Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Çevremizde çoğu zaman kadınların kilolarından şikâyetçi olduğunu duyarız. Birçok kadın yiyip içtiklerine çok dikkat etmesine veya spor yapmasına rağmen kilo veremediğinden yakınır. İbreyi erkeklere çevirdiğimizde ise fazla kilolar çoğu zaman “Türk kası”, “balkon çıkmış yine” gibi sadece birer espri konusudur. Kilo konusu erkeklerde çok göze batmadığından birçok insan da erkeklerin daha hızlı kilo verebildiğini düşünmektedir. Aslında erkeklerin kadınlardan daha hızlı kilo verebilme gibi bir yeteneği yoktur, bu sadece bir mittir. Ancak özellikle kas/yağ oranından kaynaklanan kadın-erkek fizyolojisi arasındaki farklar bazen dengeleri değiştirebilir. 

Kilo veremediğinden yakınan çok sayıda kadın varken bu konuda şikayetçi olan erkek sayısı neden çok azdır veya yoktur? Herhangi bir erkek ve kadın aynı anda kilo vermeye karar versinler, aynı diyeti yapsınlar ve aynı egzersizleri uygulasınlar. Aradan 1 - 2 ay sonra erkek aynaya baktığında kendini zayıflamış görürken, kadının ise hayal kırıklığına uğraması çok muhtemeldir.

Çok tuhaf bir şekilde erkekler daha hızlı kilo veriyor gibi gözükmektedir çünkü fizyolojik olarak daha iri yapılıdırlar. Aslında bir kişinin ne kadar hızlı kilo verdiği cinsiyetle alakalı bir konu değildir. Kilo verme hızı daha çok iri ve minyon yapıya sahip olmakla alakalıdır. Bir kişinin boy, kilo ve kas kütlesine bağlı olarak değişen vücut yapısının büyüklüğü kilo vermede oldukça etkilidir. İşte bu noktada iri yapılı bireylerin minyon yapılılara karşı bir avantajı vardır. Erkekler de ortalama olarak kadınlardan daha uzun ve daha fazla kas kütlesine sahip oldukları için vücutlarının da daha fazla kalori yakması gerekmektedir. Kas/yağ oranı dengeleri erkeklerin lehine çeviriyor. 

Kadınlar Ne Yapmalı?

Kadınlar boy uzunluklarını değiştirmeleri için pek bir şey yapamaz ama vücutlarının kas/yağ oranlarını değiştirmek için harekete geçebilirler. Bazı kadınlar günümüzde hala spor salonuna gidip egzersiz yapmanın onları iri yapılı yapacağını ve daha az kadınsı göstereceğini düşünüyor. Bu görüş yanlış olmakla birlikte egzersiz yaparak kas yapmak söz konusu kilo vermek olduğunda bir kadının en iyi dostudur. Kaslar dinlenme halinde bile doğal olarak yağlardan daha fazla kalori yakar.

Egzersiz ve kas yapmada da erkeklerin kadınlara karşı fizyolojik bir avantajı bulunuyor: testesteron. Testesteron erkeklerde testislerde Leydig hücreleri tarafından kadınlarda ise yumurtalıkta üretilir ancak erkeklerde üretilen testesteron miktarı çok daha fazladır. Erkeklerin gelişimsel süreçte kas kütlelerinin kadınlardan daha fazla olmasını sağlayan da bu hormondur. Bu hormonun miktarının fazla olması kas yapmayı da erkekler için kolaylaştırır.

İlk aylarda kilo verme yarışında erkeklerin önde gittiğini söylemiştik ama yarışın ilerleyen zamanlarında kadınlar aradaki farkı kapatabilirler. İngilitere’de 2014 yılında yapılan bir araştırmada aşırı kilolu 201 kadın ve 77 erkeğe diyet ve egzersiz programı uygulanmıştır. İlk iki ayın sonunda erkeklerin kadınlardan iki kat daha fazla kilo verdiği görüldü. Ancak kilo verme yarışındaki fark diyet programı devam ettikçe kapanmaya başladı. 6 aya kadar kadın ve erkeklerin kilo kaybetme oranları arasındaki fark yok olmuş ve eşitlenmişti. Diyeceğimiz o ki, kilo vermek için yılmadan çalışıldığında eninde sonunda sonucu göreceğiz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 2
  • 0
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • J. Caba. Male Vs. Female Weight Loss: Why Do Men Lose Weight Faster Than Women?. (2015, Şubat 16). Alındığı Tarih: 08 Şubat 2019. Alındığı Yer: Medical Daily
  • D. J. Millward, et al. (2014). Sex Differences In The Composition Of Weight Gain And Loss In Overweight And Obese Adults. British Journal of Nutrition, sf: 933-943.
  • R. C. Griggs, et al. (1989). Effect Of Testosterone On Muscle Mass And Muscle Protein Synthesis. Journal of Applied Physiology, sf: 498-503.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 23/08/2019 17:41:17 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3309

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Kanıtın yokluğunda ileri sürülen fikirlere ne denir, biliyor musunuz? Önyargı.”
Michael Crichton
Geri Bildirim Gönder