Cep Telefonları ve Kablosuz Cihazlar Kanser İle Bağlantılı‏ Olabilir Mi?
Cep Telefonları ve Kablosuz Cihazlar Kanser İle Bağlantılı‏ Olabilir Mi?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Uyarı: Bu araştırmanın bulguları, daha güncel ve kapsamlı bir çalışma tarafından çürütülmüştür. Detaylara evrimagaci.org/fotograf/46/8248">buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

Yayınlanan bir meta-araştırma, cep telefonları kanser ile bağlantılamayı başardı. Fakat ortada yeteri kadar kanıt olmadığını söyleyenler de var. Yeni bir çalışmaya göre, kablosuz cihazlardan emilen radyasyon, kullanıcılarda metabolik bir dengesizliğe sebep olabilir ve bu da kanser ile siniryıkımsal hastalıklar dahil çeşitli sağlık tehlikelerine yol açabilir.

"Düşük şiddetli Radyofrekans Işımasının Biyolojik Etkinlikte Oksidatif Mekanizmaları" başlığı taşıyan bir derleme makalesi, bu hafta Electromagnetic Biology & Medicine dergisinde yayınlandı ve "yaşayan hücrelerdeki düşük şiddetteki radyo frekans ışımasının (RFR) oksidatif etkileri" üzerinde mevcut halde bulunan ve hakem denetiminden geçmiş deneysel veriyi yeniden gözden geçirdi. (Oksidatif: Oksijen varlığında meydana gelen)

Yazarlardan Dr. Igor Yakymenko'ya göre, bu şekildeki bir metabolik dengesizlik veya oksidatif stres, "duyarlı oksijen türü (ROS) üretimi ve antioksidan savunma arasındaki bir dengesizlik." Çalışmanın varsaydığına göre, tekrarlı RFR'ye maruz kalmaktan kaynaklanan oksidatif stres, kanser ve diğer hastalıklarla bağlantılı. Yakymenko şöyle diyor: 

"Bu veriler, bu tür radyasyonun insan sağlığına yönelttiği gerçek tehlikelerin açık bir işareti."

Amerikalı ve Ukraynalı bilim insanları tarafından yapılan çalışma, düşük yoğunluklu RFR'nin oksidatif etkileri ile ilgilenen, hakem denetiminden geçmiş ve şu an mevcut olan 100 çalışmanın içinde, genel olarak 93 tanesinin RFR'nin biyolojik sistemlerde oksidatif etkilere sebep olduğunu onayladı. Çalışmanın söylediğine göre, "sıradan kablosuz ışınım", hücrelerdeki ROS üretimini tetikleyebilir. 

Yakymenko, günde 20 dakika olmak üzere beş sene cep telefonu kullanmanın, beyin tümörünün bir türünün oluşması tehlikesini üç kat artırabildiğini, günde bir saat olmak üzere dört yıl boyunca cep telefonu kullanmanın ise belirli tümörlerin tehlikesini üç ila beş kat artırdığını söyledi.

Birleşik Devletler Ulusal Kanser Kurumu, 2014 yılı boyunca ABD çapında yaklaşık 23.400 yeni birinci derece zarar verici beyin ve merkezi sinir sistemi kanser vakalarının teşhis edildiğini tahmin ediyor. Yakymenko, ayrıca beyin ve buna bağlı kanserlerin gelişmesinin 30 yıl kadar fazla süre alabildiğine dikkat çekti. New York Daily News'a konuşan Yakymenko şunları söylüyor: 

"Veriler, yetişkin olarak çoğunlukla 10 yıla kadar cep telefonu kullanmış yetişkinlerden elde edildi. Çocukluğunda cep telefonu kullanmış çocuklar için durum çarpıcı bir şekilde farklı, çünkü zararlı etmenlere karşı çok daha hassaslar ve bunu hayat boyu kullanacaklar."

Kuşkucular ise yeni çalışmanın bir "meta çalışma" veya diğer çoğu incelemenin bir derlemesi olduğuna vurgu yapıyor. Geniş çalışma, sırayla bu değerlendirmelerin sahip olduğu eksikliklerin tümünü miras olarak alıyor, bunlara çalışmaya katılanların bildirilerindeki muhtemel yanlışlıklar, geri çağırma önyargısı ve teknolojideki değişimler de dahil. 

