Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Bir T4 Virüsünün "Hayatı": Virüsler Neden Canlı Değildir?

Virüsler, Cansızlıktan Canlılığın Evriminde Harika Bir Geçiş Grubudur!

Bir T4 Virüsünün "Hayatı": Virüsler Neden Canlı Değildir?
4 dakika
41,119
Tüm Reklamları Kapat

Burada gördüğünüz tuhaf bir uzay aracı değil. T4 bakteriyofajı adı verilen bir virüsün Xvivo Scientific Animation firmasından Mike Smith tarafından hazırlanan bir çizimi. Virüsler, cansız varlıklardır. Ancak adeta, cansızlık ile canlılık arasında geçiş noktasında bulunurlar. Bu sebeple bilim insanları virüsler için "cansız olan; ancak canlılığın eşiğinde bulunan varlıklar" tanımını yaparlar. 

Canlılığı 2 koşulun her zaman bir arada bulunmasıyla tanımlarız: organizasyon ve bu organizasyonu sürdürmeye yarayan bir iç aktivite. Organizasyondan kasıt, vücut bütünlüğüdür. Aktivite ise, 2 temel alt birimden oluşan süreçler topluluğudur: genetik materyal ve metabolizma. Eğer bir varlığın hem kendine ait bir organizasyonu (vücut bütünlüğü) varsa, hem de bu organizasyonu aktif olarak korumak için enerji üretip tüketebiliyorsa, ona "canlı" deriz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, üretilen enerjinin en temel fizik yasası olan entropi (düzensizlik) artışına karşı koymak için kullanılabiliyor olmasıdır. Eğer ki bu iki koşuldan (organizasyon ve aktivite) en azından bir tanesi, en azından belli bir süre boyunca bile sağlanmıyorsa, o varlık "cansız" kabul edilir. Elbette yeterince zorlanırsa, bu tanıma istisnalar tespit edilebilir (bazı "sentetik yaşam" örnekleri gibi); fakat genellikle canlıları cansızlardan ayırmak için son derece kullanışlı bir tanımdır.

Virüsler, genellikle RNA'ya sahiptirler. Yani aktivite olarak tanımladığımız olgunun en azından bir kısmına sahiptirler. Ancak kendilerine ait bir metabolizmaları bulunmaz. Bunun için canlı bir organizmaya (genellikle bakterilere) muhtaçtırlar. Bu nedenle, kendilerine özgü bir aktiviteleri olduğu söylenemez. Ancak bir bakteriye tutunmadığı zamanlarda, kendisine özgü bir şekli vardır ve görselde de bu gözükmektedir. Ancak bir bakteriye tutunduğu anda, yapısında bazı kimyasal değişimler meydana gelir ve aktivite kazanmaya başlar. Fakat eş zamanlı olarak, organizasyonunu yitirir. Çünkü bakteriye tutunduğu anda, genetik materyalini ona aktarır ve artık vücudu "işlevsiz" hale gelir. Dolayısıyla organizasyon ve aktivite, ömrünün çok çok kısa bir zaman aralığında (bakteriye tutunduğu ilk anlarda) bir arada bulunur. Bunun haricinde, bakteri dışarısındayken sadece organizasyona sahiptir (kendine has bir aktivitesi bulunmaz); bakteriye tutunduktan sonra ise sadece aktiviteye sahiptir (kendine has bir organizasyonu bulunmaz). İşte bu nedenle cansız kabul edilir; ancak canlılığın "eşiğinde"dir. 

Tüm Reklamları Kapat

Virüslerin varlığı, tek başına evrim ve abiyogenez ile ilgili birçok noktayı kanıtlamaya yetmektedir: örneğin, cansızlık ile canlılık arasında bu kadar net bir geçişin varlığı, ilk canlılığın nasıl var olduğuna dair teorilerimizi doğrulamaktadır. Bir diğer ilginç nokta ise, "Biyoloji'nin Merkezi Dogması" olarak bilinen "DNA, RNA'yı üretir, RNA da proteinin üretilmesini sağlar; bunun tersi gerçekleşemez, yani protein RNA sentezleyemez, RNA da DNA sentezleyemez." önermesini yıkan özellikte olmalarıdır. Retrovirüs olarak bilinen bazı virüsler, RNA'larını kullanarak DNA sentezleyebilirler! Bu durum, başlı başına canlılığın ilkin başlangıcında bile daha basit yapılı RNA'nın, DNA'nın evrimini mümkün kılabileceğini göstermektedir. Abiyogenez Teorisi'nin öngördüğü üzere, başlangıçta ribozim adı verilen özel bir RNA grubu kimyasal evrim süreciyle doğal olarak var olabilirse, bundan sonra RNA'nın ve RNA'dan da DNA'nın evrimleşmesi son derece olasıdır. Bunu şu anda var olan varlıklarda bizzat gözlemek, büyük bir ipucudur. Son olarak, "megavirüsler" adı verilen bir grup, virüslerle bakteriler arasında geçiş sayılabilecek çok sayıda özelliği barındırmaktadır. Yani virüslerin cansızlık ile canlılık arasındaki köprüyü oluşturması bir yana, virüslerle de bakteriler arasındaki olası bir canlı grubu tespit edilebilmiştir!

Virüslerin evrimle ilgili bu ipuçları bir yana, görseldeki virüsün bir bakteriye tutunduktan sonra başına neler geleceğine bir bakalım:

  1. Salgıladığı kimyasallar, daha tutunma anından birkaç saniye sonra, bakterinin kendi genlerini ifade edip, kendine has proteinleri üretmesine engel olur. Böylece virüsün bakteriyi işgali başlar. Bu noktada virüsün aktivitesi başlamıştır; ancak organizasyonunu yitirmiştir.
  2. Sonraki 5 dakika içerisinde, virüsün RNA'sı (veya varsa DNA'sı), kendi kendisini kopyalamayı sağlayacak enzimleri üretmeye başlar. Virüs, bunun için bakterinin DNA'sını kullanabilir.
  3. Enfeksiyondan 10 dakika sonra, DNA'nın kendini kopyalama süreci başlar.
  4. 12. dakikada, DNA'dan üretilen proteinler bir araya gelerek, yeni virüs kopyaları üretmeye başlar. Üretilen virüslerin sayısı eksponansiyel olarak (giderek hızlanan bir biçimde) artar.
  5. 30 dakika geçtikten sonra, artık o kadar fazla virüs kopyası bakteri içerisinde oluşmuştur ki, bakterinin zarı ve duvarı iç basıncı kaldıramaz ve patlar. Böylece içerisindeki 100-150 civarındaki virüsü dış ortama salmış olur. Artık virüsün tekrardan organizasyonu vardır; ancak aktivitesi bir sonraki enfeksiyona kadar durmuştur.
  6. Sonrasında ise etrafa saçılan virüsler, yeni bir bakteriye denk gelene kadar öylece süzülürler. Herhangi bir hareket yetenekleri veya sözünü ettiğimiz gibi faaliyetleri yoktur. Ancak bir bakteriye denk geldiklerinde, süreç başa sarar ve virüsler saatler içerisinde kendilerinden milyonlarca kopya üretebilirler. Tabii enfekte ettikleri şey her zaman bakteriler olmak zorunda değildir. Kimi zaman çok hücreli canlıların vücut hücreleri de olabilir. Eğer savunma sistemlerimiz bu virüslerle baş edemezse, viral hastalıklara yakalanırız.

Sadece 200 nanometre (metrenin milyarda biri) uzunluğunda T4 bakteriyofajının DNA'sı sadece 169.000 baz çifti uzunluğundadır (insanda 3.2 milyar baz çifti bulunur) ve sadece 289 proteini kodlar. Bu 289 protein, virüsün konak hücreye yapışması, onu istila etmesi, bu sırada kendi kopyalarını oluşturması ve bu süreci tekrar tekrar yaşaması için fazlasıyla yeterlidir. T4 virüsü, bilim insanlarının en iyi tanıdığı bakteriyofajlardan birisidir.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
34
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 53
  • Merak Uyandırıcı! 23
  • Bilim Budur! 22
  • Muhteşem! 17
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 14
  • İnanılmaz 9
  • Korkutucu! 6
  • Umut Verici! 5
  • Güldürdü 1
  • Grrr... *@$# 1
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22/07/2024 07:59:29 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3019

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Basınç
Hominid
Kimya Tarihi
Mühendislik
Genel Görelilik Teorisi
Uçak
Skeptisizm
Protein
Homeostasis
Argüman
Araç
Teleskop
Yer
Teyit
Deniz
Karanlık Enerji
Araştırmacılar
Anksiyete
Kilometre
Nötron Yıldızı
Cinsel Yönelim
Bağışıklık Sistemi
Özel Görelilik
Uzay Aracı
Parçacık
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Bir T4 Virüsünün "Hayatı": Virüsler Neden Canlı Değildir?. (23 Kasım 2014). Alındığı Tarih: 22 Temmuz 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/3019
Bakırcı, Ç. M. (2014, November 23). Bir T4 Virüsünün "Hayatı": Virüsler Neden Canlı Değildir?. Evrim Ağacı. Retrieved July 22, 2024. from https://evrimagaci.org/s/3019
Ç. M. Bakırcı. “Bir T4 Virüsünün "Hayatı": Virüsler Neden Canlı Değildir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 23 Nov. 2014, https://evrimagaci.org/s/3019.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Bir T4 Virüsünün "Hayatı": Virüsler Neden Canlı Değildir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, November 23, 2014. https://evrimagaci.org/s/3019.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close