Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Vahşi Doğadaki Hayvanlar ile Hayvanat Bahçesi Hayvanları Arasındaki Farklar

Vahşi Doğadaki Hayvanlar ile Hayvanat Bahçesi Hayvanları Arasındaki Farklar
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu yazı, Canlıların Evrimi yazı dizisinin 29. yazısıdır. Dizinin ilk yazısına gitmek için buraya, dizideki tüm yazıları görmek için buraya tıklayınız. Yazı dizileri, EA Akademi'nin bir parçasıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

New York'ta bulunan Doğa Enstitüsünün (The Nature Institute) yayınladığı bir makalede belirtildiği gibi, doğal ortamlarındaki hayvanlar ile hayvanat bahçelerinde bulunan kapatılmış hayvanlar arasındaki farkları inceleyen ilk ve en kapsamlı araştırma 1917 yılında N. Hollister isimli bir hayvanat bahçesi görevlisi tarafından yapılmış. Hollister, Ulusal Müze'deki aslan iskeletleri üzerinde bir araştırma yapmıştır. Bu iskeletlerin sayısı 100'ün üzerindedir ve Hollister, araştırmanın sonunda vahşi doğada öldürülen örneklerle uzun yıllardır Washington Hayvanat Bahçesi'nde yaşayan türler arasında ciddi farklılıklar görmüştür. Bu farklar, onu daha kapsamlı bir karşılaştırmalı analiz yapmaya itmiştir.

Afrika'da yaşayan aslan popülasyonları arasında çok ciddi farklar bulunmaktadır. Bu sebeple Hollister, tek bir alt türe, Panthera leo denen Doğu Afrika Masai aslanına odaklanmıştır. Hollister, Kenya'nın Nairobi bölgesinde öldürülen 5 farklı Masai aslanı kafatası ile aynı bölgeden yakalanıp da yıllar önce hayvanat bahçesine yerleştirilen kafatası örneklerini almıştır ve bunlar üzerinde analizlerini yapmıştır. Bu sayede, hem genetik olarak çok farklı olmayan bireyleri kıyaslayabilmiştir hem de coğrafi olarak çok fazla izole olmamış canlılar seçebilmiştir.

Kenya'dan Washington Hayvanat Bahçesi'ne getirilen aslanların soluk grimsi tüyleri vardı. Bu, vahşi Masai aslanları için normal bir renkti, ancak hayvanat bahçesindekilerle tamamen zıttı: Hayvanat bahçesindeki aslanların çok daha koyu renkleri vardı. Hayvanat bahçesinde geçen yıllarda, aslanların renkleri oldukça koyulaşmıştı. Ve çok ilginç bir şekilde, bu yeni getirilen aslanların da birkaç on yıl içerisinde renkleri koyulaşmaya başlamıştı. Üstelik, eskiden, ilk getirildiklerinde doğan aslan yavruları çok fazla büyürken, birkaç nesil sonra meydana gelen türler, hayvanat bahçesi koşulları dahilinde eski hallerine göre çok daha az büyümekte ve irileşmekteydiler.

Hollister, tüylerin koyulaşmasının ardındaki sebebin Kenya'ya göre çok daha fazla nemli olan Washington'ın havasının etken olabileceğini düşündü. Zaten tüy renginin nem ile ilgisi uzun yıllardır bilinmektedir; kuşlarda da bu gözlenmektedir. Aynı şekilde, aslanlara düşen ışık miktarının da tüy renginde etkili olabileceğini düşünmüştür.

Tüy rengi doğrudan çevre ile ilişkili olduğu için bu değişimleri anlamak çok zor değildir. Ancak Hollister'ı büyüleyen nokta, kafataslarının birbirinden olan farkıydı. Üstelik sadece kafatası değil, kafatasına bağlanan kaslar da birbirinden çok farklıydı. Aşağıda, iki kafatası arasındaki farkı gösteren resmi görebilirsiniz:

Resimde sol taraftaki, hayvanat bahçesindeki bir aslanın kafatasıdır; sağ taraftaki ise vahşi doğadan alınan kafatası örneklerinden biridir. Dikkatli incelerseniz göreceksiniz ki, iki kafatası arasında ciddi farklılıklar vardır. Yeri gelmişken söyleyelim ve altını tekrar çizelim: Sıradan bir göz, bu iki resme bakıp, "Kafatası işte!" diyebilir. Ancak bilim, sıradan gözlere sahip insanların harcı olan bir alan değildir. Bu konudaki farkları görebilmek için insanlar yıllarca eğitim almaktadırlar. Bu çalışmalara ve bilim insanlarına saygısı olan biri, aradaki farkları göremiyorsa, bilime çamur atmak yerine kendisini sorgulamalıdır. Zira kafataslarına bakıldığında, yapısal farklar kolayca görülür:

Hayvanat bahçesindeki aslanların kafatasları, vahşi doğadakilere göre çok daha kısadır ve sıkışmıştır. Aynı zamanda, hayvanat bahçesinden alınan örneklerin kafatasları sadece geniş değildir, aynı zamanda da kemikleri daha kalındır. Ayrıca, sol taraftaki resimdekinin elmacık kemiklerinin ne kadar çıkık olduğunu görmek zor değildir. Ayrıca aynı bölgedeki kemik yapısı çok daha sert ve yuvarlaktır.

Aşağıdaki fotoğrafta ise, aynı aslanların elmacık kemeri denen bölgesinin kesit alanının bir görüntüsünü görmekteyiz:

Burada ise sol taraftaki resim, vahşi örneğe aitken, sağ taraftaki hayvanat bahçesindeki örneğe aittir. Bu defa, cahil bir göz bile farkı kolayca görecektir. Vahşi örneğin elmacık kemeri çok daha dardır ve kemikte çok daha az süngersi doku bulunur. Ayrıca oldukça sivri yapıdadır. Hayvanat bahçesindeki bireylerin ise kemerleri çok daha geniş ve bol süngersi dokuludur.

Son olarak, kafataslarının arka kısmına bakarak da bazı farklar görebiliriz:

Burada da, yukarıdaki örnek vahşi doğadaki aslandan alınmıştır, aşağıdaki ise hayvanat bahçesindeki aslanlardan. Yine, oldukça kolay bir şekilde, aradaki farklar görülebilir. Vahşi doğadaki aslanın kafatasındaki geçişler çok daha sivri ve sertken, hayvanat bahçesindekilerin kafatasları daha yassı ve yumuşak geçişlidir.

İkisi arasındaki bir diğer fark da kafatası büyüklüğünden gelmektedir. Vahşi doğadaki aslanların kafatasları, hayvanat bahçesindekilere göre küçükken, beyin genişlikleri 40-50 cc daha büyüktür. Bu, ilk bakışta bir çelişki gibi gözükebilir. Ancak, bilim insanları, bu sorunu da çözmekte zorlanmamıştır: Kemik kalınlığının, iki canlıda, birbirinden farklı olduğunu hatırlayın. Hayvanat bahçesindeki aslanların kemikleri, vahşi doğadakilerden daha kalındır. Bu, sorunumuzu çözer, çünkü kafatası dıştan bakıldığında daha büyük gibi gözükse de, kemikler kalın olduğu için içeride daha az boşluk bırakırlar.

Peki bu farklara sebep olan etmenler nelerdir? Bunların başında, hayvanat bahçesindeki aslanların asla deneyimleyemediği ancak vahşi doğadakiler için bir ölüm kalım savaşı olan konu gelir: Avlanma ve öldürme. Aç bir savana aslanı, sürünür, kovalar, ısırır, parçalar, tekrar kovalar, düşer, kalkar, koşar, durur, sıçrar vs. Avını indirmek için güçlü pençelerini saplar, dişlerini kullanır, vb. Eğer avlanan bir dişiyse, avını uzun metrelerce yavruların yanına kadar sürükler.

Tüm bunlar, hayvanat bahçesindeki aslanlarca asla yapılamaz. Ve bu, doğrudan kafatası yapısını etkiler. Aslan, avını yakalayıp, ısırıp, yere indirmek için güçlü kaslarını kullanır. Masseter (çiğneme) kası denen bir kas, özellikle çiğneme aktivitesinde son derece aktif olarak çalışan çok önemli bir kastır. Bu kas, doğrudan elmacık kemerine ve alt çeneye bağlıdır. Güçlü bir kas, güçlü kemiklerle desteklenmelidir. Bir aslan, kaslarını çalıştırdığında, kaslar sadece gelişmez, aynı zamanda kemikler üzerine gerilim ve güç bindirirler. İşte bu yüzden vahşi doğadakilerin elmacık kemerleri ince ve sivridir; masseter kası, bu yoğun aktivitede güçlü bir şekilde çalışabilmek için böyle bir yapıya mekanik olarak ihtiyaç duyar. Hayvanat bahçesindeki aslanların yassı ve geniş kemikleri ise, egzersiz eksikliğini gözler önüne sermektedir. Bu aslanların kasları gelişir; ancak kullanılmadığında geriler ve kemiklere düşen yük azalacağından veya hiç bulunmayacağından, kemiklerin yapısı gereksiz bir hal alır. Bu sebeple hayvanat bahçesindeki aslanlar, bir süre sonra yetişkin olsalar bile, vahşi doğadaki yavru bir aslanın görünümünde olabilmektedirler.

Benzer şekilde, kafatasının arkası da aslanlar arasındaki farkı ortaya koyar. Ense ve boyun, aslanların avlarını tutmasında, çekmesinde, sallamasında ve sürümesinde çok önemli rol oynar. Bu sebeple, kafatasına, boyundan tam 7 kas bağlanır. Vahşi doğadaki aslanlarda, tıpkı çene kasları gibi, bu kaslar da sivri ve güçlü kemiklere ihtiyaç duyar. Hayvanat bahçesindeki aslanlar ise bu kasları kullanamadıkları için, nesiller içerisinde kemikler gevşemiş ve yumuşaklaşmıştır.

Dolayısıyla, toparlamak gerekirse, aktivite, sadece insanlar için değil, doğadaki tüm hayvanlar için çok önemlidir. Hareketsiz bir vücudun kasları gevşeyecek ve vücut kaslar yerine yağ bağlamayı tercih edebilecektir. Bu da, insanlar da dahil tüm hayvanlar aleminde ciddi sorunlara sebebiyet verecektir.

Teşekkür: Ali Serdar Pektaş'a ve kaynağın bulunmasına yardımcı olan ekip arkadaşım GB'ye teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 1
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 1
  • Korkutucu! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/09/2020 10:40:06 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/101

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Kategoriler ve Etiketler
Tümünü Göster
Güncel
Karma
Agora
Küresel Salgın
Dna
Manyetik Alan
İnsan Sağlığı
Kedigiller
Genel Halk
Sperm
Hastalık Kontrolü
Grip
Güneş
Dünya
Mikoloji
Etimoloji
Vegan
2019-Ncov
Dil
Doğa Gözlemleri
Doğa Olayları
Güneş Sistemi
Müfredat
Seçilim
Wuhan Koronavirüsü
Karanlık Madde
Epigenetik
Tekillik
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İnsan, bütün kibriyle, üstün bir yaratıcının müdahalesine layık olduğuna inanır. Daha alçakgönüllü ve bence daha doğru olan ise, insanın hayvanlardan yaratıldığıdır.”
Charles Darwin
Geri Bildirim Gönder