Neil deGrasse Tyson, Yıldızlararası (Interstellar) Filmini Yorumladı
Neil deGrasse Tyson, Yıldızlararası (Interstellar) Filmini Yorumladı

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Carl Sagan'ın yüksek başarılı belgeseli Cosmos'un yeni serisinin sunuculuğunu yaparak büyük beğeni toplayan astrofizikçi, Plüton-düşmanı ve internet üzerinde "mem" adı verilen esprili fotoğraflara bol bol ilham kaynağı olan Neil deGrasse Tyson, popüler bilimkurgu filmlerine yaptığı bilimsel analizlerle de biliniyor. Örneğin, 2013'te vizyona giren Gravity (Yerçekimi) isimli filme yaptığı yorumları evrimagaci.org/fotograf/71/4350">buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Tyson, şimdi de, 2014'ün en çok konuşulan filmlerinden biri olan Yıldızlararası (Interstellar) filminin bilimsel olarak ne kadar isabetli olduğunu yorumladı. Bunda, filmin baş yapımcılarından Kip Thorne'un kendisinin de bir teorik fizikçi olmasının etkisinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Thorne, film için bir karadeliğin modellemesini yaparken geliştirdiği denklem seti sayesinde bilime önemli bir katkıda bulundu. Yani bir bilimkurgu filmi, tam da yapması gerektiği şekilde, bilime yön verdi. Bu konuda da buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.

Daha önceden bilimkurgu filmlerine yaptığı olumsuz eleştirilere kıyasla Tyson, Yıldızlararası'nı epey bir övüyor. Böylesine bir övgüyü en son Derin Darbe (Deep Impact) isimli film için yapmıştı. Değerlendirmelerini Twitter üzerinden aktardığı için çok fazla detaya inilmiyor; ancak eminiz ilerleyen dönemlerde daha detaylı açıklamalar da yapacaktır. Yazımızda bu noktadan itibaren filmdeki bazı sahnelerle ilgili bilgilere yer verilmektedir ("spoiler uyarısı"); dolayısıyla kendi tercihinizle okumanızı tavsiye ederiz.

Tyson'a göre film, bilimi ve bilim insanlarının çalışmalarını oldukça yüksek bir isabetlilikle aktarmayı başarıyor. Ancak Tyson her şeyden önce, filmdeki birçok izleyen tarafından fark edilen bir hataya eğlenceli bir şekilde dikkat çekerek başlıyor:

"Bir başka gezegendesiniz, bir başka yıldızdasınız, galaksinin bir diğer kısmındasınız ve iki adam birbiriyle yumruk yumruğa kavgaya giriyor!"

Filmde, bilimsel verileri çarpıtan bir karakterin, diğeriyle ölesiye bir kavgaya giriştiği sahneler bulunuyor. Bu sahneler gerçekten de akıllarda astronotların böyle alakasız bir ortamda böyle bir kavgaya girişme ihtimalini sorgulatıyor. Ancak yine de, çok köklü ve uzun süreli görevler olduğu ve astronotların canlarını ve ömürlerini ortaya koyduklarını düşünürsek, böylesi duygu patlamalarının mümkün olduğunu düşünebiliriz sanıyoruz. Tyson analizlerine şöyle devam ediyor:

"Bir karadeliğin hemen yanındaki bir gezegeni araştırıyorlar. Ben olsam, karadelikten durabildiğim kadar uzak dururdum."

Tyson, aktörlerin oynadıkları mesleklerle ilgili de dikkat çekiyor:

"Tüm başrol oyuncuları ya bir mühendisi, ya da bir bilim insanını oynuyor."

Sanıyoruz dikkat çekmek istediği unsur, böylesine kapsamlı bilim projelerinde görev alan diğer mesleklerden insanların da varlığı. Filmde buna yer verilmiyor. Ancak Tyson, kendisinin de çok önem verdiği bir noktaya, kritik bir şekilde parmak basıyor:

"Sadece bilginiz olsun diye söylüyorum: başrolde bulunan ve her biri ya mühendis, ya da bilim insanı olan karakterlerin yarısını kadınlar oluşturuyor."

