Evrim Ağacı Logo Evrim Ağacı
Evrim Ağacı
Reklamı Kapat
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Evrim Ağacı olarak bu yazının yazıldığı tarihe kadar 3 özgün kitap çıkarttık (Evrim Kuramı ve Mekanizmaları, Şüphecinin El Kitabı ve 50 Soruda Evrim), 1 kitabın genel editörlüğünü üstlendik (Evrenin Karanlığında Evrimin Işığı) ve başka çalışmalarda da (kolektif kitap, gazete makalesi, dergi yazısı, haber röportajı vs.) yer aldık ve almaya devam ediyoruz; siz bu yazıyı okurken, çoktan bu sayılar değişmiş olabilir. Bugüne kadar da binlerce içerik üretmeyle birlikte yazı hazırlama konusunda kendimizi iyice geliştirdik.

Ancak, bunca yıllık tecrübeye rağmen bir kitap yazmanın apayrı bir zorluğa sahip olduğunu söyleyebiliriz. Elbette araştırma yapmak, yazı hazırlamak ve genel kitleyle paylaştıktan sonra geribildirimlere göre revizeler hazırlamak bizler için bir avantaj sağlamış olsa da, bir kitap yazmanın süreci farklılıklar barındırmaktadır. Örneğin, yazdığınız dijital bir makalede bir hata varsa ya da bir değişiklik gerektiriyorsa, o makaleye istediğiniz zaman erişip düzeltmeler yapabilirsiniz. Ancak bir kitabın ilk basımından sonra fark ettiğiniz hataları ya da değişiklik yapmak istediğiniz kısımları gördükten sonra, o düzenlemelerin uygulanabilmesi için bir sonraki baskıya kadar beklemek durumunda kalıyorsunuz. Bir diğer deyişle, bir kitap yazmanın sorumluluğu, dijital bir makale yayınlamaya nazaran çok daha büyük.

Elbette bütün bunlar, aranızda kitap yazma konusunda heyecanlı olan kişilerin hevesini kırmamalı. Aksine, bu konuda hevesinizi arttırmak ve bu yolda kişisel tecrübelerimizden öğrendiklerimizi sizlerle paylaşabilmek adına bu makaleyi kaleme aldık. Böylece hem içinize sinecek bir çalışmaya atılım yapmış hem de normalinden daha kaliteli bir eser çıkartmış olursunuz.

Önemli Not: Buradaki tavsiyeler bir popüler bilim kitabı yazmak isteyenler için önerilmiştir. Kurgusal, tarihsel, felsefi, edebi vs. kitap yazma konusunda da insanların faydalanabileceği bilgiler olsa da, ana konumuzun popüler bilim üzerine olduğu hatırlanmalıdır.

Tavsiyelerimize geçmeden önce iyi dileklerimizi paylaşmak istiyoruz: Türkiye'de birbirinden yetenekli, bilgili ve hevesli insanlar görüyoruz. Bilime duydukları ilgiyle birlikte öğrendiklerini paylaşma konusundaki istekleri bizleri sevindiriyor. Bazılarınızın şimdiden başladığı bir kitap projesi olabilir. Bazılarınızın da böyle bir hayali olup ilerleyen dönemlerde böyle bir işe girişme isteği olabilir. Kitabınıza başlamış olsanız da olmasanız da, her türlü buradaki tavsiyelerimiz hepiniz içindir. Türkiye'deki raflarda sizin de kitaplarınızı görmek bizleri gururlandıracaktır. Şimdiden kaleminize sağlık!

Popüler Bilim Kitabı Yazmak İsteyenlere Tavsiyelerimiz

1. Hazır Hissetmek

Bizler kitaplarımızı yazmadan önce belirli bir yaşa geldikten ve belirli bir bilgi birikimi edindikten sonra böyle bir işe kalkışmayı uygun gördük. Çünkü kitap dediğiniz şey, rastgele bir eşya değildir. İçerisindeki sayfalar, sizden sonraki nesillerin ellerine alıp okuyabilecekleri metinler içermektedir. Geçmişte yaşamış olan yazarların seslerinin aklınızda yankılanması gibi, siz de, sizden daha uzun ömürlü bir eseri var ediyorsunuz.

Heyecanlı olduğunuz kadar, bu işi ciddiye almanız da gerekmektedir. Hiçbir zaman tam anlamıyla "Şimdi yazmaya hazırım!" hissiyatında olmayabilirsiniz. Bu, hiç sorun değildir; önemli olan, belirli bir donanım elde ettikten sonra bir başlangıç yapmanızdır. Bir atasözünde denildiği gibi, "bir yolculuk, bir ilk adımla başlar". Birçok yazar, ilk sayfada ilk kelimeleri düşünerek veya boş bir ekrana bakarak düşüncelerinin arasında kaybolabilmektedir. Ancak bunu aşmanın kolay bir yolu vardır, bir sonraki başlıkta izah ettik.

