Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Nick Sitzman ve Donma: Çalışmayan Bir Dondurucuda Hapsolup, Sırf Donacağınıza İnandığınız İçin Donarak Ölebilir misiniz?

Nick Sitzman ve Donma: Çalışmayan Bir Dondurucuda Hapsolup, Sırf Donacağınıza İnandığınız İçin Donarak Ölebilir misiniz? The West Australian
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Beynimiz öylesine güçlüdür ki, sadece donacağımıza inanırsak bile donarak ölebiliriz. Mesela bir keresinde bir adam, fişi çekilmiş bir dondurucu içinde hapsolmuştur ve sırf donarak öleceğine inandığı için, donarak ölmüştür. Halbuki dondurucu sıcaklığı hiç 10 derecenin altına inmemiştir!

Gerçek mi?

Sahte

Gerçek Ne?

Sadece düşünerek veya donacağınıza inanarak, hücrelerinizin fizyolojik olarak donması mümkün değildir. Aşırı güçlü sanrılar ve saplantılı inançlar, sağlığınızı bozarak sizi öldürebilir; fakat bu 1 gecede olabilecek bir şey değildir. Benzer şekilde, ağır depresyon nedeniyle intihara sürüklenmek mümkün olabilir; fakat hücrelerin fizyolojik olarak ısı kaybetmesini ve fiziksel anlamda donmasını sağlamak mümkün değildir (en azından bunun olabileceğini gösteren hiçbir bilimsel veri bulunmamaktadır).

İddianın Kökeni

Bu iddia, uzun bir süredir halk arasında dolaşıyor olsa da, ilk olarak 1988 yılında Glenn Van Ekeren'in The Speaker's Sourcebook isimli kitabında (buradakinden biraz daha detaylı bir şekilde) hikayeleştirilmiştir. Özünde anlattığı şu şekildedir:

Bir adam, bir dondurucu içinde hapsolup kalır. İçeride donarak öleceğinden emindir ve bu nedenle son mektubunu yazar. Mektubunun sonlarında artık yazamadığını, çünkü parmaklarının donmaya başladığını söyler. Nihayetinde dondurucu içinde donarak ölmüş olarak bulunur. Ancak kişiyi bulanlar, sadece ölü bedeni ve mektupları bulmakla kalmazlar; aynı zamanda dondurucunun haftalardır hiç çalışmadığını da fark ederler. Sıcaklık kayıtlarını kontrol ettiklerinde, dondurucu içindeki sıcaklığın asla 10 santigrat derecenin altına düşmediğini görürler. Halbuki adam, donacağına inanmıştır ve cesette yapılan incelemeler, hücrelerinde fizyolojik olarak donma izleri olduğunu göstermiştir. Bu, zihnimizin gücünü ispatlamaktadır. Sırf düşünerek bile donup ölebiliriz.

Başlangıçta anonim bir kişiden bahseden bu hikaye, internetin popülerleşmesiyle birlikte e-posta zincirleri olarak gönderilmeye başlanmıştır ve çeşitli kaynaklara göre, meşhur Reader's Digest dergisi tarafından, Nick Sitzman isimli bir adamın başından geçen hikaye olduğu söylenmiştir. Halbuki Reader's Digest'in kayıtlarında böyle bir hikayeye rastlanmamaktadır. Anonim hikayeye bir isim uydurma ve kısmen saygın bir yayında geçtiğini iddia etme, muhtemelen hikayeyi satmak isteyen kişilerin yaptığı eklemelerdir.

Günümüzde is, sosyal medyada, "motivasyonel bir hikaye" olarak benzer anlatımlar görülebilmektedir.

Bilgiler

İnsan beyninin vücudun geri kalanı üzerinde fizyolojik bir denetimi olduğu kuşkusuzdur; örneğin mideden gelen sinyallere bağlı olarak açlık hissini yaratması veya kimi zaman istemsiz bir şekilde vücudumuzun kasılması tamamen beynin kontrolü sayesindedir.

Bu mitin özünde de, insan beyninin gücü anlatılmaya çalışılmaktadır; fakat beynin vücut üzerindeki gerçek hakimiyetine yönelik biyolojik, anatomik ve fizyolojik örnekler vermek yerine, gerçekliği doğrulanmamış ve muhtemelen gerçek olmayan bir hikaye üzerinden "vay canına" faktörünün tetiklenmesi hedeflenmektedir. Bu, motivasyonel konuşmacıların sık başvurduğu bir taktiktir ve halk arasındaki mitlerin önemli bir bölümü de bu şekilde yayılır. Örneğin bu hikaye, Amerikan televanjelisti (Hristiyan şovmeni) Joel Osteen tarafından, müritlerine aralıklarla hatırlatılan bir hikayedir.

Ne var ki bunun doğru olması neredeyse imkansızdır; çünkü memeli bir hayvan türü olarak insanın vücut sıcaklığını kontrol eden mekanizmalar, bilincinden neredeyse tamamen bağımsız olarak çalışır ve vücut sıcaklığını çevreden gelen sinyallere göre belirler. Burada bizim dışarının sıcaklığını nasıl algıladığımız (yani bilinçli olarak ne düşündüğümüz) pek önemli değildir.

Bu hikayenin farklı versiyonlarını bulmak da mümkündür. Örneğin hikayenin bir benzerinde, idama mahkum edilen bir suçlunun, kendisine ölümcül iğne yapılmamış olmasına rağmen, sırf bu iğnenin yapıldığına inandığı için kalp krizi geçirerek öldüğü anlatılır. Ölüm korkusu gibi aşırı yoğun stres kaynakları karşısında kalp krizi yaşanması olasıdır; dolayısıyla bu hikaye biraz daha gerçekçidir. Ancak bunun "beynin gücü" ile pek bir ilgisi yoktur. Daha ziyade olan, stres hormonlarına bağlı olarak kalbin aşırı hızlanmasının aritmiye (ritm bozukluklarına) ve nihayetinde kalp spazmlarına (kalp krizine) yol açmasıdır.

"Düşünerek donma" konusunda ise beynin en fazla yapabileceği şey, yine ölüm korkusu dolayısıyla stres altında kalarak "kaç veya savaş" tepkisini devreye sokmaktır. Bu durumda kan, kalp gibi hayati organlara çekilecek ve parmak uçları gibi ekstremitelerden uzaklaşacaktır. Buna bağlı olarak birey, parmaklarının üşüdüğünü hissedebilir; fakat bu, "donarak ölmeye" sebep olabilecek bir sıcaklık farkı yaratamaz; sadece biraz üşümeye neden olabilir. Böyle bir stres, yukarıdaki örnekte olduğu gibi kalp krizi gibi nedenlerle ölüme neden olabilir; fakat donma yoluyla ölüme sebep olamaz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Hele ki vücuttan alınan fizyolojik ölçümlerde, örneğin hücre içi sıvının (sitoplazmanın) veya organellerin gerçekten donduğuna dair bir veriye ulaşmak mümkün olmayacaktır. Elbette plasebo ve nosebo gibi etkiler bilinmektedir ve beynin çeşitli fizyolojik mekanizmalara hükmedebildiği kesindir (zaten aksi takdirde vücudumuz çalışamazdı). Ancak bu tarz psikolojik mekanizmaların etkisi de belirli sınırlar dahilindedir ve ölüme sebep olmak kadar köklü bir değişim beklemek hata olur. Öyle ki, sadece nefesimizi bilinçli olarak tutmak suretiyle intihar etmek bile mümkün değildir; vücudun bilinç-dışı mekanizmaları buna engel olacaktır.

Bilimsel ve tıbbi kayıtlarda, Nick Sitzman gibi bir kişinin fişi çekilmiş veya çalışmayan bir dondurucuda hapsolduktan sonra donarak öldüğünü gösteren hiçbir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Bugüne kadar hikayeyi anlatan kişiler, bu tarz bir ölümün yaşandığına dair hiçbir bilimsel veri, morg raporu, tıbbi inceleme veya bilimsel makale sunamamışlardır. Dolayısıyla bu iddiayı destekleyen hiçbir bilimsel kanıt bulunmadığı için, aksi yönde güçlü bir kanıt üretilene kadar, sadece düşünme yoluyla, donarak ölmenin mümkün olduğuna yönelik bu mit, "sahte" olarak kategorize edilmelidir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 36
  • Bilim Budur! 13
  • Muhteşem! 9
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 9
  • Merak Uyandırıcı! 7
  • Güldürdü 6
  • İnanılmaz 6
  • Umut Verici! 4
  • Grrr... *@$# 3
  • Üzücü! 1
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • G. Van Ekeren. (1988). Speakers Sourcebook. ISBN: 978-0138245900. Yayınevi: Longman Higher Education.
  • J. Osteen. (2015). Your Best Life Now: 7 Steps To Living At Your Full Potential. ISBN: 978-1455532285. Yayınevi: FaithWords.
  • D. Mikkelson. Man Dies Of Hypothermia In An Unplugged Freezer. (22 Haziran 2020). Alındığı Tarih: 22 Haziran 2020. Alındığı Yer: Snopes | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13/08/2020 18:17:07 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8928

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Agora
Instagram
Mucize
Kuyruk
Hücre
Evrenin Genişlemesi
Endokrin Sistemi Hastalıkları
İnsanlar
Üreme
Metabolizma
Bağışıklık
Yıldız
Süpernova
Hastalık Kontrolü
Ölümden Sonra Yaşam
Kimyasal
Tıp
Enfeksiyon
Aşılar
Yörünge
Kozmoloji
Atom
Yumurtalık
Elektrokimya
Böcek
Ana Bulaşma Mekanizması
Hayvan Davranışları
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilime dayanmayan felsefe boştur. Bilim keşfeder, felsefe yorumlar.”
Albert Einstein
Geri Bildirim Gönder