Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Yıldızlararası (Interstellar) Filminin Bilimsel Analizi

Yıldızlararası (Interstellar) Filminin Bilimsel Analizi Frametale
32 dakika
593,990
  • Sinema ve Film
  • Bilimkurgu
Evrim Ağacı Akademi: Bilimde Sanat, Sanatta Bilim Yazı Dizisi

Bu yazı, Bilimde Sanat, Sanatta Bilim yazı dizisinin 2. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Yıldızlararası (Interstellar) Filminin Bilimsel Arka Planı ve Kuramsal Analizi" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

7 Kasım 2014 tarihinde vizyona giren Yıldızlararası (Interstellar) filmi, senenin en çok beklenen filmi olarak büyük ses getirdi. Belki gişelere beklediği hızlı girişi yapamadı ve ABD'de Disney tarafından yapılan Büyük Kahraman 6 (Big Hero 6) isimli filmin gerisinde kaldı ama yine de gerek içeriği, gerek kurgusu, gerek görsel yapısı, gerekse de Evrim Ağacı olarak burada işlediğimiz gibi bilime olan katkılarıyla önemli miktarda ses getirmeyi başardı. Öyle ki, kolay kolay bilimkurgu filmlerini beğenmeyen, Dünyaca ünlü astrofizikçi Neil deGrasse Tyson'dan bile, buradan okuyabileceğiniz gibi bol miktarda övgü aldı. Filme yöneltilen ve hem destekleyen, hem de karşı olan sayısız eleştirinin yarattığı toz fırtınası yavaş yavaş dinerken, biz de filmin bilimsel olarak bir analizini sizler için yapmak istedik. Ayrıca filmin sonunda, karadeliğin içerisine girildiğinde ne olduğunu ve neler anlatılmaya çalışıldığını da, anlamayanlar için açıklayacağız. Umuyoruz ki faydalı olacaktır.

İlk olarak şunu söyleyelim: bu bir belgesel değildir, bir bilimkurgu filmidir. Dolayısıyla ele alacağımız eleştiriler, "Kesin ip var or'da!" diyormuşuz gibi anlaşılabilir. Fakat amaç bu değildir. Bilimkurgunun amacı, hayal gücünü tetikleyerek bilimin ileride görebileceği gerçeklerle ilgili ufkumuzu açmaya çalışmasıdır. Sadece salt bir sanat eseri olarak görüp tüm bilimsel doğasından sıyırmak, tamamen bilim olarak görüp içerisindeki noktaları abartmak kadar hatalı olacaktır. İkisi de yanlıştır. Dolayısıyla, mutlaka filme gitmenizi ve son yılların (hatta belki tüm zamanların) en başarılı bilimkurgu filmlerinden biri olduğunu düşündüğümüz Yıldızlararası'nı izlemenizi tavsiye ederiz. Biz tek kelimeyle "bayıldık". Özellikle sayısız bilimsel gerçeğin dahiyane bir şekilde aktarılması, filmi diğer pekçok bilimkurgu filminden ayıran çok özel bir nokta. Ancak filmin büyüleyici doğasından sıyrılıp "Ya acaba?" sorusunu sormaya başladığınız anda, artık bilimkurgu veya sanat değil, bilim yapıyorsunuz demektir ve bu yazımız, size katkı sağlayacaktır diye düşünüyoruz. Dolayısıyla sanatın bittiği yerle bilimin başladığı yeri iyi ayırt etmek gerektiği kanaatindeyiz. Benzer şekilde, Evrim Ağacı ekibi olarak filmin harika olduğu konusunda hemfikiriz. Ancak bu, bilimini analiz edip hatalarına değinemeyeceğimiz anlamına gelmiyor.

Tüm Reklamları Kapat

Interstellar filmini özetleyen bir çizelge...
Interstellar filmini özetleyen bir çizelge...
Doğan Can Gündoğdu

İkinci olarak filmin en önemli yapımcısını tanıyalım: konuyla ilgili daha önceki yazılarımızda da işlediğimiz gibi, filmin baş yapımcılarından olan Kip Thorne, kütleçekim fiziği ve astrofizik konularında araştırmalar yürüten, Stephen Hawking ve Carl Sagan gibi büyük bilim insanlarıyla uzun zaman arkadaşlıkları ve ortaklıkları bulunan (Sagan'ın Contact kitabına katkılarda bulunmuştur), Dünya'nın en önde gelen üniversitelerinden Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü'nde (Caltech) 2009 yılına kadar Feynman Teorik Fizik Profesörlüğü unvanını taşımış, Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi'nin astrofiziksel çıkarımları konusunda Dünya'nın en önde gelen araştırmacılarından biri olan kişidir. Araştırmaları kütleçekim dalgaları, karadelik kozmolojisi, solucan delikleri ve zaman yolculuğu, göreli yıldızlar, çok kutuplu momentler ve benzeri konular üzerine odaklanmaktadır. Hatta Thorne, "solucan deliği" konseptinin günümüzdeki en önemli araştırmacılarından biri olarak bilinmektedir. Akademik hayatı boyunca 150'den fazla makale yayınlamış, Karadelikler ve Zaman Bükümleri: Einstein'ın Muhteşem Efsanesi başlıklı popüler bilim kitabıyla halka bilimi sunma konusunda önemli çalışmalar yürütmüştür. Halen bilimsel araştırmalarını sürdürmekle birlikte, bilimi ve kendi sahasını ilgilendiren bazı konularda da danışmanlık yapmaktadır. Yıldızlararası ise bu konudaki kariyerinin şimdilik doruk noktasıdır. Hatta yukarıda verdiğimiz yazılardan da okuyabileceğiniz gibi, sadece bu film için Yıldızlararasının Bilimi (The Science of Interstellar) isimli bir kitap yazmıştır. Amerikan Sanat ve Bilimler Akademisi, Ulusal Bilimler Akademisi, Rus Bilimler Akademisi, Amerikan Felsefe Cemiyeti gibi en önde gelen bilim ve felsefe gruplarına üyeliği bulunmaktadır. Bugüne kadar birçok ödüle layık görülmüştür; bunlardan birisi de 2009 yılında aldığı Albert Einstein Madalyası'dır.

Kip Thorne
Kip Thorne
Interstellar Wiki

Genel Olarak Film 

Burada yaptıklarımız, elbette çok teknik olan detaylardır ve birçok normal izleyiciyi en ufak derecede etkilemeyecektir.Yıldızlararası, burada saydığımız bütün eleştirilere rağmen, bilimsel birçok konuyu oldukça isabetli (en azından bugüne kadar yapılmamış bir şekilde isabetli) işlemektedir. Bu açıdan, film sektöründe önemli bir köşebaşı olacağı kanaatindeyiz. Fakat eğer ki filmi izledikten sonra, detaylarıyla ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz, bu yazımız faydalı olacaktır. Burada filmi övmekten ziyade (zira bu yeterince yapıldı) olumsuz eleştirilere odaklanarak bilim boyutunu irdeleyeceğiz. Kip Thorne gibi muhteşem bilim insanını tanıdıktan sonra, filme odaklanabiliriz. Bu noktadan sonra bol miktarda içerik bilgisi (spoiler) verilecektir, kendi tercihinizle okumaya devam ediniz.

Tüm Reklamları Kapat

Filmin konusu tekrar etmeyeceğiz; zaten artık birçok kişi tarafından biliniyor. Çok çok kısaca toparlamak gerekirse: film, yakın gelecekte geçiyor. Çeşitli sebeplerle insan popülasyonu büyük oranda kırılıyor ve Dünya yaşanılmaz bir hale geliyor. Bunun üzerine NASA'dan arta kalan bir grup bilim insanı, uzun soluklu bir projeye imza atarak yeni bir yaşanabilir gezegen bulmaya çalışıyorlar. Ancak elde yeterince veri olmadığı için, birçok gezegene öncül astronotlar gönderiyorlar. Film de, bu önden gönderilen astronotların bir kısmının Dünya'ya gönderdikleri verilerden yola çıkarak en iyi koşullara sahip olan gezegene gidip kolonileştirmeyi hedefliyor. Bu sırada birçok olay yaşanıyor elbette... 

Evrende Yolculuk ve Solucan Delikleri

Filmle ilgili en temel sıkıntı, birçok filmin düşmek zorunda kaldığı hata: mesafe sorunu. Yıldızlararası, bu konuda birçok filme göre başarılı bir iş yapıyor. Çünkü diğer bilimkurgu filmlerinde, diğer galaksilere gitmek gibi uçuk fikirler kolayca alt edilirken, bu filmde amaç en yakınımızdaki yıldızlara ve çevresindeki gezegenlere ulaşmak. Ancak yine de bu çok zor bir iş. Çünkü şu anda bildiğimiz en yakın yıldız 4.4 ışık yılı uzakta ve eldeki en iyi teknolojilerle bile oraya ulaşmamız 100.000 yıl civarında sürerdi. Kütleli hiçbir cismin ışık hızına ulaşması mümkün değil; ancak olsaydı bile yolculuk 4.4 yıl sürerdi. Filmde, NASA'nın en iyi pilotu olarak tanıtılan Cooper isimli karakter (Matthew McConaughey tarafından oynanıyordu), bunun sadece 1.000 yıl süreceğini iddia ederek hata yapmış oluyor. Çünkü film uzak gelecekte değil, günümüze yakın bir gelecekte geçiyor. Bu kadar yakın bir gelecekte, süreyi 100 kat kısaltacak bir teknoloji geliştirmek ne yazık ki mümkün gözükmüyor.

Film, bu sorunu şu anda gerçekten de Evren içerisinde aşırı hızlı seyahat için tek umudumuz gibi gözüken solucan delikleriyle çözüyor. Bir solucan deliğinin, uzay-zaman düzleminin bir noktasını tamamen ayrı bir bölgedeki bir diğer noktasına doğrudan bağlayan kanallar olduğu düşünülüyor. Ancak şu ana kadar varlıkları doğrudan gözlenemedi; sadece teorik bir bilgi halinde pratik doğrulanmayı bekleyen bir fikir. Fakat eğer ki solucan delikleri varsa, eğer ki bir cismi içine sokabileceğimiz kadar geniş bir açıklığa sahiplerse ve eğer ki onlarla etkileşime geçildiği anda bazı hesaplamaların gösterdiği gibi kendi üzerlerine çökmüyorlarsa (ki bunlar çok büyük ama imkansız olmayan "eğer"lerdir); gerçekten de milyonlarca ışık yılı uzaktaki mesafeleri, buradan bakkala gitmek kadar basit bir şekilde almamız mümkün olabilir. Dolayısıyla solucan deliklerinin varlığı, her şeyi değiştirir. Ancak şu ana kadar buna dair doğrudan bir veri bulunmuyor.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Filmde solucan delikleri, bir kağıdı elinize alıp, iki kenarını birbirine değecek şekilde katladığınızda, birbirine değen uçlar arasında seyahat edebilmeniz şeklinde anlatılmaktadır. Normalde kağıt açıkken, bir kenardan karşıt kenara kadar çizeceğiniz bir çizgi uzun bir yol oluşturacaktır. Ancak kağıt kendi üzerine katlanırsa, aynı yol bir anda kısacık bir sıçramayla alınabilir hale gelir. 

Görselde görüldüğü gibi, karadelikler bir solucan deliğine açılan kapı, beyazdelikler ise onun diğer ucundaki kapıdır. Ancak bu sistemin oluşması, beyazdeliklerin pek makul bir fikir olmamasından ötürü oldukça tartışmalıdır.
Görselde görüldüğü gibi, karadelikler bir solucan deliğine açılan kapı, beyazdelikler ise onun diğer ucundaki kapıdır. Ancak bu sistemin oluşması, beyazdeliklerin pek makul bir fikir olmamasından ötürü oldukça tartışmalıdır.
Futurism

Washington DC'deki Kongre Kütüphanesi'nin Astrobiyoloji Başkanı olan Dr. David Grinspoon, bunun anlatıldığı sahneyle ilgili şunları söylüyor:

O sahneye bayıldım. Bu, bir fizikçinin bir solucan deliğini tam olarak nasıl anlatacağıdır! Kip Thorne, bir solucan deliğini tam olarak böyle izah ederdi. Ki zaten solucan deliği fikrini çıkaran da odur. Bilimsel açıdan bu sahne muhteşemdi. Bir fizikçi aynen böyle anlatırdı.

Görelilik Teorisi Açısından Yıldızlararası ve Karadelikler

Solucan delikleri, Einstein'ın Görelilik Teorisi'nin çıkarımlarından sadece birisi. Ancak bunun etrafında birçok diğer konu da bulunuyor ve film de bunların birçoğuna başarıyla değiniyor. Tabii ki bunların başlıcası, karadelikler ve bu gök cisimlerinin yakın çevresindeki tuhaf fizik yasaları...

Filmin büyük bir kısmı, Kip Thorne tarafından yaratılan denklemlerle ekrana taşınan dev bir karadelik etrafında geçiyor. Thorne, bu yazımızın başında verdiğimiz diğer yazılarımızda görebileceğiniz gibi, bu karadelik için özel bir denklem seti geliştirdi. 

Bir karadeliğin yaratacağı temel etkiler filmde isabetli bir şekilde veriliyor. Devasa kütleli olan karadelikler, etraflarındaki uzay-zaman düzlemini müthiş derecede bükerler. Bu da, yakın çevresinde bulunan her şeyin karmaşık geometrik şekillerde gözükmesine ve kütleçekim lensleme gibi çeşitli olgulara neden olur. Bir karadeliğin çekim kuvvet öylesine büyüktür ki, ışık bile ondan kaçamaz. Bu nedenle karadelikler, X-Işını taraması haricinde hiçbir dalga boyunda gözlenemezler, dolayısıyla gözümüze de görünmezdirler. Ancak etraflarındaki cisimler üzerindeki etkilerine bakarak, varlıklarını anlayabilir ve analiz edebiliriz. Thorne, filmdeki karadeliği şöyle anlatıyor:

Tüm Reklamları Kapat

Ne karadelikler, ne de solucan delikleri bugüne kadar çekilen hiçbir filmde gerçekten olacakları şekilde gösterilmedi. Einstein'ın Görelilik Teorisi'nin ortaya konmasından bu yana, gerçeğe yakın bir gösterim ilk defa bu filmde yapılıyor.
Filmdeki karadelik
Filmdeki karadelik "Gargantua" ve yörüngesindeki gezegen...
Interstellar Wiki

Ancak filmde bu konuda bazı hatalar bulunuyor. Karakterler, bir karadeliğe rahatlıkla girebiliyormuş gibi gösteriliyor. Ancak bir karadelik söz konusu olduğunda, sadece "yüksek bir kütleçekimi"nden bahsetmeyiz. Dolayısıyla sadece panellerin titrediği, "Aaargh" diye bağırarak direnebileceğiniz bir kütleçekiminden de bahsetmeyiz. "Muazzam şiddette ve 1 santimetrelik bir mesafede bile pratik olarak sonsuza yakın bir kütleçekimi farkından" bahsediyoruz. Bir karadeliğe girerken, ayaklarınıza etki eden çekim kuvveti, başınıza etki edenden binlerce kat fazla olacaktır. Bu nedenle, bir karadeliğin olay ufkuna giren herhangi bir cisim, sadece birkaç milisaniyede "spagetti" gibi uzayarak atomlarına ayrılacaktır. Dolayısıyla bir "karadeliğin içine girmek" ve bunun hala farkında olabileceğiniz şekilde bilincinizi (ve vücudunuzun bütünlüğünü) korumak muhtemelen imkansızdır. 

