Evrim Ağacı Logo Evrim Ağacı
Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Tsunami Nedir? Türkiye'de Tsunami Olabilir mi? Eğer Olursa, Nasıl Önlem Almalıyız ve Tsunami Sırasında Neler Yapılmalı?

Tsunami Nedir? Türkiye'de Tsunami Olabilir mi? Eğer Olursa, Nasıl Önlem Almalıyız ve Tsunami Sırasında Neler Yapılmalı? Chris Wren/Kenn Brown
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Tsunamiler, yeryüzünde bilinen en yıkıcı doğa olaylarından birisidir. Japoncada "liman dalgası" (津波) anlamına gelen ve (hatalı bir şekilde) "gelgit dalgası" olarak da bilinen "tsunami", genellikle depremler, volkanik patlamalar ve diğer su altı patlamaları (örneğin insan yapımı patlamalar, su altı heyelanları, buzul parçalanmaları, meteorit çarpması ve diğer yıkıcı unsurlar) etkisiyle çok miktarda suyun yer değiştirmesi sonucu okyanus, deniz ve büyük göllerde meydana gelebilen, sıra dışı yükseklikteki ve uzunluktaki dalgalara verilen isimdir.[1] Tsunamiyi en sık tetikleyen unsur depremler olsa da (tüm tsunamilerin %88'ini depremler tetikler), tsunaminin tetiklenmesi için illâ depremlere veya su altı olaylarına ihtiyaç yoktur; su yüzeyindeki olaylar da tsunamileri tetikleyebilir.[2]

Tsunami Nedir? Normal Dalgadan Ne Farkı Vardır?

Bir tsunamiyi; rüzgarlar veya gelgitlerin sebep olduğu, normal yaşantımızda çok daha aşina olduğumuz yüzey dalgaları veya gelgit dalgalarından ayıran ana unsur, tsunamilerdeki iki dalga tepesi arasındaki mesafenin (dalgaboyunun) aşırı büyük olmasıdır. İzah edelim: Yüzey ve gelgit dalgaları, suyun yüzeyini veya genelini bozan etkenlerin etkisi altında suyun dairesel olarak hareket etmesidir. Aslında su, dalga şeklinde hareket etmemektedir, dışarıdan bakan bizler suyun dalgalar halinde hareket ettiği izlenimine kapılırız. Eğer öyle olsaydı, su yüzeyinde yüzmeye çalıştığımızda, dalgalarla birlikte yol alırdık; halbuki bir dalga "üzerimizden geçerken", neredeyse olduğumuz yerde yükselip alçalırız - dalganın görünen hızına nazaran çok az miktarda yer değiştiririz.[3] Yüzey dalgalarının gerçekte nasıl hareket ettiğini, aşağıdaki görselde görebilirsiniz.

Derin deniz dalgalarında meydana gelen Stokes akıntısını gösteren bir grafik. Burada dalga boyu, dalga derinliğinin yaklaşık 2 katıdır. Görebileceğiniz gibi su yüzeyindeki parçacıklar dalganın kendi geometrisini takip etmemektedir, çok daha yerel dairesel hareketler yaparlar; ancak deniz yüzeyinde aşina olduğumuz dalga hareketi gözlenir. Suyun aynı sütunu içerisinde bulunan parçacıkların hareketi, su derinliği arttıkça azalır.
Derin deniz dalgalarında meydana gelen Stokes akıntısını gösteren bir grafik. Burada dalga boyu, dalga derinliğinin yaklaşık 2 katıdır. Görebileceğiniz gibi su yüzeyindeki parçacıklar dalganın kendi geometrisini takip etmemektedir, çok daha yerel dairesel hareketler yaparlar; ancak deniz yüzeyinde aşina olduğumuz dalga hareketi gözlenir. Suyun aynı sütunu içerisinde bulunan parçacıkların hareketi, su derinliği arttıkça azalır.
Wikimedia

Tsunamilerde ise bu parçacıkların hareketi çok daha büyüktür; buna bağlı olarak da iki dalga tepesi arasındaki mesafe yüzlerce kilometreye çıkabilecek kadar uzundur. Bu durum, tsunamiler öncesinde kıyı sularının çekilmesine neden olur. Bunu, aşağıdaki görseldeki kırmızı parçacıkları takip ederek görebilirsiniz (dalga gelmeden önce parçacığın geriye hareketine dikkat edin):

Tsunamiler, dalga boyu çok uzun olan dalgalardır. Dalga önündeki suyun ritmik olarak geri çekildiğine dikkat edin. Bu hareket, bir tsunami kıyıya vurmadan önce, gelgit benzeri bir şekilde suların geri çekilip, sonrasında hızla kıyıya hücum etmesinin ardındaki ana sebeptir. Bu işaret, çok kısa bir süre içinde kıyıya tsunami vuracağının en önemli işaretidir.
Tsunamiler, dalga boyu çok uzun olan dalgalardır. Dalga önündeki suyun ritmik olarak geri çekildiğine dikkat edin. Bu hareket, bir tsunami kıyıya vurmadan önce, gelgit benzeri bir şekilde suların geri çekilip, sonrasında hızla kıyıya hücum etmesinin ardındaki ana sebeptir. Bu işaret, çok kısa bir süre içinde kıyıya tsunami vuracağının en önemli işaretidir.
Wikimedia

Tsunamilerin oluşabilmesi için, bir su sütununun olduğu gibi yer değiştirmesi gerekmektedir. Yani normal dalgalar su yüzeyindeki etkilerle oluşurken, tsunamiler bütün su kolonunun (sütununun) yer değiştirmesiyle oluşur. Bu tür bir etkiye sebep olabilen en yaygın doğa olayı depremlerdir. Depremlere bağlı olarak su tabanı birdenbire zıplayıp geri inince, üzerindeki su sütunu da hızla zıplar ve sarsılır. Su, en düşük potansiyel enerjiye ulaşarak dengesini bulmaya çalıştıkça, depremin merkez üssünden etrafa dalgalar saçılır.

Tsunamileri diğer dalgalardan ayıran en önemli faktörlerden birisi şudur: Yüzey dalgaları sahillerde görmeye alışık olduğumuz şekilde kırılarak (tepeden kıvrılarak) parçalanır. Sahil kenarına uzanıp, seyretmekten hoşlandığımız, "dalgalar sahile vuruyor" dediğimiz olay budur. Tsunamiler ise kıyıya ulaştığında kırılmazlar; tam tersine, kıyıya yaklaştıkça büyüklükleri artar ve kırılmaksızın iç kıyılara kadar ilerleyebilirler. Bu durum aşağıda görülmektedir.

Tsunamilere Sebep Olan Nedir?

Genel olarak tsunamilere en çok sebep olan fay hatları, bindirme fay hatları ve ters fay hatlarıdır. Yıkıcı tsunamilerin %10-15'ine doğrultu atımlı depremler sebep olur. Bu tür depremlerde okyanus tabanı yatay olarak hareket eder. Bunun ana sebebi depremler veya su altı heyelanları olabilir. Ancak bu tür yıkıcı tsunamiler, genellikle sadece civardaki kıyıları etkilerler.

Kimi zamansa kıyılarda yaşanan büyük heyelanlar, kaya düşmeleri, buzul parçalanmaları vb. olaylar tsunamileri tetikleyebilir. Bu tür tsunamiler daha nadirdir; ancak kayan malzemenin miktarı, hızı, ne miktarda suyu hareket ettirdiği ve ne kadar derine battığı gibi faktörler, tsunami oluşum ihtimalini etkilemektedir. Bu tür tsunamileri tehlikeli yapan, depremlerin aksine hiçbir uyarı vermeksizin (zelzele olmaksızın) yaşanabilmeleri ve civar kıyılarda büyük yıkımlara neden olabilmeleridir. Tabii ki, 17 Temmuz 1998'de Papua Yeni Gine'de olduğu gibi, 7.0 büyüklüğündeki bir deprem de heyelanları tetikleyebilir ve buna bağlı olarak tsunamiler oluşabilir. Bu örnekte, 20 dakika içinde kıyıya ulaşan tsunami, 2.200 kişiyi öldürmüş ve 10.000 kişiyi evsiz bırakmıştı.

Kimi zaman su altı ve su üstü volkanik faaliyet de tsunamileri tetikleyebilir. Özellikle de lav fışkırmaları, deniz altı volkan patlamaları, kaldera oluşumları (volkan çöküntüleri), volkanik heyelanlar ve yatay fışkırmalar, çok miktarda suyun yer değiştirmesine sebep olarak tsunamileri tetikleyebilir. Örneğin 27 Ağustos 1883'te Krakatau volkanının patlaması ve çökmesi sonucunda 41 metrelik dalgalar oluşmuş ve Java ile Sumatra'da 34.000 kişinin ölümüne sebep olmuştur. 1610 yılında Yunanistan'ın Santorini Yanardağı'nın patlaması sonucu oluşan tsunamiler, Girit Adası'ndaki Minoa kültürünün tamamen yok olmasına neden olmuştur.

Kimi zaman hava olayları da tsunamilere neden olabilir. Özellikle de şiddetli hava basıncı değişimleri, meteotsunami adı verilen tsunamileri tetikleyebilir. Bu tür tsunamiler, hava akımlarının gücü, yönü ve hızına bağlı olarak deniz yüzeyinde basınç farkları yaratabilirler. Örneğin 13 Haziran 2013'te ABD'nin New Jersey ve Massachusetts kıyılarına, hava son derece açık olmasına rağmen 2 metrelik dalgalar vurdu ve 3 kişinin su akıntısına kapılarak yaralanmasına neden oldu. Diğer tüm olası etmenleri eleyen bilim insanları, bu tsunamiye sebep olan şeyin bölgede saatler önce yaşanmış olan fırtınalarda meydana gelen yüksek hızlı bir rüzgar fırtınası olduğuna kanaat getirdiler.

Interstellar filminde de meşhur bir şekilde gösterildiği gibi, teknik olarak aşırı büyük gök cisimleri de tsunamilere neden olabilir; ancak bunun ne düzeyde olacağı ve Dünya'nın böyle bir risk altında olup olmadığı oldukça tartışmalıdır. Dünya'da tsunami yaratabilecek kadar büyük ve yakın bir cismin Dünya'nın civarından geçme ihtimali çok düşüktür.

Bilim insanlarının hesaplarına göre, 1 kilometreden büyük çapa sahip ve Dünya atmosferini aşmayı başaran cisimler, çarpma tsunamisi adı verilen bir tsunamiyi tetikleyebilir. 66 milyon yıl önce dinozorları yok eden göktaşının bu tür bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Benzer şekilde, bu kadar büyük olmayan ama atmosferde şiddetli bir şekilde patlayan göktaşları da, basınç ve şok dalgası etkisiyle ufak tsunamileri tetikleme potansiyeline sahiptir; ancak bu da çok nadir olan bir doğa olayıdır.

Tsunamiler, Yüksek Dalgalarla Oluşmak Zorunda Değildir!

Tsunamiler genellikle dalga büyüklüğü ile bilinirler; ancak bir tsunamide dalgalar her zaman büyük gözükmek zorunda değildir; önemli olan, yüzeyin altında çok büyük miktarda suyun yer değiştiriyor olmasıdır! Yukarıdaki animasyondan da görebileceğiniz gibi, bir fay hattı kırılıp da kısa bir süre içerisinde metrelerce yer değiştirdiğinde, üzerinde taşıdığı su kolonu birdenbire olduğu yerde "zıplar". Bu, normalde yüzeyde sürtünme yoluyla yaratılan yüzey dalgalarından çok daha büyük miktarda suyun yer değiştirmesi demektir - ki tsunamiye ismini veren de budur!

Elbette, birçok tsunamide gördüğümüz, özellikle de kıyıya yaklaştıkça su derinliğinin azalmasına bağlı olarak dalga yüksekliğinin artmasıdır. Rüzgarlarla oluşan yüzey dalgalarında, iki dalga arası mesafe çoğunlukla 100 metre kadardır ve dalgaların yüksekliği 2 metreyi bulabilir. Derin okyanusta yaşanan tsunamilerde ise iki dalga arası mesafe 200 kilometreyi bulabilir ve açıkta kimi zaman sadece 30 santimetre ila 1 metre büyüklüğe sahip bu dalgalar, saatte 800 kilometreye ulaşan hızlarda hareket edebilirler; yani koca bir okyanusu 1 günden kısa sürede aşabilirler! Bu ufak boyutları nedeniyle, gemiciler altlarından geçen tsunamiyi fark etmeyebilirler bile! Ayrıca bu yüksek hız, yalın bir gerçeği de ortaya koymaktadır: Tsunamiden koşarak kaçamazsınız; dolayısıyla eğer dalgaların geldiğini görüyorsanız, bir an önce yerden yüksek bir yere ulaşmaya çalışın ve siper alın!

Kıyıya ulaşan dalgalar, hızla yavaşlayarak saatte 30-50 kilometre hıza düşerler ve kıyıya vurmadan önce, kıyı sularının adeta bir gelgitte olduğu gibi geri çekilmesine neden olurlar. Ancak gerçek gelgitlerde buna sebep olan Ay ve Güneş'tir; tsunamilerde ise bu gök cisimlerinin hiçbir rolü yoktur. Bu nedenle tsunamilere "gelgit dalgası" adı verilmesi hatalıdır. Öte yandan, Ay ve Güneş'ten kaynaklı gelgit döngüleriyle örtüşmeyen su çekilmeleri, tsunamilerin en belirgin işaretlerindendir. Bu tür anormal kıyı suyu aktivitesi görmeniz halinde, asla gelgitin yaşandığı kıyıya ve suyun çekilmesi sonucu çıplak kalan sahile gitmeyin; tam tersine, yüksek bir yere ulaşmaya çalışın ve kıyıdan uzaklaşın!

Sonrasında dalganın gücüyle bir anda kıyıya hücum eden bu su, yukarıda izah ettiğimiz gibi genellikle giderek büyüyen dalgalar oluştururlar; ancak bu büyüme kimi zaman sadece birkaç santimetre veya metre de olabilir; hatta birçok tsunami sırasında oluşan dalgalar yaklaşık 3 metre yüksekliğe sahiptir. Hatırlayın: Tsunamiler, her zaman dev dalgalarla kıyıya vurmazlar; önemli olan, açık denizde yer değiştiren bol miktarda suyun, kıyıya vuruyor olmasıdır! Bunu, aşağıdaki 3 boyutlu simülasyondan da görebilirsiniz:

NOAA Tsunami Simülasyonu
Wikimedia

Kıyıya ulaşan tsunamiler, genellikle devasa dalgalardan ziyade, çok güçlü bir sel veya çok şiddetli bir gelgit dalgası gibi gözükürler. Bu açıdan, The Impossible filminde gösterilen tsunami sahnesi oldukça gerçekçidir:

Elbette bir tsunami, ufku dolduran bir su duvarı olarak da görünebilir. Tüm tsunamilerin aynı şekilde görülmeyebileceği hatırlanmalıdır. Aşağıda, kameraya yakalanan tsunamiler görülmektedir:

Daha da önemlisi, çoğu zaman tsunamiler çok sayıda dalgayla gelirler; yani ilk vuran dalga, son dalga olmak zorunda değildir; hatta en büyük dalga bile olmak zorunda değildir! Çoğu zaman tsunamiler en az birkaç saat, kimi zaman birkaç gün boyunca devam ederler ve iki tsunami arasındaki süre 5 dakika ile 2 saat arasında değişebilir.

En Yıkıcı Tsunamiler, En Büyük Dalgalarla Beraber Gelir!

Bu demek değil ki tsunamilerin yıkıcı doğası, büyük dalgalarla ilgili değildir. Elbette bir tsunamiyi yıkıcı kılan nitelik, dalga büyüklüğüdür. Hatta ilk olarak 1963 yılında Imamura-Iida Güç Skalası adıyla geliştirilen, sonrasında 1972 yılında Soloviev tarafından elden geçirilen Tsunami Gücü Skalası (İng: "tsunami intensity scale") şöyle hesaplanır:

I=12+log2(Hav)\LARGE{I=\frac{1}{2}+log_2(H_{av})}

Burada HavH_{av}, sahil boyunca görülen ortalama dalga yüksekliğidir ve normal deniz seviyesinden ne düzeyde yüksek dalgalar oluştuğu ile belirlenir. Dolayısıyla dalga yüksekliği arttıkça, tsunaminin gücü de artmaktadır. Bu formüle göre:

  • 2 gücündeki bir tsunamide ortalama dalga yüksekliği 2.8 metredir.
  • 3 gücündeki bir tsunamide ortalama dalga yüksekliği 5.5 metredir.
  • 4 gücündeki bir tsunamide ortalama dalga yüksekliği 11 metredir.
  • 5 gücündeki bir tsunamide ortalama dalga yüksekliği 22.5 metredir.

Günümüzdeyse, 2013 yılında geliştirilen ve deprem güçlerini model alan yeni bir skala kullanılmaktadır.[4], [5] Tıpkı depremlerde olduğu gibi, tsunamilerde de tsunami büyüklüğü (MtM_t) hesaplanabilmektedir:

Mt=a∗log(h)+b∗log(R)+D\LARGE{M_t=a*log(h)+b*log(R)+D}

Bu formülde hh, deprem merkez üssünden RR mesafede ölçülen maksimum tsunami dalga büyüklüğünün metre cinsinden ifadesidir. aa, bb ve DD ise, bu skalanın moment magnitüt skalasına en çok yakınsamasını sağlayan sabitlerdir.[6]

Tsunamileri meşhur eden özellik, kimi zaman 30 metreyi aşabilen dalgaların kıyıya vurmasıdır. Örneğin 26 Aralık 2004'te Hint Okyanusu'nda meydana gelen 9.0 büyüklüğündeki depremden doğan tsunamiler, 30 metrelik dev dalgaların kıyıya vurmasına neden olmuştur. 10 metreden büyük dalgalar oluşturan tsunamilere megatsunami adı verilmektedir. Bu dalgalar, Hindistan'da 150.000'den fazla kişinin canına kıymış ve yüz milyonlarca dolar değerinde mal kaybına neden olmuştur.[7]

Tsunamileri fark etmenin ikinci yolu, doğayı dinlemektir. Elbette kıyıda hissedeceğiniz şiddetli bir deprem, tsunami tehlikesine işaret eder; ancak gerçekten dinlemek de size fayda sağlayabilir: Tsunamileri deneyimlemiş birçok kişi, bu dalgaların adeta bir yük treni gibi gürültülü olduğunu söylemiştir.[8], [7]

Unutmayın: Tsunamiler, hiçbir zaman tekil dalgalar değillerdir; her zaman bir dizi dalga halinde kıyıya vururlar ve iki dalga arası süre 20-30 dakikayı bulabilir. Bu nedenle ilk dalga geçtikten sonra güvende olduğunuzu varsaymamalısınız. Trenleme dalgalar olarak bilinen bu dalga silsileleri, ilk dalganın vurmasından sonraki 12 saat boyunca devam edebilir!

