Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Biyoloji, birçok insanın sandığı kadar kolay bir meslek değildir. Sözünü ettiğimiz biyolojinin teorik altyapısı bile değil. Her insan, öyle veya böyle canlılarla temas halinde olduğu için, kendilerini "uzman" sanmaya meyillidirler. Köyünde tavuk ve atlarla oynamış olan, mahallesindeki köpeğin başını okşayıp, yavru kediyi evine almış olan birçok insan kendisini zoolog sanmaktadır. Evinde 3 saksıda bitki besleyenler botanikçi, balkonunda birkaç hafta kuş beslemiş olanlar ornitolog, bir kelebeği eline almış olanlar entomolog... Elbette bu bilim dallarına ilgi duymak, profesyonel bir şekilde eğitimini almadan da son derece kapsamlı bir şekilde deneyim edinmek için hiçbir engel yok. Gelmiş geçmiş en büyük primatologlardan biri olan Jane Goodall'ın hiçbir biyoloji eğitimi olmaması, bunun en harika örneklerinden birisidir. Ancak hem düzgün eğitim almayıp, hem de çok kısıtlı deneyimle uzmanlık iddiasında bulunmak, hem kendinizi hem de halkı kandırmak olacaktır.

Evrim Ağacı olarak bünyemizde bir dolu biyolog ve ilgili meslek dallarından öğrenci ve uzman barındırıyoruz. Ancak buna rağmen bazı iddialarda bulunmadan önce çok dikkatli bir şekilde düşünmemiz gerekiyor; zira her insan gibi biz de hata yapabilecek olsak da, bunu en aza indirmek bilimi halka taşıyan aracılar olarak bizlere düşüyor.

Bu fotoğrafta gördüğünüz örnek, biyolojinin zorluğunu bir başka açıdan bizlere gösteriyor. Öyle ki, taksonominin temelini atmış büyük biyolog Carl von Linneaus bile sınıflandırmaları sırasında çok basit hatalara düşmüş, bir kuşun dişi ve erkeğini ayrı türler olarak kategorize etmiştir (tabii ki bilim bu hatayı kısa sürede düzeltmiştir). Doğanın "tür", "cins" gibi keskin hatlarla sınırları belirlenmiş kategorileri olmadığı için, biz insanlar olarak bu kategorileri doğaya dayatmaya çalıştığımızda bolca sıkıntıyla karşılaşmaktayız.

Unutmayın ki doğadaki istisnasız olarak her canlı birbiriyle akrabadır ve devasa bir Evrim Ağacı'nın birbirine çeşitli mesafelerde bağlanan dalları gibidir... Tüm canlılık bir bütündür ve her bir dala farklı bir isim verme çabası, insanlara özgü bir sınıflandırma merakının ürünüdür. Doğada böyle bir ayrım yoktur. Evrimsel biyolojinin bilgi dağarcığımıza kattığı en muhteşem gerçeklerden birisi, türler arasındaki köken benzerliğidir.

 

Kaynak: Entomology

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder