Koronavirüs: Pangolinlerin İntikamı Olabilir mi?

Antik Çin Tıbbi Metinleri, İnsanları Pangolin Eti Tüketimine Karşı Uyarıyordu; Ancak Modern Çinliler Pangolinlerin Şifa Olduğuna İnanıyor!

Gece Modu

Bu yazı, The New York Times isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Çin başbakanı Xi Jinping, geçtiğimiz ay en üst düzey yetkililere öfkeyle patladı:

Artık ilgisiz kalamayız!

Sözünü ettiği şey, vahşi hayvan tüketiminin toplum sağlığına verdiği zararlardı. 24 Şubat 2020'de Halkların Ulusal Kongresi, "Vahşi Hayvanların Yasadışı Ticaretini Kapsamlı Olarak Engelleme, Vahşi Hayvan Tüketimine Yönelik Kötü Alışkınlıkları Eleme ve İnsanların Sağlığı" başlıklı bir karar yayınladı. Bu karar ve öncesinde gelen vahşiyaşam pazarlarının yasaklanması kararı, doğrudan yeni koronavirüse karşı alınan önlemlerdi. Bu virüsün yarasalardan köken aldığı ve sonrasında Çin'in merkezindeki Wuhan'daki bir ıslak pazardaki vahşi bir hayvandan insanlara bulaştığı düşünülüyor.

Genetik analizler, bu virüsün ana kaynağını henüz kesin olarak tespit edebilmiş değil; ancak ana şüpheliler arasında pangolinler de var. Pangolinler, uzun burunlu karıncalarla beslenen hayvanlar. Batıda neredeyse hiç bilinmese de, etleri doğuda yaygın bir lezzet olarak görülüyor ve aynı zamanda tıbbi değeri olduğuna da inanılıyor.

Eğer koronavirüsün kaynağı oldukları ortaya çıkacak olursa, nihayet pangolinler koruma altına alınabilirler. Ya da gerçekten öyle mi?

Çin, 30 küsür yıldır kağıt üzerinde hayvan ticaretini yasaklamakta; ancak bu yasakların hiçbiri pangolinleri "dünyada en çok kaçakçılığı yapılan memeli hayvan" unvanından kurtaramadı.

Çin'in ilk vahşiyaşam koruma yasağı 1980'lerin sonunda ilan edildi. Bu tarihlerde aynı zamanda 330 hayvan koruma altına alındı. Örneğin pangolinlerin yasadışı olarak avlanması, kaçakçılığının yapılması veya alınıp satılması uzun dönem hapis cezalarıyla cezalandırılmaktaydı.

2000 yılında Çin; biyolojik, bilimsel veya sosyal değeri olduğunu ilan ettiği 1700'den fazla türe yönelik detaylı regülasyonlar ilan etti. Bir su birikintisinde kurbağa avlamak veya geko kertenkelelerini yakalamak suç sayılır hale geldi.

2007 yılında, özel olarak sertifikalandırılmış hastanelerin ve kliniklerin haricinde pangolinlerin satışı yasaklandı. 2018 yılında Wuhan'ın da içinde bulunduğu Hubei bölgesi 300 civarında vahşiyaşam koruma bölgesi oluşturdu.

Ancak bunların hiçbiri pangolinlere yardımcı olmadı. Ocak 2019'da, toplamda 14.000 pangolinden elde edildiği hesaplanan 9 ton pangolin pulu, tek bir nakliyat aracı içinde Hong Kong'a ulaşmaya çalışırken yakalandı. Bir sonraki ay, Malezya'da 33 ton pangolin eti yakalandı. Nisan 2019'da ise Singapur'da 14 ton pangolin pulu ele geçirildi.

2016 yılında vahşiyaşam koruma grubu WildAid tarafından yayınlanan bir rapora göre son 10 yılda 1 milyondan fazla pangolin avlandı. Bu, bazı araştırmalara göre, tüm vahşiyaşam ticaretinin tek başına %20'sine denk geliyor!

Küresel bir vahşiyaşam ticareti takip ağı olan TRAFFIC örgütüne göre 2007-2016 yılları arasında 90.000 pangolin Çin'e kaçırıldı. 2017 yılında, Çin'in de imzacı olduğu Tehlike Altındaki Vahşi Fauna ve Floranın Uluslararası Ticareti Konvansiyonu tarafından 8 pangolin türünün uluslararası ticareti yasaklandı. Ancak Çin Biyoçeşitlilik Koruma ve Yeşil Gelişim Grubu verilerine göre, 2019'da Çin'de pangolinler pratik olarak soyu tükenmiş hayvan statüsüne geriledi.

Son 20 yılda Malay pangolinlerinin popülasyonu %80 oranında azaldı. Filipin ve Hint pangolinlerinin soyu %50 oranında azaldı.

Çin'in getirmeye çalıştığı engellerin bir sorunu, "vahşiyaşam" ile neyin kastedildiğinin net olmaması. Dolayısıyla yasaların uygulanması da gevşek bir şekilde sürdürüldü. Zaten Çin'deki tıbbi dükkanlar ve internet satıcıları gibi lisanslı satıcılar için özel izinler de verilmişti. Gizli yasaklar içinde ayrıca yasal boşluklar da vardı. Bu sayede tıbbi veya araştırma amaçlıymış gibi göstererek vahşiyaşam ticareti yapmak mümkün oluyordu.

Dahası, pangolinlere yönelik yüksek bir talep vardı. Bu derecede yüksek talep, kaçakçıların ve satıcıların büyük ekonomik avantajlar elde etmesini sağlıyordu. Canlı pangolinlerin yarım kilo fiyatı 1990'larda 7 Amerikan Doları civarındayken, son birkaç yılda 300 Amerikan Dolarına kadar yükseldi.

Sıcak kapta pangolin eti leziz bir yemek olarak görülüyor. Yetkililerin üst düzey görevlileri etkilemek için pangolin kızartma sundukları biliniyor. Ağır ateşte pişirilmiş veya haşlanmış pangolin etine zencefil ve güzey Asya otları katarak pişirilen yemeklerle internette hava atmak moda. Pangolin eti, bir statü sembolü.

Özellikle de pullarının sağlığa faydalı olduğuna inanılıyor. 2015 yılında yapılan bir anket, Çin halkının %70'inin pangolin tüketmenin romatizma ve deri hastalıklarına iyi geldiğini, yaraları daha hızlı iyileştirdiğini düşündüğünü gösteriyor. Halkın bir kısmı bu inançlara, geleneksel Çin tıbbında bu tarz uygulamalar olduğunu düşündükleri için inanıyorlar.

Antik Metinler, Modern Çin İnançlarını Yalanlıyor!

Ama ufak bir sorun var: Antik Çin metinleri, bunun tam tersini söylüyor.

Her şey bir yana, pangolinlerin herhangi bir şeyi iyileştirmektense, daha fazla hasar verdiği düşünülüyordu. Tadının acı olduğu ve zehirli olduğuna inanılıyordu. 652 yılında Tang Hanedanlığı sırasında yaşamış simyacı Sun Simiao'ya ait bir dizi reçete olarak bilinen “Beiji Qianjin Yaofang” (备急千金要方) içinde şöyle yazıyor:

Midelerimizde pusuya yatmış hastalıklar vardır. Pangolin eti yemeyin, çünkü bu pusudaki hastalıkları tetikleyebilir ve bize zarar verebilir.

Bir bitki uzmanı, doğa bilgini (natüralist) ve hekim olan Li Shizhen (1518-1593) tarafından yazılan “Bencao Gangmu” (本草纲目, Compendium of Materia Medica) içinde şöyle deniyor:

Pangolin eti yemek kronik ishale neden olabilir. Sonrasında kasılmalar yaşayabilirsiniz ve ateşiniz yükselebilir.

Antik metinler ayrıca bir dizi diğer vahşi hayvanın tüketimine karşı da halkı uyarıyordu. Bunlar arasında yılanlar, porsuklar ve yaban domuzları gibi diğer hayvanlar vardı. Bunların bir kısmının bugün insanlara hastalık bulaştırabildiği biliniyor.

Tüm bunlara rağmen, Çin'in Google'ı olan Baidu tarafından toplanan verilere göre COVID-19 salgınından 10 yıl kadar önce (2009-2019 yılları arasında) "pangolin" sözcüğü, "vahşi tatlar" (“ye wei” (野味)) kategorisindeki tüm aramaların %23'ünü tek başına oluşturuyordu.

Ocak 2020'de misk kedileri, yarasaar, marmotlar ve pangolinlere getirilen yasaklardan sonra bile bu hayvanların nasıl yenebileceği Çin'deki sosyal medya sitelerinde hangi vahşi hayvanların yenebileceği trendlerde yükseldi. Sorular arasında "Boğa kurbağaları hala tüketilebilir mi?", "Geyik tüketilebilir mi?", "Bıldırcın veya yumurtaları yenir mi?" gibi şeyler vardı.

Pangolinler insanlara koronavirüsü bulaştırdılar mı? COVID-19, bu hayvanları soy tükenmesinin eşiğine kadar getirdiğimiz için başımıza gelen bir bela mı? Her ne olursa olsun, pangolinlere getirilen yeni yasaklar muhtemelen yine işe yaramayacak. Hele ki tıbbi kullanımlarına yönelik yasal boşluklar var olmayı sürdürdükçe... En iyisi, olabildiğince hızlı bir şekilde sağlık ve geleneklerle ilgili modern yanılgılardan arınmak gerekiyor. Bunu yapmak içinse antik metinlere bakmak yeterli olabilir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 7
  • Tebrikler! 27
  • Bilim Budur! 6
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 5
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 9
  • Üzücü! 4
  • Grrr... *@$# 5
  • İğrenç! 3
  • Korkutucu! 2
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 09/04/2020 18:22:27 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8328

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Karşılıksız sevgi, insanlığın en asil özelliğidir.”
Charles Darwin
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder