Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bu yazı, İnsanın Evrimi yazı dizisinin 35. yazısıdır. Dizinin ilk yazısına gitmek için buraya, dizideki tüm yazıları görmek için buraya tıklayınız. Yazı dizileri, EA Akademi'nin bir parçasıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

Sadece insana ait olduğunu sandığımız -ve açık bir şekilde yanıldığımız- pek çok özellik gibi süt dişleri (hatalı dişler, ön dişler, bebeklik dişleri, geçici dişler) de memelilerin çok büyük bir kısmında vardır ve yavrular belirli bir olgunluğa eriştiğinde düşerler, yerini kalıcı dişlere bırakırlar.

Aslında bu, başlı başına diş değişimi/yenileme isimli bir olayın bir parçasıdır. Balıklarda ve sürüngenlerde de görülür; ancak onlarda dişler ömür boyunca, belirli aralıklarla ve sürekli olarak yenilenmektedir. 

Evrimsel süreçte neden böyle bir özelliğin evrimleştiğine dair pek çok değişik açıklama vardır ve bu açıklamalar canlıdan canlıya değişmektedir. Örneğin sürüngenler ve balıklarda dişler çok güçlü, ancak kırılmaya müsaittirler. Bu durum, fiziksel yapılarından kaynaklanmaktadır. Bazı maddeler, sert (tough) ama kırılgandırlar (brittle). Bazı maddeler de yumuşak (soft) ama süngündürler (ductile). Pek çok diğer madde de bu parametrelerin farklı kombinasyonları arasında yer alır. İşte balıklar ve sürüngenlerde özellikle güçlü ama kırılgan dişler bulunmaktadır. Bu durum, vahşi hayatta güçlü birer avcı olmalarını sağlarken, aynı zamanda avlanma sonrasında dişlerini kaybetmelerine de sebep olabilmektedir. Bu sebeple, bu canlılarda dişler düzenli olarak yenilenirler.

Memeliler de, sürüngenlerden evrimleşen bir canlı grubu olarak bu özelliği taşırlar; ancak memelilerin çoğunda dişler sadece bir kere değişir ve değişim sebebi, evrim sürecinde biraz daha farklılaşmıştır. Bu konuyla ilgili ortaya atılan hipotezlere göre, bebek yaştaki kafatası ve çene yapısı ile yetişkinlerdeki kafatası ve çene yapısı birbirinden farklı olduğu için, ağız kapanması sonucu diş kenetlenmesi (oklüsyon, occlusion) olayının gerçekleştirilebilmesi için iki farklı diş grubuna ihtiyacımız vardır. Süt dişlerinin yapısı, erken yaşta diş kenetlenmesin uygunken, ilerleyen yaşlarda çıkan kalıcı dişlerimiz, yetişkinlerin kafatası ve çene yapısına göre diş kenetlenmesine uygundur.

Gerçekten de, genç memelilerin kafaları daha küçüktür ve bu sebeple yetişkinlerde olan, daha güçlü, dayanıklı ama aynı zamanda daha büyük dişlerin sığması olanaksızdır. Dolayısıyla gençlerde, belirli bir yaşa gelene kadar zayıf ve dayanıksız olsa da küçük olan dişler bulunur. Ancak kafatasının (kranyum) sertleşmeye başlamasıyla ve kafatasının genişlemesiyle birlikte, geçici dişler dökülmeye başlar ve yerlerine kalıcı dişler getirilir. Süt dişlerinin bir diğer avantajı, dişleri tutan ve çeneye bağlayan, periodontal lifler isimli bağ dokularının uygun ve rahat gelişimlerine izin vermesidir. Son olarak, bir diğer araştırma, zayıf ve küçük süt dişlerinin, arkalarından gelecek sert ve büyük kalıcı dişlerin çıkacakları yerleri belirlemek konusunda faydalı olduğunu göstermektedir.

İnsanlarda 20 süt dişi, 32 kalıcı diş bulunmaktadır ve yine insanlarda süt dişleri genellikle, ortalama 6 yaşında dökülmeye başlar (bu yaş, her hayvan türünde farklıdır). Dökülme mekanizmasının henüz tam olarak hangi genlerle kontrol edildiği bilinmese de, dişlerin değişiminin genetik olarak kontrol edildiği bilinmektedir. Ancak yapılan araştırmalar, özellikle Pax-6 isimli bir proteinin diş değişiminde önemli rol oynadığını göstermektedir. Pax-6 bir transkripsiyon faktörüdür ve mRNA üretiminde rol oynar. İşte bu yüzden diş değişiminin de genetik olduğu düşünülmektedir. Sadece Pax-6'nın üretimi değil, bu faktörün üretilmesinden sonra meydana gelen biyokimyasal tepkime zincirleri de diş değişiminde rol oynamaktadır. 

Pax-6 proteininin işlevini yitirmesi, aşırı derecede seyrek görülen bir durumdur (Amerika'da, şimdiye kadar sadece 1 ailede bu vaka tespit edilmiştir); ancak bu durumda çocukların dişleri değişmez ve asla kalıcı dişleri üretilmez. 


Teşekkür: Anıl Berkay

Ana Görsel: Pixabay

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Kel İnsanlar Neden Evrimsel Süreçlerde Elenmedi? Kellik ve İnsanlarda Kelliğin Evrimi Üzerine…

20 Yaş Dişleri, Körelmiş Organlar ve Evrim

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder