Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Alkol içip durma, 1 bardak bira bile içsen, her seferinde beyin hücrelerini öldürüyorsun, yazık değil mi? Alkolün her türlüsü, her düzeyi zararlıdır ve beynine zarar verir!

Gerçek mi?

Sahte

Gerçek Ne?

Beyinde büyük çaplı ve kalıcı olabilen hasarlar, alkolizm denen alkol bağımlılığı durumunda görülür. Sosyal amaçlarla ve kontrollü olarak tüketilen alkolün beyne kalıcı hasar verdiğini gösteren araştırmaların sayısı çok kısıtlıdır ve bu konuda bilimde oturmuş bir görüş birliği bulunmamaktadır.

İddianın Kökeni

İddia, aşırı alkol tüketiminin zararlarından yola çıkarak, her türlü alkol tüketiminin zararlı olması gerektiği genellemesinden kaynaklanmaktadır.

Bilgiler

Alkolün aşırı dozlarda tüketildiğinde zararlı olduğu, kontrollü tüketimi halinde genellikle yararlı olduğu kadar net bilinen bir gerçektir. Hatta uzun dönem (kronik) aşırı alkol tüketiminin beynin bazı bölgelerinde hacimsel küçülmelere (atrofiye) neden olduğunu gösteren çalışmalar da vardır. Ancak gündelik, normal alkol tüketiminin beyin hücrelerinin ölümüyle ilişkilendirilmesi mümkün değildir. Tam tersine, sıradan ve kontrollü alkol tüketiminin insan sağlığına faydalı olduğunu gösteren 100'ü aşkın akademik çalışma bulunmaktadır.

Kontrollü alkol tüketimi, kadınlar için ortalamada günde 1 bardaktan, erkekler içinse ortalamada günde 2 bardaktan fazla alkol tüketmemek demektir. Bardak ölçüsü ise şu şekildedir: 1 bardak alkol, %40 alkol içerikli içeceklerden 45 mililitreye, şarap için 150 mililitreye, bira içinse 350 mililitreye denk gelmektedir.

Kontrollü alkollü içecek tüketiminin beyin hücrelerine zarar veremeyeceğini ilk defa ispatlayan kişi 1993 senesinde yaptığı araştırma ile Grethe Jensen olmuştur. Sürekli ve yoğun olarak alkol tüketimi yapan bağımlılar ile alkolü hiç tüketmeyen kişilerin beyinlerindeki nöronların sayıp eşlediklerinde, gerek sinir hücresi yoğunluğu, gerekse de genel sayı bakımından arada hiçbir fark tespit edilememiştir. Sonrasında yapılan birçok diğer araştırma da, bu sonuçları doğrulamıştır. Dolayısıyla alkol bağımlılarında görülen ölümcül sorunların hiçbiri, beyin hücrelerinin ölmesi ile alakalı değildir.

Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin belirttiğine göre, kontrollü alkol tüketiminin sağlığa faydalı olduğunu gösteren 100'den fazla akademik çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmalarda, kontrollü alkol tüketiminin kalp krizinde, iskemik inmede, çevresel damar hastalıklarında, ani kalp krizlerinde ve hatta bilinen tüm kalp ve damar hastalığı kaynaklı ölümlerde azalmaya katkı sağladığı gösterilmiştir. Dahası, kontrollü alkol tüketen kişilerde böbrek taşı ve diyabet hastalığında azalma görülmüştür.

Alkol tüketiminin kontrollü miktarda ve düzenli olarak yapılması durumunda yaşlılığa bağlı zihinsel bozulmaların önüne geçtiği görülmüştür. Bunlardan en tipik olanı, İtalya'da yapılan bir çalışmada 65 yaş üzeri insanlardan ömrü boyunca hiç alkol tüketmemiş olanların %29'unda zihinsel bozulmalara rastlanmıştır. Öte yandan, aynı yaş grubunda olup da düzenli olarak ve kontrollü miktarlarda alkol tüketenlerde görülen zihinsel bozulma oranı %19 civarında kalmıştır. Bu ve bunun gibi araştırmalar, kontrollü ve düzenli alkol tüketiminin sağlığa faydalı olabileceğini göstermektedir. Ancak "kontrollü ve düzenli"nin tanımının bireysel olarak düzgün yapılması çok önemlidir ve genellikle günde 1 kadeh şarap ya da haftada 3 şişe bira gibi, sanıldığından daha seyrek miktarlara denk gelmektedir.

Tabii kontrollü sosyal içiciliğin göz ardı edilen en önemli avantajlarından birisi sosyal ve psikolojik yaşantıya olumlu etkisidir. Birçok insan arkadaş çevresiyle bir araya geldiğinde alkol tüketir; alkol tüketimi milenyumlardır toplumun parçalarını birleştirici bir sosyal rol oynamıştır. Her ne kadar "Alkol almadan sosyal yaşam kuramıyor musunuz?" gibi yargılayıcı argümanları ileri sürmek mümkün olsa da, alkol tüketiminin sosyal yapıya etkisi, bunun da insan psikolojisi ve toplum sağlığına etkisi unutulmamalıdır.

Bu, kontrollü alkol tüketiminin her durumda faydalı olduğu anlamına gelmez. Örneğin kadınlarda kontrollü alkol tüketiminde bile meme kanserinde artış görülmüştür. Sayısal konuşmak gerekirse, her gün 1 bardak alkol tüketmek kadınlarda ömür içinde meme kanseri oranları %8.25-8.8 artmaktadır.

Dahası alkol tüketimiyle araç kullanma gibi faktörlerin bir araya gelmesi de felaketleri doğurabilmektedir: Her 3 insandan 1'i, ömürlerinde en az 1 kere alkollü trafik kazasına karışmaktadır. Her gün ortalama 28 insan alkollü araç kullanma sonucu oluşan kazalarda hayatını kaybetmektedir! Hatta Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre alkollü araç kullanma, ölümlü trafik kazalarının 1 numaralı nedenidir. Türkiye'deki ağır hasarlı ve ölümlü kazaların %23.5'i alkollü araç kullanımından kaynaklanmaktadır.

Kontrollü Tüketimin de Beyne Zarar Verebileceğini Gösteren Çalışmalar

Kontrollü ve sosyal amaçlarla alkol tüketiminin beyne zarar verebileceğini gösteren araştırmalar çok kısıtlıdır. Bunlardan en güncel olanlarından bir tanesi, 2017 yılında Oxford Üniversitesi'nden bir araştırma grubu tarafından yapılmıştır ve British Medical Journal dergisinde yayınlanmıştır.

10.000 kişinin katıldığı Whitehall Araştırması verilerine dahil olan 424 erkek ve 103 kadın üzerinde yapılan çalışmada, 1985 yılından sonraki 30 yıl boyunca kişiler alkol tüketimleriyle ilgili detayları toplayan sorulara yanıtlar verdiler ve hafıza, mantık, dil testlerine tabi tutuldular. Çalışma sonunda ise MRI altında beyinleri incelendi.

Araştırmacılar, alkol tüketim miktarı ile beynin hafıza ve mantıkla ilişkilendirilen hipokampüs bölgesindeki küçülme arasında ilişki tespit ettiler. Günde 4 veya daha fazla bardak alkol tüketen kişilerdeki hipokampüs küçülmesi miktarı, hiç içmeyenlerinkine göre 6 kat daha fazla olmuştur. Ancak bilişsel performans konusunda alkol tüketimine bağlı olarak dikkate değer bir azalma görülmemiş, sadece belli bir harf ile başlayan kelimelerden 1 dakika içinde en fazla söyleme konusundaki bir testte başarılarının daha hızlı düştüğü gözlenmiştir.

Bu, uzun dönem alkolizm araştırmalarında da görülen bir sorundur: Alkol tüketimi sonucu beynin küçülmesi ile bilişsel performans arasındaki ilişki doğrusal değildir. Örneğin 2013 yılında benzer bir araştırma yapıp, benzer sonuçlar bulan Harvard Tıp Fakültesi hekimlerinden Dr. Kenneth J. Mukamal şöyle diyor:

MRI çalışmalarımızda gördüklerimizin sonucu, net bilgiler vermekten çok ama çok uzaktır. MRI'da gördüğümüz beyin atrofisinin (küçülmesinin), beyin hücrelerinin kaybından veya beyindeki sıvı miktarının değişmesinden kaynaklandığı konusu muammadır. Bu tarz atrofiler, kişi alkolü bıraktıktan sonraki birkaç haftada büyük oranda düzelmektedir. Eğer bu atrofi hücre ölümünden kaynaklanıyor olsaydı, bu tarz bir düzelme görmeyi beklemezdik. Bu tarz çalışmalar kontrollü alkol tüketiminin uzun dönem beyin sağlığı konusunda faydalı mı, zararlı mı, yoksa etkisiz mi olduğu konusunda sonuçlar vermekten uzaktır.

Dahası, araştırmada günde 4 bardaktan fazla alkol içenlerde bu durum gözlenmiştir; ancak bu, başta yaptığımız kontrollü tüketim tanımımıza uymamaktadır.

Aşırı Tüketimden Kaçının!

Öte yandan, alkol tüketiminin miktarı ve düzeninin kontrol edilememesi durumunda doğabilecek zararları saymakla bitmez. Örneğin, her ne kadar kontrollü alkol tüketimi beyin hücrelerini öldürmüyorsa da, abartılı ve kronik alkol tüketimi (yani alkoliklik, alkolizm), beyin yapısına kalıcı olabilen zararlar verebilmektedir.

Alkolizm, beyindeki sinir hücrelerinin birbiriyle iletişim kurmalarını önleyebilmektedir. Bu da, nöronların dendrit denen sinyal alıcı uçlarının zamanla zarar görmesine ve iletimde sıkıntılar yaşamasına neden olabilmektedir.

Yapılan birçok araştırma, kronik alkolizmin beyindeki etkilerinin bile tersinebilir olduğunu göstermektedir; yani alkolizmden kurtulmak, beyin yapısının büyük oranda eski haline dönmesini sağlamaktadır. En ileri düzeyi alkol bağımlılarında bile alkolün bırakılmasından sonra dendritlerin iyileştiği ve eski kapasitelerine geri dönebildikleri gösterilmiştir. Dolayısıyla bağımlılık seviyesine çıkılmadığı müddetçe, beyne alkolle zarar verilmesi oldukça güçtür.

Yine bağımlılık düzeyine çıkıldığında görülen sorunlardan biri, Wernicke-Korsakoff Sendromu adı verilen ve kafa karışıklığı, koordinasyon sorunları, halüsinasyonlar, hafıza problemleri, göz sorunları ve hatta koma veya ölümle sonuçlanabilecek sorunlarla karakterize edilen bir sendromdur. Bu sendrom sırasında alkolün aşırı miktarlarda ve çok uzun süreler boyunca tüketilmesi dolayısıyla B1 Vitamini (tiyamin) eksikliği oluşur. Gerçekten de, alkoliklerin %80'inin B1 Vitamini eksikliği sorunu yaşadıkları bilinmektedir. Alkol, vücudun tiyamini emmesini zorlaştırır. B1 Vitamini'nin eksilmesi, sinir hücrelerinin ölmesine neden olabilir. Bu da, mitin doğmasındaki temel kaynaklardan birisidir. Ancak dikkat edilebileceği üzere, bu sorun alkol tüketiminden değil, alkol bağımlılığına bağlı olarak gelişen tiyamin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Üstelik yapılan diyet araştırmaları, çoğu alkoliğin tiyamin eksikliğinin alkolün emilimi azaltmasından ziyade, aynı zamanda alkoliklerin diyetlerinin de bozuk olmasından kaynaklandığını göstermektedir. Dolayısıyla günlük ve sıradan tüketim için beyin hücrelerinin ölümüyle alkolü ilişkilendirmek bu açıdan da mümkün değildir.

Mitin temel aldığı gerçeklerden bir diğeri de, aşırı ve uzun süreli alkol tüketiminin beyin hücrelerini öldürmese bile, yeni beyin hücrelerinin oluşumunu engellemesidir. Ancak yapılan hayvan deneylerinde, alkol bağımlılığının kaldırılması ve alkol tüketiminin durdurulması sonucunda beynin daha önceden alkol sebebiyle üretemediği hücreleri de üretecek kadar fazladan çalıştığı görülmüştür. Tabii ki, eğer ki beyninizin bunu sağlayabileceği kadar süre tanımazsanız ve abartılı süreler boyunca alkol tüketirseniz, böyle bir iyileşme görülemeyecektir. 

Uyarı

Burada söz konusu olan alkol bağımlılığı değil, sıradan ve kontrollü alkol tüketimidir. Alkol bağımlılığını savunabileceğimiz veya sağlık için zararlarını göz ardı edebilmemizi sağlayan hiçbir araştırma bulunmamaktadır. Alkol bağımlılığı her haliyle kötü ve derhal aşılması gereken bir durumdur.

Üstelik alkol bağımlılığı, her zaman "İstemesem içmem." seviyesinde kendini göstermeyebilir. Eğer ki böyle düşünüyorsanız, ancak yine de her gün ve çok miktarda alkol tüketiyorsanız, farkında olmadan çoktan bağımlı hale gelmiş olabilirsiniz.

Benzer şekilde, alkol bağımlılığında illa kişinin sarhoş olması gerekmez; kimi zaman ayık kalabilecek kadar içenlerde de alkol bağımlılığının çoktan geliştiği durumlar görülebilir. Dolayısıyla eğer ki eş-dost görüşmelerinde "sosyal içici" olarak bilinen şekilde tüketmiyorsanız ve her gün, düzenli olarak ve "günde 1 kadeh veya haftada 3 şişe" seviyesinin ötesine geçiyorsanız, alkol bağımlılığı sorununuz olabilir. Hatta bu seviyenin altında bile kimi zaman bağımlılığın geliştiği görülebilir. Dolayısıyla böyle bir sorundan şüpheleniyorsanız, en kısa sürede bu sorunun üzerine eğilmenizi tavsiye ederiz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 4
  • 7
  • 2
  • 8
  • 1
  • 3
  • 1
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 1
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • NIH. Alcohol’s Damaging Effects On The Brain. (2004, Ekim 01). Alındığı Tarih: 24 Haziran 2018. Alındığı Yer: NIH
  • D. Hanson. Alcohol Problems And Solutions. (2018, Haziran 24). Alındığı Tarih: 24 Haziran 2018. Alındığı Yer: Alcohol Problems and Solutions
  • A. O'Connor. The Claim: Alcohol Kills Brain Cells. (2004, Kasım 23). Alındığı Tarih: 24 Haziran 2018. Alındığı Yer: The New York Times
  • S. Freeman. Alcohol Kills Brain Cells. (2018, Haziran 24). Alındığı Tarih: 24 Haziran 2018. Alındığı Yer: How Stuff Works
  • A. Shelat. Wernicke-Korsakoff Syndrome. (2016, Şubat 27). Alındığı Tarih: 24 Haziran 2018. Alındığı Yer: Medline Plus
  • D. Hiskey. Alcohol Does Not Kill Brain Cells. (2010, Ekim 04). Alındığı Tarih: 24 Haziran 2018. Alındığı Yer: Today I Found Out
  • B. Merz. This Is Your Brain On Alcohol. (2017, Temmuz 14). Alındığı Tarih: 25 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Harvard Health
  • A. Topiwala, et al. (2017). Moderate Alcohol Consumption As Risk Factor For Adverse Brain Outcomes And Cognitive Decline: Longitudinal Cohort Study. BMJ, sf: 2353.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder