Joker ve Kahkahası: Psödobulbar Etki Nedir?

Joker'in Meşhur Kahkahası Nereden Geliyor ve Duygularıyla İlgili Bize Neler Söylüyor?

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu içerik tıp ve sağlık ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bireysel bir tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Evrim Ağacı'ndaki hiçbir içerik, profesyonel bir hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelerin, konulan bir teşhisin veya önerilen bir tedavinin yerini alacak biçimde kullanılmamalıdır. Daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

Hepimiz Joker'in meşhur karakteristik gülüşünü biliriz. Fakat Todd Phillips'in yönetmenliğini yaptığı Joker (2019) filminde Arthur Fleck karakterini canlandıran Joaquin Phoenix'in sıra dışı bir nöropsikiyatrik durumu vardı. Bu Joker yorumuna göre kendisi, duygu durumunu ifade edemediği için kızgınlık veya üzüntü anında sadece kahkaha ile duygusal dışavurum yaşıyordu. Yani ağlarken bile istemsiz bir şekilde gülüyor ve kahkaha atıyor.

Psödobulbar Etki (PBA) Nedir?

İlginçtir ki bu etkinin ilk defa 1872 yılında Charles Darwin tarafından fark edildiği düşünülen bu ilginç duruma bilim dünyasında psödobulbar etki (İng: pseudobulbar affect) veya emosyonel inkontinans (duygu kontrolsüzlüğü) adı veriliyor. Latince psödo- "yalancı" anlamını taşıyor, -bulbar ise "bulbus" yani medulla oblongata denilen omurilik soğanından geliyor. Çünkü söz konusu lezyonun; solunum, kalp hızı, cinsel uyarılma gibi istemsiz fonksiyonları kontrol eden omurilik soğanından geçtiği düşünülüyordu.

Psödobulbar etkide, duygu durum ile kişinin açığa çıkardığı ifade tamamen farklıdır. Yani kişi, herhangi bir duyguyu yaşarken dışarıya şiddetli kahkaha veya şiddetli ağlama ile yansıtabilir. Kişi, birkaç dakikaya kadar bu tarz kahkaha ataklar yaşayabilir.

Psödobulbar etkiden muzdarip olan kişiler çok sık sosyal izolasyon yaşarlar. Çünkü insanlar bu tarz durumlara alışık değildir ve tahammül etmesi zor gelir. Bu durum, tehlikeli bir sonucu doğurur: Depresyonlu kişilerde aynı zamanda psödobulbar etki görülebilir.

Depresyon ve psödobulbar etkinin bir arada görülmesinin tehlikesi iki aşamalıdır: İlki, psödobulbar ataklar ardından herhangi bir duygusal rahatlama görülmez. Bu kişiler, kahkahalar atarak gülüyor olmalarına rağmen hiçbir şekilde mutluluk veya rahatlama hissetmezler. Bu da, ikinci tehlikeyi doğurur: Teşhis doğru konulamazsa, uygun tedavi de uygulanamamakta ve hastaya yardımcı olunamamaktadır.

Bu Etki Kimde, Ne Sıklıkla Görülüyor?

Psödobulbar etki, çoğunlukla nörolojik hastalığı bulunan kişilerde karşımıza çıkmaktadır. Yapılan araştırmalar, bu etkinin sıklıkla şu hastalıklarla ilişkilendirildiğini göstermektedir:

  • ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz),
  • MS (Multipl Skleroz),
  • Ekstrapiramidal ve serebellum ile ilişkili hastalıklar,
  • Travmatik beyin hasarları,
  • Alzheimer,
  • Demans (bunama),
  • İnme,
  • Beyin tümörleri,
Beyin sapı anatomisi.
Beyin sapı anatomisi.
Queensland Brain Institute

Ayrıca bulaşıcı prion hastalığı olan kuru hastalığında da istemsiz kahkaha atakları görülebiliyor. Papua Yeni Gine kabilesinde, kannibalizm (yamyamlık) sonrası yenilen insan beyinlerinden bulaştığı görülen katlanma bozukluğu olan bulaşıcı proteinler de tespit edildi. Prionlar, insanlarda Creutzfeldt-Jakob Hastalığı (CJD) olarak bilinen bir başka nörodejeneratif hastalığa da sebep oluyorlar. Tüm bu nedenlerle geçmişte psödobulbar etkiye "laughing disease" yani "kahkaha hastalığı" adı da verilmiştir.

Dolayısıyla popüler kültür dolayısıyla "havalı" ve "ilgi çekici" gibi gelse de, psödobulbar etki aslında çok ciddi sağlık sorunlarına işaret ediyor olabilir. Joker filminde de gördüğümüz, daha çok erken bir çocukluk çağında yaşanan travmadan kaynaklı bir psödobulbar etki durumu...

Joker (2019)
Joker (2019)
Coming Soon

Hastalığın yaygınlığı konusundaki araştırmalar oldukça kısıtlıdır ve sonuçlar çelişkili olabilmektedir. Bir araştırmaya göre psödobulbar etki sadece 1.5-2 milyon kişide (yani %1 sıklıkta) görülen nadir bir hastalıkken, 2013 yılında yayımlanan bir makaleye göre %9.4-37.5 sıklıkta görülüyor olabilir. Dolayısıyla bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.

Durdurulamaz Kahkahalara Neden Olan Ne?

Altta yatan neden kesin olarak bilinmiyor. Oppenheim ve Wilson gibi araştırmacıların hipotezlerine göre beyin korteksinden omurilik soğanına giden yolak olan inen kortikobulbar yolak üzerinde çift taraflı lezyon veya MS, ALS kökenli sinir hasarına bağlı olarak istemli davranışların iletilememesinden kaynaklanıyor. Böylece istemsiz davranışlar beyin sapından iletiliyor ve duygu durum ile açığa çıkan arasında fark oluyor. Bir diğer hipoteze göre ise kişilik ve kararları belirleyen prefrontal korteks üzerinde bir hasar olabileceğine işaret ediyor.

İlginç bir diğer hipotez, serebellumun "sosyal olarak kabul edilebilir davranışlar" konusunda gördüğü "geçit" görevine odaklanıyor. Motor korteks ve frontal/temporal kortekslerden beyin sapına doğru giden sinyaller serebellum tarafından denetlenmektedir. Motor girdiler, bu süreçte baskılanmakta ve sosyal şartlara bağlı olarak düzenlenmektedir. Bu sayede, bulunduğumuz ortama uygun davranışlar sergilememiz mümkün olmaktadır. İşte bu baskılama sürecinde meydana gelen hasar veya kusurların, psödobulbar etkiye ve dolayısıyla içinde bulunulan durum ile uyumsuz davranışlara sebep olduğu düşünülmektedir.

Serebellumun, psödobulbar etki ile ilişkisini gösteren bir görsel.
Serebellumun, psödobulbar etki ile ilişkisini gösteren bir görsel.
Therapeutics and Clinical Risk Management

Nasıl Tedavi Ediliyor?

Ne yazık ki hastalığın kesin tedavisi henüz bulunmuyor. Ancak semptomları kontrol altına alacak ve en azından hastanın gündelik yaşantısını kolaylaştıracak bazı önlemler alınabiliyor.

Bu önlemler, aileyi ve kişiyi doğru bilgilendirmek ile başlıyor. Psödobulbar etki; ağlama atakları, depresyon ve anksiyete ile karıştırılabilir. Bu ayrım iyi yapılmalıdır.

Medikal tedavide ise özellikle sertraline, fluoksetin (Prozac), citalopram, nortriptilin ve amitriptilin olmak üzere antidepresanların semptomatik etkisi olabileceği düşünülüyor. Ayrıca bazı çalışmalara göre normalde öksürük şurubu olan dekstrometorfan ilacının da semptomlara iyi gelebileceği görülmüştür.

Bu konuda araştırmalar sürdükçe, yeni tedavi ve idare yöntemleri de ortaya çıkacaktır diye ümit ediyoruz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 8
  • 11
  • 2
  • 1
  • 1
  • 6
  • 3
  • 6
  • 5
  • 1
  • 0
  • 2
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Wikipedia. Pseudobulbar Affect. (2019, Ekim 11). Alındığı Tarih: 12 Ekim 2019. Alındığı Yer: Wikipedia
  • Mayo Clinic. Pseudobulbar Affect. (2018, Mayıs 16). Alındığı Tarih: 12 Ekim 2019. Alındığı Yer: Mayo Clinic
  • B. R. Brooks, et al. (2013). Prism: A Novel Research Tool To Assess The Prevalence Of Pseudobulbar Affect Symptoms Across Neurological Conditions. PLOS One.
  • A. Ahmed, et al. (2013). Pseudobulbar Affect: Prevalence And Management. Therapeutics and Clinical Risk Management, sf: 483-489.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 15/10/2019 03:27:06 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8010

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Başkalarına, size davranılmasını istediğinizin %20’si kadar daha iyi davranın. Bilirsiniz... Hata payını da karşılamak için...”
Linus Pauling
Geri Bildirim Gönder