Bu yazı, Science Alert isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Son 30 yılda doğan birçoğumuz için akıllı telefonlar olmayan bir dünya düşünmek epey zordur fakat bu aletler hala nispeten yeni sayılır ve bilim insanları bu aletlerin uzun süreli ruhsal ve fizyolojik etkileri hakkında veri toplamaya devam ediyorlar.

Avustralyalı araştırmanın sonuçları, cep telefonu kullanımı ile kanser vakaları arasında herhangi bir doğrusal ilişki olmadığını gösteriyor. Çalışmanın arkasındaki araştırmacılar 1982 ile 2013 arasındaki 30 yıllık verileri topladılar ve telefon kullanımı ile beyin kanseri oranlarının haritasını çıkardılar. Bu, daha önceden telefon kullanımı ile kanser arasında ilişki olduğunu ileri süren diğer çalışmaları da yanlışlamış oluyor.

Tabii ki akıllı telefonların ne kadar sağlıklı ya da sağlıksız olduğu sorusunu cevaplamak için birden fazla çalışma gerekecek fakat bu dikkate alınması gereken önemli bir bulgu.

Gizmodo’dan Chris Mills’in bildirdiği gibi araştırmada erkeklerdeki kanser oranında ufak bir artış gözlemlendi fakat dişilerde kayda değer bir değişiklik olmadı ve genel olarak veriler daha önce aynı konu üzerine İskandinavya’da yapılan araştırmadaki veriler ile eşleşiyor.

Belki de telefonun
Belki de telefonun "zararlı" etkisi radyasyon kaynaklı değil de, bağımlılık kaynaklıdır... Tabii ki burada kör cahil bir şekilde "Aman efendim çocuklarımız çok telefonla oynuyorlar!" diyecek değiliz. O "telefon" dediğimiz şey, Evren'e açılan bir kapı olarak kullanılabilecek bir alet. Dolayısıyla muazzam gücünü göz ardı etmek mümkün değil. Tek isteğimiz, keşke birazcık daha öğretici, bilgilendirici, faydalı işler için kullanılabilse... Yeni bir dil öğrenmek için Duolingo'yu deneyebilirsiniz mesela! Ya da Google'ın Sky Map uygulamasını indirerek gökyüzünde gördüğünüz hangi noktanın, ne olduğunu öğrenebilirsiniz! Coursera'yı, Khan Academy'i indirerek Dünya'nın en üst düzey üniversitelerinden ücretsiz dersler alabilirsiniz! TED'i indirerek harika insanlardan, harika konuşmaları (çoğu zaman Türkçe altyazı ile) dinleyebilirsiniz! O kadar çok opsiyon mevcut ki, o kadar güçlü telefonlar avcumuzun içinde ki, bunların sadece mesajlaşma ve Facebook için kullanılması birazcık iç burkucu...

Avustralyalı çalışmayı daha faydalı kılansa ülkedeki teşhis edilen bütün kanser vakalarının yasa dolayısıyla kayda geçirilmesi. Araştırmacılar Cancer Epidemiology dergisinde yayınlanan makalelerinde şöyle yazıyorlar:

Artan cep telefonu kullanımı ile bağdaşan herhangi bir beyin kanseri vakası artışı bulamadık.

70 ile 84 yaş arası kanser oranlarında zamana bağlı artış gözlense de bu cep telefonları kullanımda değilken başlamış ve araştırmacılar bu artışın son yıllardaki daha iyi teşhis ve daha iyi kanser tanı tekniklerinden kaynaklandığını düşünüyorlar. Toplamda 19.858 erkek ile 14.222 kadının kayıtları incelendi. Eğer akıllı telefonların artışı ya da genel olarak istatistik ile ilgileniyorsanız, Avustralya'daki cep telefonu kullanımının 1987’de başladığını ve son 29 yılda yüzde doksanlara ulaştığını bilmek isteyebilirsiniz. 

Baş araştırmacı Simon Chapman’ın, The Conservation’da belirttiği üzere, araştırma büyük bir zaman dilimini kapsadığı için akıllı telefon kullanımındaki artış ile kanser oranlarının artışı arasında bir “kuluçka döneminin” bulunmadığından daha emin olabiliriz. Eğer olsaydı, çoktan işaretlerini görmeye başlardık.

Fakat yaşam tarzımızda hesaba almamız gereken onca değişken ve etkenler varken, bu küçük zamazingoların vücudumuza ve aklımıza neler yaptığını tamamen anlamamız için daha fazla araştırma gerek.

Chapman ve çalışma arkadaşları aynı zamanda verilerini, akıllı telefon kullanımı ile kanser riskindeki artış arasında ilişkiler olduğuna işaret eden 2011 ve 2015’te yapılmış iki ayrı araştırma ile de test ettiler. İki araştırma tarafından da öne sürülen kanser oranlarındaki tahmini artış Avustralya’daki 30 yıllık verilerde gözlenmedi.

Yani şimdilik güvendeyiz... Fakat yine de yapabildiğiniz sürece ahizesiz konuşmakta fayda var, ne olur ne olmaz…

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 6
  • 1
  • 1
  • 0
  • 2
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 17/08/2019 21:53:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4370

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eğer ki kendimiz ile doğa arasındaki duygusal bağı kuramazsak, türleri ve çevreyi kurtarmayı da asla başaramayacağız... Çünkü biz, sevmediğimiz şeyler için mücadele vermeyen bir türüz.”
Stephen Jay Gould
Geri Bildirim Gönder