Özellikle cep telefonu kullanımının artmasıyla, cep telefonu kullanımı ve kanser arasındaki bağlantılar yıllar boyunca baş gösterdi. Örneğin Birleşik Devletler'de, 2000'den 2010'a kadar kullanım üç kat arttı. Böyle bağlantıların ileri sürülmesi, cep telefonlarının radyo dalgaları aracılığıyla iyonize etmeyen radyasyon salınımları ve vücudun bu tür enerjiyi emmesi tarafından körükleniyor. 

2011'de, Dünya Sağlık Örgütü'nün Uluslararası Kanser Araştırma Birimi, konu üzerindeki tüm mevcut bilimsel kanıtları inceledikten sonra, cep telefonu kullanımının "muhtemel kanser yapıcı" olduğunu söyledi. Araştırmaya katılan 31 UKAB bilim insanı, daha kesin bir karara varmak için daha fazla araştırmanın gerekli olduğunu söylemişti. Özellikle UKAB, cep telefonu kullanımı ile bağlantılı olarak bir beyin kanseri olan gliyom için artan bir tehlike bulmuştu.

UKAB'ın bildirisinden sonra, İngiltere Kanser Araştırmaları, UKAB gibilerin hesaba kattığı çalışmalarda bilinen "zayıflıklar" olduğuna dikkat çekmişti. 2014'te İngiltere Kanser Araştırmaları, "bir cep telefonu kullanmanın beyin tümörlerine neden olma ihtimali görünmediğini, özellikle laboratuvar araştırmasının bunun olabileceğine dair biyolojik bir yöntem göstermediğini" söyledi. Örgüt yine de "kesin olarak hiçbir tehlikenin bulunmadığını söylemek için yeterli miktarda iyi kanıtın olmadığını" ekledi. 

ABD Ulusal Kanser Kurumu ayrıca kanser-cep telefonu bağlantısında kararsızlıklarını belirtti. Ulusal Sağlık Kurumları'nın alt organının 2013 yılında söylediğine göre:

"Kafaya yakın şekilde tutulan cep telefonlarından gelen radyo frekanslarının beyni ve diğer dokuları etkileyebileceği konusunda bazı endişeler olmuşsa da, bugüne kadar yapılan hücre, hayvan veya insan çalışmalarında radyo frekans enerjisinin kansere sebep olduğuna dair hiçbir kanıt yok."

Genel olarak DNA'nın zarar görmesinin kanserin gelişmesi için gerekli olduğu kabul edilir. Ancak iyonlaştıran ışımadan farklı olarak, radyo frekans enerjisi, hücrelerde DNA hasarına sebep olmaz ve hayvanlarda kansere sebep olduğu veya hayvanlardaki bilinen kimyasal kanserojenlerin kansere sebep olan etkilerini artırdığı bulunmamıştır."

Mayıs'ta, dünya çapından yaklaşık 200 biyoloji ve sağlık bilim insanından oluşan bir ekip, Dünya Sağlık Örgütü ve hükümetlerden cep telefonlarının kanser bağlantılarına karşı önlem almalarını istedi. Kolombiya Üniversitesi'nden Fizyoloji ve Hücre Biyofiziği Bölümü'nden Dr. Martin Blank ise şunları söylüyor:

"Açık açık söylüyorum ki, bunlar vücutlarımızdaki yaşayan hücrelere zarar veriyor ve çoğumuzu erkenden öldürüyor. Bize zarar veren bir şey ürettik ve kontrolden çıkıyor. Edison'un ampulünden önce, çevremizde çok az elektromanyetik ışıma vardı. Bugünkü seviyeler, doğal seviyelerden kat kat yüksek ve bu ışımayı salan tüm yeni cihazlar yüzünden hızlı bir şekilde büyüyor."

Gelecek ay Kaliforniya Berkeley'de bir Bilme Hakkı kanunu çıkacak ve federal ilkeler uyarınca cep telefonu satan yerler, müşterilerine cep telefonlarının ne kadar ışınım yayabildiğinin yanında güvenli cep telefonu kullanımı için talimatlar içeren bir bildiri veya bilgilendirici işaret sunmak zorunda kalacak. 

 

Düzenleyen: Osman Öztürk

Not: Bu yazı RT adresinden çevrilmiştir.

Aksiyon Video Oyunları Daha Hızlı Öğrenmeyi Mümkün Kılıyor!

İnsandışı Hayvanlarda ''Siyasi Seçimler''

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim