Birçoğumuz iyi söylenmiş bir söze hayranlık duyarız. Kimi zaman söylenenler barizdir; ancak öyle isabetli ve dilbaz bir şekilde ifade edilmiştir ki, malum olan bile bizi düşünmeye iter. Kimi zamansa büyük düşünürlerin, bilim insanlarının, sanatçıların veya filozofların sözleri, daha önce fark etmediğimiz perspektiflere kapı aralar. Kimi zamansa sadece motive olmak veya kendimizi doğru yöne itmek için bu alıntılara ve edebi sözlere başvururuz.
Sebebiniz her ne olursa olsun, sizler için bu Sözler sayfasını derlemek istedik. Amacımız sadece geniş bir edebi söz ve alıntı arşivi yaratmak değil; aynı zamanda güvenilir, kaynaklı ve özenle seçilmiş bir sözler arşivi oluşturmak. Sonuçta kişisel gelişimde kullanılan her motivasyonel alıntı Einstein'a atfedilir; ancak bunların yarısından azı gerçekten Einstein tarafından söylenmiştir.
Bizler, bu arşivimizde, verebildiğimiz her noktada sözlerin kaynaklarına da yer vererek gerçeğin peşinden gidecek, bunu yaparken de bizden önce gelen devlerin hayat görüşleri, düşünce dünyaları ve ağızlarından (veya kalemlerinden) dökülenlerden ilham almaya çalışacağız.
Ayrıca seçkimizi yaratırken sadece sözün edebi değerine değil, anlamına ve bağlamına da önem vermeye çalıştık. Bu nedenle kişilerin görüşlerini doğru yansıtmadığına inandığımız veya bağlamından ayrı alındığında çarpıtılmaya müsait olduğunu düşündüğümüz sözlere yer vermedik. Benzer şekilde, bariz şekilde hatalı olan kavramları ve ideolojileri savunan sözlere de seçkimizde yer vermedik. Hedeflerimizle uygun olarak, olabildiğince bilim, teknoloji, sanat, felsefe ve insanlık üzerine eğilen sözlere yer vermeye çalıştık.
Umuyoruz faydalı ve ufuk açıcı olacaktır.
Uyarı: Seçkideki sözler veya söz sahipleri, Evrim Ağacı'nın görüşlerini veya savunduklarını yansıtmayabilir.
Nefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatmaya yeterdi.⚡️
Bütün canlılar evrenin çarkında iç içe geçmiş dişlilerdir. ⚙️
Castro, ABD'ye Hayır demişti fakat Küba'da gerçekten yeni bir toplumsal biçim icat edilmedi. İnsan çelişkili hikâyelerden bıkar: Küba'nın düşmanlarının işaret ettiği ekonomik başarısızlık ve insan hakları ihlalleri ile devrimin dostlarının dem vurduğu eğitim ve sağlıktaki başarılar. İnsan küçük bir ülkenin en büyük süper güce karşı direnişinin (evet, diğer süper gücün yardımıyla) muazzam hikâyesini dahi duymaktan bıkar. Bütün bu hikâyeler, Küba devriminin nihai komünist gelecekle bağlantılı bir toplumsal model üretemediği üzücü gerçeğini değiştirmez. Yenilerde Kübalı bir turist rehberi, bir Avrupalı turist grubuna acı bir yorumda bulunmuştur: Neden burada olduğunuzu biliyorum. Kaderimize terk edildiğimizi, ilginç bir eksantriklik olduğumuzu biliyorsunuz ve ebediyen kaybolmadan önce bu Küba'yı görme fırsatını kaçırmak istemediniz . Bize çoktan öldüğümüzü söyleyen bir bakışın nesnesi olmak, yirminci yüzyıl komünizminin hayal edilebilecek en trajik yorumu değil midir?
Gerilemenin kapitalist ilerlemenin parçası olmasına dair bir diğer bariz vaka, güvencesiz istihdamın muazzam yükselişidir. Güvencesiz iş, bu zamana dek bir refah devleti olarak algılanan her ülkede görülen bir dizi haktan mahrum bırakır çalışanları: Güvencesiz çalışanlar sağlık sigortalarından ve emeklilik planlarından kendileri mesuldür; senelik ücretli izin yoktur; gelecek gitgide müphem bir hâl alır. Güvencesiz iş, işçi sınıfı içerisinde de, kalıcı çalışanlar ile güvencesiz çalışanlar arasında bir antagonizma üretir. Bu artan sömürünün işçi direnişini güçlendirmesi beklenirdi fakat bu vaziyet, direnişi iyice zorlaştırır ve bunun temel sebebi ideolojiktir: Güvencesiz iş, yeni bir tür özgürlük olarak sunulmaktadır. Artık kompleks bir müessesede çarkın dişlerinden biri değil, çalışmamı özgürce idare eden, yeni seçimler yapmaya, yaratıcı potansiyelimin bambaşka yanlarını keşfetmeye, önceliklerimi seçmeye özgür, kendimin patronu, kendimin girişimcisiyimdir...
Düşman propagandasının amacı mevcut bir gücü imha etmek değil (bu işlev genellikle polis kuvvetlerine bırakılır), durumun göz çarpmamış bir imkânını imha etmektir. Başka bir ifadeyle, amaçları umudu öldürmektir.: Bu propagandanın verdiği mesaj, içinde yaşadığımız dünyanın olabilecek en iyi dünya olmasa bile kötünün iyisi olduğu, her türlü radikal değişimin onu ancak daha kötü kılacağına dair boyun eğmiş bir inançtır.
Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını sağlar, herkesin hırsına yetecek kadarını değil.
Hata ayıklamak, kod yazmaktan iki kat daha zordur. Dolayısıyla kodu olabildiğince akıllı yazarsanız, onu ayıklayacak kadar akıllı değilsinizdir.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.