Filmdeki bir diğer sorun, yine karadeliklerin etrafında gözlenen "zaman süzülmesi" adı verilen bir olay. Yüksek kütleli cisimlerin etrafında zaman, küçük kütlelilere göre çok daha yavaş akmaktadır. Filmin iddiasına göre, Gargantua isimli karadeliğin etrafındaki bir gezegendeki 1 saat, Dünya'daki 7 yıla eşittir. Ancak Imperial College London'da astrofizikçi olan Prof. Dr. Roberto Trotta, bu kadar muazzam bir farkın mümkün olmayacağını iddia ediyor. En azından karadeliğine "etrafında" bulunan bir gezegen üzerinde... Şöyle anlatıyor:

Böylesine büyük bir zaman farkının oluşabilmesi için, Schwarzschild yarıçapı denen bir mesafede olmanız gerekir. Bu, filmde gösterilenden çok daha yakın bir mesafedir. Böylesi bir kütleçekimine dayanabilecek hiçbir gezegen bulunmamaktadır. Karadeliğin yaratacağı gel-git kuvvetleri, gezegeni paramparça ederdi. Eğer ki bu kütleçekimi altında bir kütlenin üzerine iniş yapmaya çalışacak olsaydınız, o kadar hızlı çakılırdınız ki, hayatta kalmanız mümkün olmazdı. Basitçe, sayılar hatalı!

Ancak Slate'ten Phil Plait, zamandaki aşırı farklılık konusuna açıklık getiriyor (ki kendisi de öncelikle bu hataya düşmüştü): Bu tür büyük zaman farklarının oluşamaması için, karadeliğin sabit/dönmüyor olması gerekiyor. Fakat filmde, açık bir şekilde, Gargantua'nın müthiş bir hızda (ışık hızına yakın bir şekilde) kendi etrafında döndüğü belirtiliyor. Böyle bir karadeliğin dinamikleri, sabit olandan tamamen farklı oluyor. Bu sebeple de süper hızla dönen bir karadeliğin etrafında zamanın ekstradan yavaşlaması, filmin doğru gösterdiği bir nokta oluyor.

Böyle bir karadeliğin etrafında bir gezegenin yapısını koruyup koruyamayacağı ise net değil. Kip Thorne, koruyabileceğini varsaymış; Dr. Trotta ise ona karşı bir tavır alıyor. Elimizdeki bilgilere göre Gargantua, Güneş'in 100.000.000 katı büyüklüğünde olan bir süperkütleli karadelik. Yani bizim Samanyolu Galaksi'mizin merkezinde yer alan karadeliğin bile 25 katı kadar büyük! Birçok astrofizikçi, böylesine büyük bir karadeliğin etrafındaki hiçbir gezegenin yapısal bütünlüğünü koruyamayacağını iddia ediyor. Fakat bunun matematiksel ispatı henüz yapılmış değil, o yüzden olasılıklar hala masada...

Tüm Reklamları Kapat

Karadelikle ilgili bir diğer sorunsa, ışıklandırma sorunu... Karadeliğin etrafında bir gezegenin bulunma ihtimali olması bir yana, filmde bu gezegene indiklerinde bariz bir şekilde gün ışığı ve aydınlık gözüküyor. Ancak karadeliğin makul miktardaki çevresinde bir ışık kaynağının bulunması neredeyse imkansız (ki filmde de gösterilmiyor). Üstelik karadelikler, az önce de izah ettiğimiz gibi, ışık yaymıyor, ışığı tamamen emiyor. Bu durumda, gezegeni o kadar aydınlatan ışık nereden geliyor? Bu, filmin bariz hatalarından bir diğeri...

Bu soruna karşı olarak, karadeliklerin etrafındaki akresyon diskleri ve bunların sürtünmesi ileri sürülmektedir. Birikim (akresyon) diskleri, uzaydaki toz parçalarının belli bir merkez etrafında birikmesi sonucu oluşan, neredeyse 2 boyutlu diyebileceğimiz disk yapılarıdır. Bunlar, genellikle daha önceden yaşanan bir süpernova veya benzeri patlamanın ardında kalan madde birikintileridir. Örneğin Güneş Sistemi, Güneş'in doğmasından önce Evren'in bu bölgesinde bulunan bir nebulada oluşan birikim diskinde oluşmuştur. Bu disk içerisindeki malzemeler o kadar yoğundur ki, birbirlerine sürtünerek milyonlarca derece sıcaklığa çıkabilirler. Bu da, etrafa ısı ve ışığın yayılmasına neden olur. Öylesine parlaktırlar ki, milyonlarca ışık yılı öteden bile görülebilirler. 

Bunun, filmi savunma konusunda geçerli bir argüman olup olmadığı, veri eksikliğinden ötürü tam olarak bilinmemektedir. Eğer aydınlanma sorunu, birikim diskiyle çözülüyor olsaydı, bu durumda gezegenin aşırı parlak olması ve ışıktan başka hiçbir şey gözükememesi gerekirdi. Ayrıca, aşırı yüksek sıcaklığın gemiyi ve astronotları anında kızartması gerekirdi. Dahası, birikim diskleri müthiş bir hızla merkez etrafında dönerler. Filmde ise gezegen etrafındaki parçacıklar sabit ve durağan gözükmektedir. Fakat yukarıda, filmden bir sahneden verdiğimiz fotoğraftan da görebileceğiniz gibi, söz konusu gezegen, karadeliğin etrafındaki birikim disklerinden (turuncu-sarı gözüken birikintiden) oldukça uzaktadır. Bu nedenle ısı ve ışık sorunu anlaşılabilir olabilir. Fakat bu durumda da, gezegenin karadelikten çok uzak olmasından ötürü, yukarıda sözü edilen devasa zaman farkının (Dünya'da 1 saate karşı bu gezegende 7 yıl) sağlanması pek muhtemel gözükmemektedir.

Ekoloji, Evrim ve Fizyoloji Açısından Yıldızlararası

Filmle ilgili sorunlardan birisi, astrofiziğe çok yoğun bir şekilde eğilirken, filmin asıl çıkış noktasındaki problemin bilimle tamamen uyumsuz bir iddiayı barındırıyor olması. Filmde anlatılana göre müthiş salgın bir bitki hastalığı, insanlığın bütün tarım ürünlerini yok ediyor. Bu nedenle atmosferde yoğun miktarda azot birikiyor ve bu da, oksijen seviyelerini hızla düşürüyor. Dr. Grinspoon, bu konuyu şöyle eleştiriyor:

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Çekirdek ile Yumurta

Çekirdek ile Yumurta bir elmanın iki yarısı gibiydiler.

Arkadaşlıkları büyüdükçe, onlar da büyüdüler.

Çekirdek için bu, fidan olup kök salmak demekti.

Yumurta içinse kuş olup Çekirdek’in gelemeyeceği uzaklara doğru kanatlanmak.

Ama yıllar geçse de buldular yine birbirlerini, tüm gerçek dostlar gibi.

Devamını Göster
₺62.00
Çekirdek ile Yumurta

Dünya üzerindeki ekolojik bir felaket tanımlanıyor. Bundan bahsetmeleri ve bilinç kazandırmaları güzel. İklim değişimi ve gezegenimizin giderek berbat bir hal alması bariz gerçekler. Dolayısıyla bu iyi bir tema. Ancak bunu temellendirmek için ileri sürdükleri azot birikimi ve oksijen azalması çok hatalı. Gezegensel atmosfer bilimlerinden birazcık anlayan biri, bu zincirleme sürecin tam bir saçmalık olduğunu bilecektir. Bu elbette, işin bilimini bilmeyenler için filmin etkisini azaltmayacaktır. Ancak bunu neden bilen birine sorarak çekmemişler? Kurguyu değiştirmezdi bile; ancak doğru bilgi verilmiş olurdu.

Filmin evrimle ilgili sorunlarından birisi, daha derin bir sorun. Hem de filmin spot cümlelerinden birinde yatıyor: "Dünya'nın sonu, bizim sonumuz olmayacak." Bu, çok tehlikeli ve hatalı bir mesaj. Çünkü her ne kadar Dünya'nın dengeleri giderek bizim yüzümüzden alt üst oluyor olsa da, halen gezegenin direnç esnekliği, bizimkinden kat kat fazladır. Yani gezegenimizi etkileyebilecek çok az sayıda doğal olay, tüm yaşamı bir anda silip atabilir. Bunun haricinde bizi yok edebilecek milyonlarca olasılık, Dünya'daki tüm yaşamı silmekten aciz olacaktır. Bu nedenle, spotun önerdiğinin aksine, Dünya'nın bırakın sonunu, dengelerinin bundan birazcık daha fazla bozulması bile, türümüzün sonunu kolaylıkla getirebilir. Bu nedenle, "Nasılsa başka gezegenler var, bize bir şey olmaz." mesajını vermek büyük bir hatadır. Türümüz yok olacak olsa bile, evrim bir yolunu bulacak ve yaşamı yeni ortam koşullarına göre şekillendirerek adaptasyonu sağlayacaktır.

Filmden bir sahne...
Filmden bir sahne...
Dicas de Filmes pela Scheila

Bunun haricinde bir diğer sorun, buzdan bulutlar olan (katı halde bulutların bulunduğu) bir gezegen kurgusu. Bugüne kadar ne teorik, ne de pratik olarak böyle bir şeyin olabileceği tespit edildi. Eğer üzerinde rahatça yürüyebilecekleri kadar (ki filmde böyle gösterilmektedir) kütleçekimi varsa, o bulutların da yere düşmesi gerekirdi. Aksi takdirde gezegende rahat rahat yürüyememeleri gerekirdi. Gezegen atmosferlerinde bulunan gazların hiçbirinin katısı, öylece havada asılı kalabilecek kadar hafif değildir.

Bir diğer sorun ise, Neil deGrasse Tyson tarafından alay konusu edilen, filmdeki yumruk yumruğa dövüş sahnesi... Böyle bir sahnenin gerçekte yaşanması pek muhtemel gözükmese de, sorunlardan bir diğeri, Cooper karakterinin maskesinin kırılmasına rağmen dövüşmeye devam edebilmesi. Sadece içinizde tuttuğunuz nefesle biriyle dövüşemezsiniz, birkaç saniyede tükenirsiniz. Benzer şekilde, astronot kıyafetlerine sağlanan oksijen de, soluk soluğa kalmanız için pek uygun değildir. Bu nedenle astronotlar yavaş hareket ederler ve soluklarını sürekli olarak kontrol ederler. Ancak filmde dövüş dakikalarca sürmektedir. Bu durumda o gezegenin atmosferinin iddia edildiği kadar olumsuz olması mümkün değildir. Aslında bu, o gezegende bulunan Dr. Mann tarafından "Birkaç dakika soluyabileceğiniz kadar uygun hava koşulları; ancak ondan fazlası değil." diyerek kurtarılmıştır. Fakat Dr. Mann'ın başından sonuna kadar yalan söyleyen ve gezegeniyle ilgili tüm gerçekleri çarpıtan bir karakter olduğu düşünülürse, bu iddianın ne kadar geçerli olduğu da tartışmalıdır. 

Zaman Yolculuğu Açısından Yıldızlararası

Filmin sonunda, aslında her şeyi başlatanın yine kendimiz olduğuna gönderme olarak, karadelik kullanılarak yapılan bir zaman yolculuğu gösterilmektedir. Bu, teorik olarak mümkün gözükmektedir; ancak sayısız sıkıntıyı da beraberinde getirmektedir. Film ise, bunların hepsinden kaçınmayı tercih etmektedir.

Örneğin Cooper karakteri, tüm bu uzay yolculuğunu başlatacak olan "tuhaf kütleçekim alanını" ve kızının "hayalet" olarak tanımladığı, odalarındaki kitapların zırt pırt, durup dururken düşmesine nedeninin, Cooper'ın kendisinin geleceğinde, karadeliğin içerisinde 5. boyuta çıkarak yaptığı bir zaman yolculuğunun sonucunda, Cooper'ın ta kendisi olduğu gösterilmektedir. Yani biz filmi "bugün" içerisinde izlerken, "bugün" yaşanan olaylar, aslında Cooper'ın filmin ta en sonunda zaman yolculuğu yaparak geleceğe dönmesi sonucunda "bugün"e etki etmesinden kaynaklandığını görmekteyiz. Fakat bu, birçok paradoksu doğurmaktadır. Bunun en bilineni, "büyükanne paradoksu"dur.

Eğer ki gelecekten bugüne gelip doğrudan müdahale edebilme şansımız olsaydı, büyükannemizi daha gençken öldürmemiz mümkün olabilirdi. Büyükannemiz ölecek olursa, annemiz veya babamızın doğması mümkün olmazdı. Dolayısıyla büyükannemizi geçmişe seyahat ederek öldüren bizim de doğmamız mümkün olmazdı. Ancak biz doğmamışsak, o zaman geçmişe dönüp büyükannemizi öldürecek kişinin de doğmamış olması gerekiyordu. Bu durumda büyükanne ölemezdi ve her şey normal seyrinde devam ederdi. Ancak her şeyin normal seyri, bizim geçmişe giderek büyükannemizi öldürmemizle sonuçlanmaktadır. Bu, döngüsel bir paradoks yaratmaktadır. Paradoksa birkaç teorik çözüm önerilmiş olsa da, henüz zaman yolculuğu ispatlanmadığı için, bu sorunun çözümlerinin doğrulanmasına geçmemiz de mümkün olmamaktadır. 

Dolayısıyla Cooper'ın gelecekten geçmişe doğru yaptığı her müdahale, kendisinin gelecekte o müdahaleleri yapmasına neden olacak olaylar zincirini kırma potansiyeline sahiptir. Fakat bir diğer açıdan bakıldığında, o müdahalelerin hepsi, kendisini o müdahaleleri yapacak noktaya getirmiştir. Ancak zamanda geriye yolculuğun sorunu da budur. Sonsuz döngüler yaratmaktadır ve bu döngüler, tüm zaman akışını baştan sona değiştirebilir. Film, bu konuya hiç değinmiyor gibi gözükmektedir. Filmin kitapların düşmesi ve bu şekilde Cooper'ın geçmişteki kızıyla iletişim kurabilmesi noktasıyla ilgili Neil deGrasse Tyson, yine esprili bir eleştiri getirmektedir:

Bu evren içerisinde hangi insan kitaplarının yerlerini ve isimlerini, kitaplığın arkasından bakarak sayabilecek kadar ezbere bilir ki?

Gerçi burada bilinmesi gereken nokta, kütüphanedeki kitapların harf sırasının önemsiz olduğudur. Çünkü Cooper, geçmişteki kızına aslında Mors alfabesiyle "KAL" (STAY) mesajını göndermeye çalışmaktadır. Böylece tüm bu yıldızlararası seyahati durdurmak istemektedir. Dolayısıyla özü itibariyle bu çok büyük bir sorun olmasa da, şu soruyu akla getirmektedir:

Neden kütüphane? Neden o an? Eğer ki zaman yolculuğu yapılabilecek bir 5 boyutlu düzleme geçildiyse (bunun detaylarını az sonra anlatacağız), istenen herhangi bir ana gidilebilir. Neden bu şekilde "hapsolmuş" etkisi yaratılıyor? 

Daha derin düşünmeye başladığımızda, bazı eleştirmenlerin filmin kurgusunun kendisinin bir "karadelik" olması noktasına götüren sorular da doğuyor: örneğin, eğer ki insanlık gelecekten geçmişe müdahale ediyorlarsa, bunu neden yapıyorlar? Çünkü eğer ki az sonra değineceğimiz sahtebilimi bir kenara bırakıp, gelecekten geçmişe müdahale edenlerin "gelişmiş, gelecekten insanlar" olduğunu varsayarsak (çünkü Cooper'ın da bir insan olarak bunun bir parçası olduğunu görüyoruz) görünen o ki, bir şekilde 5. boyuta geçmeyi başarmışlar ve şu anda olduğumuzdan çok daha üstünler. Yani filmin tümünün temel çıkış noktası olan Dünya'dan ayrılma, çok uzak bir gelecekte bize birçok yeni kapı aralamışa benziyor. Bu durumda neden geçmişe, olanları durdurma yönünde bir müdahale çabası var? Belki de uzak gelecekte bir şeyler çok ters gitmiştir, bunu bilemiyoruz. Fakat yine de bu sorular, kafa kurcalamıyor değil...

Tüm Reklamları Kapat

Elbette konu bütünlüğü ve senaryo yaratımı bakımından "gereksiz" görülebilecek bu tür eklentiler yapılmak zorunda kalıyor, bunu anlıyoruz. En nihayetinde bu bir belgesel değil, bilimkurgu. Fakat bu durum, düşünmeye sevk eden bu noktaları vurgulayıp, gerçekte nasıl olabileceğini düşünmeye çalışmamıza engel değil. 

Sorunların En Büyüğü: Sahtebilim

Ne yazık ki, filmin tek yapımcısı Kip Thorne gibi bir bilim insanı değil. Asıl yapımcı Christopher Nolan'ın hayal gücü de, filmde büyük bir etkiye sahip ve ne yazık ki bu hayal gücü, sahtebilimi de beraberinde getiriyor. Film en sonlara doğru, bilimden tamamen koparak sahtebilimin sınırlarına giriyor. En basitinden "sevgi", fiziksel bir kuvvetmiş gibi tanımlanarak fiziğe dahil ediliyor. Fakat bu, muhteşem bir saçmalık. Duygular, fiziksel kuvvetler değildir. Elektrobiyokimyasal etkileşimler sonucunda oluşan algılardır. İstediğiniz kadar aşık olun, hiçbir kütleçekim alanına etki edemez, hiçbir elektromanyetik alanı değiştiremezsiniz. Bu sadece sizin hissettiğiniz (ve belki görünümünüz/davranışlarınız sayesinde dışarı yansıttığınız) bir algıdır. Ancak filme göre sevgi, bir kuvvet olarak kullanılarak fiziksel dünyaya etki edebilen bir araç olarak gösterilmiştir. Hatta 5. boyutu kontrol ederek alt boyutları yönetmenin "sevgi" ile yapabileceği ileri sürülmektedir. Gerçekten mi? Başka hiçbir şey bulamadınız mı?

Bu durum, bilim ile sahtebilimin, dolayısıyla fizik ile metafiziğin birbirine karıştırılmasından kaynaklanmaktadır. Tıpkı 5. Element filminin iddia ettiği gibi, "5. boyutta" sevgi, bir kuvvet olarak görülebilmektedir. Fakat bunu uzaktan veya yakından öneren hiçbir bilimsel veri bulunmamaktadır. Bu tıpkı, What the Bleep Do We Know? gibi sahtebilim "belgesellerinde" iddia edildiği gibi, kuantum mekaniğinin aslında "evrenden talep ettiğimiz şeylerin gerçek olabileceğini" ispatladığı iddiası gibi saçma bir iddiadır. Hiçbir bilimsel temeli yoktur ve böyle bir temel olmaksızın, bu kadar sıradan bir şeymiş gibi, onca bilimsel anlatımın içerisine gizlenerek verilemez. Sevginin toplumsal ilişkilerde önemli bir araç olduğu aşikardır; ancak toplumsal dinamiklerle fiziksel dinamikleri birbirine karıştırmak, bir insanın yapabileceği büyük hatalardan birisidir. En azından buna yönelik sağlam temelli bilimsel araştırmalar yürütülene kadar...

Stanley Kubrick'in
Stanley Kubrick'in "2001: A Space Odyssey" filmindeki sahtebilim unsurlarından bir örnek...
Virales

Filmin sahtebilimle ilgili bir diğer konusu ise, adeta "bağlayacak bir şey bulamamaktan" kaynaklı "5. boyutta yaşayan varlıklar" kavramıdır. Bu konu, tamamen sahtebilim olarak sayılamaz belki ama filmin en kritik noktaları bu "üst boyutlardaki yaşam"a bağlandığı için, sorunlar doğmaktadır. Bu varlıklar nedir? Kimdirler? Neden geçmişe müdahale etmeye çalışmaktadırlar? Neden bu kadar gelişmiş olmalarına ve tüm 4 boyuta hakim olmalarına rağmen bu kadar dolaylı bir yoldan bunu yapmaya çalışmaktadırlar? Bu tür konularda, "bilinçli üstün varlıkların" konuya dahil edilmesinden doğan birçok sıkıntı bulunmaktadır.

Tüm Reklamları Kapat

Örneğin filmde sıklıkla Satürn civarındaki solucan deliği kapısının bu üst boyuttan canlılar tarafından, bilinçli bir şekilde açıldığı iddia edilmektedir. Bu varlıkların bizlerle irtibata geçmek istedikleri, bunu bu şekilde yaptıkları iddia edilmektedir. Elbette sorun, bizimle irtibata geçmek isteyen bu kadar üstün varlıkların neden bu kadar zahmete girdiğidir. Zira tıpkı bizim 2. boyuta kolaylıkla hükmedebilmemiz gibi, onlar da 3. ve 4. boyuta kolaylıkla hükmedebilmeli ve sorunsuz bir şekilde iletişim kurabilmelidir. Ancak hayal gücüyle bunu çözmek yerine, sahtebilim kıvamında bırakılması tercih edilmiştir. Neil deGrasse Tyson, bununla şöyle alay etmektedir:

Eğer ki gezegenler arasında solucan delikleri açılabiliyorsa ve bu, üst bilince sahip varlıklarca kontrol ediliyorsa, neden Dünya'nın yanıbaşında bir tane açılmamış ki? Size diyeyim: Hemen kapı komşumuz Mars, filmde gösterilen o gezegenlerden çooook ama çok daha güvenli gözüküyor.

Film bu sahtebilim sorunununun en azından bir kısmını çözmek için, oldukça yerinde bir hamle yapılarak, zamansal olarak "bugün"e etki edenlerin aslında bugünkü insanların (örneğin Cooper karakterinin) gelecekteki versiyonu olduğu filmin sonunda veriyor. Yani Cooper'ın kızının "hayalet" olarak tanımladığı, aslında Cooper'ın gelecekte Gargantua içinden geçmişe dönen ta kendisi! Dolayısıyla bunu yaparak sahtebilimden olabildiğince uzaklaşmaya çalışılmış. Ancak yine de, birçok sorun açıkta kalıyor: çünkü 5. boyutu "inşa edenler"in halen "üst düzey varlıklar" olduğu mesajı veriliyor. Az önce değindiğimiz gibi, bunların Satürn civarına bir geçit açtıkları söyleniyor. 

Bu noktada, filmin sahtebilimden iyice uzaklaşarak bilim sınırlarında kalması için belki şöyle bir yorum yapılabilir: Cooper, zamanda belli bir miktar ileri gidip, oradan geçmişe müdahale etti. Ancak belki de, "5. boyutta yaşayan varlıklar" olarak tanımlananlar, insanların çok daha gelecek bir zamandaki versiyonlarıdır ve geçmişe dönük müdahalelerde bulunuyorlardır. Dolayısıyla Cooper, "bugün" ile "ileri gelecek" arasındaki bir noktada bulunup, "bugün"e etki etmiş olabilir. Ancak bu filmde açık bir şekilde vurgulanmıyor; dolyısıyla bizler, spekülasyon yaparak filmi bu noktada kurtarmış oluyoruz. Bu noktada filmin çok büyük miktarda 2001: A Space Odyssey etkisinde kaldığı ve hatta o filme açık göndermeler içerdiği söylenebilir. Fakat bu kadar derin teorik fizikle oynarken, bu sınırları aşmadan makul açıklamalar yapmak şu anda çok zor; bunu da anlamak gerekiyor.

Bilimdışı Olumsuz Eleştiriler

Bu eleştirilerin detaylarına burada girmeyeceğiz; çünkü daha ziyade filmin sanatsal boyutuyla ilgili ve bizim bilgi alanımızı aşıyor. Ancak Salon.com sitesinde bunlar şu 7 madde olarak listelenmiş (detayları siteden okuyabilirsiniz):

Tüm Reklamları Kapat

  1. Hans Zimmer, durdurulması gereken bir canavardır.
  2. Birçok diyalog son derece gülünçtür.
  3. Christopher Nolan'ın yetişkin kadın karakteri yaratmak hakkında en ufak fikri yoktur.
  4. Neredeyse tüm karakterler harcanmıştır.
  5. NASA'nın gelecekteki çalışma biçimi temelsizdir.
  6. Christopher Nolan, karakterlerine isim vermeyi hala becerememektedir.
  7. Tarihte, senaryosunun ta kendisi koca bir karadelik olan ilk film olabilir.

Bize kalırsa bunlar haricinde filmin en büyük sıkıntısı, her şeyi 169 dakikaya (yaklaşık 3 saate) sığdırmaya çalışmasıdır. Buna elbette yapacak bir şey olmayabilir, sonuçta filmlerin süresi birçok faktörden etkileniyor. Ancak Nolan'ın hayalgücü ile Thorne'un biliminden doğan bu film, rahatlıkla 5-6 saatlik malzemeyi içerisinde barındırmaktadır. Bunların 3 saate sıkıştırılması, çok fazla ve yoğun bir bilgi akışına, çok hızlı sahne geçişlerine neden olmaktadır. Hatta bazı eleştirmenler, Nolan'ın birazcık tarzı dışına çıkarak uzattığı bazı sahnelerden kısıp, anlaşılması daha güç olan, sahne atlamalarına daha az toleransı olan kısımlara ağırlık vermesi gerektiğini savunmaktadır. Bu öznel bir eleştiri olsa da, filmi izleyen pekçok kişinin çok daha uzun bir filmin, çok daha kısa bir süreye sıkıştırılması hissinin bulunduğunu kabul edeceğini düşünüyoruz. 

Filmin Sonunda Ne Oldu? Karadeliğin İçine Girmek ve 5. Boyutun Etkisi

Filmin aşkı boyutlar arası iletişim için kullandığı safsatayı bir kenara bırakacak olursak, aslında filmin son kısmında harika bir şekilde boyutların Evren içerisindeki etkisine değiniliyor. Bizler, şu anda 4 boyut içerisinde yaşamaktayız. Aslen 3 boyutta yaşarız: en, boy, yükseklik. Evren içerisinde herhangi bir yeri tanımlamak için, bu 3 boyut yeterlidir. Ancak 4. bir boyut da, zaman boyutundan gelir. Örneğin bir arkadaşınızla buluşacağınız zaman, sadece en, boy, yükseklik boyutlarını vermezsiniz. Yani, "Konur Sokak ile Yüksel Caddesi'nin kesişiminde, Simit Sarayı'nın 2. katında buluşalım." demekle yetinmezsiniz. "Saat 4'te..." diye eklersiniz. Tabii her zaman bu kadar spesifik olmak zorunda olmasak da, yine de içsel olarak uzay-zaman içerisinde bir yeri tanımlamak için 4 boyuta ihtiyacımız olduğunu biliriz. Örneğin binanın hangi katında buluşulması gerektiği söylenmediği müddetçe, 0. katta, yani kapının önünde buluşmamız gerektiğini varsayarız. Beynimiz, 4 boyutun tamamını otomatik olarak tanımlar.

Aslen 3 boyutta yaşıyoruz dedik ve 4. boyutu bir ek olarak verdik; çünkü bizler, 3 boyutta özgürüzdür, 4. boyutta ise hapis halindeyizdir. Bu ne mi demek? 3 boyutta, imkan tanındığı sürece istediğiniz noktaya ulaşabilirsiniz. İleri-geri gidebilir, sağa-sola gidebilir, yukarı-aşağı zıplayabilirsiniz. Bunu dilediğiniz kadar tekrar edebilirsiniz; fiziksel olarak hiçbir engeliniz bulunmamaktadır. Ancak 4. boyut olan zaman içerisinde hapis halindeyizdir. Zaman boyutunda ileri ya da geri gidemeyiz; sadece "şu an" içerisinde yaşamak zorundayız. An içerisine hapsolmuşuzdur.

Üç boyutlu konumsal uzay...
Üç boyutlu konumsal uzay...

İşte filmin "karadeliğin içerisine düşmek" üzerinden bağlandığı nokta da budur. Aslen astrofizikte karadeliklerin böyle bir etkisi olacağına dair güvenilir bir bilgi yoktur. Ancak orada karadelik, bir "portal/kapı" olarak kullanılmıştır, önemli değildir. Aslolan, bu sayede Cooper'ın 5. boyuta ulaşabilmesidir. Tekrardan, sevgiyle ilgili safsata bir kenara bırakılacak olursa, ileri sürülen iddia oldukça geçerlidir: 5. boyutta, 4. boyutun hapsinden kurtulabiliriz. Nasıl ki 3 boyutta istediğimiz noktaya erişebiliyorsak, 5. boyuta ulaştığımızda da, 4. boyutta, yani zaman içerisinde istediğimiz herhangi bir noktaya erişebiliriz! Var oluştan yok oluşa kadar her şey, önümüze serilmiştir. Serilmediyse bile, ona erişme imkanımız vardır. Örneğin 3 boyutlu uzayda Satürn'e kolay kolay erişemeyebilirsiniz; ancak bu, Satürn'ün fiziksel olarak erişilemez olduğu anlamına gelmez. İşte 5. boyuttaysanız, 4. boyut için de bu geçerli olabilir: zamanın tamamı, sıradan bir boyut haline gelir ve artık hapisten kurtulmuş olursunuz. İşte filmin sonunda Cooper'ın kızına mesaj göndererek tüm süreci kesme çabası sırasında içerisinde bulunduğu boyut, 5. boyutun muhteşem bir görsel şölene dönüştürülmüş halidir. Film, bugüne kadar hiçbir filmin yapamadığı kadar harika bir şekilde bu noktaya değinmeyi başarmıştır.

Tüm Reklamları Kapat

Şu anda teorik fizikçiler, böyle bir şey mümkünse, zamanın herhangi bir noktasına müdahale edip edemeyeceğimizi ve bu müdahalenin ne sonuçlar doğuracağını bilmemektedirler. Elbette konu hakkında birçok görüş vardır; ancak hangisinin geçerli olduğu henüz bilinmemektedir. Önceden bahsettiğimiz "büyükanne paradoksu" gibi paradokslar, işi içinden çıkılmaz yapmaktadır. Fakat ileride bir gün, bu sır perdesini de aralamamız çok muhtemeldir.

