Plastik Nedir? Faydaları ve Zararları Nelerdir? Plastik Tüketimi, Türkiye ve Dünya'da Canlıları Nasıl Etkiliyor?

Plastik Nedir? Faydaları ve Zararları Nelerdir? Plastik Tüketimi, Türkiye ve Dünya'da Canlıları Nasıl Etkiliyor?
Plastik kirliliği özellikle denizlerdeki canlılara zarar verir. Poşetleri denizanası sanıp yiyen deniz kaplumbağaları en büyük zararı gören hayvanlardan biridir.
UN News
Şule Ölez Editör Şule Ölez  CanberkÇolak 2. Yazar Canberk Çolak
12 dakika
11,833 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat
Evrim Ağacı Akademi: İklim Değişimi Yazı Dizisi

Bu yazı, İklim Değişimi yazı dizisinin 19. yazısıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Her gün kullandığınız ve hayatınızın her alanında yer alan ama ekosisteme en çok zarar veren madde nedir, sorusuna verilen cevap genellikle plastiktir. Karnından kilolarca plastik poşet çıkan balinalar, burnuna plastik pipet takılı kalmış su kaplumbağaları, yuvalarını plastik parçalarıyla yapan kuşlar, renkli plastik parçacıklarını yiyecek zannedip yiyen hayvanlar hepimizi derinden üzüyor ama plastik kirliliğine duyarlı çözümler bulunmamasından kaynaklı gezegenimiz gün geçtikçe daha büyük bir tehlikenin altına giriyor.

Peki nedir bu plastik? Ekosisteme zararlı olduğunu biliyoruz ama plastiği hayatımızdan çıkarmak mümkün müdür? Plastik kirliliğini azaltacak en iyi çözümler nelerdir? Gelin bu soruların cevaplarını yapılan araştırmalara göre bulmaya çalışalım.

Plastik Nedir?

Plastik, doğadaki organik ve inorganik bazı elementlerin oluşturduğu monomer adı verilen moleküllerin belirli bir sıcaklık ve basınç altında, katalizör yardımıyla daha kompleks bir yapıya sahip olan polimerlere dönüştürülmesiyle oluşan maddelerdir. Kelime olarak plastiğin anlamı, "yumuşak" ve "kolay şekil verilebilen"dir. Plastiği tanımlarken sıkça kullanılan polimer kelimesi ise, "birçok parçadan oluşan" anlamına gelir. Polimerler kısa zincirli moleküllerin kimyasal olarak kesilip birleştirilmesi ile oluşturulan uzun zincirli moleküllerden oluşur.

Reklamı Kapat

Yani nasıl ki hücrelerinizi çalıştıran proteinler, aminoasit verilen küçük yapıtaşlarının bir zincir gibi bir araya gelmesiyle üretiliyorsa veya nasıl ki DNA'nız, nükleik asitlerin zincirleme bir şekilde bir araya gelmesiyle oluşuyorsa, plastik de "monomer" adı verilen basit yapılı moleküllerin bir zincir şeklinde uca dizilmesiyle elde edilmektedir.

Plastik, insan yapımı polimerlere verdiğimiz bir isimdir. Yani DNA'nız bir "doğal polimer" iken, PVC su boruları sentetik polimerdir. Bu plastiklerin nasıl sentezlendiği, ne tür modifikasyonlarla ne tür özellikler edineceği oldukça derin bir bilim sahasıdır ve bu yazının kapsamı dışındadır.

Plastiğin Kullanım Alanları

Petrol rafinerilerinde kullanılan ham petrolün işlenmesi sonucunda artakalan malzemelerden de elde edilir ve yeryüzündeki petrolün yaklaşık olarak %4'lük bir kısmı plastik üretimi için kullanılmaktadır. Plastik üretiminin ucuz ve kolay olması, dayanıklı ve kolayca biçim verilebilen bir madde olması nedeniyle:

  • ev ve mutfak eşyalarında,
  • poşet, torba ve yiyecek/içecek ambalajlarında,
  • uçak, tren, otomobil ve gemi sanayinde,
  • inşaat ve yapı sanayinde,
  • elektrik ve elektronik uygulamalarında,
  • giyim ve tekstil ürünlerinde,
  • enerji üretiminde,
  • medikal ve diğer tıp ürünlerinde,
  • askeri sanayide ve kolluk kuvvetleri ürünlerinde,
  • spor ekipmanlarında,
  • hijyen ürünlerinde,
  • sanat ve müzik ürünlerinde
  • bebek ürünlerinde,
  • 3 boyutlu yazıcı teknolojisinde

ve çok sayıda farklı üründe karşımıza çıkar.

