Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
Hilal Badoğlu
Üye
1

İnsanların doğayı diğer canlılara kıyasla daha çok değiştirmesine doğa nasıl tepki veriyor?

Örneğin insanların avcılığa başladığından bu zamana kadar geçen sürede avlanan bu canlılar (örneğin balıklar) hayatta kalmak amacıyla herhangi bir değişim geçirmişler midir? Yoksa biz bu canlıları gerek tüketerek gerekse doğaya zarar vererek yok olmaya mahkum mu etmekteyiz?
2,524 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
1 Cevap
Umut Karip
Umut Karip
124K UP
Öğrenci - Okur

Merhaba Hilal,

Evrim, canlılığın başlangıcından beri hiç durmadığı gibi biz insan türünün var oluşundan beri de durmuş değildir. Sorunuzun başlığında "İnsanların doğayı diğer canlılara kıyasla" demişsiniz, bu söyleminizde insanı diğer canlılardan ayırma ve başka bir kefeye koyma durumu seziyorum. İnsanların, yaşam kavramı söz konusu olduğunda diğer hiçbir canlıdan ayrılamayacağını destekleyerek söyleyebilirim ki doğada hâlâ evrimin düdüğü ötüyor. Bu anlamda baktığımızda canlıları tüketerek, doğaya zarar vererek, çevre kirliliğine sebep olarak vs. birer seçilim baskısı oluşturuyoruz. Bu da demek oluyor ki ne yapıyor olursak olalım aslında hiçbir varlığı yok olmaya mahkum etmiyoruz; doğal seçilimin kuralı olduğu üzere şartlara uyum sağlayanlar hayatta kalıyor sadece, biz sadece şartları değiştiriyoruz.

Tüm Reklamları Kapat

Tanıklık ettiğimiz evrim olaylarını özetlemek isterim.

"Ölüm riski, organizmaların hayatta kalmak için kaynakları tahsis etme yöntemlerini değiştirir." diyen Reznick

Şu an California Üniversitesi'nde evrimsel biyolog olarak görev Yapan Reznick, av-avcı ilişkisinin yeni türlerin evrimini nasıl etkilediğini bulmak için bir çalışma yaptı. Bu çalışma kapsamında Reznick, Karayip adasının Kuzey Sırtları bölgesinden 1.600 adet renkli bir balık türü olan Lepistesler'den topladı. Topladığı bu Lepistesler'i onları avlayabilecek bir avcının ve başka Lepistesler'in olmadığı alanlara götürdü. Yalnızca 4 yıl sonunda erkek Lepistesler'in üreme modellerinin önemli ölçüde değiştiğini fark etti. Sonuç ise şuydu: avcıların olduğu alanlardaki Lepistesler avcıların olmadığı alanlardaki Lepistesler'e oranla daha erken yaşta olgunlaşıp adapte oluyorlardı.

Tüm Reklamları Kapat

Dr. John Endler'in Lepistes Deneyi

Yine aynı balık türünden devam edelim. Sıradaki bilim insanı John Endler. John Endler, Lepistesler'i incelediğinde avcıların az olduğu yerde erkek Lepistesler'in daha parlak, büyük ve daha fazla beneğe sahip olduğunu gördü. Bu gözlemi hakkında deneyler yaptı. Deneyin sonucunda da gördüğü şeyler gözleminden pek de farklı değildi: tehlikeli avcıların bulunduğu alanlardaki Lepistesler'in ortalama benek sayısı 14 ay boyunca gözle görülebilecek ölçüde düştü, avcı olmayan alanlardakilerin ortalama benek sayısı arttı. Benek büyüklükleri bile değişmişti deneyin sonunda: avcıların bulunduğu alanlardaki Lepistesler'in benek büyüklükleri iri taşlı ortamda büyüme yolunda giderken küçük taşlı ortamda ise küçülme yolunda gitti. Bunun sebebi de basitti: kamufle olabilme ve hayatta kalabilme başarısı!

avcı olmayan alanlardaki Lepistesler'in ortalama benek sayısı arttı
avcı olmayan alanlardaki Lepistesler'in ortalama benek sayısı arttı
evrimianlamak.org
avcıların bulunduğu alanlardaki Lepistesler'in benek büyüklükleri iri taşlı ortamda büyüme yolunda giderken küçük taşlı ortamda ise küçülme yolunda gitti
avcıların bulunduğu alanlardaki Lepistesler'in benek büyüklükleri iri taşlı ortamda büyüme yolunda giderken küçük taşlı ortamda ise küçülme yolunda gitti
evrimianlamak.org

Belyaev'in Tilkileri

Dimitri Belyaev, 1950'li yıllarda 3 farklı gruptaki tilkilerle bir deney yaptı:

  1. Grup = Kendilerine elleyenlere yaklaşan ve kuyruklarını sallayan tilkiler
  2. Grup = Kendilerine ellenmesine izin veren fakat pozitif olmayan tilkiler
  3. Grup = İnsanları ısıran ve kaçan tilkiler.

Belyaev, bu üç gruptaki tilkilerin yalnızca 1. grubunda olan tilkilerin üremesine izin verdi. Yalnızca 6 nesil sonra bile tilkiler o kadar değişmişti ki bilim insanları "evcilleşmiş elit" adlı yeni bir kategori oluşturdu. 30-35 neslin ardından tilkilerin %70-80'i köpekler gibi davranan, insanlarla olmak için can atan, insanları koklayan ve yalayan hale geldiler. Hatta tilkilere has kürklerini de kaybedip görsel açıdan da köpeklere benzemişti tilkiler.

Bu örneklerin dışında yapay seçilimin ürünü olan bütün bütün evrimsel süreçlerin de gözle görülebilir olduğunu belirtmek isterim.

Ayrıca buraya tıklayarak Darwin'in İspinoz kuşları ile yaptığı deneyleri,

buraya tıklayarak Christian Rabeling'in karınca keşfini,

buraya tıklayarak deniz midyelerinin yırtıcılara karşı verdikleri tepkilerin paylaşıldığı makaleyi (İngilizce) ve buraya tıklayarak aynı konuyu işleyen haberi,

buraya tıklayarak istilacı türlerin evrimsel etkilerini,

Tüm Reklamları Kapat

buraya tıklayarak David O. Conover'ın balıklarla ilgili dopdolu çalışmalarını okuyabilirsiniz. Konu hakkında daha fazla bilgi almak için özellikle yapay seçilim örneklerine bakmanızı tavsiye ederim.

Sağlıcakla kalın.

486 görüntülenme

Kaynaklar

  1. J. B. Little. Hızlı Evrim: Bazı Türler Darwin'in Tahmin Ettiğinden Çok Daha Hızlı Evrimleşiyor Ve Türler, Gözümüzün Önünde Değişiyor!. (2 Mayıs 2021). Alındığı Tarih: 4 Mayıs 2021. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
  2. F. AGNOSTICUS. Lepistes Deneyi Ve Evrim. (15 Mart 2011). Alındığı Tarih: 4 Mayıs 2021. Alındığı Yer: baharkilic.org | Arşiv Bağlantısı
  3. E. Ağacı. Yapay Seçilimin Deneysel Olarak Gözlemlenmesi Balyaec'in Tilkileri. (9 Nisan 2011). Alındığı Tarih: 4 Mayıs 2021. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close