Yıldızlararası'nın Bilimi
Yıldızlararası'nın Bilimi
Space

Soru-Cevap: Science Dergisinin Kip Thorne İle Röportajı

Burada da bir kısmını işlediğimiz gibi, film sonrasında film hakkında çok sayıda eleştiri geldi. Bunların büyük bir kısmı olumlu eleştirilerdi ve bir kısmı da, özellikle bilimsel analizden kaynaklı olumsuz eleştirilerdi. Özellikle bu ikinci gruptaki eleştirileri cevaplandırmak ve konuyu biraz daha açığa kavuşturmak için Dünya'nın en önde gelen bilim dergisi Science'ın eklerinden birisi olan ScienceInsider, filmin bilim danışmanı Kip Thorne ile bir röportaj yaptı. Aslında Thorne'un, filmin bilimsel kısmının tüm detaylarını açıkladığı Yıldızlararası'nın Bilimi isimli bir kitap yazdığından bahsetmiştik. Bu kitap, dilimize Alfa Yayınevi tarafından çevrilecek ve basılacak. Ancak bu kitap evlerimize ulaşana kadar, anlaşılmasının daha da kolay olacağını düşündüğümüz bu soru-cevap çalışmasını yazımıza eklemek istiyoruz. Umarız faydalı olacaktır.

Soru-1: Filmin bilimsel tarafıyla ilgili yazdığınız orijinal taslağın ne kadarı filmde kullanıldı?

Cevap-1: Aslında orijinal bir taslak yazmıştık; ancak bilimsel altyapısı ve bilimsel vizyonu haricinde o kadar değişti ki, şu anda o taslağın bu filme ait olduğunu bile fark edemezdiniz. Bu bilimsel altyapı ve vizyondan kastım da, benim "evrenin büzülmüş tarafı" olarak adlandırdığım karadelikler, solucandelikleri, üst boyutlar ve benzeri şeyler.

Hikaye temel olarak tamamen değişti. Tabii gezginlerin Dünya'yı terk etmesi, Güneş Sistemi'nin dış kesimlerine ulaşmak için bir solucandeliğinden geçmeleri, diğer gezegenleri ziyaret etmeleri gibi çok genel konular haricinde... Bunun ötesinde hikayenin tamamen Nolan'ın hikayesi olduğunu söyleyebilirim. Koruduğumuz şey, filmin vizyonu oldu. Lynda ve benim için en önemli olan da buydu zaten. Gerçeklikten kurguya kadar geniş bir yelpazede bilimi içinde barındıran filmin vizyonu, başlangıçtan beri filmin iç dokusuna işlenmiş haldedir.

Tüm Reklamları Kapat

Ayrıca başlangıçta çizdiğimiz genel hatları da koruduk. İlk olarak, hiçbir şeyin kurulu fizik yasalarını ihlal etmemesini sağladık. İkincisi, yaptığımız tüm çılgın spekülasyonların gerçek bilimden temel almasını sağladık. Bir senaristin kısır zihninden değil. Bu kuralları 2013'te Christopher Nolan ile yaptığımız toplantıda ileri sürdüğümde, gerçekten harika bir film yapmanın önüne geçmedikleri sürece, bu kuralları beğendiğini söyledi. Dolayısıyla film içerisinde yansıttığı bilimi beğendiğimi söyleyebilirim. Sonuçta üretilen şeyden çok memnunum.

Soru-2: Filmin herhangi bir kısmında sizin çizdiğiniz kuralların dışına çıkıldı mı?

Cevap-2: Pek sayılmaz. En rahatsız olduğum noktanın, buzdan bulutlar olan gezegen olduğunu söyleyebilirim. Bu tür yapılar, buzun malzeme direncinin destekleyebileceğinin ötesindedir. Ancak bunun,fiziksel yasaları en fazla ihlal eden şey olduğu düşünülürse, çok ama çok iyi bir iş çıkardıkları söylenebilir. O sahnede biraz sanatsal kaygı da var. Filmi her seyrettiğimde, içime sinmeyen tek yer orası oluyor. Bunu daha önce kimseye söylememiştim.

Soru-3: Kitabınızda, Christopher Nolan'ın kendisine ait bazı bilimsel unsurları senaryoya dahil ettiğini söylemişsiniz. Nelerdi bunlar?

Cevap-3: Filme gerçekten etki eden ve benim de gerçekten sevdiğim bir eklentisi, teserakt (bir kübün 4 boyuttaki karşılığı) idi. İlk toplantımızda bana bir teserakt kullanmak istediğini söylediğinde, hiçbir detay vermemişti. Ancak kullandığına çok sevindim, çünkü ben 13 yaşındayken George Gamow'un "Bir İki Üç... Sonsuzluk" isimli kitabını okumuştum. Bu kitapta George, bir teseraktın resmini çizmişti. Bu, iç içe iki küp gibi gözüküyor. Ona, ne olduğunu anlamaya çalışarak, saatlerce baktığımı hatırlıyorum. Ondan öylesine etkilenmiştim ki, benim bir teorik fizikçi olmamda büyük etkisi olduğunu söyleyebilirim.

Dolayısıyla bir teserakt kullanmak istediğini söylediğinde, gerçekten harika bir fikir olduğunu düşündüm. Bunun, filmin kahramanını beşinci boyuta alıp götürmek için veya bir evrenden diğerine geçmek için ne kadar iyi bir yöntem olduğunu hemen fark ettim. Çünkü beşinci boyuttaki mesafeler, bizim 4 boyutlu evrenimizdekine göre çok daha kısadır. Film için yarattığı teserakt, bugüne kadar herhangi bir insanın gördüğünden çok daha karmaşık yapıdadır. Gerçekten baş döndürücü. Harika bir şekilde tasarlanmış.

Tüm Reklamları Kapat

Soru-4: Tarım ürünlerinin katledildiği bir Dünya fikri nereden geldi?

Cevap-4: Bu Jonathan Nolan'ın fikriydi. Bu fikri söylediğinde, o, ben ve Lynda bu tür bitkisel bir veba ve benzeri biyolojik yıkım unsurları hakkında bilgi sahibi olmamız gerektiğini fark ettik. Böylesi bir vebanın Dünya'yı kasıp kavurabileceğinden emin olmak istedik. Biyologlarla bir "bitkisel veba yemeği" düzenledik ve bu konuyu uzmanlarla enine boyuna tartıştık. Dünya'nın biyolojisiyle ilgili nelerin ters gidebileceğini tespit etmeye çalıştık.

Soru-5: Londra'daki Double Negative firmasıyla görsel efektler konusunda çalıştınız. Onlara denklemler sundunuz, onlar da kodlarına dahil ettiler. O denklemlerin bir karadeliğin görsel anlatımına dönüştüğünü görmek size neler hissettirdi?

Cevap-5: Ulaşabildikleri çözünürlüğü görmek gerçekten harikaydı. Pratikte, her zaman Mathematica yazılımını kullanarak bu denklemin bir görsel versiyonunu yaratıyordum. Matematiksel olarak oldukça sakar biriyim, dolayısıyla Mathematica bana çok yardımcı oluyor. Bu nedenle, kabaca ne gibi bir görselle bana dönüş yapacaklarını biliyordum; ancak Double Negative firmasının gönderdiği kısa videolar gerçekten heyecan vericiydi. Muhteşem bir çözünürlük ve muhteşem dinamikleri vardı.

Soru-6: Simülasyonları sayesinde yeni bir şey öğrendiğinizi söylemiştiniz?

Cevap-6: Öğrendiğimiz şey şu: eğer ki hızlı dönen ve birikim diski bulunmayan bir karadeliğiniz varsa, yani yıldızları barındıran uzak gökyüzünü serbestçe yansıtmasına izin verebiliyorsanız, bir karadeliğe ait olan adeta bir parmakizi diyebileceğimiz çok güzel bir yapının var olduğunu keşfettik. Bir karadeliğin etrafında, uzaktaki bir yıldızın birden fazla görüntüsünü elde edeceğinizi uzun süredir biliyorduk. Bunun nedeni, bir karadeliğin fotoğrafını çekmek için kullandığınız kameraya karadelik nedeniyle farklı açılardan gelen, aynı yıldıza ait ışık ışınlarıdır. Ancak bizim gördüğümüz bu güzel yapı, dönen karadeliğin etrafında, uzayın bize doğru hareket ettiği kısmında oluşuyordu.

Bu, içerisinde müthiş miktarlarda karmaşık yapılar barındıran, beklenmedik bir şeydi. Bu bölgelerde, arkaplandaki yıldızlar durgunmuş gibi gözükürken, bazı diğer bölgelerde bu yıldızlar sanki ufak girdapların etrafında hareket ediyormuş gibi gözüküyor. Bunun, benim açımdan, gerçekten çok güzel bir keşif olduğu kanısındayım. Çünkü bir bilim insanıyla, bilgisayar sanatçılarının işbirliğinden doğan bir keşif bu. Classical and Quantum Gravity dergisine bu konuda bir makale göndermeye hazırlanıyoruz.

Tüm Reklamları Kapat

2014'ün en önemli sinema yapıtlarından biri olarak görülen Yıldızlararası (Interstellar) filmi, birçok insanı Evren ve Evren içerisindeki konumumuz, geleceğimiz, varlığımız gibi konularda derin düşüncelere itmiş vaziyette. 9GAG tarafından hazırlanan ve Evrim Ağacı olarak bizim tarafımızdan elden geçirilen bu hoş görselde, bu vaziyet eğlenceli bir şekilde anlatılmış.
2014'ün en önemli sinema yapıtlarından biri olarak görülen Yıldızlararası (Interstellar) filmi, birçok insanı Evren ve Evren içerisindeki konumumuz, geleceğimiz, varlığımız gibi konularda derin düşüncelere itmiş vaziyette. 9GAG tarafından hazırlanan ve Evrim Ağacı olarak bizim tarafımızdan elden geçirilen bu hoş görselde, bu vaziyet eğlenceli bir şekilde anlatılmış.
9GAG

Sonuç

Evet, film yoğun miktarda olumlu eleştiriyle birlikte, bir o kadar olumsuz eleştiri de aldı. Bu son derece beklenirdir; çünkü oldukça büyük bir yapım ve beklentiler çok yüksek tutuluyordu. Eğer öznel fikrimizi soracak olursanız, filmi mutlaka sinemada, en azından 1 defa izlemenizi tavsiye ederiz. Belki "hayatınızın filmi" olacak bir film değildir; ancak evde, küçük bir ekrana yakışacak bir film de değil, söyleyelim. Bilimkurgu sektörünün, ne olursa olsun, önemli yapıtaşlarından birisi. Eğer ki bilimkurguyu desteklemeyi sürdürürsek, ileride çok daha isabetli filmlerin yapılacağını düşünüyor ve umuyoruz.

Yıldızlararası filmini bu konuda önemli bir basamak olarak görüyoruz. Ve bu önemli yapıtı, filmde tekrar tekrar söylenen, şair Dylan Thomas tarafından ölmek üzere olan babası için yazdığı"O Güzel Karanlığa Nazikçe Gitme" (Do Not Go Gentle Into That Good Night) şiirinin ilk 3 mısrasının bir çevirisiyle bitirelim. Şiirde "güzel karanlık" olarak betimlenen, "ölüm"dür ve filmde her şeyin planlayıcısı olan Dr. Brand, astronotlara zorlu görevlerinde hep bu şiiri söylemektedir:

O güzel karanlığa usulca gitme,

Günün sonunda yaşlılık yanmalı ve kudurmalı,

Işığın ölümüne karşı öfke, öfke...

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
89
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

İçerikle İlgili Sorular
Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 50
  • Muhteşem! 19
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 14
  • Merak Uyandırıcı! 12
  • İnanılmaz 10
  • Bilim Budur! 8
  • Umut Verici! 6
  • Güldürdü 1
  • Grrr... *@$# 1
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • M. Wall. The Science Of 'Interstellar': Black Holes, Wormholes And Space Travel. (10 Kasım 2014). Alındığı Tarih: 28 Aralık 2018. Alındığı Yer: Space | Arşiv Bağlantısı
  • D. Corn. What’s Wrong With The Science Of “Interstellar”?. (12 Kasım 2014). Alındığı Tarih: 28 Aralık 2018. Alındığı Yer: Mother Jones | Arşiv Bağlantısı
  • M. Gleiser. The Science Of 'Interstellar'. (13 Kasım 2014). Alındığı Tarih: 28 Aralık 2018. Alındığı Yer: NPR | Arşiv Bağlantısı
  • N. Lang. The 7 Biggest Problems With "Interstellar". (12 Kasım 2014). Alındığı Tarih: 28 Aralık 2018. Alındığı Yer: Salon | Arşiv Bağlantısı
  • A. Newitz. Stop Putting New Age Pseudoscience In Our Science Fiction. (10 Kasım 2014). Alındığı Tarih: 28 Aralık 2018. Alındığı Yer: Gizmodo | Arşiv Bağlantısı
  • S. Collura. Nolan Responds To Interstellar Science Gripes. (11 Kasım 2014). Alındığı Tarih: 28 Aralık 2018. Alındığı Yer: IGN | Arşiv Bağlantısı
  • W. Wei. Neil Degrasse Tyson Explains The End Of 'Interstellar'. (12 Kasım 2014). Alındığı Tarih: 28 Aralık 2018. Alındığı Yer: Business Insider | Arşiv Bağlantısı
  • P. Plait. Interstellar Science. (6 Kasım 2014). Alındığı Tarih: 28 Aralık 2018. Alındığı Yer: Slate | Arşiv Bağlantısı
  • P. Plait. Follow-Up: Interstellar Mea Culpa. (9 Kasım 2014). Alındığı Tarih: 28 Aralık 2018. Alındığı Yer: Slate | Arşiv Bağlantısı
  • D. Clery. Physicist Who Inspired Interstellar Spills The Backstory—And The Scene That Makes Him Cringe. (6 Kasım 2014). Alındığı Tarih: 28 Aralık 2018. Alındığı Yer: Science | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı Akademi: Bilimde Sanat, Sanatta Bilim Yazı Dizisi

Bu yazı, Bilimde Sanat, Sanatta Bilim yazı dizisinin 2. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Yıldızlararası (Interstellar) Filminin Bilimsel Arka Planı ve Kuramsal Analizi" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 01/12/2022 10:15:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2977

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Tüy
Nükleer Enerji
Elektrik
Element
Rna
Hormon
Astronot
Canlı
Bilim Felsefesi
Nükleer
İnfografik
Nörobiyoloji
Ekonomi
Evrim Ağacı Duyurusu
Çocuklar İçin Bilim
Kadın Sağlığı
Bilgi Felsefesi
Nöron
Transkripsiyon
Şeker
Test
Cinsellik
Atmosfer
Teknoloji
Yüzey
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Yıldızlararası (Interstellar) Filminin Bilimsel Analizi. (14 Kasım 2014). Alındığı Tarih: 1 Aralık 2022. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/2977
Bakırcı, Ç. M. (2014, November 14). Yıldızlararası (Interstellar) Filminin Bilimsel Analizi. Evrim Ağacı. Retrieved December 01, 2022. from https://evrimagaci.org/s/2977
Ç. M. Bakırcı. “Yıldızlararası (Interstellar) Filminin Bilimsel Analizi.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 14 Nov. 2014, https://evrimagaci.org/s/2977.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Yıldızlararası (Interstellar) Filminin Bilimsel Analizi.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, November 14, 2014. https://evrimagaci.org/s/2977.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.