bütün yetilerinin nihayetinde mekanik olarak açıklanacağı bir organdır
Kaynak: Bilinç Açıklanıyor Sayfa 43
Puan Ver
Felsefesi ve Bilimiyle Bilinç
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Tuğba Sa
Tuğba Sa
24.1K UP
Üye
Evrim Ağacı'nı bana tanıtan çok sevdiğim biriydi. Bu site onun düşünme şeklini ve ilgi alanlarını daha iyi anlamamı sağladı . Zaten bilimi seven bı insanımdır. Eğer onunla tekrar konuşursam buraya üye olduğumu da derim 😅
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close