Sinirbilim ve Beyin - 12: Serebral Korteks, Alt Kısımları ve İlişkili Yapılar

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bu yazı, Sinirbilim ve Beyin yazı dizisinin 12. yazısıdır. Dizinin ilk yazısına gitmek için buraya, dizideki tüm yazıları görmek için buraya tıklayınız. Yazı dizileri, EA Akademi'nin bir parçasıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

Beynin derinliklerine inmeye ve beynimizi tanımaya devam ediyoruz. Hatırlayacak olursanız son yazımızda serebruma giriş yapmıştık. Şimdi ise bu girişi biraz daha geliştirerek bu önemli beyin parçasını daha da detaylandıracağız. Daha sonrasında ise serebrumun 3 ana parçasından biri olan serebral kortekse değineceğiz.

Serebrumu tanımayı sürdürebilmek için, bu inanılmaz kıvrımlı yapının kıvrımlarının ne anlama geldiğini bilmemiz gerekiyor. Bilim dilinde bu girintili ve kıvrımlı yapıya serebral konvolüsyon diyoruz. Bu kıvrımlı yapılardaki çıkıntıların her birinin adı girus olarak bilinmektedir. Girintilerin adı ise sulkus (ya da fissür) olarak belirlenmiştir. Fissürler, daha büyük ve derin yarıklarken, sulkuslar daha dar ve küçük yarıklardır. Dolayısıyla giruslar, fissürler ve sulkuslar bir araya gelerek serebrumun kıvrımlı yapısını oluştururlar. Aşağıdaki görsel bunu net bir şekilde anlatmaktadır:

 

Beynimizde 10 civarı bu şekilde önemli ve derin girus bulunmaktadır. Girusların önemi, kritik işlem merkezlerini üzerinde taşıyor olmalarıdır. Bizim için kritik olan 4 ana fissür (oyuk) bulunur:

  • Boylamsal (Longitudinal) Fissür: Beynin orta hattında bulunurve her iki yarımküreyi birbirinden ayırır.
  • Santral (Rolandik) Fissür: Beyin yarıkürelerinin yan yüzlerinde yukarıdan aşağıya doğru uzanır. Bu sulkus (ya da fissür) serebrumu ön ve arka yarı olarak ikiye böler. Ayrıca serebrumun frontal (ön) lobunu, pariyetal lobdan ayırır. Bu lobların görevlerine geleceğiz.
  • Lateral (Sylvian) Fissür: Yine yarımkürelerin yan yüzlerinde, yarıkürelerin ön yarısı boyunca uzanır. Frontal lob ile pariyetal lobun ön kısmını, temporal lobdan ayırır.
  • Pariyetooksipital Fissür: Boylamsal fissürün ön dörtte üçlük ve arka dörtte birlik bileşkesinden başlamakta ve öne uzanmaktadır. Pariyeral lobun üst kısmını oksipital lobdan ayırır.

 

Yukarıdaki fotoğrafta bu fissürlerden ikisini görmek mümkün. 2 numarayla gösterilen santral fissür, 6 numarayla gösterilen ise Sylvian fissürdür. Oyuk şeklini kolaylıkla ayırt edebilirsiniz. Bu oyuklar sayesinde beynin farklı bölgelerini birbirinden ayırmamız mümkün olabilmektedir (yukarıdaki açıklamalarda da yazıldığı gibi).

Olukların en önemli özelliği, serebrumun toplam hacmini, normalde olacağına göre 3 kat fazla arttırabilmeleridir. Yani kafatası gibi ufak bir alana büyük bir cismin sığabilmesi için bu şekilde girintiler evrimleşmek durumunda kalmıştır. Eğer ki bu yapılar oluşmayacak olsaydı, beynimiz çok daha küçük olacak ve muhtemelen ne biz bu yazıyı yazabiliyor olacaktık, ne de siz okuyabiliyor olacaktınız. Biraz daha sayı vermek gerekirse... Bu girintiler ve çıkıntılar sayesinde serebrumda 20 milyar nöron ve 140 trilyon sinaps (sinir bağlantısı) bulunabilir. Bu yüksek sayı sayesinde insan, diğer türlere zihinsel bir üstünlük kurabilmiştir. Herhangi bir diğer hayvana bu bağlantılar verilebilecek olsa, insandan zihinsel bir farkı olmasını beklemek çok güçtür.

