Piramitlere Bilimsel Bir Bakış Açısı

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Sohbet ortamlarında ve internet üzerinden yapılan bazı paylaşımlarda "Antik Yapılar" hakkında çeşitli bilgiler duyabilir ve okuyabilirsiniz. Mimarlık eğitimi almamış, inşaat tekniklerinden anlamayan veya yaşadığımız kentlere şekil veren yapıların tarihini bilmeyenlerden olağanüstü açıklamaları görebilmek mümkündür. Ancak astronomi konusunda eğitim almış bir profesörün "UFO'lara" inanabildiği gibi, nadiren de olsa Mısır Piramitlerinin "insan-üstü" yapılar olduğunu söyleyebilen mimarlar da bulunmaktadır. Üstelik belgesellerde bu tarz yapılar ele alınınca, daima ihtişamlı oldukları dile getirilmektedir, bu da eski insanların "inanılmaz" olduğunu düşünmemize neden olmaktadır.

Bu yazımızda Piramitlere bilimsel bir bakış açıyı paylaşmaktayız. Tıpkı aşkın kimyasını ve çiçeklerin iç yapısını anlayabildiğimiz gibi, bilimsel bir bakış açısı bahsedilen bu ihtişamı küçültmek yerine onu daha da yüceltmektedir. Piramitlerden bahsedince elbette sadece Mısır'daki yapılardan bahsetmiyoruz, ve yazımızın devamında okuyacağınız gibi farklı örnekler de sunmaktayız, ancak burada odaklanacağımız ana yapılar her türlü Mısır Piramitleri olacaktır. Şimdiden belirtmek gerekirse, bizler Mısır Piramitlerin herhangi bir dış yardım olmaksızın (Dünya dışı akıllı varlıklar, Levitasyon gücünü kullananlar, Dev insanlar, Atlantis bilginleri, Olağanüstü teknolojiler gibi) insan potansiyeliyle inşa edilebileceğini savunuyoruz ve burada gerekli sebeplerimizi de sunacağız.

Not: Eğer buradaki yazımız sizin için uzun geldiyse, buradan konunun özetini okuyabilirsiniz: evrimagaci.org/photo/tr/piramitler-icin-supheciler-kilavuzu-tr-3520">Evrim Ağacı - Piramitler İçin Şüphecilik Kılavuzu. Ancak eleştiri yapacaksanız, buradaki yazıyı da okumanızı tavsiye ederiz.

 

Doğru Bilgilere Ulaşmak

Bilgisizlik kötü bir şey değildir, ancak bilmemezlik ayrı olarak değerlendirilmelidir. Farklı kişilerle Mısır Piramitleri hakkında tartışınca bulundukları iddiaların neredeyse hepsi aynıdır. Bunun sebeplerinden birisi de demin açıkladığımız gibi, antik yapılara dair gizemli bir şeylerin olduğu hissiyatıdır. Elbette geçmişe ait gizemler bulunmaktadır, ancak bu gibi durumlarda bunun abartıldığını görebiliyoruz. Mısır Piramitlerini ele alırken bu insanlar konuyla ilgili her ne kadar çok sayıda iddialarda bulunsalar da, o kadar da bilgili olmadıklarını anlıyoruz. Çevrelerindeki çoğu insanın kendileriyle hemfikir olduğundan bu kendi görüşlerine (aslında kulaktan dolma bilgilerine) bir tür destek sağlamaktadır (burada "Çoğunluğa Başvurma" safsatası yer almaktadır). Bu sebeple tartışma ortamlarına girince çeşitli ön-varsayımlar (Presuppositions) ile karşılaşıyoruz. Örnek vermek gerekirse;

İlk Kişi: "Mısır Piramitleri insan-üstü yapılardır"

İkinci Kişi: "Neden böyle düşünüyorsun?"

İlk Kişi: "Çünkü insanlar büyük ve karmaşık olan Mısır Piramitlerini tek başlarına inşa edebilecek potansiyele sahip değildir"

Gördüğünüz gibi, Mısır Piramitlerinin "büyük" ve "karmaşık" oldukları konusunda bir ön-varsayımdan hareketle bunların insan-üstü olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sebeple bu kişi ne zaman bir yazı okusa ya da bir belgesel izlese, daima kendi düşüncelerini destekleyen bilgileri edinecek ve geriye kalan bilgileri ya kenara itecek ya da önemsiz göründükleri için hatırlamayacaktır (burada "Algıda Seçicilik" [Confirmation Bias] bir rol oynamaktadır). Bizler de Mısır Piramitlerinin hiçbir dış yardım olmaksızın sadece insanlarla inşa edilebileceklerini söylediğimiz zaman, bu söylediklerimize karşı gelip olası açıklamaları reddedebilecektir. Çünkü bizler bilimsel bir bakış açısını sunduğumuz zaman, Eski Mısır'ın ihtişamını yok etmeye çalıştığımız sanılmaktadır, oysa buradaki asıl ironi, kendi söyledikleriyle Eski Mısır'da yaşamış işçileri "böylesine muazzam yapıları inşa edebilecek potansiyele sahip değiller" diyerek küçümsemektedirler. Bu yüzden Mısır Piramitleri konusunda -adeta bir piramidi tırmanıyormuşuz gibi- temel bilgilerden başlayıp doğru bilgilere ulaşmaya çalışacağız. Bu konuları yazının devamında tekrar dile getireceğiz, ama önce Mısır'ın dışına çıkıp özet bilgiler sunarak farklı piramitlerden biraz bahsetmek isteriz.

 

Dünya'daki Piramidal Form Örnekleri

Bilinen en eski piramidal form "Zigguratlardır". Yapılan araştırmalarda en eski olanların M.Ö. 4. binyılda (yani Obeyd döneminde) inşa edildiğini öğreniyoruz. Bu yapılar Mezopotamya'da Sümerler, Babilliler, Elamitler, Akadlar ve Asurlar'ın yerel dinleri için yapılmıştır. En önde gelen örnekleri şunlardır: Ur, Aqar Quf, Chogha Zanbil ve Sialk.

Ur Zigguratı

Sudan'da yüzlerce yıldır inşa edilen 220 tane "Nubian Piramitlerini" görüyoruz. Bunlar 3 ayrı bölgede Napata ve Meroë kral ile kraliçeler için birer mezar olarak yapılmışlardır.

Nubian Piramitleri

Mezo-Amerika'da da piramidal forma sahip yapılar yer almaktadır. Bunlar genelde basamak şeklindedir ve en tepelerinde bir tapınak bulunmaktadır. Hacim açısından en büyüğü Puebla'da (Yer: Meksika) bulunan "Cholula'nın Büyük Piramididir". Bu piramit Dünya’da inşa edilmiş en büyük anıttır ve kazı çalışmaları hala devam etmektedir. Dünya'daki üçüncü en büyük piramit de Teotihuacan'da (Yer: Meksika) bulunan "Güneş Piramididir".

Güneş Piramidi

Teuchitlan, Jalisco'da (Yer: Meksika) ''Guachimontones'' denilen dairesel basamaklı piramitleri de bulunmaktadır.

Guachimontones (Fotoğraf © Esteban Tucci)

Meksika'daki piramidal formdaki yapılar genel olarak insanları kurban etmek için kullanılırdı ve 1487 yılında "Tenochtitlan'nın Büyük Piramidin" yeniden kutsanması için Aztekliler 4 gün içerisinde on-binlerce insanı kurban ettiği söylenmektedir (kaç kişinin kurban edildiği konusunda bir netlik yoktur, ancak olası sayılar her türlü 10,000'in üzerindedir). Bir de birçok kişinin bildiği Yucatan'da (Yer: Meksika) bulunan "El Castillo" (diğer adıyla Kukulkan Tapınağı) basamak piramidi bulunur. Bu piramidin dört yanında 91 basamak yer almaktadır ve en tepeyi son basamak olarak sayarsak toplamda 365 basamağa sahiptir, bu da Maya medeniyetinin astronomi bilgisine sahip olduğunu göstermektedir. Ancak bu bilgiyi kullanarak 21 Aralık 2012 tarihinde Maya Kehanetinin gerçekleşeceğini iddia edenler olmuştu.

Kukulkan Tapınağı (© ErikBFlom, Flickr)

Verdiğimiz bu örneklerin yanında bir de Igbo kültürün "Nsude Piramitleri" (Yer: Nijerya), "Hellinikon Piramidi" (Dönem: Yunan), "Güimar Piramitleri" (Yer: İspanya), "Cestius Piramidi" (Dönem: Roma İmparatorluğu), "Thanjavur Tapınak Piramidi" (Yer: Hindistan), "Borobudur" (Yer: Endonezya) gibi yapılar da bulunmaktadır. Piramidal form günümüzde bile hala kullanılan bir yapı türüdür. Mesela I.M. Pei'ın tasarladığı Paris (Yer: Fransa) şehrindeki "Louvre Piramidi" (diğer adıyla Pyramide de Louvre) bilenen en iyi örneklerden biridir. Diğer örnekler Las Vegas'daki (Yer: ABD) "Luxor Oteli" ve Long Beach'deki (Yer: ABD) "Walter Piramididir".

Louvre Piramidi

Alttaki görselde piramidal formdaki yapıların bir kıyaslamasını görebilirsiniz:

 

 

(© Cmglee, Wikimedia Commons)

 

Mısır Piramitlerinin Tarihi

Tıpkı uzay görevlerine gönderilen roketlerin başarısız olabilmesi ve patlayabilmesi gibi, Mimarlık tarihinde de binlerce sene boyunca yapı inşaatında deneme-yanılma yolunu görebilmekteyiz. Yeni malzemeler ürettik, yeni yöntemler geliştirdik, farklı mimari akımlar geliştirdik, farklı konseptler geliştirdik ve günümüzde yapıların içindeki odaların duvar boyalarından yapı çevresindeki ağaç düzenlemesine kadar her şeyi düşünebilecek hale geldik. Elbette üzerinde uğraşmamız gereken birçok şey var, ancak bugünlere gelebilmek için de uzun bir yol katettik. Mısır Piramitleri için de böyle bir süreç söz konusuydu, ve hatırlatmak gerekir ki Mısır Piramitleri sadece Gize'deki üç piramitten (Khufu, Khafre ve Menkaure) oluşmamaktadır.

Gize Piramitleri

1842'den 2008 senesine kadar yapılan bir araştırmada Mısır'da toplam 138 tane piramit tanımlanabilmiştir. Mısır'daki piramitlerin gelişimini sizler için şu şekilde özetleyebiliriz (Aklınızda canlandırabilmek için aşağıdaki görsele bakabilirsiniz):

1- Mısır'daki Krallık dönemlerinden evvel ölüler derin olmayan çukur ovalarda gömülürdü. İlerleyen zamanlarda Eski Mısırlılar bunları oval yerine dikdörtgen şeklinde inşa etmeye başladılar ve ahşap bir çatıyla örttüler. Büyük çoğunlukla kumdan yapılmış oldukları için günümüzde fazla kalıntılar bulunmamaktadır.

2- Krallık dönemlerinin başlarında bu yapıların yok oluşunu önlemek için çamur-tuğlalar kullanılmaya başlandı ve böylece ilk "Mastabalar" inşa edildi.

3- III. Krallık döneminde Kral Zoser başa geçince Mastabaların inşaatı durdu. Veziri olan İmhotep yapıları taş ile inşa etmenin mucidi sayılmıştı ve M.Ö. 27.yüzyılda Kral Zoser için Mastabaları üst üste dizerek 6 basamaklı bir "Basamak (Step) Piramidi" inşa etmişti.

4- IV. Krallık döneminde Kral Sneferu başa geçince "Meidun Piramidin" yapılmasıyla düzgün bir piramit inşa edilmeye çalışılmıştı ancak dış katmanları çökmüştü. Bu piramidin yapımında yüklerin dağılabilmesi için bir kemerin ilkel formu sayılabilecek "Corbel" diye bir teknik geliştirilmişti. Üstelik mezar odasının kendisi yer altında olmak yerine yapının içerisinde yerleştirilmişti.

5- Başarısız kalan bu piramidin ardından Kral Sneferu yeni bir piramidin inşa edilmesini emretmişti. 55 derecelik bir eğime sahip olan bu yeni piramit, mezar odasındaki taşların ağırlığı sebebiyle çökmesi sonucunda piramidin ortasından tepesine kadar ki eğim 43 dereceye düşmüştü, bu yüzden buna "Bükülmüş (Bent) Piramidi" ismi verilmişti.

6- Kral Sneferu tekrardan yeni bir piramidin inşaatını emretmişti ve böylece "Kızıl (Red) Piramidi" inşa edilmişti. Bu "Gerçek (True) Piramitlerin" ilk örneği olmuştu.

7- Kral Sneferu'nun oğullarından biri olan Keops (aynı zamanda Khufu olarak bilinir) ilerleyen yıllarda Gize platosunda "Büyük Piramidi" inşa etmişti ve bu Mısır Piramitlerinin en büyük örneği olmuştur. 52 derecelik eğime sahip bu piramidin yüksekliği 146.5 metre olmasıyla yaklaşık 3800 sene boyunca Dünya'nın en yüksek yapısı unvanına sahip olmuştu (elbette günümüzde bu piramitten daha yüksek yapılar görmekteyiz). Tabi uzun seneler boyunca ayakta durmasıyla yüksekliği 138.8 metreye azalmıştır. Bu piramidin toplam ağırlığı 6 milyon tona yakındır ve her taban kenar uzunluğu 230 metredir. Yaklaşık olarak 2.3 milyon bloktan oluştuğu düşünülmektedir ve blokların ortalama ağırlığı 2.5 ton olduğu halde tabandaki blokların 15 tona yakın olabileceği belirtilmektedir.

Mısır Piramitleri genellikle Nil nehrinin Batı tarafında yapılmıştır, tapınakları da Doğu tarafında yapılmıştır. Bunun sebebi, tapınakları doğuşu temsil ederken piramitler de ölümü temsil etmektedir. Bu şekilde ölülerin ruhları bu döngüye katılabilmektedir. Sonuçta Ra (Güneş Tanrısı) Eski Mısır'da çok övülürdü.

Mısır Piramitlerinin gelişim süreci

 

Genel İddialara Yönelik Bir İnceleme

Ortaya atılan çeşitli iddiaların cevaplarını bu makalenin en altında paylaştık. Bu başlığın altında ise tartışma ortamlarında rastladığımız genel iddiaları ve bunlara verdiğimiz kısa eleştirileri paylaştık. Mısır Piramitlerine dair yapılan iddialar 3 şekilde özetlenebilir:

1- Yapı Malzemesi Üstünlüğü: "Günümüze kadar dayandılar. Günümüzdeki yapılar ise sadece birkaç sene dayanıyor."

2- Teknoloji Üstünlüğü: "Günümüz teknolojisiyle Mısır Piramitleri taklit edilemez. Nasıl yapıldıkları anlaşılamıyor."

3- Dışarıdan Yardım: "Mısır Piramitleri sadece insanlar tarafından yapılamayacak kadar karışık, ağır ve büyüktür. Kullanılan taşlar uzaktan getirilmiştir ki insanların gücü buna yetmez."

Bunları iddia eden kişilere öncelikle şunları bilip bilmediğini sormalıyız:

1) Megalitik yapılardan Modern yapılara kadar Mimarlığın Tarihi.

2) Eski yapı anlayışıyla beraber günümüz yapı tasarımlarını inceleyen Mimari Akımlar.

3) Mısır Piramitlerinin son halleri (yani Gerçek [True] Piramitler) dışında Eski Mısır'a ait diğer yapılar hakkında genel bilgiler.

4) Mısır Mitolojisi hakkında genel bilgiler.

Eğer karşınızdaki kişi bu konularda yeterli bilgiye sahip değilse, o zaman Mısır Piramitleri hakkında söyleyecekleri Wright Kardeşlerin kim olduğunu bilmeden uçaklar hakkında uçuk iddialarda bulunmaktan farksız olurdu. Mimarlık tarihini incelemekle beraber Eski Mısırlıların yapılarına hayranlıkla bakıyoruz, ancak ihtişamları konusunda da abartılara başvurmuyoruz. Günümüz teknolojisi, hangi açıdan bakılırsa bakılsın, Eski Mısır'a oranla çok daha ileridedir. Atom-altı parçacıklarından hastalık tedavilerine, gezegenimizin jeolojik yapısından Evrendeki uzak galaksilere kadar her alanı inceleyebildiğimiz bir çağdayız. Eski Mısırlıların yapıları zamanına göre diğer medeniyetlerin yapılarına oranla daha ileri seviyede bir yapı olsa da, ve bizler onları önemli birer eser olarak görsek de, günümüz yapılar için "hizmet" açısından yetersizlerdir. Piramitlerin kendileri kadar çekici görünmeseler de, görsel açıdan beğenimizi almayan bir bina (sıradan bir apartman gibi) bile piramitlere oranla daha karmaşık bir yapıya sahiptir.

Tepede sıraladığımız iddiaları tek tek inceleyelim;

1- Yapı Malzemesi Üstünlüğü: Evet, Mısır Piramitleri günümüze kadar dayanmıştır. Onlardan önce yapılmış yapılar da dayanmıştır, böylece geçmiş yapılar konusunda daha iyi fikirler edinebildik. Piramit formu depremlere karşı oldukça etkili bir yapı şeklidir, ancak taban alanı çok yer kaplamaktadır, bu yüzden şehirlerde apartmanlar ve oteller dikdörtgen kutuları gibi gökyüzüne yükselmektedir. Elbette çok yüksek yapılar yapmak için de piramit formunu da kullanıyoruz fakat eğimleri o kadar az ki bunu fark edemiyoruz.

Günümüzde yapıların belirli servis ömürleri bulunmaktadır (Bakınız, Çizelge 1):

10 Yıla Kadar: Geçici Yapılar (Geçici sergi, Şantiye vs)

25 İle 49 Yıl Arası Kadar: Ortalama Ömürlü Yapılar (Sanayi yapıları, Katlı otoparklar vs)

50 İle 99 Yıl Arası Kadar: Uzun Ömürlü Yapılar (Konut, Sağlık yapıları, Eğitim yapıları, Ticaret yapıları vs)

En Az 100 Yıl: Sürekli Yapılar (Anıt yapıları, Tarihi yapılar vs)

Zamanla yapıların yeni ihtiyaçları doğmaktadır ve bu hizmetleri karşılamak için yeni yapılar inşa edilecektir. Günümüzde yapılarda genel olarak bazı özelliklerine bakılır: Sağlamlık, İşlevsellik, Ekonomiklik, Estetik, Kalite, Sürdürebilirlik, Hijyenlik, Geçicilik, İnşaat Süresi vs. Bunlara göre de önem sırası şöyledir (daha doğrusu şöyle olmalıdır): Sağlamlık > İşlevsellik > Estetik. Bütün bunlarla beraber belirli "Standartlar" da yer almaktadır. Örnekler: Türk Standardı (TS), İngiliz Standardı (BS), Fransız Standardı (AFNOR), Alman Standardı (DIN), Amerikan Standardı (ASTM), Uluslararası Standartlaşma Kurulu (ISO), Avrupa Standartlar Komitesi (CEN) vs.

Bir hastanede kullanılan teknoloji zamanla eskiyebilir ve yeni teknolojik cihazları barındırabilmesi için yeni bir yapı tasarıma ihtiyaç duyabilir. Asansörsüz apartmanların yerine asansörlü apartmanlar yapılarak merdivenle çıkamayacak yaşlılar, hamile kadınlar ve engelli insanlar için bir rahatlık sağlayabilir. Bir müzede sergilenecek şeylere göre belirli bir yapı tasarımı yapılması gerekebilir. Yapı tasarımında dış etkenler (deprem, rüzgar, yağmur, kar vs) ve iç etkenler (su taşması, yangın, soğuk-sıcak hava akımı vs) düşünülmektedir. Gaz hatları, sıhhi tesisat, telefon kabloları, elektrik bağlantıları, bina statiği gibi yapı-içi şeylerle beraber toprak yapısı, güneş ışının açısı, rüzgar yönü ve çevredeki bitki örtüsü gibi yapı-dışı şeyler de göz önünde bulundurulur. Tıpkı bir okul ya da bir alışveriş merkezi gibi her yapının farklı hizmetleri vardır, ancak Mısır Piramitlerinde bu kadar özellik yoktur (sonuçta "Mezar" olarak inşa edilmişlerdir).

Örnek Mimari Çalışma

2- Teknoloji Üstünlüğü: Demin yazdıklarımızda zaten teknolojik açıdan daha ileride olduğumuzu belirtmiştik. Ama şöyle bir soru sorabilirsiniz: "Peki neden bugün bir piramit inşa edemiyoruz?". Bu soru aslında hatalı bir sorudur, doğrusu şöyle olmalıydı:"Neden bugün bir piramit inşa etmiyoruz?". Günümüzde modern piramidal formdaki yapıların olduğunu anlatmıştık, ancak burada kastedilmek istenilen şey Mısır Piramitlerinin birebir aynısıdır. Cevap aslında çok basittir: "İhtiyacımız yok"

Tepede yazdıklarımızla Mısır Piramitlerinin hizmet açısından yetersiz olduğunu da ifade etmiştik. Elbette bazı eski yapılar hala hizmette olabilmektedir (Antik tiyatrolar ve eski Üniversite binaları gibi), ancak Firavunlar için yapılan mezarlıklara günümüzde ihtiyacımız yoktur, tıpkı Colosseumlara ihtiyacımız olmadığı gibi, sonuçta gladyatörlerin savaşmalarını izlemiyoruz günümüzde. Ayrıca gidip "Ben bir Mısır Piramidi inşa etmek istiyorum" dediğiniz zaman "Neden?" sorusuna karşılık "Yapabildiğimizi gösterebilmek için" derseniz, belki de alay konusu olurdunuz. Çünkü böyle bir yapı hem büyük bir alanı kaplayacak, hem gereksiz bir iş gücü kullanımına ihtiyaç duyulacak, hem de herkesin parasını ve zamanını harcayacaktır. Turistik bir merkez olabilir, ancak buna masraf ve iş için bu değmeyecektir, hele asıl Piramitleri gidip ziyaret edebilme olasılığınız varken. Nasıl yapıldıkları konusuna da gelinirse, günümüzde farklı hipotezler bulunmaktadır, yani nasıl yapabileceklerine dair birden fazla fikrimiz var. Tek bilmediğimiz şey, zamanında tam olarak hangi yöntemleri kullandıklarıdır (ki bu gayet anlaşılır bir durumdur çünkü orada değildik, bu yüzden hipotezlere ihtiyaç duyarız, tıpkı insanların, diğer canlıların, gezegenimizin ve evrenimizin geçmişini anlamaya çalıştığımız gibi), fakat bunun haricinde mevcut bir gizem bulunmamaktadır.

Amsterdam Üniversitesi'nde yapılan deneylere göre Eski Mısırlıların piramit blokları gibi ağır şeyleri rahatça bir yerden bir yere götürebilmek için "Islak Kumun" üzerine bir kızakla çektiklerini keşfettiler (Bakınız). Eğer kum kuru olsaydı, kızağın önünde kum yığını oluşur ve ilerlemesini durdururdu. Ancak kumun ıslatılmasıyla kızağın kumun üzerinde kayması sağlanabilmiştir. "Djehutihotep Mezarında" yer alan bir duvar tasviri de ağır şeylerin taşınabilmesi için kumun ıslatıldığını göstermektedir.

3- Dışarıdan Yardım: Dünya dışı varlıkların yıldızlar-arasında seyahat edip Dünya'ya sırf taş bloklarından oluşan piramit yapılarını inşa etmek için geldiklerini pek sanmıyoruz. Piramitlerin yapımı sadece insanlar tarafından yapılması gayet mümkündür. Küçük karıncaların yer altında kendi boylarına oranla şehirler büyüklüğünde kanallar oluşturabildiklerini ve termitlerin de yüksek tepecikler (Termite Mounds) oluşturabildiklerini görebiliyoruz. Öyle ki, termitleri ve oluşturdukları tepecikleri insan boyutlarına göre değerlendirseydik, bu tepeciklerin en büyük olanların yüksekliği 2000 metreye ulaşabilmektedir. Hatırlayınız ki Gize'deki Büyük Piramidin asıl yüksekliği 146.5 metre idi ve günümüzdeki en yüksek yapı olan Burj Khalifa'nın yüksekliği de 828 metredir.

Termit Tepeciği (© Lisa Mckelvie, Flickr)

Gize'deki Piramitlerin yapımı için aslında blokların çoğu yakında bulunan taş ocaklarından getirilmiştir. Yapı inşası için kireç taşın çoğu zaten Gize platosundadır. Kaplama için gerekli olan beyaz kireç taşı da nehir yoluyla Tura'dan getirilmiştir (bu kaplama günümüzde yok olmuştur, ancak kısmen görülebilir). Granit de Aswan'dan getirilmiştir. Taşların oyulması, taşınması ve yerleştirilmesi için gerekli bütün malzemeler ve araçlar (kireç taşı, granit, bazalt, bakır kesiciler, tahta kazıklar, granit çekiçler vs) bulunmaktaydı, bu sebeple özel metallere ve günümüzde kullandığımız gibi özel araçlara gerekli kalınmamıştır. Yapılan hesaplamalara göre de Gize'deki Piramitlerin inşaatı 20+ senede 20,000-30,000 işçi ile yapılabilir. O zamanki nüfusun 1-2 milyon arasında olduğu düşünülürse, bu sayı gayet mantıklıdır. Saatte ortalama 12 tane blokun yerleştirildiği düşünülmektedir ve 10-20 kişi ile 2.5 tonluk bir blokun çekilmesi de mümkündür. Bulunan 2.5 tonluk blokların haricinde bir de tabanda bulunabilecek 15 tonluk bloklardan bahsetmiştik. Bu sayıları düşününce akla boyutsal açıdan büyük bloklar gelmektedir, oysa sanıldığı kadar büyük değillerdir. Alttaki fotoğrafta blokların yanında bulunan insanlarla kıyaslayabilirsiniz.

M. Yasin Özsağlam adlı bir takipçimiz bir hesaplama yaparak bize bir soru yöneltmiştir:

"Şimdi bunu açıklayın: 2.5 milyon yaş 20 yılda Giza piramidine nasıl taşındı? 20 x 365 = 7300 gün. 2,500,000 / 7300 = Günde 342 taş. 324 / 24 = Saatte 14 taş. Her 4 dakikada 1 taş nasıl yerleştirildi oraya?"

Önemli bir sorudur. Bir diğer takipçimiz olan Öncü Türkmen ise bu soruya karşılık olarak kısa ve anlaşılır bir cevap vermiştir:

"324(taş sayısı) x 20(bir taş için gerekli insan sayısı) = 6480(bir gündeki tüm taşlar için gerekli insan sayısı). Kısacası her 20 kişilik grup günde 1 taş taşıdığında ortalama olarak 4 dakika 1 taş eder. 20,000-30,000 kişinin çalıştığını düşünürsek bu sıra dışı bir durum değildir. İşçilerin sırayla değil, aynı anda çalıştığını belirtmeye gerek yoktur sanırım."

Evrim Ağacı ekibinden Arsel Acar, Gize'de Khufu Piramidi önünde (© Arsel Berkat Acar)

 

Piramitler Hakkında Mitler Ve Gerçekler

(1) Piramitlerde Pi Oranı: Bu sayı bir dairenin çevresinin çapına bölümü ile elde edilir. Pi oranı piramitlerin yapımından yüzlerce sene "sonra" keşfedilmişti. Piramitlerde kullanılan ölçüler ve eşitliklerden dolayı bu oranı hesaplayarak bulmanız olasıdır, ancak Eski Mısırlılar bu oranı bilerek kullanmamışlardır.

(2) Piramitler Ve Orion: Orion takımyıldızında yer alan Orion kemeri ile Gize Piramitlerinin konum açısından birbiriyle uyumlu olduğu iddia edilmiştir ancak bu doğru değildir. Düz bir çizgide olmayan yan yana üç noktayı her türlü Orion kemeriyle ilişkilendirebilirsiniz, fakat Piramitler Orion kemeriyle aynı hizada olabilmesi için yapılmamıştı. Bazıları sağda solda bu ilişkiyi gösterecek farklı çizimler paylaşabilmektedir, ancak gösterilen bu çizimler de hatalıdır.

(3) Elektrik Santrali: Eski Mısır'da elektriğin kullanımına dair kanıt yok iken, Mısır Piramitlerinin birer elektrik santrali olduğu düşünülemez.

(4) Yiyecekler: Piramitlerin içine bırakılan gıdaların bozulmadığı iddiası kesinlikle doğru değildir. Mythbusters ekibinden üç kişi piramitlerin hem içine hem de dışına yarım elma, ikiye bölünmüş bir gül ve yarım bardak süt koydular. Haftalar sonra hepsi çürümüştür.

(5) Atlantis: Mısır ile Atlantis arasında bir ilişki yoktur çünkü Atlantis'in varlığı kesin değildir. Bu iddia farklı yazarlar tarafından uydurulmuştur.

(6) Köleler: Yapılan arkeolojik bulgulara göre piramitlerin inşaatında köleler yer almamıştı. Çalışanlar tam gün çalışan profesyonellerle beraber Nil nehrinin taşmasıyla işsiz kalan çiftçiler idi. Hepsi değerli besinler yiyebiliyor, tıbbi tedavi görebiliyor ve kalabilecekleri yerleri oluyordu. Böylesine muazzam yapıların inşaatı için sağlıklı olmaları her açıdan önemliydi, aksi taktirde işçi ölümleriyle kayıplar ve işçilerin yorulmasıyla da inşaat sürecinin yavaşlaması söz konusu olabilirdi.

(7) 10,000 Sene: Mısır Piramitlerinin inşaatı M.Ö. 27. yüzyıldan sonra görülmektedir, bu sebeple 10,000 sene olduğu iddiası doğru değildir.

(8) Meksika: Meksika'da da piramitlerin bulunması iki medeniyetinin birbiriyle ilişkili olduğunu göstermez. İkisinde de farklı inşa metotları kullanılmıştır ve farklı zamanlarda farklı amaçlarla yapılmışlardır. (Bakınız)

(9) Konum: Büyük Piramidin konumu 31ºN 31ºW değildir. Konumu: 29° 58′ 45.03″ N, 31° 8′ 3.69″ E. Ayrıca Piramitler Dünya'nın tam ortasında bulunmamaktadır.

(10) Güneş Ve Ay Mesafesi: Piramitlerin yüksekliklerini çarpınca Güneşe / Ay'a olan mesafe elde edilmiyor, üstelik bu uzaklıklar değişmektedir.

(11) 365 Sayısı: Piramit tabanın çevresini 100'e bölersek 365,24 (bir yılda gün sayısı) gibi bir sayı çıkmıyor. Hesaplayınca 230 çıkıyor. Bu tarz oransal mucizeler ya rivayetlere ya da ölçüm hatalarına dayanmaktadır.

(12) Gündönümü: Piramitlerinin konumuna bakınca, aralarından gündönümünü görebilirsiniz. Bu bağımsız olarak başka medeniyetler tarafından da öğrenilmiştir. O zamanlarda bilinmesi inanılmaz değildir ve birkaç sopa ile beraber birkaç gözlemle öğrenebilecek bir şeydir.

Daha biri sürü mitin var olduğundan eminiz. Umarız bu bilgiler hem Mimarlık alanında eğitim gören hem de görmeyen herkes için faydalı olmuştur.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Building The Great Pyramid Sitesi
  2. Pyramid Grid Sitesi
  3. ScienceDaily "How Were The Egyptian Pyramids Built?" Makalesi
  4. ScienceDaily "Ancient Egypt Pyramids: Norwegian Researcher Unlocks Construction Secrets" Makalesi
  5. Wikipedia "Ziggurat" Makalesi
  6. Wikipedia "Pyramid" Makalesi
  7. Wikipedia "Great Pyramid Of Giza" Makalesi
  8. Wikipedia "Orion Correlation Theory" Makalesi
  9. Khan Academy "Ziggurat Of Ur" Makalesi
  10. Wikipedia "Human Sacrifice In Aztec Culture" Makalesi
  11. National Geographic "Chichen Itza" Makalesi
  12. Discover "Food Pyramid" Makalesi
  13. Jimmy Dunn "Overview Of Pyramid Construction" Makalesi
  14. Pete Vanderzwet "About Egyptian Pyramids" Makalesi
  15. Bad Astronomy "Planetary Alignment Pyramid Scheme" Makalesi
  16. How Stuff Works "How Pyramids Work" Makalesi
  17. How Stuff Works "How Termites Work" Makalesi
  18. John Baskette "AIA FAQ File On The Great Pyramid" Makalesi
  19. Skeptic's Dictionary "Pyramidiocy" Makalesi
  20. Skeptoid "Did Jewish Slaves Build The Pyramids?" Makalesi
  21. Vic Skeptics "A Skeptic's Guide To The Pyramids" Makalesi
  22. RationalWiki "Giza Pyramids" Makalesi
  23. Ancient Aliens Debunked "The Pyramids" Makalesi
  24. Jason Colavito "An Orion Correlation On The Hopi Reservation?" Makalesi
  25. Dr. E.C. Krupp "Astronomical Integrity At Giza" Makalesi
  26. Treehugger "Nature Blows My Mind! Miraculous Termite Mounds" Makalesi
  27. Chris Loethen "Pyramid Schmeramids: Why The Pyramids Of Egypt And Mesoamerica Do Not Share A Common Source" Makalesi
  28. Mirror "Mystery Behind How Egyptians Built The Pyramids Finally 'Solved' By Dutch Scientists After 4000 Years" Makalesi
  29. Uluslararası İleri Teknolojileri Sempozyumu "Yapı Ürünlerinin 'Hizmet Ömrü' Açısından İrdelenmesi: Betonarme Örneği" Makalesi (2009)
  30. Architecture, Jonathan Glancey, Ancient Near East pages 45-51, Central And North America pages 69-75, Southeast Asia pages 151-153, Published By: Dorling Kindersley (2006)
  31. NTV Bilgi Küpü, Mimari, İlk Uygarlıklarda Mimari sayfa 395, Basım: Doğuş Grubu İletişim Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. (2010)
  32. National Geographic, Essential Visual History of World Mythology, American Mythology, The Step Pyramids of Pre-Columbian Civilizations pages 398-399, Published by: National Geographic Society (2008)

Asalaklık, Dünyadaki En Popüler Yaşam Şeklidir!

İnsan Beyniyle Farelerin Kontrolü Başarıldı!

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim