Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Şubat 2012 27 dk.

Evrimsel süreçle ilgili anlaşılması en güç kavramlardan biri, bir özelliğin nasıl değiştiği ve türlerin nasıl farklılaştığıdır. Örneğin ortalama boyu 20 santimetre olan bir canlının boyu nesiller içerisinde nasıl 2 katına, 40 santimetreye çıkabilir? Daha kritik bir soru, eğer ki popülasyon içerisinde yeterince çeşitlilik olmaması durumunda, bu tür bir evrimin gerçekleşip gerçekleşemeyeceğidir. Yani boy ortalaması 20 santimetre olan bir popülasyonun içerisindeki en uzun bireyler 22 santimetreyse ve daha uzun bireyler yoksa, nasıl olur da popülasyonun boy ortalaması 40 santimetreye çıkabilir? Diyelim ki yeterli çeşitlilik var, bu durumda evrim nasıl meydana gelir? İşte bu makalemizde bu konuları inceleyerek, evrensel olarak evrimin nasıl işlediğini anlamanızı sağlamayı hedefleyeceğiz. Eğer ki bu yazımızı tam olarak sindirebilirseniz, evrimin nasıl işlediğini ileride karşınıza çıkabilecek herhangi bir örnek dahilinde, rahatlıkla yorumlayabileceğinizi umuyoruz. Fakat bu yazıyı okumadan önce, evrimin temel mekanizma ve işleyişini öğrenmek adına bu dizimizin ilk yazısı olan "Evrim'in İşleyişi - 1: Genel Kavramlar, Mekanizmalar ve Yöntemler" başlıklı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz. Hemen konuya girelim:

Evrimin nasıl meydana geldiği üzerinde kafa yorarken insanların düştüğü temel hatalardan birisi, evrimi türümüz üzerinden düşünmektir. Esasında bunu elbette yapabilirsiniz, zira insan türleri de evrimsel süreç sonunda var olmuş hayvan türleridir; ancak insan üzerinde düşünmenin ufak bir sıkıntısı vardır: türümüz, vahşi doğadan izole bir yaşam stiline geçtiği ve buna adapte olduğu için, istisnasız olarak geriye kalan tüm türlerin geçirdiği evrimsel değişimlerden bir miktar uzaklaşmıştır. Elbete türümüz halen, her nesilde evrim geçiriyor; ancak söz konusu Homo sapiens olduğunda bu evrim daha çok mikroevrim düzeyinde, fiziksel değişimlerin çok çok daha yavaş yaşandığı bir evrim olmakta. Bu yüzden bir türün dış görünümünün evrim sebebiyle değişimi görülmek isteniyorsa, insan türü üzerinden gitmek pek de mantıklı bir "ilk adım" olmayacaktır. Yine de, bu konuyla ilgili olarak "İnsanların evrimi sona mı ermiştir? İnsan üzerinde Evrim Mekanizmaları nasıl işler?" başlıklı makalemizi okuyarak, bu yazımızda vereceğimiz örnekleri nasıl insanlara genişletebileceğinizi öğrenebilirsiniz. Uzun lafın kısası, tıpkı genetik deneylerinde yaptığımız gibi, gözlemlemek istediğimiz unsuru (evrimi) kolaylıkla görebileceğimiz, uygun bir model organizma seçmek, incelememizin kolay ve sıkıntısız gerçekleşebilmesi için önem arz eder. Bu sebeple, insan gibi bir tür üzerinden evrimi incelemek yerine, vahşi yaşam dahilinde bulunan bir türü ele almak çok daha kolay olacaktır.

95
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gizem Çoban
Gizem Çoban
58.5K UP
Yazar 22 Mart 2020 7 dk.

Yüzyıllardır insanların merak konusu olan gökyüzü ve uzay, toplumları bu yönde çalışmaya itti. Uzaya seyahat edebilmenin yolunun roketlerle mümkün olabileceğini zaman içerisinde keşfettiler ve roketin icat edilme süreci de uzay seyahatlerinin tarihi temelini oluşturdu.

Dolaylı kaynaklara göre ilk roket, basit biçimde barut doldurulan bambu boruları ile ‘ateş oku’ denilen bir şekilde 1045 yılından önce Çinliler tarafından icat edildi. Sonradan 1650 yılında Polonyalı ateşli silah uzmanı Kazimierz Siemienowicz bir roket planının çizimi yaptı.

52
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Kuzey Sencicek
İnceleyen1 5 gün önce
Gordügünüz gibi bütün fanları toksik kötü bir yapım kötü bir komedi ve kabul bile edemiyorlar caillou bile bundan daha iyi bir yapım mojo jojo bile gintokiden daha iyi bir karakter
Dizi
5.9/10
(11 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 銀魂 (Gintama)
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

23
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pedram Türkoğlu
Uyarlayan 14 Aralık 2018 2 dk.

Balina ağzının evriminde "dişsiz" bir tür keşfedildi! Bu tür 33 milyon yaşında ve hem dişli balinaların (Odontoceti), hem de dişsiz balinaların (Mysticeti) ortak atası. Aslında balinalar, tıpkı hipopotamlar, develer, zürafalar, antiloplar, keçiler ve geyikler gibi Artiodactyl (Çift Toynaklılar) takımına üyedirler. Bu yüzden balinalar, hipopotamlara ve geyiklere, atlardan ve zebralardan daha yakındırlar. Çünkü atlar ve zebralar Perissodactyl (Tek Toynaklılar) takımına üyedirler. Keşfedilen yeni tür, günümüz dişsiz balinaların uzak bir atası olduğu için kelime anlamı olarak Maiabalaena, yani "anne balina" ismi verilmiştir.

Günümüz dişsiz balinaların (Mysticeti) adı üzerinde dişleri yoktur. Ağızlarına dolan suyu süzmek için uzun, ince elastik yapıda keratin filtreleri vardır. Bu yapılara İngilizce baleen adı verilir. Diğer yandan kuzenleri dişli balinaların (Odontoceti) diğer memelilerdeki gibi dişleri bulunur. Dişli balinalara örnek kaşalot veya ispermeçet balinası olarak bilinen Physeter macrocephalus türüdür. Dişsiz balinalara örnek ise yaşayan en büyük hayvan olan mavi balina (Balaenoptera musculus) türü verilebilir. İşte Washington'da Oligosen'e ait kayaçlarda keşfedilen Maiabalaena nesbittae türü dişsiz balinanın (Mysticeti) da aslında 33 milyon önce tamamen dişsiz olduğu gözlendi. Bu da dişleri olan ilkin balinaların zaman içinde beslenme yöntemlerinden dolayı dişlerini kaybettiklerini gösteriyor. Ardından bu ilkin balinalar arasından "sucktion-feeding", yani "içine çekme" yöntemi ile beslenen bazı balinaların, önce dişlerini verim açısından tamamen kaybettikleri, ardından ise filtre işlevi gören keratin proteinleri ile evrimleştikleri görülüyor. Böylece bu beslenme yöntemi ve bulunduğu ortam sayesinde gittikçe irileştikleri anlaşılıyor. Günümümüzdeki dişsiz balinalar, "lunge feeding" adı verilen bir yöntemle ağırlıklı olarak beslenirler. Yani su içinde belli bir momentum kazanan balina, ağzını genişçe açarak büyük miktarda su alır ve ardından baleen adı verilen keratin proteinlerde dışa doğru süzülerek, içeride besin partiküllerini bırakır. Bir nevi ters sucktion feeding gibi. Bu adaptasyon için son derece elastik olan buccal (yanak) kasları evrimleşmiştir. Sonuç olarak bu çalışmadan, dişsiz balinalardaki "baleen" isimli keratin yapılı proteinler evrimleşmeden önce dişlerini tamamen kaybettikleri anlaşılıyor.

29
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Hayal gücü bizi sık sık hiç var olmamış dünyalara götürür ama o olmadan hiçbir yere gidemeyiz.
Kaynak: Evrenin sesi
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 2 Nisan 2012 28 dk.

Sinir sisteminin evrimi de diğer tüm sistemler gibi çok eskilere, tek hücreli canlılara kadar gitmektedir. Çoğu kimse bunu ilk duyduğunda şaşırabilecektir: "Bir sistemin evrimi nasıl olur da daha dokuları ve organları dahi olmayan, hatta tek başına, tek hücreli olarak yaşayan canlılara kadar gidebilir?" Bu, birçok insanı afallatmaktadır. Bilim insanları da evrimsel biyoloji ortaya çıkana ve gelişene kadar sistemlerin evrimsel değişimlerinin bu kadar eskiye gidebileceğini düşünmüyorlardı. Fakat artık evrimsel biyolojinin bütünleştirici ve birleştirici yapısı sayesinde her sistem gibi sinir sisteminin temellerinin de tek hücrelilere gittiğini biliyoruz.

Başlangıçta, sinir hücreleri yoktu. Her canlı, varlığını sürdürebilmek için çevresiyle iletişim içerisinde olmak zorundaydı. Birçok kaynakta bu iletişim, canlılığın temel kriterlerinden biri olarak görülür. Çünkü canlı çevresiyle hangi çapta olursa olsun bir iletişim halinde olmayacak olursa, besin, enerji, dinlenme, tehlike gibi unsurları kaçırabilecek ve varlığı ciddi miktarda tehlikeye girecektir. Bu sebeple, canlılığın ilk oluşumundan beridir sadece çevresiyle en aktif şekilde iletişim kurabilen canlılar avantaj sağlamışlardır.

236
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 1 Ekim 2020 31 dk.

Daha önceden detaylıca izah ettiğimiz gibi (aşağıdaki videodan da izleyebilirsiniz), insanlar, kuyruksuz maymunlar olarak bilinen bir taksonomik gruba üye bir hayvan türüdür. Kuyruksuz maymunlar, tıpkı "memeli hayvanlar" veya "omurgalı hayvanlar" gibi, çok sayıda türü barındıran bir taksonomik gruptur. Kuyruksuz maymunlar, kuyrukları olan maymunlarla (genel hatlarıyla, Yeni Dünya Maymunları ve Eski Dünya Maymunları olarak iki diğer grup ile) bir araya gelerek "Maymunlar" (Simiiformes infratakımını) oluşturur. Maymunlar da, ön maymunlar ile bir araya gelerek Primatlar takımını oluşturur.

Yani maymun, primat, kuyruksuz maymun, hayvan gibi sözcükler, aşağılama sözcükleri değildir; bilimsel terimlerin halk arasındaki karşılıklarından ibarettir. Bu sözcükler, türleri kategorize etmemize yardımcı olan çatı terimlerdir. Aynı zamanda, kimi zaman o gruptaki canlılara dair önemli bilgiler verebilirler. Örneğin "omurgalılar" (Vertebrata) altşubesinden olan bir hayvandan söz ediyorsanız, o canlının sırt ekseni boyunca uzanan bir omurgası olduğundan emin olabilirsiniz. "Memeliler" sınıfından olan bir hayvandan söz ediyorsanız, memeleri ve süt bezleri olduğundan ve yavrusunu süt ile beslediğinden emin olabilirsiniz. İşte "kuyruksuz maymunlardan" söz ederken, yani kuyruksuz maymunlar süperailesine mensup bir türden söz ederken de emin olduğumuz şey, diğer maymunların aksine, bu maymunların kuyruğunu yitirmiş canlılar olmasıdır.

182
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Güldiyar Arslan
Araştırma yaptım. 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Homo erectus'un ölülerini gömdükleriyle ilgili bir bilgi bulamadım. Sen öğrendiğin kaynağı belirtebilir misin? Eğer gerçekten gömüyorlarsa bunun anlamı sadece bir düşünce yapısıyla ilgili olmayabilir. Zaten temelde ölüler kokmaması ve çevreye rahatsızlık vermemeleri için gömülürler.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
☕ Calix Eco Çevre Dostu Çelik Termos Bardak, günlük sıcak ve soğuk içeceklerin taşınmasını sürdürülebilir ve pratik bir hale getirir. Paslanmaz çelikten üretilen bu bardak, sağlıklı malzemelerle uzun ömürlü kullanım sunar.

🌿 Çevre bilincine sahip bireyler, ofiste, okulda, doğada veya günlük yaşamda tek kullanımlık plastik alternatiflerinden uzaklaşmak isteyenler için idealdir. Sıcak içecekleri saatlerce sıcak; soğuk içecekleri ise uzun süre soğuk tutma özelliğiyle gün boyu konfor sağlar.

✨ Ergonomik tasarımı sayesinde elde rahat tutuş ve sızdırmaz kapak ile güvenli taşımacılık sağlar. Hem estetik hem fonksiyonel bir ürün olarak günlük rutinin vazgeçilmezi olabilir.

🛒 Daha sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsemek isteyenler için bu çevre dostu termos bardağı Agora Bilim Pazarı’ndan inceleyebilir ve günlük alışkanlıklarını doğa dostu bir ürüne dönüştürebilirsin.
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen5 28 Şubat
Yazarı Paulo Coelho Brezilyalı bir yazardır. Gençlik yılları asiymiş. Akıl hastanesine kapatılıp birçok defa elektroşok falan yemiş. Bir dönem hippi olmuş. En sonunda 1986'da baş karakterin de adı olan Santiago de Compostela Hac Yolu'nu yürüdükten sonra dönüşümü tetiklenmiş ve 1988'de çok satanlar listesine giren bu içsel dönüşüm kitabını yazmış. Kendisi zaten özellikle Doğu Mistisizmine ve ezoterik konulara ilgi duymuş. Kader, tasavvuf, simya, arayış, İbrahimi dinler ilgi alanlarıdır.

Kitapta da entelektüel bir çoban olan Santiago iki kez gördüğü bir rüya üzerine cesaret edip hazinesini aramaya komşu ülkeye yola çıkar. Kitabın birkaç sayfadan oluşan bölümlere ayrılmış bir yapısı var ve dili de sade. Okuması akıcı oluyor haliyle. Masalsı bir anlatımı var. Doğu kültürüne alışılmış Batı bakışından farklı şekilde yaklaşıyor ve olması gerektiği gibi bir yorumlamada bulunuyor. Bu hikaye kişinin hayatı anlayıp kabullenmek, içine dönüp kişisel amacını bulmak ve dönüşüm geçirerek daha üstün bir haline gelmesi üzerinedir. Ergenlik çağlarında vizyon açmak için çok iyi olabilir. Ama doğal olarak bana Prens gibi yavan, eh işte geldi.
Kitap
9.3/10
(97 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : O Alquimista
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
Puan Ver
Orjinal Adı : Stray Kids: The dominATE Experience
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Akın Karahasan
Seslendiren 10 Şubat 2022 3:59
Avrupa Birliği ülkelerinde sürdürülen her türlü hayvan deneyini durdurmak için başlatılan itiraz süreci, Avrupa Komisyonu tarafından bu adımın biyomedikal...
39
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Her bilimsel keşfin üç aşaması vardır: Önce insanlar gerçeği reddeder. Sonrasında, keşfin önemini reddederler. En son olaraksa krediyi yanlış kişiye verirler.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
23
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close