Tyson, daha önceden de dişilerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanında daha aktif olarak desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştı. Bu noktadan sonra Tyson, filmdeki bilimsel bir doğruyu (ki bu filmin kalbinde yatan noktalardan birini) vurguluyor:

"Yapımcılar uzayda sıfır kütleçekiminin nasıl, neden ve nerede oluştuğunu tam olarak biliyorlar."

Bu konuda hatasız olmaları, filmin bilimsel isabetliliğini gösteriyor. Ayrıca sadece bu da değil, filmin neredeyse tamamının üzerine kurulu olduğu Einstein'ın Görelilik İlkesi de tam bir isabetlilikle aktarılıyor. Tyson bunu şöyle yorumluyor:

"Einstein'ın göreli zaman kavramını bugüne kadar hiçbir filmin gösteremediği gibi deneyimleme şansınız var. Ayrıca Einstein'ın uzay bükümü kavramını da bugüne kadar hiçbir filmin gösteremediği gibi deneyimleyebilirsiniz." 

Bu, film açısından çok büyük bir başarı olarak yorumlanıyor. Çünkü çoğu zaman bilimkurgu filmlerinde görselliğe ağırlık verildiği için, bilim ikinci planda kalıyor. Yıldızlararası'nda ise bundan kaçınılmış. Buna rağmen, şahane bir görsel şölen sunuyor. Tyson filmi övmeyi bu kadarla bırakmıyor, bilimsel verilerle de isabetliliğini destekliyor:

"Gerçek evrende de, güçlü bir kütleçekim alanı içerisindeyseniz, diğerlerine kıyasla size göre zaman çok daha yavaş geçer. Ayrıca filmde, bir karadelik tarafından yaratılması mümkün olan muhteşem gelgit kuvvetlerinden kaynaklı muhteşem gelgit dalgaları gösteriliyor."

Tyson, filmin diğer önemli parçalarından biri olan Solucan Delikleri kavramını da işleyişini isabetli buluyor. Şöyle anlatıyor:

"Uzayda, 3 boyutlu bir portala giriyorsunuz. Evet, herhangi bir yönden bu portalın içine düşmeniz mümkündür. Evet, buna Solucan Deliği denir."

Tyson'ın gözünden kaçmayan bir nokta ise, Kubrick'in efsanevi filmi "2001: A Space Odyssey"indeki bir sahnenin tekrarlanmış olması:

"Uyumlu dönüş birleşme manevrası için 2001: A Space Odyssey'dekini tekrar etmişler. Fakat Yıldızlarası'nda, 100 kat daha hızlı dönüyorlar."

Bundan kastı, bir uzay aracının, kütleçekimini sağlamak için kendi etrafında dönen bir diğer uzay aracına bağlanması için onunla eş zamanlı olarak dönmek zorunda oluşu. Filmde, meydana gelen bir patlamadan ötürü bağlanılmaya çalışılan uzay gemisi olması gerekenden kat kat hızlı dönüyor. Bu müthiş dönüş hızına uyum sağlamak için, uzay aracına bağlanmaya çalışan aracı da aynı hızla döndürüyorlar. Böylece göreli hızları birbirine eşit olduğunda, sanki araçlar birbirlerine kıyasla hiç hareket etmiyormuş gibi davranılabiliyor. 

Sonrasında Tyson, filmin önemli parçalarından biri olan ve son derece ilginç bir tasarıma sahip, son derece yüksek bir yapay zekaya sahip robotlarına hoş bir gönderme yapıyor:

"Filmde KIPP isimli bir robot var. Filmin baş yapımcılarından biri de fizikçi ve ismi Kip. Sadece söylüyorum..."

Nihayetindeyse esprili bir şekilde, 2 tavsiyeyle bitiriyor:

"Eğer ki filmin altyapısını oluşturan fiziği anlamadıysanız, Kip Thorne'un fazlasıyla okunabilir olan Yıldızlararası'nın Bilimi (The Science of Interstellar) kitabını tavsiye ederim. Eğer ki filmin kurgusunu anlamadıysanız, size yardımcı olabilecek bir kitap yok."

 

Kaynak: Uproxx

Baldwin Etkisi: Davranış Kalıplarının Evrimi

Kanserojen Etkisi Azaltılmış, Genetiği Değiştirilmiş Patateslerin Satışı Onaylandı!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim