Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Gerçek 'Kafa Karışıklığı': Sinestezi ve Evrim

Gerçek 'Kafa Karışıklığı': Sinestezi ve Evrim
12 dakika
68,606
  • Sinirbilim (Nörobiyoloji)
Evrim Ağacı Akademi: Sinirbilim ve Beyin Yazı Dizisi

Bu yazı, Sinirbilim ve Beyin yazı dizisinin 18. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Sinir Sisteminin Evrimsel Tarihi: Beyin ve Sinir Sistemi Nasıl Evrimleşti?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Gördüğünüz bir yiyeceğin tadını daha onu tatmadan tahmin edebilirsiniz, değil mi? Mesela karşınızdaki bir portakalsa... Sulu, hafif ekşimsi, asidik tadını hayal edebilirsiniz. Peki ya gördüğünüz bir küpse? Bir fıskiye? Bunların "tadını", sadece "gördüğünüzde" çıkarabilir misiniz? Peki, bir sesin kaynağını ona bakmadan gözünüzde canlandırabilirsiniz, öyle değil mi? Örneğin salonunuzdaki müzikçalardan çıkan sesleri duyarak, sesin kaynağını gözünüzün önüne getirebilirsiniz. Ama müzik dinlemeniz sırasında hiç kafanızın içinde havai fişek gösterisi oldu mu? Benzer şekilde, vanilya kokusunu aldığınızda, bir "koku" almak yerine Berlin Senfoni Orkestrası'nı dinlediğinizi sandığınız oldu mu? İşte onlara oluyor. Onlar, sinestezi hastaları...

Bu resim, bir sinestezi hastası olan Wassily Kandinsky tarafından çizilmiştir. Resme dikkatlice bakacak olursanız, duyuların birbiriyle karışmasından ötürü bizlere garip gelen kavram karmaşaları olduğunu fark edeceksiniz. Ancak bunlar, çoğu zaman bu şahıslar için oldukça "normal" algılardır.

Bu Reklamı Kapat

Sinestezi Nedir? Türleri Nelerdir?

Sinestezi, kelime anlamıyla Yunancadaki sin, yani "birlikte" ile aisthesis yani "his/duygu" kelimelerinden türetilmiştir. Anlaşılabileceği gibi, duyuların birlikte algılanması veya birbirine karışması durumu olarak tanımlanır. Nörolojik bir sorundur ve en temel tanımıyla, asıl algısal ya da duyusal bir sinir yolağının, istemsiz ve olağandışı bir şekilde ikincil bir duyusal ya da algısal sinir yolağını aktive etmesiyle tanımlanır. 

Sinestezi, ilk tanımlamalara göre ortalama olarak her 20.000 bireyden birinde görülmektedir. Ancak sonradan yapılan bazı diğer çalışamlar, bunun çok daha sık olabileceğini ortaya koymaktadır. Örneğin bir araştırmaya göre Perception dergisinde yayınlanan bir makaleye göre her 23 bireyden birinde bir tür sinestezi bulunurken, her 90 bireyden birinde az sonra değineceğimiz grafem-renk türü sinestezi görülmektedir. Dolayısıyla beyin, sandığımızdan daha sık hata yapmaktadır.

Bu Reklamı Kapat

Her ne kadar günümüzde 60'tan fazla sinestezi çeşidi tanımlanmışsa da ve bunlar, birçok farklı şekilde gruplandırılabilecek olsa da, en kısa haliyle biz bunları 2 ana başlıkta toplayabiliriz: İlki “idiyopatik" olarak isimlendirilen, sebebi bilinmeyen ve çoğunlukla geçici olan sinestezidir. Bu, her 25.000 kişiden birinde görülen, oldukça ender bir durumdur. Kafaya alınan darbeler, bir takım sinirsel kimyasalların kullanımını engelleyerek ya da beyindeki orta temporal lobun hasarına neden olarak geçici sinestezik durumlara neden olabilir. Bir süre sonra bu durum kendiliğinden geçer ve kişi normal haline döner.

İkinci türü ise “edinilmiş (sonradan kazanılan) sinestezi” olarak isimlendirilir. Sonradan kazanılan sinestezi genellikle bir başka hastalığın varlığı sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Buna da en yaygın olarak rastlanan örnek epilepsi hastalarıdır. Epilepsi nöbetleri geçiren hastaların %4'ünde sinestezi durumu da görülür. Bu, sintestezinin ve epilepsinin tanımlarından ötürü oldukça anlaşılırdır: iki hastalıkta da beyin anormal elektrik sinyalleri üretmektedir. Örneğin epilepsi nöbetleri sırasında temporal lobdan olağandışı elektrik deşarjı oluşursa bireyde sinestezik algı oluşumları gözlenebilmektedir.

Aslında sinestezi daha sık olarak bu kategoriler yerine, etkilenen duyular bazında kategorize edilmektedir. Bunları grafem-renk sinestezisi, ses-renk sinestezisi, rakam formu sinestezisi, kişiselleştirme sinestezisi, leksikal-tat sinestezisi, ses-dokunma sinestezisi gibi gruplara ayırmak mümkündür. İsimlerden anlaşılabileceği gibi çok farklı duyular bir arada tetiklenebilirler. Üstelik sinestezide sadece duyular birbirine karışmak zorunda değildir. En başında, tanımında da izah ettiğimiz gibi, algılar da birbirine karışabilirler. Örneğin grafem-renk sinestezisinde bireyler, alfabedeki harfler ile rakamları belirli renklerle birlikte algılarlar. Örneğin grafem-renk sinestezisi olan biri için 3 rakamı her yerde kırmızı renkte görünebilir (aslında diğer insanlar bu sayıyı her ne renkte yazıldıysa o renkte görürler). Bu renkler her zaman bariz olmayabilir; rakamın etrafı bu renkle sarılmış ya da gölgelenmiş şekilde de olabilir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bunun gibi, çok çeşitli örneklerinden bahsetmek mümkündür. Örneğin kişiselleştirme sinestezisinde, çeşitli günler, haftalar, aylar, yıllar, sayılar, rakamlar birey tarafından belirli kişiliklerle algılanırlar. Örneğin bu tip sinesteziye sahip birisi Z harfini mutsuz, Çarşamba günlerini sinirli, 4 sayısını ise dürüst olarak algılayabilir. 

Yapılan araştırmalarda bu sinestezilerin beynin hangi bölgelerindeki sinyallerin birbirini etkilemesi sonucu oluşabildiği tanımlanmıştır. Burada teknik detaylara girerek sizi boğmak istemiyoruz. Ancak algılardaki sapmaların sinestezi olarak tanımlanabilmesi için gerekli kriterleri burada vermeyi uygun görüyoruz:

  1.  Sinestezi istemsiz ve otomatik olarak oluşmaktadır. Dolayısıyla kendinizi zorlayarak 3 sayısı ile mutluluk duygusunu eşdeğer görmeye başlamanız sinestezi değildir.
  2. Sinestezik algılar uzay-zamanda bir yere sahiptirler. Yani sinestezik bir algı her mekanda oluşmayabilir.
  3. Sinestezi algısı sabittir ve hep aynı şekilde oluşur. 
  4. Sinestezik algılar hafızada güçlü yer tutarlar ve kolay kolay unutulmazlar.
  5. Sinestezik algı sonucu güçlü duyguların bir anda boşalması görülebilir.

19. yüzyılın başlarından beri varlığı bilinen bu hastalık, çok geniş bir araştırma alanına sahiptir. Bu süreçte, hastalığı tanımlamak için birçok yöntem geliştirilmiş, beynin sırları büyük ölçüde çözülmüş ve bu hastalığın, insanın "mükemmel beyin" argümanı karşısındaki en yıkıcı gerçek olduğu anlaşılmıştır. İnsanın beyni, daha bağlantı bazında düzgün çalışamayan, koca bir nöron yığınıdır. Bize tüm özelliklerimizi kazandıran beynimiz olsa da, bu organ için "kusursuz", kullanabileceğimiz son sıfattır.

Sinestezi ve Nedenleri

Normalde 5 temel duyu organın oluşturabileceğin 20 çeşit ikili (duyu birleşimi) olsa da, bazı sinestezik duyu birleşimleri, diğer kombinasyonlardan daha sık görülür. Örneğin, ses ile görme kombinasyonu daha sık görülürken, dokunma ve tat alma kombinasyonu daha nadir görülmektedir. Bu kombinasyonların olası sebebi ise beynin 5 duyu için özelleşmiş farklı bölgeleri arasındaki karışmadır. Örneğin, bir yere bakarken hem bir renk görüp hem de o renge bağlı ses duyulması, beynin renk alanı (V4 bölgesi) ve ses tanıma alanının çapraz aktivasyonu sonucu olduğu düşünülüyor. Kısaca sinestezide olan, farklı sinyallerin anormal bölgeleri tetiklemesidir.

Bir diğer olası sebep olaraksa, uzun yıllar sosyal becerilerini geliştirememiş bireylerde nöronlar arası uyartı iletimini durduran veya yavaşlatan sistemin (buna inhibasyon sistemi denir) zayıflaması sonucu oluştuğu ileri sürülmüştür. Normal bireylerde, beyindeki sinyalleri tetikleyen uyarım (ekzitasyon) ve sönümlenim (inhibisyon) sistemleri dengededir. Fakat inhibisyonun gücünü kaybetmesi sinyal şiddetlenmesinin durdurulamamasına neden olabilir. Bu durumda, sinestezik belirtilerin ortaya çıkması oldukça muhtemeldir. Tam da bu düşünceye uygun olarak mani, şizofreni, oligofreni, psikopati gibi hastalıklarda sinestezi daha sık olarak görülmektedir.

Bu Reklamı Kapat

Sinestezinin tüm bunlar haricinde psikedelik ilaçların kullanımı sonucu, inme/felç nedeniyle ve hatta körlük ya da sağırlık sebebiyle bile oluşabildiği tespit edilmiştir. Uzun lafın kısası, genetik sebeplerle oluşan sinestezi haricinde, tamamen çevresel etmenlere bağlı olarak oluşan sinestezik durumlar da bilinmektedir.

Yapılan araştırmalara göre kadınlar erkeklere oranla bu hastalığa daha yatkındır. Hastalığın kadınlarda daha sık görülüyor oluşu hastalık geninin X cinsiyet kromozomu üzerinde taşınıyor olabileceği olasılığının da düşünülmesine neden olmaktadır. Ne yazık ki, yapılan tüm çalışmalara rağmen X kromozomu üzerinde taşındığına dair hiçbir veriye rastlanamamıştır. Üstelik son dönemlerde keşfedilen babadan oğla geçen 2 sinestezi vakasından ötürü bu hipotez çöpe atılmak zorunda kalmıştır. 

Yapılan en güncel çalışmalara göre sinestezinin oldukça güçlü bir ihtimalle genetik kökenleri bulunmaktadır; ancak bu genlerin aktivasyonu ve ne tür bir sinesteziye neden olacağı epigenetik mekanizmalardan ve çevresel unsurlardan ciddi miktarda etkilenmektedir. Dolayısıyla sinestezinin genetik temelleri, çevresel faktörlerle bir araya gelerek hastalığı doğurmaktadır. Yapılan incelemelerde, ikizlerden sadece birinde sinestezinin oluşması da, bu görüşü desteklemektedir. 2007 yılında yapılan son çalışmalardan bazılarında ise 13. kromozomun q kolunun üzerinde bulunan HTR2A geninin bu hastalıkla doğrudan ilişkisi olabileceği keşfedilmiştir. Ayrıca 2011 senesindeki bir araştırma, bu hastalığın birden fazla genin kontrolünde (poligenetik) ve düzensiz bir biçimde ortaya çıktığını göstermektedir. Yani sinestezinin genetik temelinin analizi, lisede gördüğümüz biyoloji ile yapılamamakta, daha kapsamlı genetik analizlere ihtiyaç duymaktadır.

Sinestezi ve Evrim

Bu kadar geniş çapta çalışılan bir alanın evrimsel açıdan incelenmiş ve en güçlü verilere evrimsel biyoloji sayesinde ulaşmış olmamız da artık sizi şaşırtmıyor olsa gerek. Şimdi biraz bunlardan bahsetmek istiyoruz.

Bu Reklamı Kapat

Öncelikle, sinesteziden kaynaklı beyin bağlantılarının, sinestezi hastalarına çok ciddi avantajlar sağladığı keşfedilmiştir. Birçok zihinsel hastalığın aksine, sinestezi hastaları genellikle son derece yaratıcı ve algı kapasiteleri son derece yüksek bireylerdir. Örneğin birçok sinestezi hastasında hafıza diğer insanlardan çok daha güçlüdür (Daniel Tammet isimli bir sinestezi hastası pi sayısının 22.514 basamağını ezbere bilmektedir). Pi sayısını ezberlemek doğada nasıl bir avantaj sağlayabilir diye düşünüyor olabilirsiniz. Ancak vahşi hayatta hafızanın ne kadar önemli olabileceği üzerine düşünecek olursanız, bunun faydalarını görebilirsiniz.

Örneğin, sinestezi hastalığına sahip bireyler, aşağıdaki matematiksel işlemleri, sayıların renklerle bir arada ilişkilendirilmiş olmasından (ve bunun doğal, hastalığa bağlı olarak oluşmasından) ötürü daha hızlı biçimde yapabilmektedirler. Bu da, analitik zeka üzerinde olumlu etkileri olabileceğini göstermektedir:

Zaten sinestezik bireylerin tek yetisi pi sayısını ezberlemek ya da matematiksel işlemleri hızlı yapmak değildir. Evrimsel geçmişimizin en önemli basamaklarından biri olan 3 renkli görüş dahilinde çok ciddi avantajlar da sağlamaktadır. Birçok sinestezi hastası, en ufak renk tonu farklılıklarını şiddetli bir biçimde ayırt edebilirler. Dolayısıyla normal bir birey için aynı renkte görünen iki cisim arasındaki ton farkını çok net bir biçimde ayırt edebilirler. Bu da doğada daha kaliteli besinlere yönelim şansını arttırmış olabilir. Bu, evrimsel açıdan ciddi bir avantajdır.

Örneğin, sanal alemin bunaltıcı dünyası içerisinde oldukça saçma bir eğlence olarak görülen (ve böyle görenlerin bize göre ciddi haklılık paylarının bulunduğu) birbirine benzeyen sayılardan belli birini seçme konusunda, sinestezi hastaları üzerinde ciddi araştırmalar yürütülmektedir. Aşağıda, 5 sayıları içerisine gizlenmiş 2 sayılarının olduğu bir dizi görülmektedir. Sinestezi hastaları bu sayılar arasındaki farkları normal insanlardan çok daha hızlı görebilirler. Bu da, evrimsel geçmişimizde böyle bir hastalık sebebiyle nasıl avantaj sağlanabileceği konusunda çok ciddi fikirler vermekte, evrimsel biyolojinin gücünü göstermektedir:

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir

Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir 

Todd May

 

Derin bir gerçeklik krizi içindeyiz. Bildiklerimiz, yargılarımız ve kavramlarımız bu krizi aşmamıza yetmediği gibi onun giderek şiddetlenmesine neden oluyor. Peki her şeyi bilgiye dönüştürmek yerine dünyayı tecrübe etmenin farklı yollarını bulamaz mıyız? Yaşamı yargılamaktansa onu geliştirecek yeni imkânların peşine düşemez miyiz? Yaşamı nasıl kavradığımızla nasıl bir yaşam sürdürdüğümüz arasındaki ilişkinin açığa çıkarılması, bu gerçeklik krizini aşmanın yollarından biri olabilir mi?

 

Todd May’in Deleuze incelemesi, gerçekliğin yeni ifade biçimlerini etik, politik ve ontolojik düzeylerde araştıran çarpıcı hamleler yapıyor. Bu hamlelerin merkezindeyse ontolojimizle gündelik hayatımız arasında kenetlenmiş bir ilişki olduğu savı yer alıyor.

 

Todd May’e göre varlık tıpkı origami sanatında olduğu gibi dışarıdan bir müdahale olmaksızın kıvrılma ve açılma süreçlerinden geçerek oluş çizgileriyle kurulur. Her çizgi tüketilemez bir güçtür; artık karşımızda özdeşliklerden kurulu bir dünya değil, yaratılması gereken çizgiler tarafından katedilen bir güçler alaşımı vardır. Oluş halindeyiz, tıpkı diğer her şey gibi kıvrılıp açılıyor ve yeniden kıvrılıyoruz. Düşüncelerimiz, değerlerimiz ve dünyamız da bununla yüzleşmek zorunda. Başka bir yaşam ihtimali tam da burada saklı olabilir mi? Todd May, Gilles Deleuze felsefesinin içkinlik, süre ve olumlama sorunlarıyla örülen yaşam düşüncesinin izlerini sürüyor.

Devamını Göster
₺58.00
Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir

Benzer bir şekilde, sinestetlerin (sinestezi hastalarının) bazılarının aşırı hassas dokunma yetileri bulunmaktadır. Bu yeti sayesinde, diğer duyuların yetersiz kaldığı ortamlarda dokunma duyularına güvenerek başarıyla hareket edebilirler. Bunun öyle vakalarına rastlanmıştır ki, karanlık bir odada sadece dokunma duyusuyla, beyninde bu hislerin renk olarak algılanmasından ötürü odanın tam haritasını çıkarabilen hastalar bilinmektedir. Elbette bu hastaların renk algıları, gerçek renkleri yansıtmayabilir; ancak cisimlerin yapısal ve yönelimsel farklarını diğer insanlardan çok daha yüksek beceriyle algılayabilmektedirler. 

Sinestetlerde görülen en yaygın durum ise, yaratıcı zekanın yüksekliğidir. Bu kişiler, sorunlar karşısında yaratıcı çözümler üretmek konusunda normal bireylerden çok daha başarılıdırlar. Bu da, evrimsel süreçte türümüzün atalarının karşılaştığı zorluklarda ve yaptığı önemli atılımlarda (alet üretimleri, ateşin kontrolü, vs.) sinestetlerin rol oynamış olabileceği düşüncesini doğurmaktadır.

Tüm bu avantajlarından ötürü araştırmacılar evrimsel süreçte bırakın sinestezi hastalığının (ki bu durumda bir "hastalık" olarak bile isimlendirmek güçleşmektedir) elenerek yok olması gerektiğini iddia etmeyi, neden tüm bireylerde bu durumun yayılmadığını sorgulamaktadırlar. Ancak durum kulağa geldiği kadar hoş değildir.

Yapılan araştırmalarda, bu duyuların birbirine karışmasından ötürü algısal yanılgı miktarının da ciddi derecede arttığı görülmektedir. Dolayısıyla, her ne kadar belli başlı koşullarda avantaj sağlayabilecek olsa da, daha genel bir durum aralığında olumsuz sonuçlar doğurması da çok muhtemeldir. Çünkü karışan duyularda oluşan hisler, gerçeği yansıtmak zorunda değildir. Beyin, algıladığı hisleri yorumlayacak şekilde özelleşmiştir; eğer ki duyulardan hatalı sinyaller gelecek olursa, bunları gerçeğe dönüştürebilecek bir yetisi bulunmamaktadır. Bu sebeple, vahşi doğada sinestezi hastalığının ciddi sorunlara yol açabileceği düşünülmektedir.

Öte yandan, yukarıda da değindiğimiz gibi sinestezi uzun dönem asosyallik sonucu oluşabilecek bir hastalık olabileceği gibi sonucunda asosyalliğe sebep olabilecek bir hastalıktır da... Hastalar genellikle uzun bir süre diğerlerinden farklı olduğunu anlamamaktadır ve bunu fark ettiklerinde, bu özelliklerini söylemekten çekinmektedirler. Asosyallik, evrimsel geçmişimizde avantaj sağlayabilecek bir durum değildir; zira evrimsel tarihe baktığımızda, insanın evriminin kilit unsurlarından birinin sosyal yapısı olduğunu görürüz. Dolayısıyla, sinestetler, evrimsel süreçte sürü dışına itilmelerine neden olacak davranışsal özellikler geliştirmiş olabilirler. Bu da, sinestezi hastalığının popülasyon içerisinde yayılmasına engel olmuş olabilir.

Sinestezinin diğer türlerde bulunup bulunmadığından henüz tam olarak emin değiliz; ancak özellikle diğer türlerin ve yakın akrabalarımızın yavrularında yapılan elektroensefalografik çalışmalar, bazı bireylerde duyusal ve algısal bölgeler arası karşılıklı aktivasyonun daha fazla olduğunu gösteriyor; bu da, sinesteziye işaret ediyor olabilir. Bu keşiften yola çıkan bazı evrimsel biyologlar, sinestezinin de, insandaki birçok diğer özellik gibi neotenik bir yapısı olabileceği üzerinde durmaktadırlar. Neoteni hakkında buraya tıklayarak detaylı bilgi alabilirsiniz.

Sonuç

Dolayısıyla, sinestezinin olumlu ve olumsuz yanları bulunmaktadır ve bu sebeple, evrimsel süreçte insan popülasyonu içerisinde belli bir oranda (yaklaşık %4) sabitlenerek günümüze kadar ulaşabilmiştir.

Sinestezi, doğru yönlendirme sayesinde toplum içerisinde avantaja çevrilebilmektedir. Şimdiye kadar var olan sinestetler arasında, bu ilginç özelliklerinden ötürü kendisini sanata ve bilime adayan çok sayıda ünlü isim mevcuttur. Ünlü sinestezi hastaları arasında ressam Wassily Kandinsky, yazar Vladimir Nabokov, besteci Duke Ellington, Franz Liszt, Nikolai Rimsky Korsakov, fizikçi Richard Feynman ve şair Arthur Rimbaud ile Charles Baudelaire bulunmaktadır ve bu liste, daha yüzlerce isimle genişletilebilir.

Görülebileceği gibi, sinestezinin beyindeki bağlantılarda oluşan genetik ve çevresel unsurlara bağlı bir hastalık olduğu söylenebilir. Bu durum, beynimizin çalışmasındaki aksaklıklardan sadece biridir; ancak ilginç ve bilim-kurguvari bir havası olmasından ötürü özellikle ilgi çekicidir. Bu sebeple, sinestezinin bilimsel bir analizi yapıldığında, popülasyon içerisindeki frekansının evrimsel geçmişi çok net bir şekilde görülebilir ve evrimsel biyoloji sayesinde türümüz içerisinde neden korunduğu anlaşılabilir.

Yazı Taslağının Yazarı ve Teşekkür: Meriç Öztürk

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 16
  • Muhteşem! 11
  • Tebrikler! 11
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 10
  • İnanılmaz 8
  • Bilim Budur! 3
  • Umut Verici! 2
  • Grrr... *@$# 2
  • Korkutucu! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • D. Brang, et al. Survival Of The Synesthesia Gene: Why Do People Hear Colors And Taste Words?. (22 Kasım 2011). Alındığı Tarih: 27 Ağustos 2019. Alındığı Yer: PLoS Biology | Arşiv Bağlantısı
  • K. Than. Why Does Evolution Allow Some People To Taste Words?. (24 Kasım 2011). Alındığı Tarih: 27 Ağustos 2019. Alındığı Yer: National Geographic | Arşiv Bağlantısı
  • GoCognitive. Is There Evolutionary Advantage Having Synesthesia. (27 Ağustos 2019). Alındığı Tarih: 27 Ağustos 2019. Alındığı Yer: GoCognitive | Arşiv Bağlantısı
  • T. Barribeau. Why Has Synesthesia Survived Throughout Human Evolutionary History?. (25 Kasım 2011). Alındığı Tarih: 27 Ağustos 2019. Alındığı Yer: io9 | Arşiv Bağlantısı
  • J. Simner, et al. (2006). Synaesthesia: The Prevalence Of Atypical Cross-Modal Experiences. Perception, sf: 1024-33. | Arşiv Bağlantısı
  • R. E. Cytowic. (2002). Synesthesia: A Union Of The Senses (2Nd Edition). Cambridge, Massachusetts. ISBN: 0-262-03296-1. Yayınevi: Cambridge, Massachusetts: MIT Press.
Evrim Ağacı Akademi: Sinirbilim ve Beyin Yazı Dizisi

Bu yazı, Sinirbilim ve Beyin yazı dizisinin 18. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Sinir Sisteminin Evrimsel Tarihi: Beyin ve Sinir Sistemi Nasıl Evrimleşti?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 29/09/2022 13:51:39 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/361

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Uyku
Buz
Psikiyatri
Çocuklar
Evrim Teorisi
İklim Değişimi
Gaz
Editör Seçkisi
Darwin
Sars Virüsü
Tarih
Canlı Cansız
Enfeksiyon
Beslenme
Teknoloji
Küresel Salgın
Hücreler
Yörünge
Acı
Asteroid
Yaşlılık
Araştırmacılar
Hekim
Cinsel Yönelim
Sinek
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.