Plastik: Ne ‘O’nunla, Ne ‘O’nsuz!

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Her gün kullandığınız ve hayatınızın her alanında yer alan ama ekosisteme en çok zarar veren madde nedir, sorusuna verilen cevap genellikle plastiktir. Karnından kilolarca plastik poşet çıkan balinalar, burnuna plastik pipet takılı kalmış su kaplumbağaları, yuvalarını plastik parçalarıyla yapan kuşlar, renkli plastik parçacıklarını yiyecek zannedip yiyen hayvanlar hepimizi derinden üzüyor ama plastik kirliliğine duyarlı çözümler bulunmamasından kaynaklı gezegenimiz gün geçtikçe daha büyük bir tehlikenin altına giriyor. Peki nedir bu plastik? Ekosisteme zararlı olduğunu biliyoruz ama plastiği hayatımızdan çıkarmak mümkün müdür? Plastik kirliliğini azaltacak en iyi çözümler nelerdir? Gelin bu soruların cevaplarını yapılan araştırmalara göre bulmaya çalışalım.

Plastik Nedir?

Plastik, doğadaki organik ve inorganik bazı elementlerin oluşturduğu monomer adı verilen moleküllerin belirli bir sıcaklık ve basınç altında, katalizör yardımıyla daha kompleks bir yapıya sahip olan polimerlere dönüştürülmesiyle oluşan maddelerdir. Petrol rafinerilerinde kullanılan ham petrolün işlenmesi sonucunda artakalan malzemelerden de elde edilir ve yeryüzündeki petrolün yaklaşık olarak %4'lük bir kısmı plastik üretimi için kullanılmaktadır. Plastik üretiminin ucuz ve kolay olması, dayanıklı ve kolayca biçim verilebilen bir madde olması nedeniyle; mutfak eşyaları olarak (Polietilen-PE, Polimetilmetakrilat-PMMA ), yiyecek ambalajı olarak (Polipropilen-PP), otomobil sanayinde (Akrilonitril bütadien stiren-ABS, Polikarbonat-PC), tekstil ürünü olarak (Polyester-PES) ve başka bir sürü farklı ürün olarak karşımıza çıkar.

Plastik Kirliliği Nasıl Oluşur?

Plastik kirliliğini en çok denizlerde ve etkilerini de deniz canlılarında görürüz. Fabrika atıkları, şehirlerden nehir ve kanalizasyonlar yoluyla denizlere dökülen atıklar, çöp yığınlarından kurtulup yolunu deniz sularında bulan atıklar, tuvaletlere atılan atıklar, polyester içeren tekstil malzemelerinin yıkanması ile kanalizasyona karışan mikroplastik atıklar denizlerin kirlenmesine sebep olur. Yaklaşık olarak 8 milyon plastik parçasının her gün denizlere karıştığı hesap ediliyor. Çok dayanıklı ve esnek bir madde olan plastik doğada bozunmadan çok uzun süre durabilir. Örneğin plastik bir şişe deniz ortamında 450 yıl bozunmadan kalabilir. Zaman içinde çok küçük parçalara ayrılır ama yok olmaz, mikroplastik kirliliği olarak karşımıza çıkar. Büyük plastik parçalarını temizlesek bile mikroplastikler yüzünden denizlerimizi ve karaları plastikten arındırmak mümkün olmayacaktır. Bundan sonraki çözümler daha fazla kirlenmesini engellemek yönünde olmalıdır. Mikroplastik kirliliğinin en büyük sorumlularından bazıları araba lastikleri ve sentetik tekstillerdir. Araba lastiklerinden dökülen çok küçük plastik parçacıklar ve yıkadığımız sentetik tekstil ürünlerinden çıkan parçacıklar kanalizasyonlar aracılığıyla nehirlere ve denizlere karışır.

Plastiğin Zararları Nelerdir?

En son yapılan araştırmalara göre deniz canlılarının sindirim sistemlerinden alınan örnekler ve kan örneklerinden; deniz kaplumbağalarının neredeyse %100’ünde, balinaların %59’unda, deniz ayılarının %36’sında, deniz kuşlarının %40’ında plastik izine rastlanmıştır. Her yıl 100.000 deniz memelisi ve kaplumbağası, 1 milyon deniz kuşu plastik kirliliği yüzünden ölmektedir. Plastikteki toksinler yani zararlı maddeler sadece denizlerdeki canlıları etkilemez; bu deniz canlılarını tüketen insanlar için de tehlikelidir. Plastiklerden direkt olarak gelen zararlı elementler kurşun, kadmiyum ve cıvadır. Bu elementler balıkların çoğunda bulunmaktadır. Bazı plastiklerde bulunan dietilheksil ftalat (DEHP) kanserojendir. Bu kimyasal maddelerin meme ve prostat kanseri, erken ergenlik, düşük doğum ağırlığı, şeker hastalığı, metabolizma bozuklukları, üreme sorunları ve cinsel isteksizlik gibi hastalık ve sorunlara yol açtığına dair kanıtlar bulunmuştur. Diğer zararlı bir madde de Bisfenol-A'dır (BPA). BPA plastik şişeler ve gıda ambalaj malzemeleri dahil olmak üzere birçok yerde kullanılır. BPA, hormonları etkileyen, insan sağlığına zararlı bir kimyasaldır. Tabii bu buz dağının görünen tarafıdır çünkü plastik kirliliğinin etkilerini ortaya çıkaracak ve bütün dünyayı ve insanlarını kapsayan araştırmalar yapmak mümkün değildir.

Denizlerdeki plastik kirliliği önü alınamaz bir sorun haline gelmiştir.
Denizlerdeki plastik kirliliği önü alınamaz bir sorun haline gelmiştir.
BBC

Plastiğin başka bir zararı ise küresel ısınmaya katkıda bulunmasıdır çünkü plastik büyük oranda petrolden üretilmektedir. Plastik üretmek karbon kirliliğine neden olur. Manoa'daki Hawaii Üniversitesi'nden araştırmacı Sarah-Jeanne Royer, plastiklerin güneş ışığına maruz kaldığında metan ve etilen gibi sera gazlarını saldığını tespit etmiştir. Her iki gaz da küresel ısınmaya katkıda bulunur. En fazla salınımı sağlayan ise LDPE'dir (Düşük yoğunluklu etilen). Royer bu plastik türü için şunları söylüyor:

“Çevrede en çok üretilen, tüketilen ve atılan plastik türüdür. Örneğin bira kutularının etrafındaki plastik halkalar, restoranlarda kullanılan çatal ve bıçaklar, bazı plastik torbalar... Plastiği aşırı kullanıyoruz, oysaki tek kullanımlık plastik yerine çok kolay çözümler bulabiliriz.”

Nehir kenarında bulunmuş plastik çöplerden bazıları...
Nehir kenarında bulunmuş plastik çöplerden bazıları...
BBC

Gelelim Plastiğin Yararlarına...

Plastik; ucuz, hafif ve dayanıklı. Başka hiçbir madde bu özellikleri bir arada bulundurmaz. Plastik binaların, köprülerin yapımında kullanılır ve dayanıklılığı ve ucuzluğu sayesinde tercih edilir. Otomobil sanayinde kullanılarak daha güvenli, daha ucuz ve daha performanslı araçlara binmemizi sağlar. Yiyecekleri ve kimyasal maddeleri korumak için bazen en mantıklı çözümdür. Spor malzemeleri olarak karşımıza çıkar. Sağlık alanında, hastanelerde kullanılan malzemelerin başında gelir. Kullandığımız bilgisayarlar, telefonlar plastik yoğunlukludur. Elektriği iletmeyen plastik sayesinde elektrikli aletleri güvenle kullanabiliriz. Sonuç olarak, daha bir sürü farklı şekilde karşımıza çıkan plastiğe bağımlıyız. Plastiğin en güzel taraflarından biri de dönüştürülebilir olmasıdır.

Plastik Kirliliğini Azaltmanın Yolları...

Öncelikle plastik poşet, pipet, tek kullanımlık çatallar ve bıçaklar, plastik su şişesi, tek kullanımlık kahve bardağı gibi tek kullanımlık bazı plastik ürünlerden vazgeçmemiz gerekiyor. Bu tek kullanımlık ürünlerin hepsine alternatif çözümler vardır. Plastik poşet en çok kullandığımız, dolayısıyla ekosisteme en çok zarar veren plastik ürünlerin başında gelir. ABD’de plastik poşet üretmek için her yıl 12 milyon varil petrol kullanılıyor ve tabii bu petrolü plastiğe dönüştürme sırasında enerji gerekiyor ve benzin gibi yakıtlar kullanılıyor. Yakılan bu maddeler zehirli gazlar çıkararak küresel ısınmaya katkıda bulunur. Bunların yanında dönüştürülemeyen her poşet doğada ve denizlerde kirliliğe sebep olur. Plastik poşetleri denizanası zanneden su kaplumbağaları her gördüğü plastik poşeti yemeye kalkıyor. Tek kullanımlık plastik pipetler küçük ve masum görünseler de denizlerde en büyük kirliliği yaratan plastik ürünlerden biridir. Amerika'da her gün 500 milyondan fazla plastik pipet kullanıldığı tahmin ediliyor.

2050 yılına kadar denizlerimizdeki plastik sayısı balık sayısını aşmış olacak.
2050 yılına kadar denizlerimizdeki plastik sayısı balık sayısını aşmış olacak.
Thomastastic, Wikimedia

Başka bir örnek ise tek kullanımlık kapaklı kahve bardaklarıdır. Bütün dünyada bir gün içinde yaklaşık olarak 1,6 milyar kez bu bardaklarla kahve içildiği tahmin ediliyor. Bu bardakların üretimi sırasında çok fazla enerji harcanıyor ve kullanılan yakıtlar yüzünden ortaya çıkan sera gazları küresel ısınmaya katkıda bulunuyor. Aynı zamanda bu bardaklar dönüştürülemediği için çöplüklere, oralardan da doğaya ve denizlere karışıyor. Porselen ve cam bardakların üretimi sırasında kullanılan enerji çok fazladır ve bu bardakları yıkamak için kullanılan deterjanlar doğaya zarar verir ancak en az 200-300 defa kullanılmalarıyla birlikte tek kullanımlık bardaklara göre zararları göreceli olarak azalmaya başlar. Yani eşyalarımızı mümkün olduğu sürece uzun kullanmamız gerekiyor ki ekosisteme verdiğimiz zarar minumuma inebilsin.

Tek kullanımlık plastik ürünlerden bazıları. Bu ürünler doğaya en çok zarar veren ürünlerdir.
Tek kullanımlık plastik ürünlerden bazıları. Bu ürünler doğaya en çok zarar veren ürünlerdir.
Eartha

Doğaya yapacağımız en büyük yardımlardan biri de dönüştürülebilecek her plastiğin dönüşmesini sağlamaktır. Eğer aldığımız plastik ürünlerin üzerinde dönüştürülebilir işareti varsa dönüştürme yollarını bulmamız gerekir. Bazı ülkelerde herkesin dönüşüm kutusu evinde olur ve normal çöp toplanır gibi toplanır, bazı ülkelerde şehrin belirli yerlerine dönüşüm kutuları konulur. Eğer bulunduğunuz bölgede bunlar yoksa araştırıp dönüşüm yollarını bulmaya çalışabilirsiniz. Bir plastik şişeyi dönüşüm kutusuna atmak varken normal çöp kutusuna atmak, o şişeyi doğaya ve denize atmaktan farksızdır.

Doğaya yapacağımız en iyi katkılardan biri geri dönüşümdür.
Doğaya yapacağımız en iyi katkılardan biri geri dönüşümdür.
Ekolojist

Çözümlerden biri de mikroboncuk denilen, çapları 1 mm'den daha küçük olan plastik parçacıkları içeren ürünleri almamaktır. Mikroboncuklar genellikle kozmetik ürünleri olarak, diş macunu olarak ve biyomedikal araştırmalarda kullanılıyor ve ana maddesi genellikle polietilendir. ABD, Kanada, Fransa, Yeni Zelanda, İsveç, Tayvan ve Birleşik Krallık ülkelerinde mikroboncuk üretimi farklı boyutlarda yasaklanmış durumdadır.

Diş macunlarında, cildimizi temizlemede kullandığımız vücut ve yüz ürünlerinde çok küçük ama çıplak gözle görülebilen mikroboncuklar ekosistem için büyük bir tehlike yaratıyor. Kullandığımız ürünlerdeki mikroboncuklar kanalizasyon yoluyla nehirlere ve denizlere karışıyor ve yiyecek zincirinin zararlı bir parçası haline geliyor.
Diş macunlarında, cildimizi temizlemede kullandığımız vücut ve yüz ürünlerinde çok küçük ama çıplak gözle görülebilen mikroboncuklar ekosistem için büyük bir tehlike yaratıyor. Kullandığımız ürünlerdeki mikroboncuklar kanalizasyon yoluyla nehirlere ve denizlere karışıyor ve yiyecek zincirinin zararlı bir parçası haline geliyor.
Blue Growth

Ve son olarak çöplerimizi doğaya ve denize atmamak da çözümler arasındadır. Deniz kenarında bıraktığınız her çöp denize karışmaktadır. Plastik ürünlerin doğada bozunma süresinin yüzyıllarca sürdüğünü düşünürsek attığımız her plastik parçası ekosisteme verdiğimiz bir zarar olacaktır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Surfers Against Sewage, et al. The Problem With Plastic Pollution. (2019, Mart 21). Alındığı Tarih: 21 Mart 2019. Alındığı Yer: Surfers Against Sewage
  • Plastic Pollution Coalition , et al. Defining The System Of Plastic Pollution. (2019, Mart 21). Alındığı Tarih: 21 Mart 2019. Alındığı Yer: Plastic Pollution Coalition
  • Gianna Andrews. Plastics In The Ocean Affecting Human Health. (2019, Mart 21). Alındığı Tarih: 21 Mart 2019. Alındığı Yer: Teach the Earth
  • Monica Isola. Plastic Contributes To Global Warming As It Breaks Down, Researchers Find. (2018, Kasım 07). Alındığı Tarih: 21 Mart 2019. Alındığı Yer: Yale Climate Connections
  • Nick Tomasovic. Advantages Of Plastic. (2014, Mayıs 28). Alındığı Tarih: 21 Mart 2019. Alındığı Yer: Udemy
  • Emily Folk . How To Realistically Reduce Plastic Pollution In Everyday Life. (2018, Haziran 25). Alındığı Tarih: 21 Mart 2019. Alındığı Yer: Ecologist
  • Greentumble, et al. The Negative Impact Of Shopping Plastic Bags On The Environment. (2018, Mayıs 07). Alındığı Tarih: 21 Mart 2019. Alındığı Yer: Greentumble
  • recyc-quebec, et al. Life Cycle Assessment (Lca) Of Reusable And Single-Use Coffee Cups. (2019, Mart 21). Alındığı Tarih: 21 Mart 2019. Alındığı Yer: recyc-quebec
  • Wikipedia. Microbead. (2019, Mart 23). Alındığı Tarih: 23 Mart 2019. Alındığı Yer: Wikipedia

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/10/2019 03:17:38 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7698

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Daha iyi ve daha çok bilime ihtiyacımız var. Teknoloji, eğlence, sağlık veya uzun ömür için değil! Var oluş mücadelemizde bize kattığı bilgelik umudu için.”
Lewis Thomas
Geri Bildirim Gönder