En Yaygın Plastik Türleri

Bu alanlarda kullanılan en yaygın plastik türleri ise şöyledir:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

  1. Polietilen tereftalat (PETE veya PET)
  2. Polietilen (PE)
  3. Polivinil Klorid (PVC)
  4. Polipropilen (PP)
  5. Polistren (PS)
  6. Poliaktik Asit (PLA)
  7. Polikarbonat (PC)
  8. Akrilik (PMMA)
  9. Asetal veya Polioksimetilen (POM)
  10. Naylon (PA)
  11. Akrilonitril Butadiyen Stiren (ABS)

Plastiğin Faydaları

Plastiğin bu kadar yaygın olarak kullanılmasının birçok nedeni var. Plastiğin endüstriyel olarak neden bu kadar çok tercih edildiğini özetleyecek olursak:

  • Plastik; ucuz, hafif ve dayanıklı. Başka hiçbir madde bu özellikleri bir arada bulundurmamaktadır.
  • Plastik; binaların, köprülerin yapımında kullanılır ve dayanıklılığı ve ucuzluğu sayesinde tercih edilir.
  • Otomobil sanayinde kullanılarak daha güvenli, daha ucuz ve daha performanslı araçlara binmemizi sağlar.
  • Yiyecekleri ve kimyasal maddeleri korumak için çoğu durumda en kolay çözümdür.
  • Spor malzemeleri olarak karşımıza çıkar.
  • Sağlık alanında, hastanelerde kullanılan malzemelerin başında gelir.
  • Kullandığımız bilgisayarlar, telefonlar plastik yoğunlukludur.
  • Elektriği iletmeyen plastik sayesinde elektrikli aletleri güvenle kullanabiliriz.

Plastiğin Zararları

Buraya kadar saydıklarımız iyi hoş; ancak terazinin diğer kefesine plastiklerin zararlarını koyduğumuzda, denge bozuluverir.

Plastik, Anlamlı Bir Düzeyde Geri Dönüştürülemez!

Plastikler ile ilgili en yaygın biçimde söylenen ve inanılan yalan, plastiklerin geri dönüştürülebilir olduğu yalanıdır. Üretilen plastiklerin %50 kadarı tek kullanımlık olarak üretilmektedir, geri dönüşüme gönderilen plastiklerin %1 kadarı geri dönüşüme uygun biçimde hazırlanmaktadır, geri dönüştürülme amacıyla toplanan tüm plastiklerinse en iyi ihtimalle %8-9 kadarı, pratikteyse %2'si civarı geri dönüştürülebilmektedir. Plastik, önemsenmeyecek kadar kısıtlı bir geri dönüştürülebilirliğe sahiptir ve bu konuda yaratılan hatalı algı, plastik endüstrisi tarafından söylenen sistematik bir yalandır. Bu konunun detayları çok önemli olduğu için ayrı bir yazıda ele almanın daha uygun olacağını düşündük. Tarihteki en büyük çevrecilik yalanlarından birini buradan okuyabilirsiniz.

Asırlarca Yok Olmayan Plastik!

Plastiklerden kurtulmak aşırı zordur, çünkü yukarıda da izah ettiğimiz üzere, çok sıkı bir şekilde birbirine bağlanmış zincirlerden oluşmaktadır. Dolayısıyla doğada bu zincirleri bozabilen çok az mekanizma bulunmaktadır. Örneğin bazı bakteri, mantar ve solucanlar plastiği parçalayabilirler; ama son derece azınlıkta olan organizmalardır ve bu parçalama süreci çok yavaş işlemektedir.

Reklamı Kapat

İşte doğaya fırlattığınız bir plastik su şişesinin 450 yıl boyunca doğada kalması da bundandır. Bunu şöyle düşünün: Eğer Isaac Newton zamanında plastik olsaydı da ağaçtan düşen elmanın suyunu sıkıp, plastik şişede içip, sonra şişeyi bahçeye fırlatsaydı, o şişe günümüzde daha yeni bozunuyor olurdu! Benzer şekilde, 2021 değil de, 1021 yılında İbn-i Sina'nın ta kendisinden satın aldığınız Tıbbın Kanunu kitabını, plastik poşette evinize götürmüş olsaydınız, o plastik poşet 2021 yılında daha yeni bozunmuş olacaktı! Plastik kamışların bozunması 200 yıl sürdüğü için kaplumbağaların burnuna saplanmış kamışlar görmekteyiz. 2021 yılında kullanıp atılan bir diş fırçasının kalıntıları, 2521 yılında da tespit edilebilir olacak!

Plastikle Kaplanan Bir Gezegen ve Okyanuslar

O kadar fazla plastik üretip, o kadar fazla plastik tüketiyoruz ki, Dünya'nın her yeri her geçen gün daha fazla plastikle kaplanıyor. Özellikle de okyanuslar...

Okyanuslar, Dünya üzerinde geniş yer kaplar ve çok fazla çeşitlilikteki canlıya ev sahipliği yapar. Diğer canlıların da yaşaması için gereken ekosistemi oluşturur. Dünya yüzeyinin %72'sini kaplayan okyanuslar aynı zamanda Dünya üzerindeki su kaynaklarının %97'den fazlasını oluşturur ve soluduğumuz oksijenin %70'inden fazlasını barındırır.

Plastik kirliliğini en çok denizlerde ve etkilerini de deniz canlılarında görürüz. Fabrika atıkları, şehirlerden nehir ve kanalizasyonlar yoluyla denizlere dökülen atıklar, çöp yığınlarından kurtulup yolunu deniz sularında bulan atıklar, tuvaletlere atılan atıklar, polyester içeren tekstil malzemelerinin yıkanması ile kanalizasyona karışan mikroplastik atıklar (bunlara birazdan döneceğiz), denizlerin kirlenmesine sebep olur.

Reklamı Kapat

Birleşmiş Milletler'in açıkladığı sayılara göre; dünya çapında en az 800 canlı türü okyanus molozlarından etkilenmektedir ve bu molozların %80'e yakını plastikten oluşur. Her yıl üretilen yaklaşık 200 milyon ton plastiğin, 8 milyon tondan fazlası okyanuslara dökülmektedir.

Örneğin günümüzde Pasifik Okyanusu'nda çoğu plastik çöplerden oluşan ve 1.6 milyon kilometre kareye yayılan, yani Türkiye'nin 3 katından büyük adalar oluşmuş vaziyettedir. Bunlar yüzeyi kaplayıp, okyanus kalitesini bozmaktadırlar. Suyun 12 bin kilometre altındaki Mariana Çukuru'nda bile plastik çöpler bulunmaktadır. 2050 yılına kadar, deniz ve okyanuslarda balık sayısından çok plastik bulunması beklenmektedir.

En son yapılan araştırmalara göre deniz canlılarının sindirim sistemlerinden alınan örnekler ve kan örneklerinden; deniz kaplumbağalarının neredeyse %100’ünde, balinaların %59’unda, deniz ayılarının %36’sında, deniz memelilerinin genelinin %43'ünde, deniz kuşlarının %40’ında plastik izine rastlanmıştır. Her yıl 100.000 deniz memelisi ve kaplumbağası, 1 milyon deniz kuşu plastik kirliliği yüzünden ölmektedir. Okyanus canlılarının ölmelerinin en büyük nedeni plastikleri yemeleridir ama deniz canlıları plastikler yüzünden boğularak, enfeksiyon kaparak ya da dolanıp takılarak da hayatlarını kaybedebilmektedir.

Okyanuslardaki plastik kirliliği 2000 metre derinliğe kadar etkisini gösterebilmektedir.
Okyanuslardaki plastik kirliliği 2000 metre derinliğe kadar etkisini gösterebilmektedir.
Coastal Seekers

Ayrıca okyanuslardaki plastik atıklar deniz canlıları için hastalık yapıcı organizmaların, yani patojenlerin büyümesini de desteklemektedir. 26 Ocak 2016 tarihinde Science dergisinde yayınlanan çalışmaya göre bilim insanları, plastik atıklarla temas halinde olan mercanların hastalığa yakalanma oranını %89, temas halinde olmayan mercanların hastalığa yakalanma oranını %4 olduğunu belirlemiştir.[1]

Bunların yanında dönüştürülemeyen her poşet doğada ve denizlerde kirliliğe sebep olur. Plastik poşetleri denizanası zanneden su kaplumbağaları her gördüğü plastik poşeti yemeye kalkıyor. Tek kullanımlık plastik pipetler küçük ve masum görünseler de denizlerde en büyük kirliliği yaratan plastik ürünlerden biridir. Amerika'da her gün 500 milyondan fazla plastik pipet kullanıldığı tahmin ediliyor.

Kullandığınız bir ürünü doğaya fırlatıvermek ne kadar kolay değil mi? O ürün hiçbir şekilde doğal olmasa da ve doğada yüzlerce yıl sonunda ancak çözünebilecek olsa da... Fırlatılan tek bir plastik ürünün, pet şişenin yok olana kadar kaç canlıyı yok edeceğinin farkında mısınız? Üşengeçlikten vazgeçin. Atıklarınızı ve çöplerinizi ilgili geri dönüşüm ve çöp kutularına atın. Görselde verilen malzemeleri kesinlikle doğaya savurmayın. Emin olun ki dün hiçe saydığınız bu doğanın birikmiş öfkesi, yarın tüm zekamızı da, teknolojimizi de, bilimimizi de aşacak şekilde bize geri dönecek. Buna cüret edecek kadar cesur musunuz? Biz değiliz.
Kullandığınız bir ürünü doğaya fırlatıvermek ne kadar kolay değil mi? O ürün hiçbir şekilde doğal olmasa da ve doğada yüzlerce yıl sonunda ancak çözünebilecek olsa da... Fırlatılan tek bir plastik ürünün, pet şişenin yok olana kadar kaç canlıyı yok edeceğinin farkında mısınız? Üşengeçlikten vazgeçin. Atıklarınızı ve çöplerinizi ilgili geri dönüşüm ve çöp kutularına atın. Görselde verilen malzemeleri kesinlikle doğaya savurmayın. Emin olun ki dün hiçe saydığınız bu doğanın birikmiş öfkesi, yarın tüm zekamızı da, teknolojimizi de, bilimimizi de aşacak şekilde bize geri dönecek. Buna cüret edecek kadar cesur musunuz? Biz değiliz.

Sosyoekonomi ve Çevresel Yıkım

Plastik, sosyoekonomik problemler de yaratmaktadır: Japonya, Almanya, Amerika, Fransa ve İtalya gibi ülkeler, plastik atıklarını ülkemiz Türkiye başta olmak üzere Vietnam, Malezya, Laos ve Hindistan gibi daha fakir ülkelere gönderiyor. Yani bu ülkeler kendi dertlerini daha fakir ülkelere "itelerler" ve bu fakir ülkeler birazcık kâr etme ümidiyle doğalarını katletmeyi kabul ederler. Örneğin Çin, gelişmekte olan bir ülke konumundan yükseldiği anda, yaptığı ilk işlerden biri, ülkeye diğer ülkelerden ithal edilen, plastik başta olmak üzere 24 farklı atığın girişlerini yasaklamak olmuştur.[2]

Agora Bilim Pazarı
Uygarlıklar Beşiği Anadolu Tarihi Seti (10 Kitap)

Truva – Güzel Helen

Tarihteki en ünlü kentlerden biri…Paris ve Helen’in aşkı, Ölümsüzlük Suyu’na batırılmış Aşil (Akhilleus) ve Hektor, Tahta At (Truva Atı)… Dünya durdukça unutulmayacak…

Amazonlar – Ay Tanrıçası

Amazonlar gerçekten var mıydı? Yaşadılar mı? Kadınların yönettiği bir devlete sahipler miydi? Sinop, Terme, Amasya, Smirna (İzmir), Efes kentlerini onlar mı kurdular? Truva’yı Yunanistan’dan ve Ege adalarından gelen yağmacı Akalara karşı savundular mı? Amazon Ormanları ile Amazon Nehri’ne neden onların adı verildi?

Hititler – Ninda Watar

Hititler, Orta Anadolu’da MÖ 1700-1200 yılları arasında büyük bir devlet kurdular. Uygarlık tarihine büyük katkılarda bulundular. Batı uygarlığı; Eski Yunan, Eski Roma uygarlıkları, Bizans İmparatorluklarında Hititlilerin izlerine bol miktarda rastlanır. Bronz çağının en güzel örneklerini günümüze bıraktılar. Güneş, geyik heykelleri onların simgeleri oldu. Bronz çağından sonra demir çağını başlattılar. Mısırlılarla Suriye üzerinde güç savaşları yaptılar. Bu savaşlardan, MÖ 1286 yılında yapılan Kadeş Savaşı, dünya savaş tarihinin en önemli savaşlarından birisi olarak anılmaktadır.

Frigyalılar – Midas’ın Kulakları

Anadolu’nun en köklü devletlerinden biri olan Hititler, MÖ 1200 yıllarında düşmanlarının saldırıları sonucu yıkıldı. Hitit Devleti’nin yıkılmasından hemen sonra yeni kurulan devletlerden biri de Frigya Devleti’ydi. Frigya Devleti yaklaşık dört yüz-beş yüz yıl kadar yaşadı. Eski Yunanlılar, bölgede yaşayan insanlara Frig diyorlardı. Bu yüzden bölge insanlarının kurduğu devlete de Frigya Devleti adı verildi. Günümüzde Ankara, Afyonkarahisar, Eskişehir, Kütahya, Uşak, Denizli illerinde izlerine rastlanan Frigler, bize çok değerli tarihi eserler bıraktılar.

Lidyalılar – En Mutlu İnsan

Hikâyemiz Manisa’da geçiyor. Ege bölgesinin bu ünlü kentinde çok eskiden Lidya Devleti vardı. Devletin başkenti Sard kentiydi. Sard, görkemli yapıları, mermer, mozaik işlemeleriyle günümüzde bile ayakta duruyor ve görenleri büyülemeyi sürdürüyor.

Hierapolis – Kutsal Suların Kenti

MÖ 2.yy’da Pergamon Kralı İkinci Eumenes, düşmanları Selevkosları yenerek şimdiki Denizli merkez ve Pamukkale’nin bulunduğu bölgeye egemen olmuş. Kral Yolu üstünde olması nedeniyle bu bölgenin ticari önemini hemen kavramış. Kutsal suların bol olmasından dolayı da büyük bir kent kurulursa hem ticari açıdan gelir getireceğini ve hem de sağlık açısından çok yararlı olacağını düşünmüş. Mimarlarına emir vermiş. O zamana kadar küçük bir köyün bulunduğu bu yere gelen Pergamos’un ünlü mimarları, yüz dekar alana kent merkezini kurmuşlar. İkinci Attalos, kente sevgili eşi Hierai’nin adını vermiş: Hierapolis…

Kimmerler – At ve İnsan

Tarih sahnesine MÖ iki bin yıllarında çıkan Kimmerler, Kırım, Kuban, Dinyeper, Don, Kiev, Poltava, Volga, Ural-Altay,  Kafkaslar, Macaristan, Balkanlar ve Anadolu gibi çok geniş bir coğrafyada başta kurganlar olmak üzere birçok balbal, bark ve eserler bıraktılar. Barbar diye algılatılmaya çalışılan Kimmerlerin, insanlığın uygarlık değerlerine önemli katkılar yaptığı son yüzyılda daha iyi ortaya çıktı.

Karyalılar – Anadolu’nun Denizci İnsanları

Eski bir Mısır yazması şöyle der: “Karya’lar, denizin yüreğindeki adalarda yaşayan insanlardır.” Denizci ve savaşçı özellikleri öne çıkan Karyalılara, komşu ülkelerdeki halklar kısaca “Karlar” diyordu. Bronzdan silahlar satan Karyalı gemiciler aynı zamanda iyi savaşçılardı. Fırsat buldukça adalara, Helen anakarasının kıyılarına saldırıyor, yağma yapıp dönüyorlardı. Zamanla adalarda ve Ege’nin karşı sahillerinde korkulan insanlar oldular. Tarihin ilk paralı askerleri onlardı ve düşmanları bile onları kiralamak isterdi.

Bergama – Parşömen Kâğıdının Ülkesi

Pergamon; ilkçağların dünya incisi kentlerinden biriydi. Dünyanın en değerleri heykelleri, mermer işçiliğinin en mükemmeli bu kentteydi. Tıp bilimine uygun ilk hastane burada açılmıştı. Keçi derisinin işlenerek üzerine yazı yazılmasına uygun hale gelmesiyle oluşan parşömen bu kentte bulunmuştu. Pergamon, ilkçağda da yakınçağda da acımasızca yağmalandı. Yakın çağlardaki yağma, Alman mühendis  Carl Humann’ın 1865’de gelişiyle başladı. Carl Humann, yağmanın büyük ödülü olan eşsiz Zeus Sunağı’nı, parça parça Almanya’ya götürdü.

Efes – Harikalar Diyarı

İzmir Aydın demiryolu hattının yapımının ve işletmesinin ayrıcalığını Osmanlı yönetiminden alan İngilizler hemen çalışmaya başlamışlardı. Ayasulug’a (İzmir’in Selçuk ilçesi) sürekli İngilizler geliyor ve ölçümler yapıyorlardı. Gelenlerden biri de mühendis Wood’tu. Çocukluğundan beri arkeolojiye meraklı olan Wood, bu toprakların geçmişte dünyanın en zengin uygarlıklarından birine ev sahipliği yaptığını okumuştu. Okuduğu kaynaklardan bir tanesi, dünyanın yedi harikasından biri olan ARTEMİS TAPINAĞI’nın EFES’te olduğunu yazıyordu. Wood’un, demiryolu yapımına katılmasının nedeni de bu tapınağı bulmaktı. Wood ARTEMİS TAPINAĞI’nı bulabilecek miydi?

Devamını Göster
₺180.00 ₺257.00
Uygarlıklar Beşiği Anadolu Tarihi Seti (10 Kitap)

85 ülke arasından en çok plastik atık ithal ve ihraç eden ülkeler (2020)
85 ülke arasından en çok plastik atık ithal ve ihraç eden ülkeler (2020)
Statista

Mikroplastik ve Küresel Plastik Dolaşımı

Daha fenası, plastikler bozunsa bile, o bozunan parçalar tek seferde yok olup gitmez. Önce ufak parçalara dağılır, sonra daha ufak parçalara bozunur ve süreç, kademeli olarak bu şekilde devam eder. Ancak bir noktada, mikroplastik adı verilen ufak plastik parçalar oluşur ve bunlar, bir poşet veya şişeden çok daha kolay havaya veya suya karışıp, dolaşıma girerler.

Mikroplastik kirliliğinin en büyük sorumlularından bazıları araba lastikleri ve sentetik tekstillerdir. Araba lastiklerinden dökülen çok küçük plastik parçacıklar ve yıkadığımız sentetik tekstil ürünlerinden çıkan parçacıklar kanalizasyonlar aracılığıyla nehirlere ve denizlere karışır.

Ne yazık ki, 2021 yılında yapılan bir çalışmada, sadece doğum sırasında oluşan plasentada ve doğacak bebeklerimizin vücudunda bile mikroplastiklere rastlanmıştır.[3] Çünkü mikroplastikler, yediğimiz içtiğimiz her şeye karışmaktadır. Mikroplastiklerin insan vücuduna nasıl bir olumsuz etkisi olduğuna dair birçok araştırma devam etmesine karşın bu etkiler henüz tam olarak bilinmemektedir. Henüz mikroplastiklerin tam olarak etkileri bilinmemesine karşın, üretiminde kullanılan sentetik kimyasalların etkileri göz önünde bulundurulduğunda bu maddelerin vücutta birikmesinin çok ciddi etkileri olabileceği söylenebilir.

Okyanuslarda milyonlarca canlı mikroplastiklere maruz kalıyor.
Okyanuslarda milyonlarca canlı mikroplastiklere maruz kalıyor.
Oceana

Mikroplastik sorununun boyutunu anlamak için Türkiye'den bir örnek de verebiliriz: Greenpeace Akdeniz, ''Tek kullanımlık plastikler yasaklansın.'' projesi kapsamında Ege, Akdeniz ve Marmara denizlerinden toplanan birçok balığın ve midyenin midesini ve sindirim sistemini inceledi. Raporda yer alan ve sitelerinde yayınladıkları bulgular şöyle:[4], [5]

  • İncelenen tüm türler göz önüne alındığında:
  • kefal türünün %64,8’inde,
  • barbunun %63’ünde,
  • mırmırın %34,3’ünde,
  • tekirin %32,8’inde,
  • istavritin %26,7’sinde mikroplastik bulundu.
  • Bu demek oluyor ki genel olarak tüm balıkların %44,3’ünde mikroplastik var. Yani yaklaşık olarak her 2 balıktan 1'i mikroplastik içeriyor.
  • Balık başına düşen mikroplastik adetleri ise:
  • kefalde 2,5,
  • barbunda 1,1,
  • mırmırda 0,6,
  • tekirde ve istavritte 0,4.
  • Buna göre 5 farklı ticari balık türünde ortalama olarak balık başına düşen mikroplastik adedi 1,08.
  • Bölgesel bazda balık başına düşen mikroplastik:
  • Ege Denizi’nde (İzmir) 1,7
  • Marmara Denizi’nde (İstanbul) 0,85
  • Akdeniz’de (Adana) 0,74 adet.
  • Kırmızı karides örneklerinin %18,8’inde mikroplastik bulundu. Yapılan incelemede, her 10 karidesten 2'sinde 0,28 adet mikroplastik olduğu tespit edildi.
  • 5 farklı noktadan örneklenen midye dolmaların yüzde 91,2’sinde mikroplastik bulundu. Ortalama olarak midye başına 0,63 adet mikroplastik tespit edildi. Porsiyon bazında değerlendirildiğinde 100 gramlık bir midye tüketiminde 5,76 adet, 250 gramlık midye tüketiminde ise 14,41 adet mikroplastik tüketilme riski olduğu tahmin ediliyor.
  • Balıklardaki, karidesteki ve midye dolmalardaki mikroplastiklerin 13 farklı polimer tipinde olduğu tespit edildi. En fazla bulunan polimer tipleri ise tek kullanımlık plastiklerin üretiminde kullanılanlar olduğu tespit edildi.

Bazı Plastikler Kanserojendir!

Ayrıca mikroplastiklerden bağımsız olarak, plastiklerin kendilerinin de bir kısmı sağlıklı değildir.[6] Örneğin plastikler çizildiğinde veya çok yüksek sıcaklık farklarına maruz kaldıklarında veya çok uzun süreler boyunca bekletildiklerinde yiyecek ve içeceklere ve çevrelerine kimyasallar sızdırmaya başlarlar. Özellikle de bazı plastiklerde bulunan dietilheksil ftalat veya bisfenol A (yani BPA) gibi maddeler, insanlar ve diğer hayvanlar için zararlıdır.[7], [8], [9] Bu kimyasal maddelerin meme ve prostat kanseri, erken ergenlik, düşük doğum ağırlığı, şeker hastalığı, metabolizma bozuklukları, üreme sorunları ve cinsel isteksizlik gibi hastalık ve sorunlara yol açtığına dair kanıtlar bulunmuştur.

Öte yandan BPA dediğimiz kimyasal, östrojen gibi davranan bir kimyasaldır, yani hormonal dengenizi bile bozabilecek yapıdadır.[6] BPA'nın, insan vücudunda endokrin sistemini etkilediğini gösteren birçok çalışma vardır. Suya ya da plastik şişelere konulan sıvılara karışan BPA, AB ülkelerinde ve Türkiye'de biberonlarda ve çocuk ürünlerinde, Japonya'da ise konserve kutuların iç yüzeylerinde kullanımı yasaklanmıştır. Ancak BPA plastik üretiminde kullanılan zararlı kimyasallardan yalnızca biridir ve BPA kullanımının yasaklandığı ülkelerde alternatif olarak kullanılan maddelerin zararları tam olarak bilinmemektedir.

Plastiklerden direkt olarak gelen diğer zararlı elementler ise kurşun, kadmiyum ve cıvadır. Bu elementler balıkların çoğunda bulunmaktadır. Tabii bu, buzdağının sadece görünen tarafıdır; çünkü plastik kirliliğinin etkilerini ortaya çıkaracak ve bütün dünyayı ve insanlarını kapsayan araştırmalar yapmak mümkün değildir.

Reklamı Kapat

Plastik, Küresel Isınmaya da Neden Oluyor!

Plastiğin başka bir zararı ise küresel ısınmaya katkıda bulunmasıdır; çünkü plastik büyük oranda petrolden üretilmektedir. Plastik üretmek karbon kirliliğine neden olur. Manoa'daki Hawaii Üniversitesi'nden araştırmacı Sarah-Jeanne Royer, plastiklerin güneş ışığına maruz kaldığında metan ve etilen gibi sera gazlarını saldığını tespit etmiştir. Her iki gaz da küresel ısınmaya katkıda bulunur. En fazla salımı sağlayan ise LDPE'dir (Düşük yoğunluklu etilen). Royer bu plastik türü için şunları söylüyor:

Çevrede en çok üretilen, tüketilen ve atılan plastik türüdür. Örneğin bira kutularının etrafındaki plastik halkalar, restoranlarda kullanılan çatal ve bıçaklar, bazı plastik torbalar... Plastiği aşırı kullanıyoruz, oysaki tek kullanımlık plastik yerine çok kolay çözümler bulabiliriz.
Nehir kenarında bulunmuş plastik çöplerden bazıları...
Nehir kenarında bulunmuş plastik çöplerden bazıları...
BBC

Sonuç

Plastik kirliliği her gün giderek daha da büyüyen bir sorundur. Önlemler alınmadığı takdirde deniz canlılarının türleri tehlike altına girmekte, bu kirlilikten etkilenmiş canlıları tüketen diğer canlılarda birçok sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Bu sorunun baş sorumlusu insanlar olduğuna göre çözümü de insanlar üretmelidir. Bununla ilgili yapmanız gerekenleri, buradaki yazımızdan detaylıca öğrenebilirsiniz.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 11
  • Üzücü! 7
  • Bilim Budur! 5
  • Korkutucu! 4
  • Muhteşem! 2
  • İnanılmaz 2
  • Umut Verici! 2
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Evrim Ağacı Akademi: İklim Değişimi Yazı Dizisi

Bu yazı, İklim Değişimi yazı dizisinin 19. yazısıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/10/2021 12:12:04 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7698

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Size Özel
İçerikler
Instagram
Bilinç
Canlılık Cansızlık
Türkiye
Evrimleşme
Sars Mers
Teknoloji
Etik
Hayvanlar Alemi
Fotoğraf
Homeostasis
Yaşam
Çocuklar
Makina
Kültür
Basınç
Diş
Covıd-19
Biyokimya
Kuantum
Yapay Seçilim
Editör Seçkisi
Diş Hekimliği
Nükleotit
Antikor
Matematik
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın