Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Haziran 2011 17 dk.

Endosimbiyotik Teori (veya Simbiyogenez Teorisi), biz insanların da dahil olduğu, daha karmaşık yapılı hücrelere, çekirdeklere ve zarlı organellere sahip olan ökaryotların; daha basit yapılı, çekirdeksiz ve zarlı organelleri bulunmayan bakteriler ve arkeler gibi prokaryotlardan nasıl evrimleştiğini anlamamızı sağlayan bilimsel bir teoridir.

Endosimbiyotik Teori'ye ökaryotik zarlı organeller, aslen bağımsız prokaryotlar olarak yaşamını sürdüren varlıklardı; ancak evrimsel süreçte bir noktada daha iri prokaryotlar tarafından endositoz (ya da daha spesifik olarak, fagositoz) yoluyla hücre içine alındıklarında, tam olarak sindirilemediler; bunun yerine, o hücreyle "kaynaştılar" ve bir "ağ kurdular". Böylece zarlı organellere sahip olmayan prokaryotlardan, zarlı organellere sahip ökaryotlar evrimleşmiş oldu.

159
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Can Köse
Can Köse
20.0K UP
Üye
Sevgili Evrim Ağacı Öncelikle sizlere teşekkür etmek istiyorum çünkü bana çok şey kattınız. 2014 yılında genç bir lise öğrencisiyken keşfettim sizi. Her şey biraz merakla başladı. Önce sitenizden bilimsel makaleleri okumaya başladım. Sonra baktım ki bu makaleler benim gerçekten ilgimi çekiyor ve bana bir şeyler katıyor. Okudukça daha çok merak ettim, daha çok merak ettikçe daha da okudum. Ve belki inanmayacaksınız ama sitenizdeki bütün makaleleri bugün itibariyle bitirmiş oldum. Bu makaleleri okumak benim hayata bakış açımı değiştirdi. Aslında insanlığın çok bencil olduğunu fark etmemi sağladınız çünkü insanlık kendini her şeyin kendi için yaratıldığını ve evrenin insanın çevresinde döndüğünü zannediyor. Sizi okudukça Uzayın ve evrenin ne kadar da muhteşem olduğunu fark ettim. Aslında 13.8 milyar yıllık evrende ve 4.5 milyar yıllık dünyada sadece birkaç milyon yıldır yaşayan bir maymun türü olduğumuzu bilmek bana muhteşem geliyor. Ve daha da güzeli sizin sayenizde evrenin, dünyanın, yaşamın, insanlığın yani kısacası bir çok şeyin nasıl bugünlere geldiğini ve hangi süreçlerden geçtiğini öğrendim. İşte bu benim için dönüm noktası oldu. Ve daha sonra sizin hazırladığınız makale ve videoları çevremdeki insanlarla da paylaşmaya başladım. Her gittiğim yerde illa ki "Ya Evrim Ağacı diye bir platform var ve bu arkadaşlar insanlara bilimi anlatıyorlar, bence sen de bir bak" dedim. Yaptığınız iş çok önemli bir iş. Çünkü ne yazık ki ülkemizdeki insanlar (Bunu gerçekten üzülerek söylüyorum) çok cahiller ve işin daha da kötüsü bu cahilliklerinden kurtulmak için bir çaba da göstermiyorlar. İşte bu noktada siz devreye giriyorsunuz ve insanları saran cahillik zincirini siz kırıyorsunuz ve insanların hayata bakış açısını değiştiriyorsunuz. Tıpkı bana yaptığınız gibi. Ve eğer gelecek nesiller bilimle daha çok ilgilenir ve öğrendiği şeyleri çevresiyle paylaşırsa ülkemiz bulunduğu bu durumdan çok daha ileri bir seviyeye gidebilir Ve bu da ancak bilimin yoğun olduğu bir eğitimle mümkün ve ne yazık ki bazı insanlar bilimi eğitime katmak yerine tam tersine ülkemizdeki eğitimden bilimi çıkarıyor ki insanlar mağaralarından çıkmasın ve gerçekleri görmesin diye İşte bu durumu değiştirecek insanlar siz ve sizin gibi bilimi anlatıp, insanları uyandıran insanlar olacaktır. Lafı çok uzatmayacağım. İyi ki varsınız ve sizin her zaman da arkanızdayım Ve iyi ki hayatıma girip benim bakış açımı değiştirdiniz. Sevgiler Can Köse
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Ocak 2017 6 dk.

İnsan beyninin evriminin ne kadar önemli olduğu aşikardır. Gezegenimiz üzerinde bugüne kadar evrimleşmiş en yüksek zekaya sahip türüz. Bu evrimsel değişim asla kolay olmadı; ancak her evrimsel değişim gibi kademeli ve birikimli bir şekilde oldu. Bu durum, doğal olarak, birçoklarının aklına bir sorunun takılmasına neden olmaktadır: Neden sadece insan türünde beyin ve dolayısıyla zeka bu kadar evrimleşmiştir? Bu sorunun detaylı bir cevabını buradaki makalemizden okuyabilirsiniz.

Ancak çenemizi çalıştıran kasların körelmesiyle ilgili olarak, şunu belirtmekte fayda var: Her türün evrimi eşsizdir. Yani "kendine özgü"dür. Evrim tarihinde; benzer özelliklerin, benzer şartlar altında, kimi zaman benzer süreçlerden geçerek ortaya çıktığını görebilsek de (bkz: yakınsak evrim); çoğu zaman türlerin popülasyonları başından geçenler (çevre şartları, bu çevrenin değişimi, popülasyon içindeki genetik çeşitliliğin yapısı, bu çeşitliliğin çevreyle etkileşimi, vs.) eşsiz bir özgünlükte olduğu için, türlerin evrimi de kendilerine özgü olmaktadır. Bir diğer deyişle, "Neden diğer maymunlar da insanlar gibi zekileşmiyor?" sorusu, "maymun" (Simiiformes) olan her türün birebir aynı evrimsel patikayı takip etmesi gerektiğini varsaymaktadır. Evrimde böyle bir zorunluluk yoktur!

119
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Elanur Çetin
Elanur Çetin
106.6K UP
Üye 2 gün önce
Bilimsel olarak ölünce yok olacağız yani hiçliğe döneceğiz. Bu son zamanlarda beni derinden etkilemeye başladı. Bu gerçeğe rağmen nasıl hayatıma devam edebilirim? Siz nasıl başa çıkıyorsunuz. Benim korkudan uykularım kaçıyor. Sürekli kafamda. Korkuyorum.
4 Cevap - 844 görüntülenme
Cevap Ver 1,000 UP
10
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 16 Nisan 2011 12 dk.

Bilim insanları arasında evrimin kabul edilme oranı nedir dersiniz?

Bu konu, evrimin özellikle halk arasında tartışmalı olup, bilimsel camiada hiçbir temel tartışmanın artık bulunmayışından ötürü birçok araştırmanın konusu olmuştur. Sonuç ise açıktır: Evrim, bilim insanları arasında %97'ye varan oranlarda, sadece biyologlar arasında ise %99'u aşan oranlarda kabul görmektedir. Konuyla ilgili çalışmaların bir kısmına buradan, buradan, buradan, buradan, buradan, buradan, buradan, buradan ve benzerlerinden ulaşabilirsiniz. Ancak bir tanesini inceleyelim:

164
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 9 Şubat 2015 3 dk.

Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi'ne, Kuantum Mekaniği'nin düzeltici terimlerini uygulayan yeni bir denklem, evrenimiz ezelden beri var olduğunu gösteriyor. Ayrıca model, fiziğin başındaki birçok problemi tek seferde çözerek, karanlık madde ve karanlık enerjiyi de açıklayabilir.

Evrenin aşırı geniş bir şekilde kabul gören ve Genel Görelilik Teorisi'ne göre hesaplanan yaşı 13.8 milyar yıldır. Başlangıçta, var olan her şeyin tekil ve sonsuz yoğunlukta bir noktada toplandığı düşünülmektedir. Buna, tekillik adı verilir. Bu noktadan sonra Büyük Patlama adı verilen genişleme dönemi başlamış ve Evren resmi olarak var olmuştur.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Emre Gökçeoğlu
Blog Yazarı 4 dk.

1800’lü yıllara kadar bazı psikolojik rahatsızlıklarda olduğu gibi Çoklu Kişilik Bozukluğu da kötü ruhlardan ve şeytandan etkilenme durumu olarak kabul edilmiştir. İlk tanımını M. Samuel yapmıştır. Günümüze kadar farklı şekillerde yorumlanmış olan bu bozukluk, 1900’lü yıllarda Eugen Bleuler tarafından şizofreninin bir yansıması olarak ele alınmış, Freud ise bu durumu psikodinamik düzeneklere bağlamış ve kendine has psikanaliz yorumlamalarıyla ışık tutmuştur.

Çoklu Kişilik Bozukluğu, literatürde “Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu” olarak tanımlanmaktadır. DKB, Dissosiyatif bozuklukların bir alt türüdür. Disosiyatif bozukluklarda kişinin kimliğinde, algısında, belleğinde bir karmaşa görülür. Normalde bir bütün olarak çalışan bu yapı işlevselliğini kaybeder ve "Alter" yani alternatif farklı karakterler ortaya çıkar. Dissosiyatif tanısı bulunan bir kimsede birden çok “Alter” kişilik bulunabilir. Bu kimi zaman 5 kimi zaman 18 bile olabilir.

21
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yapısal Mantık Hatası
Safsata Safsatası Ahmet Arlı tarafından eklendi
Argüman bir mantıksal safsata içerdiği için savunulan sonucun yanlış olmak zorunda olduğunu iddia etmektir.
  • 1. Öncül | Hatalı Öncül!
    Hiçlik
  • 2. Öncül | Hatalı Öncül!
    Hiçliğin varlığını yok eder.
  • 1. Sonuç | Hatalı Sonuç!
    Çelişki
Mantık Hatası Açıklaması
Hiçlik var olamaz var olsaydı zaten hiçlik olmazdı. Haliyle hiçlik kendi "varlığını" yok edemez. Bundan dolayı sonuç çelişkidir.
1
Mantık Hatasını Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Hiçliğin varlığı , hiçliğin varlığını yok eder.
Kaynak: Zihin süzgeci
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ömer Bodakçı
Kitap okurum ne diyeyim. 5 saat önce Sen de Cevap Ver

İnsan türünü diğer canlılardan ayıran şeyin üzerinde ortaklaşa uzlaşı sağlayabildiğimiz, herkesin yararına olacak veya herkesin yararına olacağını düşündüğümüz, ortaklaşa inandığımız yeni bir şey oluşturmak yönünde kullandığımız zekamız olduğunu düşünüyorum. Bu yeni şeyi yeni bir fikir, yeni bir alet, yeni bir soru, yeni herhangi bir şey olarak yorumlayabilirsiniz. Kendi açımdan düşündüğüm zaman gün içinde işteyken, yemek yerken, tuvalette iken, sevişirken kendimi hayvanlardan pek de farklı görmüyorum. O anlarda diğer bütün canlıların yaptığı şeyi yapıyorum ve bundan fiziki anlamda zevk alıyor olsam da bu zevk geçici oluyor. Belli bir süre sonra o zevki aldığımı bile unutabiliyorum. Benim için bir anı olarak kalıyor. Ama kendimi bir hayvandan farklı hissettiğim en çarpıcı an; kimi zaman yalnız kimi zaman da bir arkadaşımla hiçbir baskı objesi, hiçbir kısıtlayıcı sınır olmadan kendi kafamda yeni bir şeyin hayalini kurduğum an oluyor. İnsanın Tanrı olmanın sınırında ama hayvan olmaya daha yakın bir yerde olduğunu düşünüyorum. Tanrı'ya yaklaştıkça, yeni bir şey yarattıkça, yeni bir şey yaratmak için düşündükçe insan oluyoruz. Özetlemek gerekirse; insanları hayvanlardan ayıran şey, yaşamsal olan ihtiyaçların ötesine geçerek Tanrısallığın sınırında dolaşmak, var olanla yetinmeyip içindeki yaratma gücüne sarılarak yeni bir şey üretmektir.

Kaynaklar

  1. Ömer BODAKÇI. (). Kendi Fikrim.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Simüle Edilmiş Bir Evrendeki Karanlık Madde

Evrenimiz tekin olmayan perili bir yer mi? Bu karanlık madde haritasına bakınca öyle gibi görünebilir. Görünmeyen karanlık maddenin kütle çekimi, galaksilerin neden çok hızlı döndüğünü, galaksilerin kümeler etrafında neden bu kadar hızlı döndüğünü, kütle çekimsel merceklenmenin ışığı neden bu kadar güçlü bir şekilde saptırdığını ve görünür maddenin hem yerel evrende hem de kozmik mikrodalga arkaplan ışımasında neden olduğu şekilde dağıldığını söyleyen en önemli açıklamadır. Paylaşılan görsel, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi‘ndeki Hayden Planetaryumu‘nda gösterilen bir önceki Karanlık Evren Uzay Gösterisi’nde, her tarafa yayılmış karanlık maddenin evrenimizi nasıl ele geçirdiğine dair bir örneği gösteriyor. Bilgisayar simülasyonundan alınan bu detaylı karede, siyahla gösterilen karanlık maddenin karmaşık iplikleri örümcek ağları gibi evrende yayılıyor. Daha az sayıda olan turuncu kümeler ise tanıdığımız baryonik maddedir. Bu simülasyonlar, astronomik gözlemlerle iyi bir istatistiksel eşleşme sunuyor. Karanlık maddenin oldukça garip ve bilinmeyen formuna rağmen, artık evrendeki en garip kütle çekimsel kaynak olduğu düşünülmüyor. Bu onur artık, tüm evrenin genişlemesine hükmediyor gibi görünen daha eşit dağılmış bir uzaklaştırıcı kütle çekim kaynağı olan karanlık enerjiye düşüyor.

25 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görselleştirme Kaynağı ve Telif Hakkı: Tom Abel & Ralf Kaehler (KIPAC, SLAC), AMNH
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Buğra Ünal
Seslendiren 19 Ağustos 2024 46:47
ABD e-devlet’i kıskanıyor - X’ten demokrasi çağrısı - Çinliler hızlı şarj yarışında - ergenler YZ yüzünden okuldan uzaklaştırılıyor
16
Ardil Yıldırım
15 saat önce
Evrim Ağacı’nın sunduğu son eleştiri videosu beni ve birçok bilimseveri utandırdı. 

Tek amacı bilimi yaymak olan bilim iletişimcilerinin yoluna, bugün yine tabansız ve yersiz iddialarla taş koymaya çalışıyorlar. Lakin daha önce de pek çok asılsız iddiayla karşılaşmış olan Evrim Ağacı’nın, bu mesele hakkında zaman harcayıp video çekmesi beni üzdü. Bizler ve Evrim Ağacı takipçileri, bahsi geçen konunun dolu bir içerik olmadığını ve bu tür 'temelsiz argümanlarla' çıkan insanların amaçlarını biliyoruz. Unutmayın, bilimin önünü kimse kapatamaz; sadece leke vurmaya çalışırlar.

(Kısa bir not: "noktalama işaretleri" bir yardımcı tarafından sağlandı. Metin bana ait.)

42 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
İnceleme
Kubilay Yıldız
Kubilay Yıldız
20.1K UP
İnceleyen10 12 saat önce
2800 yıllık bu destanı okurken zaman zaman yeryüzünde en yiğit savaşçıların kanlı düellolarına zaman zaman da Olympos'taki tanrıların arasında yaşanan entrikalara şahit oluyoruz. Bazense tanrıların doğrudan savaş meydanına inişini görüyoruz.

Bu uzun savaşın yaklaşık 52 günlük kesiti, aynı tarafta savaşan kralların çıkar çatışmaları çevresinde güç dengelerinin değişimini gözler önüne seriyor.

Aşil'in intikamını ve Hektor'un trajedisini okurken savaşın sebep olduğu o azılı öfke ve merhamet arasındaki gelgitleri karakterlerle birlikte yaşıyoruz.

Destanın son bölümünde bahsi geçen Niobe, Manisa'da yaşayan biri olarak eserle kurduğum bağa farklı bir anlam kattı.

Eserin şiirselliği koruyan çevirisi ve Azra Erhat'ın çok kapsamlı ön sözü de takdiri hak ediyor.
Kitap
10.0/10
(12 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CCXIX (219) - Eski Yunanca Aslından Çevirenler: Azra Erhat - A. Kadir
Yazar: Homeros
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Merve Arıcıbaşı
PhD Veterinary Sciences 1 Ekim 2021 Sen de Cevap Ver

Hayvan kılı, deri döküntüsü veya salyalarına alerjik reaksiyon gösteren bünyeler var. Yani kedi kılına karşı insanlarda alerji gelişebiliyor. Alerjik reaksiyon, hatta alerjik astım bile gelişmesi mümkün. Buna karşı geliştirilmiş ilaçlar var. Hatta kediler için aşı çalışmaları da var. Yani kedilere uygulanacak aşıyla, aşılanmış kedinin alerjen proteinler salgılanmasını azaltmaya yönelik çalışmalar.

Bunun dışında kedi kılı üzerinde taşınan parazitler de insana geçip körlüğe veya hamile kadınlarda düşüklere sebep olabiliyor.

Tanımadığınız kedilere temas etmemeye çalışarak veya ellerseniz mutlaka ellerinizi yıkayarak, allerjik reaksiyon gösteriyorsanız hayvanlardan uzak durarak veya hayvanlarla iç içe olmak zorundaysanız ve allerjikseniz anti-allerjen ilaçlar kullanarak önlem almanız gerekir.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 14 Şubat 2019
Kadınlar erkeklerden daha iyi midir bilemem. Ancak daha kötü olmadıklarından eminim.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
33
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close