Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 17 Haziran 2016 16 dk.

Serkan Anılır'ın ismini belki gazetelerden ve bazı bilim dergilerinden duymuşsunuzdur. Bir aralar çeşitli illerde bilim konuşmaları yapan, uçuk kaçık bilim projeleriyle halkı heyecanlandıran, hatta NASA'nın ilk Türk astronotu olduğunu iddia ederek ün yapan bir şahıstı. Detaylarını makalemizde vereceğiz; ancak Serkan Anılır'ın hayatı, edebiyat ve bilimin en tehlikeli düşmanlarından birisi olan veri uydurma ve aşırma (intihal) suçlarının en ilginç örneklerinden birisidir. Serkan Anılır'ın yaptıkları, bir insanın kariyerini intihal ve yalanlarla nasıl yerle bir edebileceğinin en ilgi çekici örneğidir. Çünkü Anılır'ın hayatında yaşananlar, sadece 1-2 çalışmanın sağdan soldan aşırılması değil, koca bir kariyerin yalanlar ve intihaller üzerine kurulu olmasının bir örneğidir. 

Texas Tech Üniversitesi'nde aldığım "Mühendislik Pratiği ve Araştırmalarında Etik" isimli doktora dersinin dönem projesi olarak Serkan Anılır ile ilgili internette yer alan bilgileri bir araya getirerek bir derleme yapmak ve hayatın her alanında etiğin ne kadar büyük öneme sahip olduğunu göstermek istedim. Bu araştırma makalesi, bu ders için yaptığım araştırmaların ve analizlerin bir sonucudur. 

82
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pedram Türkoğlu
Uyarlayan 14 Aralık 2018 2 dk.

Balina ağzının evriminde "dişsiz" bir tür keşfedildi! Bu tür 33 milyon yaşında ve hem dişli balinaların (Odontoceti), hem de dişsiz balinaların (Mysticeti) ortak atası. Aslında balinalar, tıpkı hipopotamlar, develer, zürafalar, antiloplar, keçiler ve geyikler gibi Artiodactyl (Çift Toynaklılar) takımına üyedirler. Bu yüzden balinalar, hipopotamlara ve geyiklere, atlardan ve zebralardan daha yakındırlar. Çünkü atlar ve zebralar Perissodactyl (Tek Toynaklılar) takımına üyedirler. Keşfedilen yeni tür, günümüz dişsiz balinaların uzak bir atası olduğu için kelime anlamı olarak Maiabalaena, yani "anne balina" ismi verilmiştir.

Günümüz dişsiz balinaların (Mysticeti) adı üzerinde dişleri yoktur. Ağızlarına dolan suyu süzmek için uzun, ince elastik yapıda keratin filtreleri vardır. Bu yapılara İngilizce baleen adı verilir. Diğer yandan kuzenleri dişli balinaların (Odontoceti) diğer memelilerdeki gibi dişleri bulunur. Dişli balinalara örnek kaşalot veya ispermeçet balinası olarak bilinen Physeter macrocephalus türüdür. Dişsiz balinalara örnek ise yaşayan en büyük hayvan olan mavi balina (Balaenoptera musculus) türü verilebilir. İşte Washington'da Oligosen'e ait kayaçlarda keşfedilen Maiabalaena nesbittae türü dişsiz balinanın (Mysticeti) da aslında 33 milyon önce tamamen dişsiz olduğu gözlendi. Bu da dişleri olan ilkin balinaların zaman içinde beslenme yöntemlerinden dolayı dişlerini kaybettiklerini gösteriyor. Ardından bu ilkin balinalar arasından "sucktion-feeding", yani "içine çekme" yöntemi ile beslenen bazı balinaların, önce dişlerini verim açısından tamamen kaybettikleri, ardından ise filtre işlevi gören keratin proteinleri ile evrimleştikleri görülüyor. Böylece bu beslenme yöntemi ve bulunduğu ortam sayesinde gittikçe irileştikleri anlaşılıyor. Günümümüzdeki dişsiz balinalar, "lunge feeding" adı verilen bir yöntemle ağırlıklı olarak beslenirler. Yani su içinde belli bir momentum kazanan balina, ağzını genişçe açarak büyük miktarda su alır ve ardından baleen adı verilen keratin proteinlerde dışa doğru süzülerek, içeride besin partiküllerini bırakır. Bir nevi ters sucktion feeding gibi. Bu adaptasyon için son derece elastik olan buccal (yanak) kasları evrimleşmiştir. Sonuç olarak bu çalışmadan, dişsiz balinalardaki "baleen" isimli keratin yapılı proteinler evrimleşmeden önce dişlerini tamamen kaybettikleri anlaşılıyor.

29
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 4 Mayıs 2020 9 dk.

COVID-19 salgınının Dünya genelinde çok hızlı bir şekilde yayılabilmesinin nedenlerinden birisi, bu koronavirüse karşı hiç kimsenin daha önceden bağışıklığı olmamasıydı. Virüsün yayılımı kontrol altında tutulmazsa, katastrofik düzeyde can alması da kaçınılmaz olacaktır. Buna rağmen bazı politikacılar, epidemiyologlar ve yorumcular, en pratik olan yöntemin, sürü bağışıklığı denen olgu ortaya çıkana dek enfeksiyonlara kontrollü bir şekilde izin vermek olduğunu ileri sürmektedir.

Sürü bağışıklığı olgusu, genellikle bir aşının varlığı bağlamında tanımlanır. Yeterince insan aşılandığında, patojen, popülasyon içinde yeterince kolay yayılamaz. Eğer size kızamık bulaştıysa ama etkileşime geçtiğiniz herkes aşılanmışsa, kızamık daha fazla kişiye bulaşamadan durdurulmuş olacaktır.

26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Asude Hamzabaşoğlu
Blog Yazarı 1 dk.

Felsefe hem öznel hem de evrenseldir. Peki bu nasıl mümkün olabilir? Felsefe insanın merak etmesiyle başlayıp, şüphe etmesi ve sorgulaması sonucu meydana gelir. Mesela, insanlar teknoloji daha gelişmediği halde uzayı merak ettiler, bununla ilgili hipotezlerini öne sürdüler. Veya bir inanca sahip olabilmek için bir Tanrı’nın varlığını benimsediler ya da benimsemediler. Fakat bu zamana kadar gelmiş bütün insanlar için uygun bir düşünce yapısı içerir felsefe. Herkes kendine uygun bir düşünce kümesi bulabilir.

Mesela dinden ilerleyecek olursak bir “din kümesi” içerisinde herkesin söylediği veya söyleyeceği şeyler tutarlılık gösterir. Yani eğer ki o küme içerisinde bulunan A kişisi bir düşünce ileri sürerse bu düşünce B kişisi içinde aynıdır diğer kişiler içinde.

14
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasemin Akın
Yasemin Akın
207.1K UP
Yazar 7 Şubat 2021 27 dk.

Saflaştırma ve ayrıştırma işlemleri, saf olarak elde edilmek istenen maddenin belirli tekniklerle, saf olmayan karışımdan elde edilmesi için kullanılır. Saflaştırmanın gıda mühendisliğinden farmasötiğe, petrol endüstrisinden suyun saflaştırılmasına kadar birçok alanda uygulaması vardır. Bunun yanında kullanılan teknikler, temelde benzer bir mantığa sahiptir.

Saflaştırma işlemleri, ister mikron düzeyinde boyuttaki bir hücreden nanogramlarla ölçülen DNA'nın saflaştırılması olsun, ister tonlarca litre suyun su arıtma tesislerinde saflaştırılması olsun, bir ürünün elde edilmesinde kullanılan ilk ve en önemli adımdır. Bilim insanları, bir organik ya da inorganik maddenin kantitatif ve kalitatif özelliklerini incelemek için o maddenin tamamen saflaştırılmış olmasını isterler çünkü herhangi bir bulaşkan deneyin doğruluğunu saptırır. Buna ek olarak gıda ve su üretiminde yeterli ve kaliteli düzeyde saflaştırmalar, tüketilen maddenin içerisinde sağlığa zarar verecek herhangi bir mikroorganizma veya inorganik çevre kaynaklı bulaşkanın olmamasını garanti eder. Çoğu durumda, özellikle yakıtlar için, bir madde ne kadar saf ise işlevi doğrultusunda sağladığı yarar o kadar fazla olacaktır. Tüm bu saflaştırma işlemleri genelde uzun zaman alır ve maliyetlidir fakat sonuç olarak her biri gereklidir.

65
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
Puan Ver
Orjinal Adı : Little Amélie or the Character of Rain, Amélie et la métaphysique des tubes
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
İnceleme
Sonya Demirboğa
Sonya Demirboğa
75.0K UP
İnceleyen9 1 ay önce
Beyaz Gemi Cengiz Aytmatov'un kaleminden çıkan bir şaheser... Gayet anlaşılır ve akıcı bir dille yazılan bu eserde Cengiz Aytmotov'un alıştığımız üslubu bizi karşılıyor ve tabi ki vazgeçilmez destansı ögeleri bizi kitabın içinde bambaşka atmosferlere taşıyor. Kitabı okurken gerçek hayattan bir soyutlama değil de daha çok bulunduğumuz hayatın içine giriyormuş gibi bir hisse kapılıyoruz. Kitabın içindeki destansı ögeler,gelenekler ve görenekler bize toplumun yansımalarını ve gerçek hayatı aktarıyor.
Roman adı hiçbir zaman zikredilmeyen bir çocuğun trajedik hikayesini anlatıyor. Romanın başkahramanı olan bu çocuk, dedesi ve ninesiyle birlikte teyzesinin kocasının evinde adeta bir sığıntı muamelesi görerek yaşamaktadır. Çocuğun annesi, onu bırakıp başkasıyla evlenmiş; babası ise, dedesinin ve ninesinin tutumu nedeniyle, çocuğunu görmemeye mahkûm edilmiştir. Çocuk ise bir gün babasının gelip kendisi alacağını düşünerek her gün evlerinin yanından geçen beyaz gemiye bakarak hayaller kurur. Romanın içindeki dede geçmişi çocuk ise geleceği temsil etmektedir. Romanın sonu ise fazlasıyla dramatik ve hayal kırıklığıyla biter. Ama bunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu kitabı anlamlı kılan zaten böylesine dramatik bir sonla bitmesiydi.
Romanın dramatik bir şekilde bitmesi yazıldığı dönem fazlasıyla tepki ile karşılanmış, tartışma konusu olmuş ve eleştrilmiştir. Bazı eleştirmenler tarafından “Kötülüğün Kazanması” şeklinde yorumlanmış ve bundan ötürü Aytmatov eleştiri yağmuruna tutulmuştur. Bunun üzerine yazar, “Beyaz Gemi Üzerine Gerekli Açıklamalar” başlıklı bir yazı kaleme almış (sonrasında bu yazı kitabın diğer basımlarının sonuna eklenmiştir.) ve “Söze başlarken kendimi savunmaktan uzaktan olduğumu belirtmek isterim.” diyerek böyle bir amacının olmadığını belirtmiş; “Sanırım bütün mesele, bu eleştirmenlerin bazı şeyleri tam anlayamadıkları ya da ters anladıklarıdır.” da diyerek edebiyat eleştirisinde bulunan yazarların çok sığ davrandığını eklemiştir.
Kitap
9.7/10
(30 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 22 Haziran 2021 24 dk.

Cep telefonlarıyla ilgili en yaygın soru işaretlerinden biri, cep telefonu kullanımının kansere neden olup olmadığı veya kanser riskini artırıp artırmadığıdır. Bugüne kadar bu alanda yapılan çalışmalar birbiriyle çelişen sonuçlar elde etmiştir (bunlardan bir tarafa ait bir çalışmayı buradan, diğer tarafa ait bir çalışmayı buradan okuyabilirsiniz).

Bu yazımızda, ABD Ulusal Kanser Enstitüsü'nün bu alanda yaptığı kapsamlı bir soru-cevap listesi üzerinden giderek, aklınıza takılabilecek sorulara yanıtlar vereceğiz ve konu hakkında bilimsel araştırmaların olduğu konumu daha iyi anlamanızı sağlamaya çalışacağız.

102
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ilgaz Deniz Arı
İnceleyen10 11 Aralık 2021
‏‏‏‏‏‏‏‏ ‏‏‏‏‏‏‏‏ ‏‏‏‏‏‏‏‏
9.8/10
(6 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : De l’inconvenient d’etre ne
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hero Hero
İnceleyen10 5 gün önce
Kuzey şençiçek seviyorsa mid dir
10.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Peter Hausner
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baykal Köse
Seda Baykal Köse
130.9K UP
Çeviren 4 Ağustos 2016 11 dk.

Ekoloji, ayrılmaz bir şekilde organizmaların evrimsel tarihi ile iç içe geçmiştir. Nesillerin değişim süreci boyunca, organizmalar sürekli olarak bir nesilden diğerine kendinden sonraki nesillerin DNA’sına kaydedilecek genetik bilgi aktarırlar. Moleküler biyologların bu kayıtlara ulaşma becerileri, türlerin kökenlerini ve varoluşlarının ekolojik temellerini daha iyi anlamada modern ekoloji araştırmalarının temel taşı haline geldi. 

Bu makalede modern ekologların türlerin oluşumu, çeşitlenmesi ve sürekli değişken, karmaşık çevre şartlarına evrimsel adaptasyonundaki genetik temellerin en derin şekilde anlaşılması için kullandıkları moleküler araçlar ve metotların kısa bir özetini yapacağız. 

52
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Simüle Edilmiş Bir Evrendeki Karanlık Madde

Evrenimiz tekin olmayan perili bir yer mi? Bu karanlık madde haritasına bakınca öyle gibi görünebilir. Görünmeyen karanlık maddenin kütle çekimi, galaksilerin neden çok hızlı döndüğünü, galaksilerin kümeler etrafında neden bu kadar hızlı döndüğünü, kütle çekimsel merceklenmenin ışığı neden bu kadar güçlü bir şekilde saptırdığını ve görünür maddenin hem yerel evrende hem de kozmik mikrodalga arkaplan ışımasında neden olduğu şekilde dağıldığını söyleyen en önemli açıklamadır. Paylaşılan görsel, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi‘ndeki Hayden Planetaryumu‘nda gösterilen bir önceki Karanlık Evren Uzay Gösterisi’nde, her tarafa yayılmış karanlık maddenin evrenimizi nasıl ele geçirdiğine dair bir örneği gösteriyor. Bilgisayar simülasyonundan alınan bu detaylı karede, siyahla gösterilen karanlık maddenin karmaşık iplikleri örümcek ağları gibi evrende yayılıyor. Daha az sayıda olan turuncu kümeler ise tanıdığımız baryonik maddedir. Bu simülasyonlar, astronomik gözlemlerle iyi bir istatistiksel eşleşme sunuyor. Karanlık maddenin oldukça garip ve bilinmeyen formuna rağmen, artık evrendeki en garip kütle çekimsel kaynak olduğu düşünülmüyor. Bu onur artık, tüm evrenin genişlemesine hükmediyor gibi görünen daha eşit dağılmış bir uzaklaştırıcı kütle çekim kaynağı olan karanlık enerjiye düşüyor.

25 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görselleştirme Kaynağı ve Telif Hakkı: Tom Abel & Ralf Kaehler (KIPAC, SLAC), AMNH
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 21 Ocak 2019
Tüm fikirler eşit değildir. Bazıları çok daha sağlam, gelişmiş ve mantıkla desteklenmiştir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
20
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Batuhan Piren
Batuhan Piren
207.8K UP
3 gün önce
Güney Koreli bilim insanları sayesinde kanser hücreleri artık normal hücrelere dönüşebiliyor.

Kanser hücrelerini öldürmek yerine normal, sağlıklı hücrelere dönüştürmek için çığır açan bir yöntem. Ekip, gen ağlarını simüle etmek için "dijital ikiz" teknolojisini kullanarak, özellikle MYB, HDAC2 ve FOXA2 gibi genleri hedef alan ve manipüle edildiğinde kolon hücrelerindeki kanserli büyümeyi tersine çeviren anahtar moleküler anahtarları belirledi.

Daha iyi anlamanız için bunun ne anlama geldiğinin açıklaması:

Bazen midemizdeki minik hücreler çok inatçı hale gelir ve kanser adı verilen kötü adamlara dönüşürler. Çok hızlı büyürler ve vücudun kurallarına uymazlar.

Bilim insanları o üç tehlikeli düğmeyi kapattılar.

Ve işte böylece ne oldu biliyor musunuz? İnatçı kanser hücreleri sanki "Ahhh... Şimdi hatırladım!" der gibi sakinleştiler, düzgün bir şekilde büyüdüler ve tekrar güzel, normal karın yardımcı hücrelerine dönüştüler. Artık kötü büyüme yok.

Daha sonra bunu fareler üzerinde denediler ve fareler iyileşti. Kötü tümörler küçüldü çünkü hücreler eskisi gibi saldırgan olmaktan vazgeçtiler.
49 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Genetik konusunda geliştirebilirsin.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close