Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Neden Beynimizin Sağ Tarafı, Vücudumuzun Sol Tarafını Kontrol Ediyor (ve Tam Tersi)?

Neden Beynimizin Sağ Tarafı, Vücudumuzun Sol Tarafını Kontrol Ediyor (ve Tam Tersi)? Pixabay
10 dakika
52,938
  • Sinirbilim (Nörobiyoloji)
Evrim Ağacı Akademi: Sinirbilim ve Beyin Yazı Dizisi

Bu yazı, Sinirbilim ve Beyin yazı dizisinin 19. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Sinir Sisteminin Evrimsel Tarihi: Beyin ve Sinir Sistemi Nasıl Evrimleşti?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Eğer sinir sisteminizi inceleyecek olursanız, beyninizden vücudunuza giden ve vücudunuzdan beyninize gelen sinirlerin beynimizin medulla oblongata isimli bölgesinde çaprazlandığını (buna bilimde "deküzasyon" denir) görürsünüz. Yani vücudumuzun sol tarafına giden sinirler beynimizin sağ tarafından, vücudumuzun sağ tarafına giden sinirler beynimizin sol tarafından çıkar. Ama neden böyle bir çaprazlanma söz konusudur? Bu da tıpkı omurgalılarda bulunan "ters retina" yapısı gibi evrimin kör bir hatasından ibaret midir? Süreç içerisinde evrimleşen türlerde "günü kurtarmak" için evrimleşen adaptasyonlardan birisi midir? Bu makalemizde bu konulara göz atacağız.

Beynimizdeki çaprazlanmayı gösteren bir görsel...
Beynimizdeki çaprazlanmayı gösteren bir görsel...

180 Derece Dönen Sinir Sistemi: Somatik Terslenme Teorisi

Bu evrimsel biyologlar ve sinirbilimciler arasında uzun bir süredir tartışılan ve araştırılan bir konudur. Konunun nihai cevabı henüz verilememiş olsa da, durumu harika bir şekilde açıklayan birçok teori bulunmaktadır. Örneğin bunlardan en meşhur olanlarından birisi, Somatik Terslenme Teorisi'dir ve tüm omurgalıların evrimsel süreçteki ortak atasına dayanmaktadır. Bu teoriye göre çaprazlanmanın kendisi evrimsel bir adaptasyon değildir ve çok daha büyük bir evrimsel değişimin yan ürünüdür; yani bir hatadır. Bu teorinin merkezinde, omurgalıların atalarının karınlarında yer alan sinir şeridinin evrimsel süreçte sırt bölgesine kaydığı gerçeği yatmaktadır. Bu devasa değişim, kaçınılmaz olarak bazı hataları beraberinde getirmiştir, çünkü doğa (ve dolayısıyla evrim) kusursuz değildir.

Bu Reklamı Kapat

Bildiğimiz tüm hayvan türlerinin %96'sı gibi ezici bir çoğunluğu omurgasızdır (örneğin karıncalar, yengeçler, mürekkep balıkları, solucanlar, süngerler, denizanaları, kelebekler, tarakkabuklular, salyangozlar ve daha nicesi). Bu canlıların hiçbirinde omurga tarafından korunan bir omurilik bulunmaz. Omurgasızların tek bir tanesinin bile sinir sisteminde, omurgalılarda bulunan sinir çaprazlanması durumu bulunmaz. Hatta omurgasız hayvanların bazılarında (örneğin süngerlerde) özelleşmiş bir sinir sistemi bile bulunmaz! Bu durum, bu tür çaprazlanmaların omurgalılara has bir özellik olduğunu göstermektedir. Omurgasız hayvanların evrimsel süreçte biraz daha gelişmiş torunlarında, çok basit sinir sistemleri olarak sayılabilecek "sinir iplikçikleri" veya "sinir ağı" bulunur. Daha ileri gittikçe, bu sinir sisteminin evrimsel süreçte karmaşıklaşarak geliştiğini, beyinlerin ortaya çıkmaya başladığını görürüz. Nihayetinde, en gelişmiş omurgasız hayvanlarda karmaşık sinir sistemlerine ulaşırız. Ancak bu hayvanlarda bulunan merkezi sinir sistemi, beyinde başlar, buradan çıkar ve vücudun karın (ventral) bölgesine doğru yönelir. Yani omurgasızların "omurilik-benzeri" olan yapısı, sırtta değil, karında bulunur. Bu sinir hattının biraz üzerinde bizdeki böbreklere karşılık gelen, böbreklerimizin atası konumunda olan "nefridiya" bulunur, onun üzerinde mide ve onun da üzerinde, bizlerdeki kalplere benzeyen (onun evrimsel öncülü konumunda olan) "pompalayıcı organ" bulunur. 

En ilkin hayvan şubelerinden olan süngerler...
En ilkin hayvan şubelerinden olan süngerler...

Biz omurgalı hayvanlarda ise bu durum tam tersidir: omurilik beyinden çıkar, sonra hemen sırt bölgesinden ilerler. Bu sinir ağının alt kısmında (ventral bölgesinde) böbrekler bulunur, onun altında mide, onun altında ise kalp... Tabii bunu insan gibi iki ayak üzerindeki hayvanlarda değil de, dört ayak üzerinde yürüyen atalarımız ve kuzenlerimizde düşünmeniz gerekiyor; çünkü anatomide "alt", "üst" gibi kavramlar dört ayak üzerindeki duruşa (quadrupedal postür) göre belirleniyor. 

Bu Reklamı Kapat

İşte omurgalıların omurgasızlardan evrimindeki bu müthiş terslenmeye "Somatik Terslenme" adı verilir. Evrimsel süreçte, ilk omurgalıların evrimleştiği dönemlerde, henüz tam olarak bilinmeyen bir sebeple vücut planlarımız 180 derece tersine döndü. Bu, belki de vücut planlarını belirleyen genlerde meydana gelen mutasyonlardan oldu. Belki de gerçekten adaptif bir anlamı vardı. Tam sebep henüz bilinmiyor; ancak evrimsel süreçte böyle bir terslenmenin olduğu gerçek. Bu gizem perdesini aralamak isteyen evrimsel biyologlar, omurgalılar ile omurgasızlarda vücut planının "arka" ve "ön" şeklindeki dağılımını (ventral-dorsal gelişimini) sağlayan proteinleri incelediler ve iki canlı grubunda da bu kimyasalların ortak olduğunu tespit ettiler. Tam da beklendiği gibi, omurgalılar antik atalarının proteinlerini neredeyse olduğu gibi taşıyorlardı. Örneğin omurgalı ya da omurgasız olması fark etmeksizin, kordin adı verilen proteinin öbeklendiği bölgeden gelişim sırasında "omurilik" rolünü üstlenen sinir ipliği geçiyordu. Yani örneğin omurgalılarda kordin proteinleri sırt bölgesinde toplandığı için omurilik buradan geçiyordu. Omurgasızlarda ise aynı proteinin birikimi karın bölgesinde oluyordu.

Farklı hayvanlarda anatomik analiz...
Farklı hayvanlarda anatomik analiz...

Omurgasızlar içerisinde omurgalılara en yakın akraba olan ve muhtemelen omurgalılar ile omurgasızların son ortak atasının özelliklerini hala büyük oranda koruyan palamut solucanlarında bu protein ağzın da bulunduğu karın bölgesinde birikmektedir. Dolayısıyla sinir ipliği de buradan geçer. Evrimsel sürecin öteki tarafında, omurgasızlardan ayrılarak ilk defa evrimleşen omurgalı atalarımızı günümüzde temsil eden, halen en ilkin yapılı omurgalılar olarak görülen cadıbalıkları (hagfish) ve bofa balıklarında (lamprey) ise vücut planı 180 derece dönmüştür ve sırttan geçer.

Evrimsel süreçte bu dönüş, sinir sisteminin tamamını etkilemiş gibi gözükmektedir. Örneğin omurgalı veya omurgasız olması fark etmeksizin, sinir sisteminin veri almaktan sorumlu uzantılar, vücudun dışarısına en yakın bölgede bulunur. Böylece çevreden gelen sinyaller toplanabilir. Ancak bu da, omurgalılar ile omurgasızlarda terstir. Omurgasızlarda bu özelleşmiş sinir uçları karında bulunurken, omurgalılarda (örneğin balıklarda veya insanlarda) sırtta bulunur. Bunlara omurgalılarda "sırt kökleri" adı verilir. 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

En gelişmiş omurgasızlar arasında yer alan palamut solucanları...
En gelişmiş omurgasızlar arasında yer alan palamut solucanları...

Yine benzer bir şekilde, hem omurgalılarda, hem de omurgasızlarda kas hareketlerini sağlayan motor sinyalleri hayvan türlerinin merkezinden gönderilir. Omurgasız hayvanlar olan solucanlarda bu, sinir şeridinin üzerindeki kısımda bulunur. Çünkü algılayıcı sinir uzantıları karna doğrudur, dolayısıyla ipliğin "merkez" kısmı vücudun sırta daha yakın kısmında kalmaktadır. İnsanlar gibi omurgalı hayvanlarda ise bu karın tarafında kalmaktadır, çünkü dorsal kökler vücudun üst kısmındadır (yine dört ayak üzerinde olduğumuz bir postürü düşünmeniz gerekmektedir). 

Yani omurgalıların omurgasızlardan evriminde 180 derecelik bir sinir sistemi dönüşü yaşanmıştır. Bu tersinmenin tam sebebi veya kaynağı belirsizdir. Ancak böyle bir tersinme eğer ki beyinde gerçekleşmediyse ve sadece baş haricinde kalan sinir sisteminde gerçekleştiyse, omuriliğin beyne girdiği bölgede bir çaprazlanma kaçınılmazdır. Bunu aynı merkezden çıkan iki kabloyla test edebilirsiniz. Kabloların çıktığı noktayı sabit tutup da kabloları 180 derece çevirirseniz, kabloların kök kısmında çaprazlanma meydana gelecektir. İşte beynimizdeki sinir çaprazlanmasının nedeni bu olabilir.

Her Şeyin Sebebi Göz Bebeklerimiz mi?

Konu hakkındaki tek açıklama bu değildir. Bir diğer ilgi çekici teori, omurgalı gözlerinin çalışma prensibini temel almaktadır. Bilindiği gibi ışık gözlerimize girerken, göz bebeklerimizde kırılır ve dolayısıyla beynimize tüm görüntüler "ters" bir şekilde yansır. Evet, vücudumuzda mantıklı bir şekilde "düz" olması gerekirken "ters" olan sayısız yapı vardır: retinamız, göz bebeklerimiz (en azından onlardan geçen ışık), beynimize giren sinirler... Ancak bu "terslikler", evrimsel geçmişe ve evrimin özüne dair çok faydalı bilgiler vermektedir. Bunlardan birini de göz bebeklerimizde görüyoruz.

Işığın gözümüze girerken kırılmak zorunda oluşu, fizik yasalarından kaynaklanır. Işık, farklı yoğunluktaki ortamlara geçerken kırılır. Bu fiziğin bir yasasıdır. Ve biyoloji, fiziği yenemez. Dolayısıyla bilinçli bir şekilde tasarım yapamayan evrimsel süreçler de, fiziksel yasalara uygun bir şekilde türlerin değişimine neden olurlar. Görme, "Görme - Gözün Evrimi, Kusurları, Evrimsel Hatalar ve Çok Daha Fazlası..." başlıklı makalemizden de okuyabileceğiniz gibi, sayısız tür için evrimsel açıdan çok büyük faydalar sağlayan bir evrimsel adaptasyondur. Dolayısıyla göz yapısı Evrim Ağacı üzerinde birçok sefer, birbirinden bağımsız olarak evrimleşmiştir. Ancak "göz" dediğimiz yapı, ışığı toplamak için bir merceğin evrimini gerektirmektedir. Fakat bu mercek, fizik yasalarına boyun eğmek zorunda olduğu için (ve evrimin kusursuz bir iş çıkaramamasından ötürü) ışığı tersine de çevirir. Bu nedenle dışarıdan gelen her görüntü, retinamıza ters bir şekilde düşer. Sonradan bu ters bilgi beyinde düzeltilir. Bu gereksiz bir işlemdir; ancak evrim muhtemelen elindeki malzemeyle daha iyisini başaramamıştır. Unutmamak gerekiyor ki popülasyon içerisinde yeterli çeşitlilik bulunmadığı ve belirli bir yönde seçilim baskısı bulunmadığı müddetçe evrimin yeni bir özelliği var etmesi imkansızdır. Dolayısıyla evrim tarihinde, gözlerin daha başarılı ve karmaşık sistemler olması yönünde yeterli çeşitlilik veya seçilim baskısı bulunmadığını düşünebiliriz.

İşte omurliğimizden gelen sinirlerin beyne girerken çaprazlanması (veya beyinden çıkan sinirlerin omuriliği oluştururken çaprazlanması), gözümüzdeki bu ışık tersinmesine bağlı bir durum olabilir. Bazı evrimsel biyologlar, bu açıdan konuyu ele alarak sinir çaprazlanmasını açıklamaya çalışmışlardır. Temel olarak söyledikleri şudur:

Bu Reklamı Kapat

Eğer ki görüntü tersine dönseydi ama sinirler çaprazlanmasaydı, retinaya düşen bilginin beyne ulaşması için çok daha karmaşık bir yolaktan geçmesi gerekecekti. Ancak beynin ve sinir sisteminin evriminin temelinde "hızlı veri işleme ve cevap üretme" hedefi yatmaktadır; hayvanlara sağladığı avantaj budur. Dolayısıyla çevresel baskı, sinir sistemlerinin çapraz veya çapraza yakın olacak şekilde evrimleşmesini sağlamış olabilir. Bu tersinme, belki öyle bir mutasyonla, bir anda olmamıştır. Ara basamaklardan geçerek, kademeli bir şekilde tersinmiştir. Ancak sinir ağının da gözden gelen verilere uyumlu biçimde ters olacak şekilde gelişimi, veri işleme hızında önemli bir artışı sağlamış olabilir.

Bu konuyu aşağıdaki görseli inceleyerek anlamaya çalışabiliriz:

Göz bebeğinden geçen ışığın kırılmasından ötürü, sağ taraftan gelen görsel veri iki gözümüzün de sol tarafına düşer. Sol taraftan gelen veriler ise iki gözümüzün de sağ tarafına düşer. Ancak beynimizin sol taraftan gelen verileri sol tarafta, sağ taraftan gelen verileri sağ tarafta işleyebilmesi için, bir sinir çaprazlanması olması gerekmektedir. Bu, optik kiyazma adı verilen bir noktada gerçekleşir. Böylece gözün sol tarafına düşen veriler beynin sol tarafına, sağ tarafına düşen veriler ise beynin sağ tarafına iletilebilir. Bu, en hızlı veri işlemeyi mümkün kılmaktadır.
Göz bebeğinden geçen ışığın kırılmasından ötürü, sağ taraftan gelen görsel veri iki gözümüzün de sol tarafına düşer. Sol taraftan gelen veriler ise iki gözümüzün de sağ tarafına düşer. Ancak beynimizin sol taraftan gelen verileri sol tarafta, sağ taraftan gelen verileri sağ tarafta işleyebilmesi için, bir sinir çaprazlanması olması gerekmektedir. Bu, optik kiyazma adı verilen bir noktada gerçekleşir. Böylece gözün sol tarafına düşen veriler beynin sol tarafına, sağ tarafına düşen veriler ise beynin sağ tarafına iletilebilir. Bu, en hızlı veri işlemeyi mümkün kılmaktadır.

Yukarıdaki görseli ve açıklamayı inceleyecek olursanız, bir sorun dikkatinizi çekecektir. Bu durumda, beynimizin sol tarafı, sağ taraftan gelen görsel veriyi işlemiş olmaktadır. Sol taraftan gelen veriler ise sağ beyinde işlenir. Bu durumda, eğer ki vücuda beyinden çıkan sinyaller olduğu gibi iletilecek olursa, vücudun sağ tarafı, sol taraftan gelen veriye göre tepki gösterecektir ki bu ölümcüldür. Bu sebeple, beyinden çıkan sinyallerin, özellikle görsel veriye doğru tepkileri verebilmek amacıyla çaprazlanması gerekmektedir. İşte bu sebeple medulla oblongata'dan omuriliğe geçecek olan sinirler tersinirler ve sol beyinden gelen sinirler vücudun sağ tarafına, sağ beyinden gelen sinirler vücudun sol tarafına gönderilirler.

Bu teori, ilkine göre biraz daha zayıf gözükse de, omurgalı hayvanların ekolojik ilişkilerinde görsel verilerin önemi ve evrimlerine yön veren duyuları olduğu anlaşıldığında, bu tür bir sinir sistemi dönüşünün neden gerçekleştiğine dair de fikir sahibi olabiliriz. Evrim kusursuz çalışabilseydi, elbette bu tür çaprazlanmalara asla ihtiyaç kalmayacak, dolayısıyla evrimsel süreçte bu tür garip bağlantılar hiçbir zaman gerekmeyecekti. Ancak omurgalı atalarımızın evriminde görsel verilerin en seri ve düzgün şekilde işlenebilmesi için oluşan doğal seçilim, sinirlerin çaprazlanmasını beraberinde getirmiştir. Buna cevap olarak, vücuda gönderilen sinirlerin de çaprazlanması gerekmiştir. Dolayısıyla iki teoriyi ortak bir paydada buluşturmak mümkün olabilir.

Bu Reklamı Kapat

Sonuç

Konuyla ilgili en yaygın olarak araştırılan iki teori yan yana koyulduğunda, büyük resim ortaya çıkmaktadır. Muhtemelen omurgalıların evriminde, özellikle av-avcı ilişkilerinin çok karmaşıklaşmasından ötürü görsel veri işleme kapasitesi müthiş bir öneme sahip olmuştur. Bu süreçte göz ve beyin "Vücudumuzdan Karşılıklı Evrim Örnekleri: Göz, Deri ve Beyin Evrimi" başlıklı makalemizden de okuyabileceğiniz gibi karşılıklı bir evrim sürecinden geçmişlerdir. Ancak bu durum, omuriliği oluşturacak olan sinir kordonunun da tersinmesini gerektirmiştir. Aksi takdirde görsel duyulara verilecek fiziksel cevaplar, verilmesi gerekenin tam tersi olmak zorunda kalacaktır. Belki beyin bunu kendi içerisindeki bağlantılar ve veri değerlendirme yöntemleriyle düzeltebilirdi. Ancak görünen o ki, böyle bir düzeltme evrimsel süreçte mümkün olmadı ve sinir yolaklarının çaprazlanması daha kolay (veya en azından "uygulanabilir") bir çözüm oldu.

Omurgalıların omurgasızlardan evrimi sırasında sinir sistemlerinin oldukça geniş bir varyasyon göstermiş olması muhtemeldir. Bu sebeple, beynin kendi iç işlem varyasyonlarına kıyasla, sinir sisteminin gelişimini değiştirecek bir evrimsel baskı daha etkili ve faydalı olmuş olabilir. Dolayısıyla tüm omurgalılar, bu tür bir çaprazlanmayı vücutlarında taşımak zorunda kalmış olabilirler.

Bu konudaki araştırmalar elbette halen devam etmektedir. Ancak bu iki teori, hem evrimsel değişimlere ait önemli bilgiler vermek açısından, hem de kendimizi daha iyi tanımamız açısından faydalı örneklerdir.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 15
  • Tebrikler! 13
  • Muhteşem! 8
  • Bilim Budur! 7
  • İnanılmaz 6
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 5
  • Umut Verici! 3
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Evrim Ağacı Akademi: Sinirbilim ve Beyin Yazı Dizisi

Bu yazı, Sinirbilim ve Beyin yazı dizisinin 19. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Sinir Sisteminin Evrimsel Tarihi: Beyin ve Sinir Sistemi Nasıl Evrimleşti?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 10/08/2022 18:09:13 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/213

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Okyanus
Deizm
Kuantum Fiziği
Santigrat Derece
Hidrotermal Baca
Göğüs Hastalığı
Elementler
Bilgisayar
Yaşamın Başlangıcı
Beslenme Biçimi
Çocuklar
Onkoloji
Abd
Etik
Kültür
Beslenme Bilimi
Factchecking
Tespit
Sahte
Mars
Popülasyon
Solunum
Çeşitlilik
Nasa
Savaş
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.