Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Arif G.
Arif G.
111.6K UP
5 saat önce
Toprak örtülür. İsim yazılır. Bir tarih eklenir.
Ardından düzen başlar. Dualar edilir, sözler söylenir, ritüeller tamamlanır. 
Hepsi 'onlar için' denir. Oysa ölüler artık orada değildir yapılanların hiçbirine ihtiyaçları yoktur.
Sonra kalabalık dağılır. Günlük hayat geri döner. Anmalar takvime yazılır, yıldönümleri belirlenir. Çiçekler tazelenir, cümleler tekrar edilir.
Ama bunların hiçbiri ölülerin dünyasına ulaşmaz. Hepsi bu tarafta kalır. Çünkü bu dünyada ölüler için hiçbir şey yapılmaz. Yapılan her şey, geride kalanlar içindir.
Suçlulukla baş etmek için, 
boşluğu yönetebilmek için, 
sessizliği katlanılabilir hale getirmek için.
Ritüel kaybı onarmaz sadece yaşayanların dağılmasını engeller. Oysa konuşulmayan bir gerçek vardır.
Ölen gitmiştir. Eksilen, hayatın içindeki bir yer değildir, bizim içimizdeki bir bağdır. Mezar başında söylenen sözler onlara değil, kendimize yöneliktir. Unutmadık derken aslında dayanıyoruz demek isteriz. Belki mesele ölüleri anmak değil, onlarla birlikte değiştiğimizi kabul etmektir. Hangi boşluğu doldurmaya çalıştığımız, hangi acıyı düzenle bastırdığımızdır. Çünkü ölüm, gidenle ilgili değildir kalanların yeniden yaşamak zorunda kalmasıyla ilgilidir. Toprak aynı kalır. İsim sessizdir. Geriye şu soru kalır. 
Biz kimi teselli ediyoruz?
Çünkü bu dünyada yapılan her şey, yaşayan ölüler içindir.
  
Ama bu, ölüleri yok saymak değildir. Çünkü anma, mezar, söz ve sessizlik onlara ulaşmasa da onlardan kopmaz. Yapılanlar gidenin değerini inkar etmek için değil, onun yokluğuyla yaşamayı öğrenebilmek içindir. Ölüler artık ihtiyaç duymaz ama iz bırakırlar. Bu dünyada yapılan her şey yaşayanlar içindir, ölüler ise o yapılanların nedenidir.
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Utku Derin
Utku Derin
414.3K UP
Aktaran 4 Eylül 2024 3 dk.

Communications Earth & Environment dergisinde yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar, İspanya'nın Mallorca adasındaki bir mağarada bulunan eski bir su altı köprüsü sayesinde binlerce yıl önce batı Akdeniz'deki adalara insanların ne zaman yerleştiğini tespit etti.

Genovesa Mağarası'ndaki 7,6 metrelik köprü üzerinde yapılan yeni bir analiz, insanların Akdeniz'in en büyük adalarından biri olan Mallorca'da daha önce düşünülenden çok daha erken bir dönemde yaşadığını gösteriyor. Bu durum, insanların doğu ve batı Akdeniz bölgelerine yerleşme zamanları arasındaki farkı daraltabilir.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
Çeviren 19 Şubat 2023
Samanyolu Galaksimiz'de bu yıldız topunun başka bir benzeri yoktur. Bu şaşırtıcıdır çünkü Hubble Uzay Teleskobu'nun bu fotoğrafı ilk bakışta NGC 1850 yıldız kümesinin boyut ve şeklinin Samanyolu Galaksimizin halesinde dolaşan pek çok eski küresel yıldız kümesini andırdığını düşündürmektedir. Fakat NGC 1850'nin yıldızlarının hepsi oldukça gençtir ve bu da onu Samanyolu'nda bilinen bir karşılığı olmayan benzersiz bir yıldız kümesi yapmaktadır. Ayrıca, NGC 1850 aynı zamanda bir çift yıldız kümesidir ve burada büyük kümenin merkezinin hemen sağ tarafında görülebilen ikinci bir yoğun yıldız kümesi vardır. Büyük kümedeki yıldızların 50 milyon yıl genç olduğu tahmin edilirken, kompakt kümedeki yıldızlar yaklaşık 4 milyon yıl yaşla daha da gençtir. Sadece 168.000 ışık yılı uzaklıkta yer alan NGC 1850, Büyük Macellan Bulutu'nun yakınlarında yer almaktadır. Galaksimizdeki süpernova kalıntılarına benzeyen soldaki görüntü boyunca parlayan gaz iplikçikleri, şiddetli yıldız patlamalarına tanık olmaktadır ve bölgede yakın zamanda yer alan kısa ömürleri olan büyük yıldızların yer aldığını ortaya koymaktadır.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emre Şahin
Emre Şahin
52.0K UP
İnceleyen10 14 Ocak 2022
Evrim konusunu merak ettiğim zamanlarda, ilk okuduğum ve hayatıma yön veren bir kitap
9.9/10
(23 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Darwin: The Life of a Tormented Evolutionist
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pedram Türkoğlu
Yazar 6 Aralık 2018 3 dk.

Aslında Güneş gibi bir kaynaktan sürekli olarak enerji alan bir gezegende (Dünya), enerji üretimi için Güneş'ten yararlanan organizmaların evrimleşmesi pek de şaşırtıcı değil. Dolayısıyla fotosentezin varlığı çok da sıradışı olmamalı. Ancak süreç öylesine ilgi çekici ki, bilim insanları çok uzun yıllardır fotosentezin ayrıntılarını gün yüzüne çıkarmaya çalışıyor. Günümüzde fotosentezden daha az verimli olan, onun "atası" olabilecek, fotosentez sürecine oldukça benzeyen ancak bazı noktalarını barındırmayan kemosentez gibi başka biyokimyasal süreçler biliniyor.

Yaklaşık olarak 3 milyar yıl önce fotosentezin evriminde ilkin prokaryotlardan ayrılan bir grup siyanobakterinin sahip olduğu kimyasallardan ışığa duyarlı olan bazılarının özelleşmesi sonucu, canlılık açısından çok "özel" olarak görebileceğimiz; ancak aslında doğa açısından son derece sıradan olan bir kimyasal tepkimenin olabilirliğini sağlamıştır: Fotosentez. Ardından mitokondrinin evrimine benzer şekilde endosimbiyoz teorisinde açıklandığı gibi fagolizozomdan kurtulan ve hücre içinde hayatta kalan siyanobakterilerin seçilimi ile kloroplast evrimleşmiştir. Fotosentezin evrimini ayrıntılı olarak incelediğimiz makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

78
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Tek kelimeyle muhteşem bir platform. Devamlılığı en büyük isteğim. Bilmediğim bir çok şeyi öğreniyorum. Teşekkürler.
Hilal Nizamoğlu
Çeviren 12 Kasım 2015 4 dk.

Birçok insan tam manada kontrolü kaybetmese de depresif ya da endişeli olduğunu hisseder. Kaç kişinin "Biraz obsesifim." dediğini bir düşünün. Anlaşılacağı üzere insanlar birçok hastalığın çeşitli kademelerden oluştuğunu düşünür. Yine de çoğu kişi halusinasyon görmenin ya da olmayan sesleri duymanın nasıl bir şey olduğunu bilemez. Genel görüşe göre ya psikotik hastasınızdır, ya da değilsinizdir.

Ancak genel görüşün “hasta ya da değil” yargıları arasında bir çizginin olmadığına dair bulgular artmaktadır. Psikiyatrlar, psikotik hastalıkların kademeli bir spektrum ile değerlendirilip değerlendirilemeyeceğını uzun süredir tartışıyorlardı; ve 10 yılı aşkın suredir bu soruyu araştırıyorlar.

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
NGC 2525’teki Süpernova

Büyük ve güzel sarmal galaksi NGC 2525, Samanyolu’ndan 70 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Geceleyin Dünya’dan bakıldığında, güney takımyıldızı Pupa’nın sınırları içinde gökyüzünde parıldıyor. Yaklaşık olarak 60.000 ışık yılı genişliğinde olan galaksinin Hubble Uzay Teleskobu tarafından kaydedilen bu görkemli fotoğrafında karanlık toz bulutları, devasa mavi yıldızlar ve pembe yıldız oluşum bölgeleri ile kaplı sarmal kolları görülüyor. 2018’in Ocak ayında NGC 2525’in eteklerinde görülen süpernova SN 2018gv, görüntünün sol altındaki en parlak yıldızdır. Bir yıl süren Hubble gözlemlerinin hızlandırılmış hali, beyaz cüce bir yıldızın yakınındaki başka bir yıldızdan malzeme toplamasıyla tetiklenen nükleer yıldız patlamasını ve git gide sönükleşerek gözden kaybolmasını gösteriyor. Tip Ia süpernova olarak tanımlanan nesnenin parlaklığı, kozmik standart bir mum olarak kabul edilir. Tip Ia süpernovaları galaksilerin uzaklıklarını ölçmek ve evrenin genişleme hızını belirlemek için kullanılır.

23 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı: NASA, ESA, A. Riess (STScI/JHU) ve SH0ES Takımı. Teşekkürler: M. Zamani (ESA/Hubble)
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 25 Ocak 2019
Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
30
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 30 Ekim 2021 14 dk.

Bilim, metodolojisi ve tarihi üzerine kafa yormuş herkesin varmak zorunda olduğu bir soru vardır: Bilimin sınırları nedir? Bilim, nerede biter, nerede başlar? "Bilim" olan ile olmayani, bilim ile "sahtebilimi" nasıl ayırt ederiz? Bilim felsefesinde buna, demarkasyon problemi veya sınır belirleme problemi adı verilir.

Eğer bilimin kesin bir reçetesi olduğunu düşünüyorsanız, net bir şekilde söyleyebiliriz ki hayır, bu şekilde evrensel bir reçete bulunmuyor. Dahası, tarihsel olarak bir şeyin bilim mi, sahtebilim mi, hatta felsefe dalı mı olduğu bolca tartışılmış olan, sıklıkla ateşli kavgalara ve hatta kimi zaman bilim dalları içerisinde ayrışmalara neden olan bir sorundur.

143
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gülfem Akdemir
Seslendiren 1 Kasım 2024 5:11
Geceleyin gökyüzüne baktığımızda, parlak sönük birçok yıldız görürüz. Bu durum, günümüzde şehrin ışık kirliliği yüzünden fena halde kısıtlanmış olsa da,...
19
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 18 Mayıs 2011 24 dk.

Miller-Urey Deneyi, canlılığın başladığı Erken Dünya koşullarına yönelik olarak, deneyin yapıldığı 1952 yılına kadar olan biyokimya bilgileri ışığında tasarlanmış, canlılığın temeli olan moleküllerin doğal kimyasal süreçlerin bir sonucu olarak oluşup oluşamayacağını araştırmak üzere geliştirilmiş bir deneydir. Miller-Urey Deneyi'nin amacı, yaşamın kimyasal kökenlerini aydınlatmak ve Abiyogenez Teorisi'ne yönelik bazı yeni deneysel yaklaşımlar geliştirebilmekti.

Miller-Urey Deneyi, evrim karşıtları tarafından sıklıkla tartışılan ve sanki bu sahada yapılan tek çalışma ve tek sonuçmuş gibi üzerine bolca gidilen bir deney olarak halk arasında da popülerlik kazanmıştır. Aradan geçen yarım asırdan uzun bir süreden ötürü, Miller-Urey Deneyi'nin sonuçları, bugün bildiklerimizin yanında oldukça kısıtlıdır; buna rağmen, 1950'li yıllarda bilimin olduğu konum açısından değerlendirilecek olduğunda, bilim tarihinde önemli yankılar yaratmayı başarmış, bilim tarihi ve canlılığın kökenine yönelik araştırmalar açısından büyük öneme sahip bir deneydir. Gelin bu deneyi, hedeflediklerini, başarılarını, başarısızlıklarını ve hakkındaki tartışmaları biraz daha yakından tanıyalım.

186
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 18 Eylül 2014 2 dk.

18 Eylül 2012 tarihinde Dünya'ya Japon fotoğrafçı Yoji Ookata tarafından gösterilen bu ekin çemberleri, denizin 30 metre kadar altı altında buluyor ve çapları 2.5 metreye kadar ulaşıyor. Bu halkaların elbette ekinlerle hiçbir alakası yok. Sadece şekiller, popüler kültürde "uzaylılar" tarafından yapıldığına inanılan, aslında kendilerine "ekin sanatçıları" diyen insanlarca, başkalarının tarlalarında gizlice yapılan bir sanat olan "ekin çemberleri"ne benziyor diye, denizaltındaki garip geometrik şekillere bu isim takılmış. Tıpkı gerçek ekin çemberleri gibi, denizin altındaki bu ilginç şekillerin varlığı, 1 hafta gibi kısa bir süre içerisinde komplo teorisyenlerinin ve heyecanlı hayalperestlerin ana tartışma konusu haline geldi ve yine uzaylıların ve denizaltında yaşayan gizli halkların sanatı olduğu iddia edildi. 

Gerçek ekin çemberlerinin aksine, denizaltı çemberlerinin sırrının çözülmesi çok uzun sürmedi (gerçek ekin çemberlerinin sırrının çözülmesi 35 yıldan fazla zaman aldı) ve şekilleri Dünya'ya tanıtan ilk fotoğrafçı olan Ookata, şekiller hakkında gerçeği de ortaya çıkaran isim oldu.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close