2. Konuların Belirlenmesi

Öncelikle bahsetmek istediğiniz konulardan başlıklar oluşturun, sonra bunları bir "İçindekiler" sayfası halinde düzenleyin. Bunu yapmanız, kitabınızı bölümlere ayırt etmenizde faydalı olacak, aklınızdaki süreci oluşturmanıza katkısı olacaktır. Bu başlıklar, siz yazmaya başladıkça ve devam ettikçe gözden geçirilebilirler. Bazı başlıkları silebilir, bazılarını birleştirebilir ve hatta yeni başlık ekleme ihtiyacında da olabilirsiniz. Hiçbir zaman kitabınızı yazmadan önce hazırlık süreciniz taşa kazılmış gibi olmayacak, siz yazdıkça değişecek ve gelişecektir.

Bu, önceki başlıkta dile getirdiğimiz "Nasıl yazmaya başlamalıyım?" sorununa da bir cevaptır. Hiçbir zaman ilk yazdıklarınız son yazdıklarınız olmayacaktır! Merak etmeyin, yazmaya devam ettiğiniz sürece kitabınız kendi kendini yazıyormuşçasına bir hale gelecektir.

3. Gözden Geçirmeyi Sonraya Bırakmak

Yazarken hiçbir zaman geriye dönerek ikide bir düzeltmelerle uğraşmayın, bu vakit kaybetmenize ve konu akışının bozulmasına neden olabilecektir. Tabiri uygunsa, "direkt yazıp geçin", önce taslağınızı oluşturun, en sonunda o bölümü tek seferde okuyup baştan sona elden geçirin. O zaman düzeltmeleriniz daha yerinde olacak ve konu akışı da korunacaktır. Bir diğer deyişle, yazımı akışına bırakmak, kelime kelime en uygun sözcükleri seçmekten ve yazım/noktalama kurallarına uyduğunuzdan emin olmaktan yeğdir. Sonradan bunları düzeltebilirsiniz; ancak o anda sahip olduğunuz ilham ve zihninizde oluşmuş olan akış, birkaç dakika sonra tamamen kaybolabilir. Bunu yitirmeden zihninizdekileri kağıda (ya da ekrana) aktarmak, büyük öneme sahiptir.

4. Bir Takvim Hazırlamak

Kendinize bir hedef tarih seçin, ancak gerçekçi de olun. İlk kitabınız olunca, ister istemez heyecanlanarak en kısa sürede çıkartıp herkese elde ettiğiniz başarınızı duyurmak isteyebilirsiniz. Ancak acele etmek aleyhinize işleyebilir, detayları gözden kaçırabilir, birçok yazım hatası yapabilir, bahsetmek istediğiniz konuları yanlışlıkla atlayabilir, yeni gelişmelerden bihaber kalıp eski bilgi vermiş olabilir, birçok konuda kitabınızı elinize alınca "Keşke..." dedirttirebilecek bir durum yaşayabilirsiniz.

Şöyle izah edelim: Bir kitap sayfası boyutunda yazacağınız her 100 sayfa için 6 aylık bir süreç düşünmelisiniz. Yani 200 sayfa için 1 sene, 400 sayfa için 2 sene vs. Bu süreçler gözünüzde büyümesin, çünkü zaman hızlı geçebiliyor. Kitap yazarken önünüzde uzun bir yol varmış gibi görünebilir, hatta bazı noktalarda "Hiçbir zaman bitirebilecek miyim?" ve "Acaba ölmeden önce basımını görebilecek miyim?" gibi trajikomik düşünceler aklınıza yerleşebilir. Endişeniz olmasın, kitabınıza çok ara vermeden yazdığınız sürece nice basımlara bile şahit olacağınız günler sandığınızdan daha çabuk gelecektir.

Ancak burada altını çizdiğimiz kısım, kitaba çok ara vermemenizdir. Sırf bundan dolayı kendisine bir takvim oluşturmayıp "Sonra hallederim." düşüncesi nedeniyle çalışmaları yarım kalmış nice insan bulunmaktadır. Kitabınızın basıldığını ve elinizde ilk kez tuttuğunuzu hayal ederek kendinizi motive edin.

5. Bir Takip Tablosu Oluşturmak

Bu bir şart olmasa da, işleri takip etmenizi kolaylaştıracaktır, özellikle ortak bir çalışmada yer alıyorsanız. Örneğin biz bir Excel tablosu oluşturup renk kodlarıyla durumlar belirledik (alttaki görsele bakınız), farklı kişilerin ele alacağı kısımları belirleyip kimlerin ne durumda olduklarını takip ettik, aynı zamanda en altındaki sayfa sayısıyla da hem küçük hem de büyük baskı konusunda kaç sayfalık bir eser hazırladığımızı görebilmiş olduk.

Bazı yayınevleri matbaa masrafları ve kitap okuma alışkanlığı oranları nedeniyle çok uzun (300+ sayfalık) eserler çıkartmaktan haklı olarak çekinebilirler, bu nedenle bu konuda pek başarılı olamasak da (ilk kitabımız 292 sayfa, ikincisi 616 sayfa ve üçüncüsü 424 sayfa oldu) mümkün oldukça gereğinden fazla yazmamaya gayret ettik. Bir popüler bilim kitabının 150-200 sayfa arasında olması gayet uygundur.

6. Mükemmelliyetçilik Engelini Aşmak

Size şimdiden söylüyoruz: Eseriniz mükemmel olmayacak, olamaz da. Çünkü her detayına önem vererek kaleme alsanız bile, yazdıklarınızı beğenmeyecek ya da beğense de yine de değerlendirirken bir yerinden puan kıracak insanlar olacaktır. Renkler ve zevkler görecelidir. Bu sizi endişelendirmesin, yazmanıza engel teşkil etmesin. Ayrıca bahsettiğiniz konuları ele alırken elbette daha bahsetmek istediğiniz nice konu eksik kalacaktır. Elbette daha eklemek istediğiniz bir sürü bilgiler, görseller ve fikirler olacaktır. Ama konuyu gereğinden fazla uzatıp okuru da sıkmamak için sayfa sayısını iyi takip etmeli ve konuların uzunluğunu iyi yönetmelisiniz. Neticede bir ansiklopedi değil, minimum 150-200 sayfalık bir kitap yazmaktasınız.

Bir bölümü tamamladıktan sonra her zaman geriye dönüp bir okurun gözünden okurcasına özet ya da açıklık gerektiren yerleri revize ediniz. Muğlaklığı giderin, hata tespitlerinizi düzeltin, uzun ifadeleri kısaltın, yanlış anlaşılabilecek yerlere netlik kazandırın.

Kitabınıza yönelik eleştiriler tüm bu çabalarınıza rağmen gelecek, iyimser okurların aklında bile bazı soru işaretleri oluşabilecektir. Bu açığınızı her türlü yapacağınız kitap söyleşilerinde ve sosyal medya araçlarınızdan kapatabileceksiniz. Biz de söylemek istediğimiz her şeyi söyleyemediğimizin farkında olarak kitaplarımızı yazdık, hatta Şüphecinin El Kitabı'nda alttaki görseli de verdik, ama bu durum bizi rahatsız etmedi, sizi de etmemeli. Ayrıca okurlarınızı daha fazlasını araştırmaya da teşvik etmeniz gerekiyor. Sadece sizin verdiğiniz bilgilerle yetinmemeleri gerek.

7. Yardım Almak

Başkalarından yardım almaktan hiçbir zaman çekinmeyin. Her konunun uzmanı değilsiniz ve özellikle bilginizin sınırlı olduğu kısımlarda bir bilene danışmak faydalı olacaktır. Paylaştığınız bilgilere ve verilere dair de yazdıklarınızı kontrol eden kontrolörler bulmanız ve hatta yazım hatası düzeltmeleri için bir redaktör bulmanız da işinizi kolaylaştıracaktır (redaksiyon işini yayınevi de üstlenmektedir). Bir hikaye kitabında fantastik ögeler yer alabilir, ancak bir popüler bilim kitabı yazıyorsanız, verdiğiniz bilgiler konusunda bunları sorgulayacak bir kitleyle eserinizi paylaştığınızı unutmayın.

Yardım aldığınız her kişiye Önsöz'de teşekkürlerinizi sunmayı ihmal etmeyin, ancak bunu yapmadan önce isimlerini kitabınızda paylaşma konusunda izinlerini isteyin, çünkü bazı kişiler anonim kalmayı tercih edebilir.

8. Çalışma Ortamının Önemi

Sesin pek olmadığı, önünüzdeki işinize odaklanabileceğiniz belirli bir yer seçin. Bu, masanız olur, bir kütüphane olur, bir kafenin köşesi olur vs. Yeter ki kitap yazacağınız zaman o alanı kullanmaya gayret edin. Çok fazla yer değiştirmeye çalışmayın. Yatak gibi uykunuzu getirebilecek rahat yerler yerine dik durabilecek bir pozisyonda olun.

Ayıracağınız vakit de 10-15 dakika kadar kısa olmamalı. Bir oturuşta epey yol almayı hedeflemelisiniz. Kitap yazmayı, dizi izlemeye benzetebilirsiniz. İkide bir ara vermektense tek oturuşta 40-50 dakikalık bir bölümü izler gibi yazmanız büyük bir ilerleme sağlamanıza neden olacaktır. Bu süreçte sizi etkileyebilecek dış faktörleri (ev arkadaşınız, ortamdaki diğer insanlar, dışarıdan gelen inşaat sesi vs.) mümkün oldukça minimize etmeniz gerekiyor.

Yazarların en büyük engellerinden birisi dış bir faktörün işlerini bölmesidir. Örneğin, birisiyle ortak yaşıyorsanız, sizi belirli bir süre kadar rahatsız etmemesini rica etmelisiniz. Bazı durumlarda dış sesleri engellemek için kulaklık takabilseniz de, bu sizi bir müddet sonra rahatsız edebilecektir (aşırı sessizlik de rahatsız edici gelebilir). Arka planda müzik dinlemek de her zaman faydalı olmayabilir. İnsan beyni "aynı anda" iki görevi birden yapamaz, görevler arası hızlı geçişlerde başarılıdır sadece. Bu nedenle hem müziğe hem de önünüzdeki kitaba aynı anda odaklanamazsınız. Ancak, kaleme aldığınız kısım, duygusal bir noktaya parmak basıyorsa, okura o duyguyu iyi aktarabilmek için yazı süresince müzik dinlemek etkili olabilecektir (üzüntü yaratacak bir metni yazarken hüzünlü bir şarkı dinlemek kelime seçimlerinize ilham verebilir).

Unsplash

9. Yazı Sırası

Kitabınızı baştan sona doğru lineer bir şekilde yazma şartınız yoktur. Biz bile farklı bölümleri öncekilerinden önce tamamladık, sıkça ileri geri dönük çalıştık, mümkün oldukça tekrardan kaçınmaya çalıştık, bölümler arası konu bağlantılarını kurmaya çalıştık. Siz de benzer şekilde "Hatırlarsınız ki şu bölümde şu konuyu dile getirmiştik" gibi bölümler arası referanslar kullanabilirsiniz. Bazı tekrarlamaların yer alması ise konunun iyi pekiştirilmesi için gerekli olabilir.

10. Görsellerin Gücü

"Bir görsel bin kelimeye bedeldir." denir. Oldukça haklı bir yorum. O nedenle ya kendi görsellerinizi oluşturun (veya bir grafik tasarımcıdan yardım alın) ya da telif haklarını kontrol ettiğiniz görseller kullanın (Pixabay, Pexels, Unsplash, Wikimedia Commons gibi yerlere bakabilirsiniz), kullanıma açık (İng: "public domain") olmalarına dikkat edin.

Eğer kullanmak istediğiniz görseli mutlaka eklemek istiyorsanız ancak telif hakkı (İng: "copyright") varsa, eser sahibiyle görüşün, izin vermezse kullanmaktan kesinlikle kaçının. Eğer kitabınız siyah-beyaz basılacaksa bu görsellerin siyah-beyaz çıktıda nasıl görüneceklerini internet araçlarıyla ya da Photoshop gibi programlarla gözden geçirin.

Ancak bir konunun anlatımında şu soruyu da sormanız önemlidir: "Bu görseli eklemesem de konu anlaşılır mı?". Evet ise, o durumda görsel kullanmaktan kaçının, boşuna kitabınızı uzatmanın ve mürekkep harcamanın anlamı yoktur. Sadece şart gördüğünüz yerlerde görsel ilave edin. Kitabın daha süslü ve çekici görünmesi için bolca görsel kullanmak gibi bir amacınız olmasın.

Görselleri numaralandırırken genellikle kaçıncı bölüm olduğunu ve o bölümde kaçıncı görsel olduğunu belirtin. Örneğin, bir görsel 2. bölümün 14. görseli ise, Görsel 2.14. diye isimlendirin. Gerekiyorsa yanına görsel açıklaması yazın, en sonuna da görselin kaynağını belirtin. Örneğin, biri hazırladıysa (Hazırlayan: Çağrı Acar, 2020), eğer bir yerden alındıysa (Kaynak: Pixabay, 2019). Bu görselleri de aynı numaralandırmayla bilgisayarınıza kaydedin, böylece yayıneviyle paylaştığınızda da onlar için işi kolaylaştırmış olursunuz. Her zaman düzenli olmakta fayda vardır.

11. Araştırma Yapmak

Bir konuyu ele alırken ona dair yeni videolar izleyin, makaleler okuyun, haberlere bakın vs. Konuyu iyi bildiğinizi düşünseniz de mutlaka yeni bir şeyler öğrenecek, yazınızda kullanabileceğiniz yeni örnekleriniz olacaktır. Araştırmanızı yaparken de "algıda seçiciliğe" mümkün oldukça başvurmadan, objektif bir biçimde ele alın, notlar tutun. Aklınıza da bir fikir gelirse, unutmadan onu hemen not edin. Bu fikirler rastgele bir zamanda aklınıza gelebilir ve yazınızı geliştirmekte faydası olabilir. Cebinize, not defterinize, bilgisayarınıza, elinizde o an ne varsa oraya not alın. Yazınızı oluşturduktan sonra, eğer bazı veriler, araştırma sonuçları ve bilimsel bilgiler içeriyorsa, onları kontrol ve teyit edecek birileriyle (kontrolörler) çalışın. Onların eleştirilerine ve geribildirimlerine açık olun.

12. Özel İsimler ve Kısaltmalar

Kitabınızda kullanacağınız özel isimlere ve kısaltmalara dair önceden bazı kurallar belirleyin. Bu şekilde daha düzenli bir iş çıkartmış olursunuz. Örneğin bizim kitaplarımızda belirlediğimiz bazı kurallar şöyledir:

  • Tam isim yazarken ikinci ismi varsa kısaltıyoruz. İlerleyen paragraflarda aynı kişinin ismi kullanılıyorsa sadece soyadıyla hitap etmeye devam ediyoruz. Örneğin: Carl E. Sagan'ın bu konuda bir sürü çalışması oldu. Sagan, bilimi halka anlatma konusunda yetenekli bir bireydi.
  • Bir söz eklerken italik font yapıyoruz. Örneğin: "Olmak, ya da olmamak..."
  • Özel adlarda büyük harf kullanıyoruz. Örneğin: Mısır piramitleri (p küçük), Keops Piramidi (p büyük).
  • Yabancı kelimelerin yanına Türkçelerini ekliyoruz. Örneğin: Buna "Wunderwaffen" (Tr: "Süper Silahlar") demektedirler.
  • Bir kurum ya da özel isim sıkça kullanılıyorsa, o zaman kısaltmasını ilk kullandığımız yerde açıklamasını ekliyoruz, sonraki kullanımlarında ise sadece kısaltmasını kullanıyoruz. Kısaltma sayısı kitapta çok ise, kitabın başında ya da sonunda hepsinin açılımlarının yazıldığı bir Kısaltmalar tablosu eklemekte fayda var. Örneğin: NASA (ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) uzaylılara dair henüz resmî bir açıklamada bulunmadı. Yine de insanlar NASA'nın bu konuda gizli bilgiler sakladığını düşünmektedirler.
  • Bir eseri (kitap, film, oyun, gazete, dergi, makale, rapor, haber ajansı vs.) paylaşırken orijinal ismini ve yanında -eğer varsa- Türkçe ismini italik fontta yazıyoruz, yanına da eserin -eğer varsa- çıktığı seneyi ekliyoruz. Eğer belirli bir şahsın eseri ise, ismin başına unvan da ekliyoruz. Örneğin: Ünlü yazar ve evrimsel biyolog Richard Dawkins'in The Blind Watchmaker - Kör Saatçi (1986) kitabında bahsettiği gibi...
  • Eğer bir terimin İngilizcesinin de bilinmesinde fayda varsa parantez içinde ekliyoruz. Örneğin: Bu uygulamalar Geleneksel Çin Tıbbı (İng. Traditional Chinese Medicine) olarak bilinmektedir.
  • Her zaman şart olmasa da bir kurum ismi Türkçeleştirilebilir ise o zaman Türkçe olarak yazıyoruz. Örneğin: Ohio State University yerine Ohio Eyalet Üniversitesi.
  • Bir kelimeye vurgu yapılacaksa ya tırnak içine alıyoruz ya da italik font yapıyoruz. Örneğin: O zaman farkına vardım. ya da O zaman "farkına" vardım.

13. Özel Semboller

Üstel sayılar (kimyasal formüllerde olduğu) gibi özel semboller kullanacaksanız, bunların yerlerini işaretleyin. Biz genellikle bunları kırmızı renkte ve kalın olarak belirtiyoruz. Çoğu kişi kitaplarını Microsoft Word gibi programlarda yazmaktadır. Yayınevleri ise bunu InDesign gibi bir programa aktardıklarında bu özel semboller gözden kaçabilir.

14. Objektiflik

Okur kitleniz belirli siyasi ve dinî görüşlere sahip olabilirler. Elbette kişisel düşüncelerinizi paylaşmakta özgürsünüz ve bazı insanlar ne yaparsanız yapın yazdıklarınızdan gücenebilecektir. Ancak burada da bilimsel görüşü yanlış tanıtmamak adına kullanacağınız kelimeleri özenle seçin. Bilimin sadece bir kesime ait olduğu imajından kaçının. Amacımız bilimi sevdirmektir, dikte etmek değil. Ele aldığınız bir konuda bir dinden söz etmek mecburiyetindeyseniz, o dini bütünüyle ele almak yerine, sadece bir ögesini ele almakta fayda vardır. Amacınız burada genelleştirme hatasına düşmemektir ve o inancı taşıyan okurlarınızı uzaklaştırmamaktır. Eğer gereğinden fazla konuyu irdelerseniz kitabın özünden uzaklaşmış olursunuz. Siyasi konuları da ele alırken aynı dikkati göstermeye gayret edin.

15. Kaynakların Kaydedilmesi

Kullandığınız kaynakları her zaman o esnada kaydedin. Hatta ne zaman bir kaynak kaydederseniz, onu daha sonra hepsiyle uğraşmak yerine hemen düzenleyerek Kaynaklar bölümünüze ekleyin. Kaynak gösteriminde APA stilini kullanabilirsiniz. Burada birkaç alıntılama örneğinden bahsettik. Ayrıca Zotero veya Evrim Ağacı yazarı iseniz Evrim Ağacı Kaynaklar ve İleri Okuma Sistemi gibi araçlar kullanarak da kaynaklarınızı profesyonel bir şekilde denetleyebilirsiniz.

16. Çalışmanın Yedeklenmesi

Çalışmalarınızı mutlaka her ay en az bir kere başka bir yere (harici disk, bulut vs.) yedekleyin. Eğer bir oturuşta uzun bir çalışma yaptıysanız, tamamladıktan sonra hemen yedekleyin. Bazı insanlar dikkatsizlikleri nedeniyle uzun emekler sonucunda hazırladıkları dosyaları (USB'yi virüslü bir başka bilgisayara takmaları, dosyayı bulunamaz bir yere kaydetmeleri, bilgisayarın bozulması, yanlışlıkla silmesi vs.) kaybedebilmektedirler. Olası kitap korsanlığına karşı, hiçbir zaman kitabın tamamını yayınevi haricindeki kişilerle paylaşmayın. Yazdıklarınızı kontrol etmek isteyen kişilerle de sadece bakmalarını istediğiniz kısımları paylaşın.

17. Ortak Çalışmalar

Eğer kitabı tek başınıza değil de bir başkasıyla birlikte yazıyorsanız, ortak bir bulut sisteminden (Google Drive ya da Dropbox gibi) faydalanın, böylece çalışmanızın en güncel haline erişebilirsiniz. Birbirinizin çalışmaları üzerinde değişiklikler yaptığınızda her zaman bunlar belirgin olsun (Örneğin, Microsoft Word'de "Değişiklikleri İzle" (İng: "Track Changes") açık olsun).

18. Yayınevi Süreci

Kitap dosyanızı yayıneviyle paylaşmadan önce son kez kontrol edin. Görseller klasörünüzdeki görsel numaralandırmalarına bakın. Yazınızı kaydettiğiniz dosyaların bir de bütün halini oluşturun; örneğin, Önsöz, Bölüm 1, 2, 3, Sonsöz, Kaynaklar vs. gibi farklı farklı Microsoft Word dosyalarınızı ayrıca tek bir Word dosyası haline getirin. Bu, yayınevinin diğer programa aktarma sürecini kolaylaştıracaktır. Yayınevinden süreç hakkında bilgi alın, komisyon oranları üzerinde görüşün, sözleşme koşullarını iyi okuyun ve gerekli gördüğünüz koşullar üzerinde yayıneviyle anlaşmayı sağlayın.

Kitabınız yazım hataları için birisi tarafından kontrol edilecektir. Ardından bir grafik tasarımcı onu kitap formatına çevirirken, editör de okumasını yapacak ve tamamladıktan sonra notlarını sizinle paylaşacaktır. Bu notların bazılarında minör veya major değişiklik istekleri olabilir. Bunların üzerinde kibarca tartışabilirsiniz. Kısacası ne gereğinden fazla ısrarcı ne de gereğinden fazla esnek davranınız.

Editör, mümkün oldukça kitabın bir sorun teşkil etmeyecek şekilde yayınlanmasını istemektedir, beraberinde kişisel düşüncelerini de dile getirebilir, bu nedenle geribildirimlerini saygıyla karşılayınız. Ancak kesinlikle hemfikir olmadığınız bir kısımda mutabıklığı sağlamaya gayret ediniz. Grafik tasarımcı kitabı düzenledikten ve kapak tasarımını tamamladıktan sonra matbaada basıma göndermeden önce son kez onayınıza sunacaktır. Hızlıca tüm görselleri, sayfa düzenlerini, ana başlıkları, özel sembolleri vs. kontrol edin.

19. Basım Sonrası

Kitabınız basıldıktan sonra bir nüshasını alın, elinize kalem alarak okuyun. Mutlaka değiştirmek ve düzeltmek isteyeceğiniz hatalar ve revizyonlar ve hatta görsellerin kalitesi ortaya çıkacaktır. Bunları sayfa numaralarıyla birlikte düzgünce not edin, hepsini toparladıktan sonra, sonraki basım için yayıneviyle paylaşın ve basım öncesi tekrar kontrol edin. Bazı okurlar bu nedenlerden dolayı "Yeni baskı çıksın, öyle alırım." düşüncesinde olabilirler, ancak bu bahsi geçen hatalar neredeyse dikkate değer olmayacak düzeydedir ve genellikle yazarların gözden geçirirken fark ettiği şeylerdir.

20. Geribildirimler

Artık kitabınızın ilk basımı gerçekleştirildi ve nihayet elinizde tutuyorsunuz. Sizi tanıyanlar tebrik mesajlarını iletmekle birlikte bazı yakınlarınıza ücretsiz nüshalardan hediye gönderdiniz. Bazı insanlar da sizleri desteklemek adına en kısa sürede satın alacaktır. Bu noktada insanlardan hemen geribildirim alma isteğiniz oluşabilir, ancak herkese zaman tanıyın. Kitabınızı almış olan bazı kişiler onu belki de aylar veya yıllar sonra ilk kez ellerine alacaktır. Bu süreçte kitap tanıtımlarınıza devam edin ve söyleşilere katılın, okumuş ve okumamış olanların akıllarındaki soru işaretlerini gidermeye çalışın, kendinizi ve çalışmanızı daha yakından tanıtın.

Size verilen desteklerin haricinde yapıcı eleştiriler de alacaksınız. Bunlara daima kulak verin, hatalarınız varsa sonraki basımlar için not edin, mümkünse bunun tespitini yapan kişiye kitabınızda teşekkür edin.

Ancak bununla birlikte kötümser yorumlar da yer alabilir. "Sıkıcı, gereksiz yere uzun, vakit kaybı, hatalı bilgilerle dolu..." gibi yorumlarla karşılaşabilirsiniz. Verdiğiniz onca emeğin karşılığında bunları görmek hevesinizi kırmasın. Hatalarınızı kabullendiğiniz, eleştirilere açık fikirli davrandığınız, paylaştığınız bilgilerin başkaları tarafından kontrol ve teyit edilmesine izin verdiğiniz sürece ortaya koyduğunuz eserle gurur duyun. Çünkü nesiller sonrasında bile okunabilecek bir çalışmaya imza atmış oldunuz. Ancak bu, egonuzu da şişirmesin, her daim mütevazılığınızı koruyun.

Diğer Detaylar

Elbette bir kitabın üretimi sırasında burada yer veremeyeceğimiz kadar detay bulunmaktadır. Örneğin bir yazarın en büyük sıkıntılarından birisi olan "yazar donakalması" (İng: "writer's block"), kimi zaman haftalar ve aylarca aşamayacağınız bir sorun olabilir; bir türlü ilham bulamayabilirsiniz. Bununla ilgili olarak, diğer yazarlarla irtibat kurarak ilham kaynakları arayabilirsiniz veya hayal gücünüzü tetikleyecek yürüyüşler, sporlar yapabilir, filmler izleyebilir, kitaplar okuyarak diğer yazarların yazım biçiminden güç alabilirsiniz.

Benzer şekilde, eğer ki ilk defa kitap yayınlayacaksanız, hiçbir büyük yayınevi kitabınızla ilgilenmeyebilir; belki bu işi bilen ve daha önceden kitaplar yayınlamış kişilerle çalışmanız bu işte daha hızlı kendinizi geliştirmenize olanak sağlayabilecektir. Çoğu zaman yeni bir yazarın kitabı, üzerinde ne kadar uğraşılmış olursa olsun, aylarca ve yıllarca yayınlanmayabilir, sayısız editör tarafından reddedilebilir. Evrim Ağacı'nda biz bu konuda birazcık şanslıyız; çünkü yazarlarımız kendi yetkinliklerini Evrim Ağacı çatısı altında halihazırda ispatlamış, halihazırda birçok kitap yayınlamış kişiler. Dolayısıyla hem yayınevleriyle yakın ilişkimiz bulunuyor, hem de yayınevleri bizden çeşitli konularda kitap yazmamızı talep edebiliyorlar. Ancak bu, sizin de bu noktaya gelemeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Hatta önce bir Evrim Ağacı yazarı olarak bilim yazarlığına adım atabilirsiniz.

Bir diğer yaygın problem, telif ücretlerinin düşüklüğüdür (birçok yazara başlangıçta %4-6 kadar düşük oranlar önerilir, zamanla alandaki yetkinliğinizi gösterdikçe bu oranları %10, %12, %15, %20 gibi düzeylere çekmeniz mümkün olabilir). Bu işin maddi getirisi büyük bir iş olmadığını bilin - hele ki popüler bilim kitaplarının satış oranlarının, eğlence veya kişisel gelişim gibi sektörlerdekine göre kat kat düşük olduğu gerçeğini göz önüne alacak olursanız...

Yani bir kitabın yazılması ve yayınlanması süresince karşınıza birçok problem, engel, zorluk çıkabilir. Ancak işin keyifli tarafı biraz da budur: Bunların tek tek üstesinden geldiğinizde, kitabınızın sizin için anlamı bir o kadar büyüyecektir. Bu süreçte kitabınız daha da başarılı bir dile ve içeriğe erişecek, nihayet yayınlandığında çok daha başarılı olma şansına sahip olacaktır. Asla yılmayın, yazmaya ve bilimi anlatmaya devam edin.

Genel Bir Özet

  1. Hazırlıklı olun.
  2. Korkusuzca başlayın.
  3. Yazdıklarınızı sonradan gözden geçirin.
  4. Bir hedef süreç belirleyin.
  5. Sabırlı olun.
  6. Odaklanın, ancak hata yapmaktan korkmayın.
  7. Yardım almaktan çekinmeyin.
  8. Yazmak için düzgün bir ortam belirleyin.
  9. Baştan sona düz şekilde değil, karışık şekilde yazabilirsiniz.
  10. Uygun görseller kullanın.
  11. Bir konuyu ele alırken ona dair araştırmalarınızı genişletin, hata tespiti için kontrol edebilecek insanlara danışın.
  12. Özel isimlendirmelere dair bir kurallar listesi oluşturun.
  13. Özel sembollerin olduğu yerleri yayınevinin fark edeceği şekilde işaretleyin.
  14. Mümkün oldukça objektif bir şekilde yazmaya çalışın.
  15. Kullandığınız kaynakları düzgün şekilde kaydedin.
  16. Her zaman çalışmanızı başka bir yerde yedekleyin.
  17. Başka yazarla çalışıyorsanız ortak dosyanız olsun ve birbirinizin düzeltmelerini takip edin.
  18. Yayıneviyle paylaştıktan sonra editörle mutabık kalın. Kitabınız düzenlendikten sonra basım öncesi hızlıca kontrol edin.
  19. Kitabınız basıldıktan sonra yine kontrol edin, sayfa numaralarıyla birlikte notlar alın, hepsini tek seferde yayıneviyle paylaşın.
  20. Yapıcı eleştirilere açık olun, geribildirimler için herkese zaman tanıyın. Negatif yorumlara aldırmayın. Kendinizle gurur duyun.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 3
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/11/2020 08:48:05 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9489

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Hominidae
Uçma
Çin
Memeli
Mantar
Uçuş
Evrimsel Biyoloji
Bilgisayar
Galaksi
Sosyal Mesafelendirme
Epidemik
Antropoloji
Epigenetik
Alkol
Viral
Madde
Dinozorlar
Koronavirüs
Kan
Kimya
Yemek
Nöron
Canlılık
Evrenin Genişlemesi
Ağız
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilim ve sanat, bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayanlar ise tavuk olur... 'Tavuk toplum', önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz!”
Anonim
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol