Bugün
Bugün hazırlanıyor.
Bugün hazırlanıyor.
Özgürlüğe ermek kölelikten, tutsaklıktan kaçmakla değil, köleliği, tutsaklığı yıkmakla, ortadan kaldırmakla olur.
Hep yarım kaldım, hiç tam doymadım, tam bağırmadım, tam dokunmadım. Bıçak ruhumda dehşet bir fısıltı gibi ilerledi ve ben tam ortamda yarıldım. Ruhuma bir hayat yakıştıramadım.
Çünkü, çocukluğumda Venedikli hocanın ter döktürerek öğretmiş olduğu Latince lügatinde ahit kelimesi testamentum olarak yer alır. Eski Ahit e Vetus Testamentum, Yeni Ahite ise Novum Testamentum derler. Testamentum kelimesi, kadim bir geleneğe dayanarak, erkek husyesinin adı olan testis kelimesinden türemiştir. Bu şaşırtıcı bağlantıyı kurmam kolay olmadı, ben de yıllarca merak edip erkek yumurtası ile kutsal kitapların ne gibi bir ilişkisi olabilir diye uzun uzun düşündüm, ama epey araştırdıktan sonra gerçeği buldum. Kadim çağlarda, Kudüs yöresinde yaşayan erkekler savaşa gidecekleri zaman bir daire olurlar ve birbirlerinin husyelerini tutarak yemin ederlermiş. İnsan bedeninin en duyarlı organı üzerine edilen yemin herhalde akıldan çıkmayacağı için, bu gelenekten testament, yani testis üzerinde edilen yemin kelimesi türemiş. Kutsal kitaplara da bu yeminin adını uygun görmüşler.
Aslında diyordu, varlık yokluktur, yokluk da varlık! Hepsi gören göze bağlı!
Kendini feda etmenin, yüce bir varlığın içinde eriyip gitmenin müthiş hazzını yaşıyordu. Allah onun için aradaki perdeyi kaldırmış ve ona cemalini göstermişti. Kendi benliğini silip attığı için, artık ölümlü bir kul değil, Allah'ın ta kendisiydi o.
Herkesin istediği şeyi biri yasaklamaya yeltense bir arı kovanına çomak sokmuş gibi olacak. Korumaları gereken ülke, talana uğramış ve darmadağın edilmiş bir halde. Onların hırçınlıklarına ve yakıp yıkmalarına göz yumulursa dünyanın yarısı elden gitmiş olur.
Adları ne olursa olsun, günümüzde partilere de güvenilmez. Övseler de, eleştirseler de, onların sevgi ve kininde bir fark yok.