Kıyıya vuran tsunami dalgaları, kısa sürede şehir sokaklarını sular altında bırakacaktır ve kimi zaman kıyı şeridindeki binaları yerle bir edecektir. Bu yıkılmaya neden olan şey, sadece dalgaların saf gücü değildir; aynı zamanda yüzey dalgalarından farklı olarak, tsunami dalgaları içerisinde bol miktarda toz, çamur, toprak ve dalgaların içine çekip sürüklediği diğer katı malzemeler bulunur. Bunlar, suyla birlikte kıyıya vurur ve dalganın şiddetini ve aşındırma gücünü katlayarak arttırır. Bu nedenle tsunami dalgalarının doğrudan vücudunuza vurmasına izin vermemelisiniz; asla bir tsunami dalgasında sörf yapmaya veya bu dalgalar içerisinde yüzmeye kalkmamalısınız. Sadece dalganın içindeki parçacıklar değil, aynı zamanda dalganın dibinde oluşan inanılmaz güçlü türbülans akıntıları, yüzeydeki insanları ve hatta arabalar, binalar ve diğer eşyaları içine çekerek parçalayabilir.

İstatistiki olarak, yakın civarda yıkıma neden olan tsunamiler her yıl 2 defa, en az 1000 kilometre uzaklıktaki sahillerde yıkıma neden olan tsunamiler her 10 yılda 2 defa oluşmaktadır.[9]

Denizde, Dolayısıyla Türkiye'de Tsunami Olabilir mi?

Sorunun cevabı çok net: Evet; bir tsunaminin oluşması için illâ bir okyanusa gerek yoktur. Bugüne kadar Akdeniz'de ve Ege Denizi'nde çok sayıda tsunami meydana gelmiş, bunların önemli bir bölümü Yunanistan ve Anadolu yarımadalarında yıkıma sebep olmuştur. Örneğin 1999 depremi sırasında da İzmit Körfezi'nde tsunami faaliyeti gözlenmiştir.[10]

Tarihte Akdeniz ve Ege'de meydana gelen tsunamiler. Kırmızı noktalar büyük yıkımlara, sarı noktalar orta düzeyde yıkımlara, beyaz noktalar hafif yıkımlara karşılık gelmektedir.
Tarihte Akdeniz ve Ege'de meydana gelen tsunamiler. Kırmızı noktalar büyük yıkımlara, sarı noktalar orta düzeyde yıkımlara, beyaz noktalar hafif yıkımlara karşılık gelmektedir.
Tsunami Alarm System

Okyanusları ve denizleri bırakın, büyük göllerde bile tsunami oluşabilir! Bugüne kadar göllerde yaşandığı kaydedilen tsunamilere örnek olarak şunları verebiliriz:[11]

  • 4 Temmuz 1929 tarihinde Michigan Gölü'nde, bir fırtınadan kaynaklandığı düşünülen, 6 metrelik tsunamiler oluşmuştur (bunlara meteotsunami denmektedir[12]) ve 20 kişinin boğularak ölmesine neden olmuştur.
  • 26 Haziran 1954 tarihinde aynı gölde 3 metrelik bir diğer meteotsunami yaşanmıştır ve 7 kişi hayatını kaybetmiştir.
  • 4 Temmuz 2003'te yine aynı gölde büyük dalgalar oluşturmayan tsunami yaşanmıştır ve 7 yüzücü boğularak ölmüştür.

Dikkat edebileceğiniz gibi bu tsunamilerin hepsi aynı gölde kaydedilmiştir. Çünkü Michigan Gölü 58.000 kilometrekarelik alana yayılmaktadır. Kıyas olması bakımından, Marmara Denizi 11.300 kilometrekarelik bir alana sahiptir. Görebileceğiniz gibi, devasa göllerde de tsunamiler olabilmektedir. 4 Temmuz gününde daha çok ölüm yaşanma nedeni, ABD'nin Bağımsızlık Günü kutlamalarının yapıldığı bu günde, yaz sıcağında daha çok sayıda insanın göllere gitmesi ve bu sırada yaşanan tsunamilerde boğulma riskinin artmasıdır.

Tsunami Oluşması İçin Gereken Koşullar

Peki neden bunları çok sık görmüyoruz? Çünkü bir tsunaminin oluşabilmesi için 3 ana kritere ihtiyaç vardır:

  1. Tsunamiyi tetikleyen bir deprem ise, deniz tabanına çok yakın bir yerde meydana gelmelidir. Eğer yerin onlarca kilometre altında bir deprem meydana gelirse, tsunami oluşma ihtimali düşüktür; ancak yine de yüksek dalgalar üretmeyen tsunamiler oluşabilir!
  2. En küçük seviyeli tsunamiler, yüzeye yakın ve 4 büyüklüğünden büyük depremlerle oluşmaktadır. Bildiğimiz anlamıyla bir tsunami oluşması için, en az 6.5 büyüklüğünde bir deprem yaşanması gerekmektedir. Çoğu tsunami ise 7.5 ve üzeri büyüklükteki depremler sonucunda yaşanmaktadır. 1900 yılından beri yapılan ölçümlere göre Dünya'da her yıl ortalama 9 adet 7.5 ve üzeri deprem olmaktadır ve bunların ülkemize isabet etme ihtimali düşüktür.[13] Ancak isabet ederse (örneğin Büyük İstanbul Depremi yaşandığında veya benzeri bir deprem yaşanacak olursa) ve bu deprem denizde, tabana yakın bir noktada meydana gelirse, pek tabii Türkiye karasularında da tsunami oluşabilir.
  3. Deprem sırasında yer değiştiren suyun miktarı, bir tsunami yaratabilecek kadar büyük olmalıdır. Okyanusların derinliği denizlerden, denizlerin derinliği de göllerden (genellikle) daha büyük olduğu için, tsunamiler de daha sıklıkla okyanuslarda, sonrasında sıklıkla denizlerde ve göllerde yaşanmaktadır.

Görebileceğiniz gibi, su kütlesinin niteliği (yani okyanus mu yoksa deniz mi olduğu) tek başına belirleyici bir faktör değildir. Su birikintilerinin olduğu her yerde, deprem veya diğer tektonik, beşeri ve astronomik faktörlerce tetiklenen tsunamiler oluşabilir. Tsunamilerin daha sıklıkla okyanuslarda meydana geldiği izlenimi, buradaki şartların tsunami oluşumuna en uygun olmasıdır.

Öte yandan denizin kıyıyla buluştuğu bölgelerde su derinliğinin ve taban jeolojisinin nitelikleri (batimetri) de büyük öneme sahiptir. İstatistiki olarak bakıldığında, 1900-2015 yılları arasında meydana gelen tsunamilerin %78'i Pasifik Okyanusu'nda, %8'i Atlas Okyanusu ve Karayipler'de, %6'sı Akdeniz'de, %5'i Hint Okyanusu'nda, %1'i ise diğer denizlerde meydana gelmiştir.[14]

1900'lerden bu yana tsunamiler en sık olarak Japonya'da (%21), Rusya'da (%8) ve Endonezya'da (%8) oluşmuştur. Oluşan tsunamilerin büyük bir kısmı yıkıcı değildir veya sadece meydana geldiği bölgeye yakın kıyılarda hasara neden olur; fakat 1900'lerden beri Alaska, Şili, Japonya, Endonezya, Pakistan ve Rusya gibi bölgelerde oluşan bazı tsunamiler, çok uzak sahillerde de yıkım yaratmıştır. Tsunamiler, her zaman, her mevsimde, her hava koşulunda oluşabilmektedir.

Tsunamileri Önceden Tahmin Etmek Mümkün mü?

Bu soru, "Depremleri önceden tahmin etmek mümkün mü?" sorusuyla aynı sorudur. Cevabı da aynıdır: Hayır.

Sadece istatistiki olarak bir bölgede geniş bir zaman aralığında ne büyüklükte deprem olabileceği hesaplanabilir. Buna bağlı olarak, tsunami oluşma riskleri öngörülebilir; ancak spesifik bir tarihte, spesifik bir lokasyonda, spesifik bir büyüklükte tsunami olacağını öngörmek, modern bilim ve teknoloji çerçevesinde olanaksızdır.

Elbette tsunamiyi günler veya aylar önceden bilemiyor olmak, bazı erken uyarı sistemleri geliştiremeyeceğimiz anlamına gelmemektedir. Bu tür uyarı sistemleri, depremler için üretilen erken uyarı sistemleriyle aynıdır: Bu sistemler devreye girdiğinde, teknik olarak deprem veya tsunami çoktan başlamıştır; ancak amaç, hayati öneme sahip olabilecek 8-10 saniyelik süreyi insanlara tanıyabilmektir.

Depremler de, tsunamiler de ana yıkımını yapmadan önce belli işaretler verirler. Örneğin depremlerde yüzeye ulaşan ilk dalgaların çoğunu insanlar hissedemez; bazı hayvanlar hissedebilirler ve bu nedenle depremlerde hayvanların huysuzlandığı veya "depremi önceden bildikleri" söylenir. Bu, ana dalgaların ulaşmasından en fazla 8-10 saniye öncesinde olmaktadır ve teknik olarak bir "öngörme" yoktur; halihazırda başlayan depremin öncü sarsıntılarını hissetmektedirler. Bu prensip kullanılarak, ana dalgalar yüzeye ulaşmadan insanları uyarmak mümkündür; ama yine, teknik olarak deprem çoktan başlamıştır - bu bir "öngörü sistemi" değildir.

Tsunami uyarı sistemleri ise bir nebze daha verimli çalışabilmektedir; çünkü bir tsunami dalgası, muazzam hızına rağmen, bir deprem dalgasından çok daha yavaş ilerler ve çok daha belirgin izlere sahip olabilir. Uzmanlar, yüzey sensörleri kullanarak tsunami öncesi su çekilmesini tespit edebilirler ve vatandaşları uyarabilirler. Benzer şekilde, tsunamiler çok uzak bölgeleri de etkileyebildikleri için, daha yakın mesafelere tsunami vurduktan sonra, daha uzak bölgelerin ne kadar süre içerisinde etkileneceği hesaplanabilmekte ve buradaki insanlar uyarılabilmektedir.

1964 yılında Alaska'da meydana gelen deprem sonucu oluşan tsunami dalgalarının Asya, Avustralya, Güney Amerika ve Antarktika'ya ulaşma sürelerini gösteren bir harita. Kırmızı renkli bölgelere ulaşma süresi 1-4 saat, sarı renkli bölgelere ulaşma süresi 5-6 saat, yeşil renkli bölgelere ulaşma süresi 7-14 saat, mavi renkli bölgelere ulaşma süresi 15-21 saat olarak ölçülmüştür.
1964 yılında Alaska'da meydana gelen deprem sonucu oluşan tsunami dalgalarının Asya, Avustralya, Güney Amerika ve Antarktika'ya ulaşma sürelerini gösteren bir harita. Kırmızı renkli bölgelere ulaşma süresi 1-4 saat, sarı renkli bölgelere ulaşma süresi 5-6 saat, yeşil renkli bölgelere ulaşma süresi 7-14 saat, mavi renkli bölgelere ulaşma süresi 15-21 saat olarak ölçülmüştür.
Wikimedia

Tsunamilere Nasıl Hazırlanmalı?

Aslında tsunamiler mutlaka kendisinden önce gelen deprem gibi yıkıcı bir doğa olayı ile tetiklendiği için, tsunami hazırlığı ile deprem hazırlığı birbirine çok benzerdir. Depreme nasıl hazırlanmanız gerektiğini buradan öğrenebilirsiniz. Özetle, 3 basamakla hazırlık yapabilirsiniz:

  1. Aile felaket planı hazırlayın. Bu, depremler için de mutlaka almanız gereken bir önlem. Bir felaket olursa aile fertlerinizin her biri ne yapacak, birbirinizi kaybederseniz nerede buluşacaksınız, nasıl iletişim kuracaksınız? Bu ve bunun gibi soruları mutlaka cevaplandırın ve felaket gelmeden önce en az 1 kere, mümkünse her sene 1 defa pratik yapın.
  2. Yerel deprem/tsunami planlarından haberdar olun. Unutmayın ki bir doğa felaketinden sadece siz etkilenmeyeceksiniz; dolayısıyla komşularınızın ve yerel bölgenizdeki diğer kişi ve kurumların nasıl davranacağını bilmek, hayat kurtarıcı olabilir. Şehrinizdeki ve mahallenizdeki toplanma yerlerini bilin, acil bir durumda başvurabileceğiniz kişi ve kurumları belirleyin. Şehri terk etmeniz gerekirse, tam olarak hangi yolları takip edeceğinizi planlayın, trafiği hesaba katın.
  3. 2 haftalık acil durum çantası hazırlayın. Bu çanta içerisine haritalar, bozulmayacak yiyecekler, su ve su saflaştırma kitleri, ilk yardım çantası, ilaçlar, plastik poşetler, diş fırçası/macunu ve kişisel bakım ürünleri, sağlam ayakkabılar, sert iklime dayanıklı kıyafetler, çadır, USB içerisine kaydedilmiş önemli dokümanlar (pasaport ve kimlik fotokopileri gibi), çok amaçlı aletler, düdük, çakmak ve kibrit, koli bandı ve eldiven gibi malzemeler koyun.

Sonuç

30 Ekim 2020'de İzmir'in Seferihisar ilçesi açıklarında yaşanan 7.0 büyüklüğündeki deprem sırasında, minik bir tsunami oluştuğu düşünülmektedir. Öyle ki, deprem sonrasında Sığacık/İzmir'de korkuyla dışarı çıkarılıp, tekerlekli sandalyeye oturtulan bir vatandaşımız, bu depremden kaynaklı tsunaminin etkisiyle boğularak ne yazık ki hayatını kaybetmiştir.[15] Bu acı olay, depremlerle tsunamilerin el ele gittiğinin ve belki 30 metrelik dalgalarla olmasa bile, tsunaminin aslen ölümcül olabilecek sel etkisinin ülkemizde de (depremin yerine ve niteliğine göre) görülebileceğinin asla unutmamamız yönünde bir uyarı olarak görülmelidir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 15
  • Bilim Budur! 2
  • İnanılmaz 2
  • Korkutucu! 2
  • Muhteşem! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ Merriam-Webster. Tidal Wave. (30 Ekim 2020). Alındığı Tarih: 30 Ekim 2020. Alındığı Yer: Merriam-Webster | Arşiv Bağlantısı
  • ^ B. Ferreira. When Icebergs Capsize, Tsunamis May Ensue. (17 Nisan 2011). Alındığı Tarih: 30 Ekim 2020. Alındığı Yer: Nature Blogs | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. Bengtsson. Longitudinal And Transverse Wave Motion. (05 Ağustos 2016). Alındığı Tarih: 30 Ekim 2020. Alındığı Yer: Penn State University | Arşiv Bağlantısı
  • ^ E. L. Lekkas, et al. (2013). A Proposal For A New Integrated Tsunami Intensity Scale (Itis‐2012)A Proposal For A New Integrated Tsunami Intensity Scale (Itis‐2012). Bulletin of the Seismological Society of America, sf: 1493-1502. doi: 10.1785/0120120099. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ K. Katsetsiadou, et al. (2016). Tsunami Intensity Mapping: Applying The Integrated Tsunami Intensity Scale (Itis2012) On Ishinomaki Bay Coast After The Mega-Tsunami Of Tohoku, March 11, 2011. Research in Geophysics. doi: 10.4081/rg.2016.5857. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ Y. Tsuchiya. (1995). Tsunami: Progress In Prediction, Disaster Prevention And Warning. ISBN: 9780792334835. Yayınevi: Springer.
  • ^ a b National Geographic. Tsunamis: Facts About Killer Waves. (14 Ocak 2005). Alındığı Tarih: 30 Ekim 2020. Alındığı Yer: National Geographic | Arşiv Bağlantısı
  • ^ State of Washington. Tsunami: Information & Preparedness. (30 Ekim 2020). Alındığı Tarih: 30 Ekim 2020. Alındığı Yer: State of Washington | Arşiv Bağlantısı
  • ^ NOAA. Ngdc/Wds Global Historical Tsunami Database. Alındığı Tarih: 30 Ekim 2020. Alındığı Yer: NOAA doi: 10.7289/V5PN93H7. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ Y. Altinok, et al. (2001). The Tsunami Of August 17, 1999 In Izmit Bay, Turkey. Natural Hazards, sf: 133-146. doi: 10.1023/A:1011863610289. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ B. James. Tsunamis Can, And Have, Happened On The Great Lakes. (28 Haziran 2019). Alındığı Tarih: 30 Ekim 2020. Alındığı Yer: K102.5 | Arşiv Bağlantısı
  • ^ NOAA. What Is A Meteotsunami?. (30 Ekim 2020). Alındığı Tarih: 30 Ekim 2020. Alındığı Yer: NOAA | Arşiv Bağlantısı
  • ^ USGS. Common Myths About Earthquakes. (25 Eylül 2006). Alındığı Tarih: 30 Ekim 2020. Alındığı Yer: USGS | Arşiv Bağlantısı
  • ^ NOAA. Tsunami Frequently Asked Questions. Alındığı Tarih: 30 Ekim 2020. Alındığı Yer: Tsunami | Arşiv Bağlantısı
  • ^ Tele1. Tekerlekli Sandalyedeki Yurttaş, Deniz Yükseldiği Sırada Boğularak Hayatını Kaybetti. (30 Ekim 2020). Alındığı Tarih: 30 Ekim 2020. Alındığı Yer: Tele1 | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/11/2020 07:13:39 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9496

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Nörobiyoloji
Öğrenme Alanı
Kütle
Memeli
Paleontoloji
Madde
Yapay Seçilim
Diş Sorunları
Hamilelik
Karanlık Madde
Bağışıklık Sistemi
Sosyal Mesafelendirme
Teori
Tardigrad
Entropi
Balık
Hominid
Hekim
Müzik
Fizik
Depresyon
Evrenin Genişlemesi
Çin
Mitler Ve Gerçekler
Obstetrik
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Tüm büyük gerçekler, ilk ortaya çıkarıldıklarında kutsallara hakaret olarak algılanır.”
George Bernard Shaw
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol