Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Müzik, biz insanlar için yaşamımızda büyük yer kaplayan kompleks sesler kaynağıdır. Yaşamımızın her alanında müzik vardır; eğlenmek, rahatlamak ya da bize çağrıştırdığı anıları hatırlamak istediğimizde vs. duygularımızı ifade eden en güzel araçlardan biri olduğu için müzik dinleriz. Bazılarımız çıtayı biraz daha yükselterek enstrüman(lar) çalar, bazılarımız ise dinlemenin ve çalmanın da ötesine geçerek bu kompleks sesleri bir araya getirerek besteler yapar. Müzik dinlerken bu kompleks sesler beynimizde nasıl bir işlemden geçiyor acaba? Müzik dinlerken ya da müzikle uğraşırken beynimizin farklı bölgeleri mi harekete geçiyor? Bu soruların cevabı için nörobilimcilere kulak verelim...

Müzik dinlemeye başladığımızda beynimizin neredeyse bütün bölümleri etkilenmektedir. İlk olarak müzik, işitsel kortekse ulaşarak burada en temel unsurlarına (perde, tını, süreklilik vs.) ayrıştırılır. İşitme korteksi, müzikal bilgi akışını parçalarına ayırabilmek için beyincik (serebellum) ile birlikte çalışır. Beyincik, amigdala (beynin duygusal merkezi) ve ön (frontal) lobla bağlantılıdır. Müzik dinlerken beyindeki zevk merkezi olan nükleus akumbens harekete geçerek iyi hissetmemizi sağlayan nörokimyasal dopamini serbest bırakır. Bu kimyasal çok sevdiğimiz bir şeyi yerken veya orgazm olurken salgılanan kimyasaldır. Ayrıca, müzik dinlerken beyinde endorfin de salgılanmaktadır. Bilindiği üzere ağrı çekerken ya da stres halindeyken endorfin salgılanması artar ve endorfin doğal bir ağrı kesici gibi çalışır. 

Müziğin beynimizde etkili olduğu bölgeler.
Müziğin beynimizde etkili olduğu bölgeler.
Dr. Jockers

Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi doktora sonrası araştırmacısı olan Daniel Abrams “Müzik zevklerimizin farklılıklarına rağmen, beynin müziği deneyimlemesi çok tutarlı bir şekilde gerçekleşmektedir.” diyor. Müzik eğitimi almamış olan ve araştırmaya katılan denekler, fMRI beyin taramasından geçerken dört senfoni dinlediler. Araştırmacılar, müziğin tüm katılımcıların beyninde hemen hemen aynı etkiyi yaptığını buldular: Hareket, planlama, dikkat ve hafızaya dahil olan beyin bölgeleri aktive olmuştu. Bu çalışma, müzik dinlemenin beyinde herhangi bir sesten daha farklı işlendiğini göstermiştir.

Nörobilimci Valorie Salimpoor’un yürüttüğü araştırmanın Nature’da yayınlanan sonuçları ise şunlar: Müzik soyut bir uyaran olduğundan öfori ve özlem duygularını uyandırabilir. Raclopride pozitron emisyon tomografi taraması kullanılarak yapılan otonom sinir sistemi aktivitesinin psikofizyolojik ölçümlerinde, müzik dinlerken endojen dopaminin salgılandığı bulundu. Aynı dinleyiciler üzerinde fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme kullanıldığında nükleus akumbens adlı beyin bölgesinin müzik dinlerken en fazla tepkiyi veren yer olduğu anlaşıldı. Bu sonuçlar, müziğe tepki olarak duyulan yoğun hissin dopamin salımına yol açabileceğini göstermektedir.

Müzik aleti çalmak insanlığın yaptığı en kompleks işlerden biridir çünkü müzisyenler görsel olarak algıladıkları notaları eş zamanlı olarak motor komutlara dönüştürürler. Müzisyenlerin beyinleri fMRI yöntemiyle incelendiğinde, beyinlerinin bazı bölgelerinde daha çok gri bölgeye rastlanmıştır. Gri madde beynin en dışında yer alan ve dil, düşünce, bellek, dikkat, idrak ve şuur konusunda kilit rol oynayan bölümdür. Profesyonel müzisyenlerin beyin taramalarında, belirgin olarak, daha fazla simetrinin, motor kontrolünden sorumlu daha büyük alanların, işitsel işlemin, mekansal koordinasyonun ve daha gelişmiş korpus kallosumun olduğu görülmüştür. Korpus kallosum, beynin iki tarafını birbirine bağlayan ve iletişim sağlayan sinir lifleri bandına denir. Yani bir müzik aleti çalmayı öğrenmek, beyniniz için her yaşta yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir.

Acaba, beste yaparken beyinde neler olmaktadır? Yapılan başka bir araştırmada, 17 besteciden MRI’ları çekilirken yeni bir beste yapmaları istendi. İlk önce bir barlık nota gösterildi ve bestenin geri kalanını gözlerini kapatarak hayal edip tamamlamaları istendi. Beş dakika süren bu deneyin sonunda beyindeki aktivite, bestelemeye başlamadan önce ve besteleme esnasında incelendi. Sonuçlara göre, besteleme sırasında beynin görsel ve motor bölgelerindeki bağlantı azalmış, beynin diğer bölgelerindeki bağlantılar artmıştı. Özellikle anterior singulat korteksteki (empatiden, dürtülerin kontrol edilmesinden, karar verme süreçlerinden ve duyguları düzenlemeden sorumludur) ve varsayılan mod ağındaki (İng. default mode network veya DMN. Varsayılan mod ağı hayal kurarken ya da geçmiş veya geleceği düşünürken aktif olan bölümdür)  bağlantılar arttı. Bu ağlar duygusal işlem ve bilgi entegrasyonu için önemlidirler.

Müziğin hayatımızdaki pozitif etkileri saymakla bitmez. Müzik endorfin salgılanmasını sağlayarak olumlu duygusal tepkilerin tetiklenmesini sağlar. Müziğin beyin işlevlerini geliştirdiği birçok araştırma ile ortaya koyulmuştur. Yapılan araştırmalar sonucunda müziğin depresyonun hafifletilmesinde yardımcı olduğu ve kronik ağrıları azalttığı gözlenmiştir. Nörolojik hastalıkların tedavisinde de müzik terapisinden yararlanılmaktadır. Bu terapi ile beynin belirli bölgeleri uyarılarak beyin metabolizması canlandırılıp kan akışının hızlanması sağlanmaktadır. Araştırmalarda müzik dinlemenin dolaylı olarak anıları uyarmaya yardımcı olduğu da gözlemlenmiştir; bu yüzden Alzheimer hastalarına müzik terapisi uygulanmaktadır.

Müzik eğitimi almak hafıza kapasitesini yükselttiği için dolaylı olarak düşünme kapasitesini de arttırır. Müzisyenlerin işitsel kelime hafızalarının ve işitsel dikkatlerinin geliştiği gözlenmiştir. Bu da dolaylı yollardan öğrenmeyi etkilemektedir. Diğer bir deyişle, müzik eğitimi işitsel yoldan öğrenmeyi olumlu yönde etkilemektedir. Yapılan araştırmalardan birinde müzik eğitimi alan çocukların kelime dağarcıklarının ve okuma kapasitelerinin müzik eğitimi almayan çocuklara göre daha fazla olduğu gözlenmiştir. Gördüğünüz gibi müzik dinlemenin veya müzikle uğraşmanın beynimizdeki ve yaşamımızdaki olumlu etkileri çok fazladır. Yazımızı Çinli filozof Konfüçyüs'ün sözüyle bitirelim:

''Hayat ızdırap ve keder verirse, sükuneti müzikte arayınız.''

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 5
  • Tebrikler! 4
  • Bilim Budur! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 2
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Marko Ahtisaari . What Happens In The Brain While Composing Music?. (2016, Şubat 24). Alındığı Tarih: 11 Aralık 2018. Alındığı Yer: Sync Project
  • Debbie Hampton. How Listening To Music Benefits Your Brain. (2016, Ağustos 14). Alındığı Tarih: 11 Aralık 2018. Alındığı Yer: The Best Brain Possible
  • Valorie N Salimpoor, et al. Anatomically Distinct Dopamine Release During Anticipation And Experience Of Peak Emotion To Music. (2011, Ocak 09). Alındığı Tarih: 11 Aralık 2018. Alındığı Yer: Nature
  • David Jockers . 3 Ways Music Improves Brain Function. (2018, Aralık 11). Alındığı Tarih: 11 Aralık 2018. Alındığı Yer: Dr Jockers
  • Lecia Bushak . This Is Your Brain On Music: How Our Brains Process Melodies That Pull On Our Heartstrings. (2014, Nisan 11). Alındığı Tarih: 11 Aralık 2018. Alındığı Yer: Medical Daily

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 17/11/2019 14:16:03 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7504

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Reklam
Reklam
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
““Tıp” sözcüğünün önüne “alternatif” sözcüğünü koymak, bir köpeğe işaret edip “Bak, bu benim alternatif kedim!” demek gibi bir şeydir. O, halen bir kedi değildir!”
Josh Thomas
Geri Bildirim Gönder