Şimdi, yukarıda bu fissürlerin ayırdığını söylediğimiz temel serebral loblara gelelim. Bu loblar, az sonra göreceğimiz üzere insan gibi bilinçli hayvan türlerinin en önemli verisel girdisini oluşturan, duyu organlarından gelen bilgileri değerlendirmek üzere özelleşmişlerdir. Dolayısıyla bilincin merkezinde, duyu organlarına en yüksek önem verilmektedir. Serebrumda başlıca 4 büyük (majör), 1 küçük (minör) bölge bulunur:

1) Frontal Lob: Temelde istemli kas hareketlerinin kontrolünden ve bilişsel (kognitif) süreçlerin ortaya çıkışından sorumludur. Ayrıca duyusal işlevlerin de bilince ulaşmasını sağlar.

2) Pariyetal Lob: Vücudun duyusal, özellikle de somatik (dokunmaya dayalı) bilgilerini işler ve değerlendirir.

3) Oksipital Lob: Gözlerden gelen görsel verileri işler ve değerlendirir.

4) Temporal Lob: Kulaklardan gelen işitsel verileri işler ve değerlendirir.

Bu dördü, büyük loblardır ve bilincin oluşabilmesi için ortaklaşa çalışırlar. Birbirleriyle koordine çalışabilmek adına, özellikle duyular açısından önemli olan Pariyetal Lob, Oksipital Lob ve Temporal Lob'un üçlü ya da ikili olarak birleştiği bölgelerde, ilişkilendirme (asosiyasyon) alanları bulunur. Bunlara da ileride geri döneceğiz. Bir de, göreceli olarak küçük ve evrimsel açıdan diğerlerine göre erken evrimleşmiş, daha ilkin bir yapı bulunur:

5) İnsula: Lateral fissürün derin kısımlarında yer alır ve serebrum yüzeyinden gözlenemez. Daha ilkin davranışlarımızda ve içgüdülerin bilinç ile etkileşiminde rolü olduğu düşünülmektedir. Henüz hakkında çok fazla bilgi yoktur.

Bunların hepsini tipik bir serebrum görseli üzerinde görecek olursak:

 

Görüldüğü gibi her bir bölge, kendi işlevi açısından özelleşmiştir. Aslında yukarıda gördüğümüz, oldukça kısıtlı bir haritadır. Çok daha detaylandırmak ve özel bölgelere bölmek mümkündür ki yazılarımız ilerledikçe biz de bunu yapacağız, daha derinlere ineceğiz. Örneğin prefrontal lob içerisinde dokunmayla ilgili davranışlarımızı kontrol etmemizi sağlayan somatomotor korteks bulunur. Benzer şekilde pariyetal lob içerisinde dokunmayla ilgili verileri değerlendiren özel bir somatosensory korteks bulunur. Bunları gösteren biraz daha detaylı bir harita aşağıdaki gibi verilebilir:

 

Halbuki bu bile çok sınırlıdır. Modern bilimde, sinirbilim ve Evrimsel Biyoloji sayesinde çok daha detaylı verilere sahibiz. Bu lopları birçok alt kısma ayırabiliyoruz. Örneğin şu harita, yazılar içerisinde de göreceğimiz birçok bölgeyi ele almaktadır (bunlar bile tam değildir, daha birçok bölge vardır):

 

Kısaca beynin sadece serebrumunu öğrenmek bile uzun zamanlar isteyen bir konudur. Beyin, hiç şüphesiz bir canlıda bulunabilecek en karmaşık, evrimsel açıdan en gelişmiş, en detaylı organlardan biridir. Bu sebeple çok detaylı analizler yapılması gerekiyor. Biz, mümkün olduğunca öğretici bir şekilde ilerleyerek bu bilgileri vermek istiyoruz. Ancak çok detaya boğarak sizleri de sıkmayı hedeflemiyoruz. Ne olursa olsun, eğer ki bir birey, sinirbilimde "bilinç sorunu" olarak bilinen konuyu irdeleyecek ve neden bilinçli olduğumuzu, nasıl olduğumuzu, gerçekten özgür olup olmadığımızı analiz edecekse, bu bilgilere sahip olmak zorundadır. Bu yüzden siz okurlarımızdan da bunun bilincinde olmanızı tavsiye ediyoruz.

Bunları söyledikten sonra serebrumun bu önemli loblarının en yüksek düzeyde ve evrimleştiği serebral kortekse girebiliriz.

 

Serebral Korteks

Korteks, kelime anlamı olarak "kabuk" demektir. Serebral ise, bildiğiniz üzere "beynin serebrum bölgesine ait olan" demektir. Dolayısıyla serebral korteks, "serebruma ait kabuk" olarak düşünülebilir. Gerçekten de, serebrumun en dış katmanında, 2-6 milimetre kalınlığındaki kabuğa serebral korteks adı verilir. Beynin bilişsel işlevlerinin hemen hemen hepsinden sorumludur. Ancak çalışabilmesi için beynin derin bölgelerinden sürekli veri almak zorundadır. Bu veri akışı kesilecek olursa, bireyin bilinci kısmen ya da tamamen kapanacaktır. Çünkü bilinç dediğimiz olgu, ileride de göreceğimiz üzere bilinçaltı olmaksızın varlığını sürdüremez. Dolayısıyla bağımlı bir yapıdır. Serebral korteks, beynimizde bilgilerin depolanmasından ve kas becerilerimizin çoğundan sorumludur, özellikle de istemli olduğunu belirttiklerimizden. Bilim insanlarının birçoğunun kabul ettiği bir gerçek, insanı diğer hayvan türlerinden ayıranın serebral korteks olduğudur. Bu yüzden araştırmalar bu yapı üzerinde kurulmaktadır.

Aşağıda, bir makak (bir tür maymun) beyninde bulunan serebrum gösterilmektedir. Koyu mor olarak belirtilen alan serebral kortekstir.

 

Serebral korteksi, yani bu incecik kabuğu, yaptıkları görevlere göre 3 ana alt alanlar grubuna ayırabiliriz:

1) Duyusal Alanlar: Yukarıda bahsettiğimiz lopların kabuk kısımlarıdır. İsimlerinden de anlaşılabileceği gibi duyularımızla ilgili işlevleri yerine getirirler. Bilince katkıları çok yüksektir.

2) Motor Alanlar: Vücudumuzdaki istemli kasların çalışmasında büyük role sahiptirler. İstemli hareketlerimizin kararını alan bölgelerdir. Özellikle elimizdeki hassas kasların kontrolü burada gerçekleştirilir.

3) İlişkilendirme (Asosiyasyon) Alanları: Bilincin doğduğu yerler olarak görülmektedir. Beynin dört bir yanından işlenerek gelen veriler, bu alanlarda birleştirilerek beynin genelinde değişimlere sebep olurlar. Bu sayede, vücudumuzdan ve çevreden gelen bilgiler algılanır, işlenir ve daha önemlisi "algılanır". İşte bu sebeple bilinç, beyindeki bütün aktivitenin son ürünü olarak ortaya çıkmaktadır ve tek başına hiçbir anlam ifade etmez. Bu alanların çalışma biçimlerinin keşfedilmesiyle birlikte bilimde devrim yaşanmış, "ruh" kavramı bütün geçerliliğini yitirerek bu olguya atfedilen bütün nitelikler materyal açıklamalara indirgenebilmiştir. 

Bu yazımızı burada noktalayacağız. Önümüzdeki yazıda ise serebrumun, serebral korteksinin bu alt birimlerine ve bunların önemli alt gruplarına değineceğiz.


Ana Görsel: Pixabay

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 1
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 1
  • 0
  • 1

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 17/08/2019 21:44:11 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/327

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!

Sinirbilim ve Beyin - 11: İnsan'ı ''İnsan'' Yapan Yegane Yapı - Serebrum ve Genel Özellikleri

Sinirbilim ve Beyin - 13: Nasıl ''İnsan'' Olduk? Serebral Korteksin Alt Birimleri ve Görevleri...

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilgisayarlardan nefret edenlerle ilgili sorun şudur: Gerçekte bilgisayarlardan değil, üşengeç bilgisayar programcılarından nefret ederler.”
Larry Niven
Geri Bildirim Gönder