Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Öğrenilmiş Çaresizlik: Her Şeyin Kontrolden Çıktığı Düşüncesiyle Nasıl Başa Çıkarsınız?

Öğrenilmiş Çaresizlik: Her Şeyin Kontrolden Çıktığı Düşüncesiyle Nasıl Başa Çıkarsınız? Effectviology
17 dakika
28,980
Evrim Ağacı Akademi: Bilime Dayalı Kişisel Gelişim Yazı Dizisi

Bu yazı, Bilime Dayalı Kişisel Gelişim yazı dizisinin 2. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Stanford Marshmallow Deneyi Nedir? Çocukken Sergilenen Öz Kontrol, Yetişkinlikte Başarıyı Nasıl Etkiler?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Öğrenilmiş çaresizlik, kişinin geçmiş deneyimlerinin ardından, özellikle olumsuz sonuçlardan kaçınmak söz konusu olduğunda, etkili bir şekilde hareket edemeyeceğine inandığı bir ruh halidir. Örneğin, bir öğrenci okulda çok çalışıyor ancak başarısız olmaya devam ediyorsa, öğrenilmiş çaresizlik edinebilir ve ne kadar çaba sarf ederse etsin asla başarılı olamayacağını düşündüğü için çalışmayı bırakmaya karar verebilir.

Öğrenilmiş çaresizlik, kişisel gelişim, ruh sağlığı ve hatta fiziksel sağlık gibi alanlarda ciddi olumsuz sonuçları olan güçlü bir olgudur. Dahası, bu sonuçlar genellikle sadece kısa vadede değil, insanlar ilk etapta öğrenilmiş çaresizlik edinmelerine neden olan ortamı terk ettikten çok sonra da ortaya çıkabilmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Bu nedenle, bu fenomeni anlamak ve bununla nasıl başa çıkılacağını bilmek önem kazanmaktadır. Bu makalede öğrenilmiş çaresizlik hakkında daha fazla bilgi edinecek, insanların nasıl ve neden öğrenilmiş çaresizliğe kapıldığını anlayacak ve bununla nasıl etkili bir şekilde başa çıkabileceğinizi öğreneceksiniz.

Öğrenilmiş Çaresizlik Örnekleri

Hayvanlarda Öğrenilmiş Çaresizlik

Öğrenilmiş çaresizliğin en eski örnekleri hayvanlar üzerinde yapılan deneylerden gelmektedir.[1], [2] Örneğin konuyla ilgili iki öncü makalede, köpeklerin kaçınamadıkları elektrik şoku karşısında nasıl öğrenilmiş çaresizlik edindiği gösterilmiştir.[3], [4]

Tüm Reklamları Kapat

Bu makalelerden birinde psikologlar köpekleri tek tek lastik bir koşum takımının içine yerleştirmiş, rastgele aralıklarla köpeklerin arka bacaklarına elektrik şoku vermiştir.[4] Bir grup köpek kafalarını yakındaki bir panele bastırarak şokları durdurabilirken, diğer grup hiçbir şekilde şokları durduramamaktadır ve şoklar kendiliğinden durana kadar acı içinde beklemektedir.

Ardından bu iki grup köpek, alçak bir bariyerle birbirinden ayrılan iki kompartmana sahip bir kutunun içine yerleştirilmiştir. Kutunun içindeki ışıklar söndüğünde kutu zeminine elektrik verilmiş; köpekler, zeminle temas etmeleri halinde sabit ve acı verici elektrik şoku yaşamıştır. Köpeklerin şoka alçak bariyeri zıplayıp diğer kompartmana geçerek tepki vermeleri halinde elektrik anında kesilmektedir.

Ancak iki grup da bu acı verici mekanizmaya farklı tepkiler vermiştir:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

  • Koşum takımındayken elektrik şokunu durdurabileceklerini öğrenen ilk gruptaki köpeklerin tümü, bariyerin üzerinden atlayabileceklerini çabucak kavramıştır. Koşum takımı konusunda önceden herhangi bir eğitim almayan ve doğrudan mekik kutusuna yerleştirilen üçüncü bir grup köpek ile de benzer sonuçlar alınmıştır.
  • Koşum takımı aşamasında elektrik çarpmasını durduramayacaklarını öğrenen ikinci gruptaki köpekler, kutuda yaşadıkları şoklardan kaçmaya çoğunlukla çalışmamıştır. Kaçmak yerine köpeklerin birçoğu pasif bir şekilde yere yatarak acının bitmesini beklemiştir. Bu durum, orijinal deney yapıldıktan günler sonra test edildiklerinde bile geçerliliğini korumuştur.

Genel olarak bu deney, bir kimsenin sonucunu etkileyemediği bir olay yaşadıktan sonra nasıl öğrenilmiş çaresizlik edinebileceğini ve daha sonra diğer olayların sonucunu da etkileyemeyeceğini varsayabileceğini göstermektedir.

Not: Öğrenilmiş çaresizliğe yönelik yapılan deneyler acımasız olabilir. Bu deneylerin ardında yatan teori ve metodoloji, bazı hayvan eğitimi yöntemlerinin temelini oluşturmuş ve çeşitli işkence yöntemlerine ilham olmuştur.[5], [6], [7] Bu deneyler, öğrenilmiş çaresizliği kavramamız açısından büyük önem taşıdığı için ve bahsedilmemesi "bu hayvanların çektiği acıları reddetmek" anlamına geleceği için makaleye dahil edilmiştir.

Hiago Italo

İnsanlarda Öğrenilmiş Çaresizlik

Öğrenilmiş çaresizliğin insanları doğal ortamlarında nasıl etkileyebileceğini gösteren çok sayıda örnek bulunmaktadır:[8], [9]

  • Öğrenme güçlüğü yaşayan öğrenciler, akademik performanslarını artıramadıklarını hissetmeleri sebebiyle öğrenilmiş çaresizlik edinmektedir.[10]
  • Hastanede yatan hastası bulunan aileler, hastanede yatan yakınını iyileştirememeleri sebebiyle öğrenilmiş çaresizlik edinmektedir.[11]
  • Artrit, lupus ve multipl skleroz gibi kronik sağlık sorunlarından muzdarip kişiler, durumlarını iyileştirmelerini sağlayacak eylemlerde bulunamamaları nedeniyle sıklıkla öğrenilmiş çaresizlik edinmektedir.[12], [13], [14], [15]

Bu örnekler, bir kimsenin gündelik yaşamı içinde nasıl öğrenilmiş çaresizlik yaşayabileceğini ana hatlarıyla göstermektedir.

Bu gibi durumlarda öğrenilmiş çaresizliğin başlangıçta edinildiği alanla sınırlı kalabileceğini ya da bu alanla sınırlı kalmayarak yaşamın diğer alanlarını da etkileyebileceğini göz önünde bulundurun. Örneğin dersleri konusunda öğrenilmiş çaresizlik yaşayan bir kimse hayatının spor ve ikili ilişkiler gibi diğer alanlarında da öğrenilmiş çaresizlik yaşayabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Not: İnsanlarda öğrenilmiş çaresizliğe ilişkin kanıtlar deney ortamında da gözlemlenmektedir (örneğin yüksek sese insanların tepkisi).[1], [9], [16] Bu türde deneylerde öğrenilmiş çaresizlik edinen insanların genellikle verdiği bir cevap "Hiçbir şey işe yaramadı, neden uğraşayım ki?" olmuştur.[1]

Öğrenilmiş Çaresizlik Nasıl Edinilir?

Konuyla ilgili elli yıllık araştırmaları özetleyen bir inceleme yazısında, bu alanda önde gelen deneyleri gerçekleştiren iki araştırmacı (Martin Seligman ve Steven Maier) hayvan deneyleri bağlamında öğrenilmiş çaresizliğe yol açtığı varsayılan mekanizmaları aşağıdaki şekilde açıklamaktadır:[1], [4]

  • Algılama: Hayvanlar, deneyin kontrol edilebilirlik ve kontrol edilemezlik boyutunu tespit eder. Bu bazen koşulluluk ve koşul dışılık boyutu olarak da adlandırılmaktadır.
  • Beklenti: Kontrol edilemezliği algılayan hayvanlar, yeni durumlarda şok veya diğer olayların yine kontrol edilemez olmasını bekler, bu da bunlardan kaçmaya yönelik girişimlerini zayıflatır.

Bu teoriye göre bireyler içinde bulundukları durumu kontrol edemediklerini fark ettiklerinde, benzer durumları da kontrol edemeyeceklerini beklerler.

Ancak araştırmacılar, konuyla ilgili ilk çalışmalardan bu yana biriken elli yıllık kanıtlara dayanarak ve özellikle konuyla ilgili nörobilimsel kanıtlar ışığında, öğrenilmiş çaresizlik mekanizmalarının orijinal teoride tersten ele alındığını öne sürmüştür:[1]

Tüm Reklamları Kapat

Şoka tepki olarak pasiflik öğrenilmez. Pasiflik, uzun süreli tiksindirici olaylara karşı verilen standart ve öğrenilmemiş bir tepkidir ve dorsal rafe çekirdeğinin serotonerjik aktivitesi aracılığı ile gerçekleşir, bu da kaçışı engeller. Bu pasiflik, dorsal rafe çekirdeğinin otomatik olarak inhibe edilmesine yol açan kontrolün tespitini sağlayan medial prefrontal korteksin aktivitesi ile kontrolün öğrenilmesiyle aşılabilir. Böylece hayvanlar tiksindirici olayları kontrol edebileceklerini öğrenirler, ancak kaçmayı öğrenmedeki pasif başarısızlık, uzun süreli tiksindirici uyarıma karşı öğrenilmemiş bir tepkidir.

Araştırmacılar, bu çerçevede öğrenilmiş çaresizlik edinimini aşağıdaki mekanizma ile açıklamaktadır:

  • Pasiflik/Anksiyete: Yukarıda belirtildiği gibi dorsal rafe çekirdeğinin şokla yoğun aktivasyonu bu nöronları hassaslaştırır ve bu hassaslaşma birkaç gün sürer ve zayıf kaçış (pasiflik) ve artan anksiyete ile sonuçlanır... Kontrol edilemezliğin tespiti, pasiflik için gerekli veya yeterli değildir. Pasiflik, kendi başına tiksindirici uyarıma uzun süre maruz kalmaktan kaynaklanmaktadır.
  • Tespit ve Hareket: Şok, başlangıçta kaçılabilir olduğunda, kontrolün varlığı tespit edilir... Kontrolün bu tespitinden sonra, burada ACT (Tür: "Hareket") olarak adlandırdığımız ayrı ve farklı bir prelimbik nöron popülasyonu aktive olur. Bu nöronlar dorsal rafe çekirdeğine projekte olur ve aversif stimülasyonla aktive olan 5-HT hücrelerini inhibe eder, böylece dorsal rafe çekirdeği aktivasyonunu önler ve bu hücrelerin hassaslaşmasını önleyerek pasifliği ve yüksek korkuyu ortadan kaldırır. Yani tespit edilen kontrolün yokluğu değil, varlığıdır...
  • Beklenti: Prelimbik-dorsal rafe çekirdeğin ACT devresi aktive edildikten sonra, bu yolakta birkaç saat içinde ve plastisite sağlayan yeni proteinlerin oluşumunu içeren bir dizi değişiklik meydana gelir. Devre, kontrolü bekleyen bir devre halini alır... Ancak bu beklentinin psikologların görme eğiliminde olduğu gibi bilişsel bir süreç ya da varlık olmayabileceği açıkça anlaşılmalıdır. Bu, meydana gelen olayların bir sonucu olarak organizmaların gelecekte nasıl tepki vereceğini değiştirmesi veya önyargılı hale getirmesi bağlamlarında beklentisel bir işlev sağlayan bir devredir.

Özetle, araştırmacılar "orijinal teoride öne sürüldüğü gibi, organizmaların kontrol boyutuna duyarlı olduğunu ve bu boyutun kritik olduğunu belirtmektedir.[1] Ancak, boyutun tespit edilen veya beklenen kısmı artık kontrolün yokluğu değil, kontrolün varlığı gibi görünmektedir. Bununla birlikte araştırmacılar şu önemli konulara da değinmektedir:[1]

Psikolojik düzeyde tam olarak açıklanamamış bazı noktalar vardır. Prefrontal kortekste gerçekleşen nöral süreçler stresle daralmaktadır (Arnsten, 2015). Dolayısıyla, tiksindirici bir durumda beynin aktif bileşen olarak kontrol eksikliğinden ziyade kontrolü tespit ediyor gibi görünmesi, beynin kontrol edilemeyen yiyecekler ya da çözülemeyen bilişsel sorunlar ve hatta yüksek ses gibi diğer koşullarda kontrol eksikliğini tespit edemeyeceği anlamına gelmez.

Yani, incelediğimiz bulgular, beynin eylemler ve sonuçları içeren olaylar arasındaki süreksizliği tespit edecek devrelere sahip olmadığı anlamına gelmemektedir. Aksine, bu işlem gerçekleşebilir, ancak orijinal çaresizlik deneyleri gibi son derece tiksindirici durumlarda kullanılmıyor olabilir. Dolayısıyla, beynin belirli bir dizi koşul altında ne yaptığı ile beynin farklı koşullar altında neler yapabildiği arasında ayrım yapmak önemlidir. Bu ayrım daha fazla araştırma ile aydınlatılmalıdır.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Jimi Hendrix: Sıfırdan Başlamak

“Yirmi sekiz yaşımı görebileceğimden emin değilim, fakat bir yandan da son üç yılda o kadar çok güzellik yaşadım ki…

Dünya bana hiçbir şey borçlu değil.”

“Jimi ilk kez kendi cümleleriyle; saf ve sansürsüz. Okurken kafamın içinde sesini duyabiliyorum.” Leon Hendrix, kardeşi

“İçten ve büyüleyici.” Observer

NME dergisi “2013’ün En İyi Müzik Kitapları” seçkisinde

“Öğretmen, ‘Kendini nasıl hissediyorsun?’

diye sorardı ve ben,

‘Bu Mars’ta insanların kendilerini nasıl hissettiğine bağlı,’

gibi uçuk bir karşılık verirdim.

Ona başka ne diyeceğimi bilemezdim.”

Bu cevabı ceza aldırmıştı çocuk Jimi’ye. 25 yaşına geldiğinde ise artık kendisi değil onun müziğini dinleyenler Jimi Hendrix’in başka bir gezegenden olduğunu düşünüyordu. “Sesler duyuyorum ve onları ben bir araya getirmezsem kimse getirmeyecek” diyordu Hendrix. Müziği ve gitarıyla yaptıkları öylesine özgün ve çarpıcıydı ki hayallerinin peşinde sırtında gitarı yola çıkan “otoban çocuğu”, sadece dört yıl içinde zamanının -ve sonrasında tüm zamanların- en büyük müzik ikonlarından birine dönüştü.

Bu kitabı gerçekten Jimi Hendrix yazdı, her bir cümle ona ait. Sigara paketlerinden otel kırtasiyelerine dek elinin altındaki her kağıt parçasına bir şeyler karalama takıntılı bu genç adam, yaşamın üstünde bıraktığı izleri günlükler, şarkı sözleri, mektuplar ve küçük notlar halinde yazıya dökmüş, yazmadıklarını da röportajlarında seslendirmişti. Sıfırdan Başlamak bu çok parçalı yapbozun birleştirilmesiyle ortaya çıktı. Bu onun hayat hikâyesi. Sadece kendisinin anlatabileceği türden bir hikâye; fazlasıyla dürüst ve saf. Önce yokluk sonra bolluk ve şöhretle başa çıkmak zorunda kalmış bir müzik dahisinin telaşlı, meraklı, yaratıcı ve çelişkilerle dolu zihnine yolculuk.

Devamını Göster
₺91.00
Jimi Hendrix: Sıfırdan Başlamak

Bu olgunun karmaşıklığı, öğrenilmiş çaresizliğin, kendiniz yaşamamış olsanız bile başkalarının deneyimlerini izleyerek dolaylı olarak edinilebileceğini gösteren araştırmalar gibi konuyla ilgili diğer araştırmalarla da desteklenmektedir.[17], [18]

Öğrenilmiş çaresizliğin ardındaki mekanizmalar, ana hatlarıyla pek çok araştırmaya konu olmaktadır.

Öğrenilmiş çaresizlik, orijinal teori çerçevesinde yapılan ilk deneylerde edinildiği kapsamıyla, özellikle hayvanların kontrol edemedikleri bir şoka maruz bırakıldığı durumlarla ele alındığında; kontrol edemedikleri durumlara maruz kalan hayvanların kontrol edilemezliği tespit ettiği ve gelecekte de aynı kontrol edilemezliği bekledikleri anlamına gelmektedir.

Konuyla ilgili nörobilimsel araştırmalara dayanan daha yeni bir teori, şoka tepki olarak pasifliğin varsayılan, öğrenilmemiş davranış olduğunu ve hayvanların kontrol edilebilirliği tespit ederek bunun üstesinden gelmeyi öğrenebileceğini öne sürmektedir.

Ancak bu, öğrenilmiş çaresizliğin tüm durumlarda nasıl edinildiğini açıklamamaktadır; zira öğrenilmiş çaresizlik, farklı durumlarda farklı organizmalar tarafından farklı şekillerde edinilebilir. Örneğin şoka maruz kalan bir fare, öğrenilmiş çaresizliği okulda olumsuz geribildirim sonucu öğrenilmiş çaresizlik edinen bir öğrenciden farklı bir şekilde ediniyor olabilir.

Bununla birlikte, siz de dahil olmak üzere insanların neden öğrenilmiş çaresizlik edindiği konusu pratik bir şekilde ele alındığında kilit faktör olarak insanların genellikle içinde bulundukları durumların sonuçlarını kontrol edememeleri göze çarpmaktadır. Yani sonuçları kontrol etme becerisine sahip olmadıkları durumlarla karşılaşan bireylerin, sonuçları kontrol etme becerisine sahip oldukları durumlarla karşılaşan bireylere kıyasla daha fazla öğrenilmiş çaresizlik sergilemeleri beklenmektedir.

Lalesh Aldarwish

Objektif ve Subjektif Çaresizlik

Öğrenilmiş çaresizlik kavramını ele alırken iki tür çaresizlik arasındaki farkı anlamak faydalıdır:

  • Objektif çaresizlik. Objektif çaresizlik, kişinin bir durumun sonucunu etkilemek için hiçbir şey yapamadığı durumlara verilen addır.
  • Subjektif çaresizlik. Subjektif çaresizlik, kişinin bir durumun sonucunu etkilemek için hiçbir şey yapamayacağına inandığı bir ruh halidir.

Öğrenilmiş çaresizlik üzerine yapılan araştırmalar, öncelikle objektif çaresizlik yaşayan kimselerin hayatlarının diğer alanlarında subjektif çaresizlik geliştirdiği, yani aslında çaresiz olmadığı durumlara odaklanmaktadır.

Öğrenilmiş Çaresizliğin Olumsuz Etkisi

Makalenin önceki kısımlarında aktarıldığı üzere öğrenilmiş çaresizliğin bir kimsenin içinde bulunduğu durumların sonucunu etkileyebilecek güçten yoksun olduğuna inanmasını içerdiğini gördük. Bu tür bir ruh hali oldukça sorunludur ve insanları çeşitli yollarla olumsuz yönde etkileyebilir. Öğrenilmiş çaresizlik, örneğin;

  • aktif baş etme stratejilerinin uygulanmasını kısıtlar ve insanların olumsuz durumlarda erteleme (İng: "procrastination"), inkâr veya kaçınma gibi maladaptif davranışlarda bulunmasına sebep olur;[19]
  • öğrenciler arasında daha fazla erteleme, düşük notlar alma, doyum düşüklüğü hisleri ve düşük özgüven eğilimiyle ilişkilendirilmektedir;[20], [21]
  • çeşitli sağlık sorunlarından muzdarip olma riskini ve madde kullanma olasılığını artırır;
  • hastaların iyileşme sürecini olumsuz yönde etkiler.[22]

Bunlara ek olarak konuya ilişkin yapılan araştırmalar öğrenilmiş çaresizlik ile depresyon başta olmak üzere çeşitli akıl sağlığı sorunları arasında güçlü bir ilişki olduğunu bulgulamıştır.[23] Bu durum hem insanlar, hem hayvanlar için geçerlidir; öğrenilmiş çaresizlik hem hayvanlarda, hem de insanlarda çeşitli davranış bozukluklarıyla ilişkilendirilen korku ve anksiyete temelli davranışlara sebep olmaktadır.[24], [25]

Tüm Reklamları Kapat

Bir inceleme makalesi, öğrenilmiş çaresizlik deneylerinin hem hayvanlarda, hem insanlarda depresyon ile karakterize semptomlara sebep olduğunu bulgulamıştır:[1]

  • İlgi kaybı.
  • Üzüntü.
  • Değersizlik hissi.
  • Kararsızlık.
  • Zayıf konsantrasyon.
  • Yorgunluk.
  • Uyku problemleri.
  • Psikomotor problemler.

Not: Depresyon ve öğrenilmiş çaresizlik arasındaki ilişki bağlamında öğrenilmiş çaresizliğin depresyon ile karakterize olan semptomlara sebep olmasının yanında depresyondaki bireylerin daha yüksek derecede öğrenilmiş çaresizliğin temelinde yer alan davranışlarda bulunma eğiliminde olduğunu da göz önünde bulundurmak önemlidir.

Pixabay

Öğrenilmiş Çaresizlik Nasıl Aşılır?

Yukarıda öğrenilmiş çaresizliğin ne olduğunu ve insanların bunu nasıl edindiğini gördük. Şimdi ise öğrenilmiş çaresizliğin etkilerini azaltmak veya tamamen yok etmek için kullanabileceğimiz birkaç teknik göreceğiz.

Kontrol Edebileceğiniz Şeylere Odaklanın!

Araştırmaların da gösterdiği üzere uzun vadeli öğrenilmiş çaresizlik, içinde bulunduğumuz durumların sonuçlarını kontrol edememekle ilişkilidir. Buna bağlı olarak öğrenilmiş çaresizliği aşmak için kontrol edemediğiniz şeyler yerine kontrol edebileceğiniz şeyleri tespit etmeli ve bunlara odaklanmalısınız.

Tüm Reklamları Kapat

Örneğin derslerinde zorlanan bir öğrenci iseniz hangi ders materyaline çalışacağınızı veya öğretmenlerinizin ne denli iyi olduğunu kontrol edemezsiniz. Ancak kontrol edebileceğiniz şeyler de yok değildir. Mesela dersi ne kadar dikkatle dinlediğinizi, ne kadar ders çalıştığınızı ve karşınıza çıkan odaklanma problemleri gibi sorunlarda aktif bir şekilde yardım alıp almayacağınızı kontrol edebilirsiniz.

Atıf Tarzınızı Değiştirin!

Ünlü psikolog Martin E. P. Seligman, "Öğrenilmiş Optimizm: Nasıl Zihninizi ve Hayatınızı Değiştirirsiniz" isimli kitabında şu sözlere yer vermektedir:[26]

Öğrenilmiş çaresizlikten kolay sıyrılan ve öğrenilmiş çaresizliği iki hafta boyunca süren insanlar arasındaki fark basittir: Öğrenilmiş çaresizliği iki hafta süren grup daha pesimistik bir açıklama tarzına sahiptir ve bu açıklama tarzı öğrenilmiş çaresizliği kısa ve bölgesel bir halden uzun ve genel bir hale sokar. Öğrenilmiş çaresizliğe tabi bir kimse pesimist ise çaresizliği depresyon halini alır. Optimistlerde ise bir başarısızlık, yalnızca kısa süreli bir moral bozukluğuna sebep olur.

Farklı insanlar, öğrenilmiş çaresizlik edinebilecekleri durumlarda farklı şekilde davranırlar. Örneğin konuya ilişkin araştırma bazı durumlarda öğrenilmiş çaresizliğin durum özelinde kaldığını, ancak bazı durumlarda ise diğer durumları kapsayacak şekilde büyüdüğünü göstermektedir.[9], [27]

Bu farkın önemli bir sebebi olarak insanların atıf tarzı (veya açıklama tarzı) gösterilmekte olup insanların olumsuz olayları nasıl yorumladığı konu alınmaktadır.[28] Pesimist açıklama tarzına sahip insanların düşünme tarzında öğrenilmiş çaresizlik edinme olasılığını artıran üç örüntü bulunmaktadır:

Tüm Reklamları Kapat

  • Olumsuz olayların kişiselleştirilmesi. Bu, insanların olumsuz bir olayı kendi suçlarıymış gibi algıladıkları anlamına gelir. Bu algıyı aşmak için bir olumsuz sonucun sizin bir şeyi yanlış yaptığınız anlamına gelmeyebileceği olgusunu düşünmelisiniz.
  • Olumsuz olayların dağılması. Bu, insanların yaşadıkları olumsuz olayların hayatlarının birçok tarafını etkileyeceği varsayımıdır. Bunu aşmak için de kısıtlı negatif sonuçların kısıtlı etkileri olacağını ve hayatınızın birçok tarafını etkilemeyeceğini göz önünde bulundurmalısınız.
  • Olumsuz olayların kalıcılığı. Bu, insanların karşı karşıya olduğu durumun asla iyiye doğru gitmeyeceğini düşünmesidir. Bunu aşmak için de hemen hemen her zaman durumların zaman içinde iyiye gitmesine yönelik, mantık dahilinde bir olasılık olduğunu düşünmelisiniz.
Pixabay

Bu üç düşünme biçimi, insanların atıf tarzlarını kategorize etmek için kullanılan üç alana dayanmaktadır.[29], [30] Spesifik olarak bu alanlar içsellik/dışsallık, küresellik/özgüllük ve istikrar/istikrarsızlıktır ve hepsi de insanların yaşamlarındaki çeşitli olayları nasıl algıladıklarını belirler:

  • İçsel atıf tarzına sahip olmak, olumsuz olayların merkezine kendinizi yerleştirdiğiniz (örn. "hepsi benim hatamdı") anlamına gelir. Dışsal atıf tarzında ise olumsuz olayların nedenlerini öncelikle içinde bulunduğunuz durumun koşullarıyla açıklarsınız (örn. "zor bir durumdu").
  • Küresel bir atıf tarzına sahip olmak, olumsuz olayların hayatınızın birçok alanını etkilediğini düşündüğünüz anlamına gelir (örn. "bu her şeyi mahvedecek"). Özgül bir atıf tarzında ise olumsuz olayların etkilerini sınırlı olarak görürsünüz (örn. "bu hayatımın diğer alanlarını etkilemeyecek").
  • İstikrarlı bir atıf tarzına sahip olmak, olumsuz etkileri uzun vadeli etkiler olarak değerlendirdiğiniz anlamına gelir (örn. "bu asla düzelmeyecek"), istikrarsız bir atıf tarzında ise olumsuz olayları yalnızca geçici şeyler olarak görürsünüz (örn. "bu zamanla düzelecek").

Buna bağlı olarak pesimist bir bakış açısına sahip olmanız, olayları genellikle içsel, küresel ve istikrarlı yönde atıflarla değerlendirdiğiniz anlamına gelir.[31], [32] Bu da öğrenilmiş çaresizliği destekleyerek daha kötü akademik performans ve fiziksel sağlık gibi başkaca problemlere yol açar. Buna karşın optimist bir bakış açısına sahip olmanız, olayları dışsal, özgül ve istikrarsız olarak ele almanızı sağlayarak bu olaylarla daha adaptif bir şekilde başa çıkabilmenizi mümkün kılar.

Bu bilgiler ışığında öğrenilmiş çaresizlik ediminden kaçınmak istiyorsanız hayatınızdaki başarılara ve başarısızlıklara yaklaşım tarzınızı değiştirmelisiniz. Yani başarısızlıklarınızı dışsal, özgül ve istikrarsız olarak değerlendirmeli; başarılarınızı ise içsel, özgül ve istikrarlı olarak ele almalısınız.

Ancak bu şekilde bakış açınızı değiştirirken gerçekçi ve durumun farkında olmalısınız. Örneğin bir olumsuz sonuç gerçekten de sizin hatanızdan kaynaklanmışsa bu olumsuz sonucu dışsal bir şekilde değerlendirmemelisiniz. Zira bu şekilde değerlendirirseniz hatalarınızdan ders çıkaramazsınız.

Tüm Reklamları Kapat

Buna ek olarak hayatınızın belli alanlarında etkisi önemli ve uzun vadeli olan olumsuz olaylar yaşayacağınız muhtemeldir. Atıf tarzınızı değiştirmek bu olayları görmezden gelmeniz gerektiği anlamına gelmez; fazla pesimist olma eğilimi gösterdiğiniz durumlarda kullanmanız üzere gerçekçi bir bakış açısı edinmeniz anlamına gelir. Böylesi bir pesimizm bireysel refahınızı ve kişisel gelişiminizi olumsuz yönde etkileyecektir.

Ana hatlarıyla yaklaşıldığında öğrenilmiş çaresizliği aşmak olayları nasıl değerlendirdiğinizi değiştirmekten geçer. Bu değişimle olumsuz sonuçları (eğer bu şekilde değerlendirmeniz gerekmiyorsa!) kişisel, hayatınızın birçok alanını etkileyen ve kalıcı şeyler olarak değerlendirmezsiniz. Olumsuz bir olayı görece olumlu bir şekilde ele almanın bir yolu şu şekildedir:

Başıma bazı zamanlar kötü şeyler gelebileceğini kabul ediyorum. Ancak bu kötü şeylerin kaynağı ille de benim yaptığım bir şey olmak zorunda değil. Eğer gerçekten de benim yanlış yaptığım bir şey varsa bu deneyimden ders çıkarabilir, gelecekte aynı hatayı yapmayabilirim. Buna ek olarak birkaç olumsuz olay hayatımda her şeyin ters gittiği ve gelecekte hiçbir şeyin iyiye gitmeyeceği anlamına gelmez.

Not: İnsanların atıf tarzları, ikili bir tanım yerine bir spektrumda daha iyi değerlendirilir. Yani, örneğin insanlar %100 küresel veya %100 özgül atıf tarzına sahip değildir; zira insanlar her bir küçük olumsuz olayın hayatlarının her alanını etkileyeceğini veya her büyük negatif olayın kendi kişilikleri üzerinde etkili olacağını düşünmezler. İnsanlar genellikle atıf spektrumunun bir tarafında (bir ucunda değil) bulunurlar; yani, bir dereceye kadar, olayları ilgili spektrumun bulundukları konumundan yorumlamaya eğilimlidirler.

Olumlu Pekiştirme

Öğrenilmiş çaresizlik ile başa çıkmanın bir yolu da olumlu pekiştirmedir. Bu yol size çeşitli şekillerde fayda sağlar.

Tüm Reklamları Kapat

İlk olarak olumlu pekiştirme/olumlu geridönütler özgüveninizi artırabilir ve öğrenilmiş çaresizlik hissini azaltmanıza yardımcı olabilir. Örneğin bir çalışmada insanların başka bir kişiye yardım edememekten kaynaklanan çaresizlik duyguları yaşamalarının ardından bir başka kimsenin kendilerini olumlu bir şekilde tanımladığını duyduklarında durumla daha iyi başa çıkabildikleri bulgulanmıştır.[33]

Bu, söylenen şeyler görece genelgeçer ve çeşitli olumlu özellikleri sıralamaktan ibaret olsa bile işe yaramaktadır (örn. "Bu kişi insanları seviyor ve ihtiyaç duyduklarında yardım ediyor. Sıkıntılarını paylaşıyor ve saygı duyuyor. Hassas ve düşünceli de biri, ve diğer insanlarla anlaşabilecek kadar esnek.").

Buna ek olarak geçmişinizdeki olumsuz olayları değerlendirmek, çaresizlik yaşadığınız durumlarla başa çıkmanıza yardımcı olabilir. Geçmiş olayları olumlu pekiştirme çerçevesinde bir daha gözden geçirin![34]

Geçmişte bulunduğunuz eylemleri örneğin o olayı yaşarken sahip olduğunuz bilgiler çerçevesinde mantıklı kararlar aldığınızı vurgulayarak değerlendirebilirsiniz. Alternatif olarak deneyiminiz olumsuz olsa bile bu deneyim çerçevesinde nasıl bir şeyleri daha iyi yapabileceğinizi öğrendiğiniz gerçeği üzerinde durarak deneyimin sonuçlarını olumlu bir şekilde değerlendirebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat

Pixabay

Profesyonel Yardım Almayı Düşünün!

Bu makalede ifade edilen yöntemler bazı durumlarda öğrenilmiş çaresizliğin etkilerini azaltmanızı veya tamamen kurtulmanızı sağlayabilir. Ancak tek başınıza yapabileceklerinizin de bir sınırı vardır ve bu yöntemler her durumda yeterli olmayabilir.

Buna bağlı olarak profesyonel yardımın faydalı olabileceğini düşünüyorsanız ve özellikle deneyimlediğiniz öğrenilmiş çaresizlik ciddi veya kronik seviyedeyse size bilişsel davranışçı terapi veya diğer ilgili tedavi türleriyle faydalı olabilecek nitelikte bir profesyonel yardım almayı düşünün.

Özet ve Sonuçlar

  • Öğrenilmiş çaresizlik, bir kimsenin geçmiş deneyimleri çerçevesinde, konu özellikle olumsuz sonuçlardan kaçınmak olduğunda etkili bir şekilde hareket edemeyeceğine inanma halidir.
  • İnsanlar geniş bir bağlam skalasında öğrenilmiş çaresizlik sergilerler. Örneğin öğrenme güçlüğü yaşayan öğrenciler ve kronik sağlık sıkıntılarından muzdarip kimseler.
  • Öğrenilmiş çaresizlik, insanların davranışlarını etkileme şekli kapsamında sorunlu bir süreçtir ve birçok zihinsel ve fiziksel sorunla ilişkilendirilmektedir. Bu sorunlar arasında ilgi kaybı ve değersiz hissetme gibi birçok ortak semptomu bulunan depresyon özellikle göze çarpmaktadır.
  • Öğrenilmiş çaresizlikten kaçınmak, etkilerini azaltmak veya yok etmek için kontrol edebileceğiniz şeyleri tespit etmeli ve kontrol edemeyeceğiniz şeyler yerine bunlara odaklanmalısınız.
  • Öğrenilmiş çaresizlik ile başa çıkmak için olumlu pekiştirme yöntemini kullanabilir; olumsuz sonuçları, eğer içinde bulunduğunuz durum bunları bu şekilde görmenizi gerektirmiyorsa, kişisel, hayatınızın her alanını etkileyen ve kalıcı şeyler olarak görmekten kaçınabilirsiniz. Eğer gerekirse profesyonel yardım almayı da düşünmelisiniz.
Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
Evrim Ağacı Akademi: Bilime Dayalı Kişisel Gelişim Yazı Dizisi

Bu yazı, Bilime Dayalı Kişisel Gelişim yazı dizisinin 2. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Stanford Marshmallow Deneyi Nedir? Çocukken Sergilenen Öz Kontrol, Yetişkinlikte Başarıyı Nasıl Etkiler?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
32
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 12
  • Muhteşem! 5
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 09/02/2023 09:24:48 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/13137

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Dalga Boyu
Nükleik Asit
Wuhan
Kuyruksuz Maymun
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Kartal
Eşey
Ana Bulaşma Mekanizması
Afrika
Tehlike
Yüksek
Olumsuz
Hücre
Yumurta
Rna
Canlılık Cansızlık
Kadın Doğum
Hücre Biyolojisi
Dinozor
Cansız
Yapay Zeka
Uydu
Evrim Teorisi
Uzun
İlişki
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
I. Shatz, et al. Öğrenilmiş Çaresizlik: Her Şeyin Kontrolden Çıktığı Düşüncesiyle Nasıl Başa Çıkarsınız?. (30 Ekim 2022). Alındığı Tarih: 9 Şubat 2023. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/13137
Shatz, I., Karagözoğlu, M. (2022, October 30). Öğrenilmiş Çaresizlik: Her Şeyin Kontrolden Çıktığı Düşüncesiyle Nasıl Başa Çıkarsınız?. Evrim Ağacı. Retrieved February 09, 2023. from https://evrimagaci.org/s/13137
I. Shatz, et al. “Öğrenilmiş Çaresizlik: Her Şeyin Kontrolden Çıktığı Düşüncesiyle Nasıl Başa Çıkarsınız?.” Edited by Mert Karagözoğlu. Evrim Ağacı, 30 Oct. 2022, https://evrimagaci.org/s/13137.
Shatz, Itamar. Karagözoğlu, Mert. “Öğrenilmiş Çaresizlik: Her Şeyin Kontrolden Çıktığı Düşüncesiyle Nasıl Başa Çıkarsınız?.” Edited by Mert Karagözoğlu. Evrim Ağacı, October 30, 2022. https://evrimagaci.org/s/13137.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Moderatöre Bildir

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya size sunulan (oylama gibi) diğer araçlar ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Kural İhlali Seç
Öncül Ekle
Sonuç Ekle
Mantık Hatası Seç
Kural İhlali Seç
Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.