İlk Çocukların Eğitim Yıllarında Neden Daha Başarılı Olduğu Aydınlatıldı!
İlk Çocukların Eğitim Yıllarında Neden Daha Başarılı Olduğu Aydınlatıldı!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Yapılan yeni bir araştırmaya göre erken doğan çocuklar okulda daha yüksek performans gösteriyorlar. Araştırma, bunun nedeninin ebeveynler olduğunu gösterdi. Ekonomist Joseph Hotz ve Juan Pantano tarafından yapılan araştırmaya göre anne ve babalar, basitçe, ikinci ve sonradan doğan çocuklarını daha rahat bırakıyorlar. Bu da, ilk çocuğun ailesi tarafından daha fazla teşvik edilmesine ve dolayısıyla okulda daha yüksek notlar almasına neden oluyor.

Araştırmayla ilgili fark edilebilecek ilk şey, bunu okuyanların refleksif olarak bu varsayıma/sonuca itiraz edecek olmalarıdır. Her şeyde olduğu gibi, çocuklarda da pratik yapmak en iyi sonuçları vermez mi? 30'lu ve 40'lı yaşlarına ulaşan ebeveynler daha varlıklı (ekonomik olarak daha fazla birikime sahip) olacakları için sonradan gelen çocuklarına daha fazla kaynak ayıramazlar mı? Ya da bireysel/anektodal anlatımlarla itiraz edilebilir: "Ben ailemin ilk çocuğuyum ve çok daha düzensizim, çok unutkanım ve başarısızım." gibi. Ya da tam tersi: "Benim arkadan gelen kardeşlerim benden çok daha başarılılar." Elbette, bu tür istisnalar mümkündür ve vardır; ancak bilimsel bir araştırmada çoğunluğun verdiği bilgiler önemlidir, tekil örnekler değil. Kaldı ki, araştırma içerisinde de bu şekilde azınlık bir grup bulunmaktadır.

Fakat daha iyi anlaşılabilmesi için, Ebeveynlerin İlk Kek Teorisi'ni sunmamıza izin verin. Kısaca bu, bir insanın pişirdiği ilk kekin birazcık garip olacağını söyler. Aynı şekilde, ilk doğan çocuklar da "birazcık garip" olurlar. Siz de, bu nedenle kardeşlerinizden "birazcık garip" olabilirsiniz. Fakat bunun ebeveynlik ile doğrudan bir alakası yok. Doğum sırası ve davranışlar üzerinde yapılan uluslararası katılımcılı araştırmalar, Dünya çapındaki her kültürde ilk doğan çocukların daha yüksek IQ değerlerine, daha yüksek okul başarılarına ve daha yüksek başarılara sahip oldukları görülmektedir. Örneğin 1979 yılında yapılan ve ebeveynlerin yavrularını değerlendirmesi istenen bir araştırmada, annelerin ilk çocuklarını neredeyse her zaman "daha yüksek başarıya sahip" olarak gördükleri ortaya konmuştur. Sonradan gelen çocukların ise "daha ortalama başarıya sahip" olarak değerlendirmişlerdir. Benzer bir şekilde, 1990-2008 yılları arasını kapsayan bir araştırmanın sonuçları aşağıda gösterilmektedir:

evrimagaci.org/dosyalar/icerikler/94566414_atlantic-graphpng.png" />

Görselde, yukarıdaki tabloda annelerin çocuklarını akademik başarılarına göre değerlendimelerinin sonuçları gösterilmektedir. Aradaki fark çok fazla olmasa da, 1. çocukların sınıflarındaki en başarılı öğrencilerden biri olarak görülme sıklığı %33.8 iken, ikinci çocuklar için bu %31.8, üçüncü çocuklar için %29, dördüncü çocuklar içinse %27.2'dir. Benzer şekilde, "sınıfın en kötü öğrencileri" listesine girme miktarı birinci çocuklarda %1.8 iken, ikinci çocukta %2'ye, üçüncü çocukta %2.1'e, dördüncü çocukta %3.6'ya çıkmaktadır. Alttaki grafikte de, doğum sırası arttıkça (daha geç doğan çocuklarda) okul başarısının düştüğü görülmektedir.

 

Bu durumu değerlendiren ve "İlk Kek Teorisi"ni görmezden gelmemize neden olan birçok açıklama geliştirilmiştir. Bunlara kısa kısa bakacak olursak:

1) Bölünmüş İlgi Teorisi: İlk çocuk, ikinci ve sonraki çocuklar doğana kadar ebeveynlerin tüm ilgisini üzerinde toplayabilecektir. Ancak daha sonraki çocuklar doğdukça, bu ilgi bölünmeye başlayacaktır. Örneğin ikinci çocuk, daha doğar doğmaz büyük kardeşiyle ilgiyi paylaşmak zorunda kalacak, dolayısıyla toplamda bakıldığında ilk çocuğa göre daha az ilgi görecektir.

2) Kötü Genler Teorisi: Her ne kadar neredeyse kimse tarafından kabul edilmiyor olsa da, ilk çocukların daha yüksek IQ'ya sahip olma nedeninin, sonraki çocuklara giderek "daha kötü genlerin" aktarıldığına yönelik teoridir. Oldukça zayıf bir açıklama olarak görülmektedir.

3) Çocuklardan Bıktım Teorisi: Bazı ebeveynler, bir çocuğun dertlerini çektikten sonra, daha fazla çocuk yapmaktan vazgeçerler. Ancak buna rağmen ikinci ve sonraki çocukları yapabilirler. Bu durumda, ister istemez onlara daha az ilgi gösteriyor olabilirler. Hatta bazı ailelerin, artık "dayanamayacakları kadar bıkana kadar" çocuk yapmaya devam ettikleri, yalnızca ondan sonra durdukları raporlanmıştır. Bu durum, sonraki çocukların ne kadar az ilgi göreceğini göstermek açısından faydalıdır.

4) Öğretecek Kimse Yok Teorisi: Bu teoriye göre büyük kardeşler, küçük kardeşlerinin başlarına gelenden bazı dersler çıkarabildiklerini ve bu deneyim sayesinde okulda daha başarılı oldukları ileri sürülmektedir.

5) Boşanma Teorisi: Boşanma gibi ailevi krizlerin yaşanma ihtimali, ilk çocuk doğduktan sonra katlanarak artmaktadır. Yani evlenip, boşanıp, sonra çocuk yapmak pek görülen bir şey değildir. Bu da, sonraki çocukların yetiştirilme biçimini olumsuz etkiliyor olabilir.

6) Tembel Ebeveyn Teorisi: İlk çocuklarına muazzam zaman ve enerji harcayan ailelerin, kendilerini dizginlemek için "tembelleşmesi", sonraki çocukların fazlasıyla rahat bırakılmasına ve ders performanslarının düşmesine neden oluyor olabilir. Hele ki "Nasılsa ilk çocuğumuzu düzgün yetiştirerek başarımızı ispatladık, ikincisine o kadar önem vermesek de olur." gibi bir iç düşünce mekanizmasının devreye girmesi, ebeveynleri tembelleştiriyor olabilir.

 

Bu yeni araştırmayı yapan Hotz ve Pontano, 6. teorinin daha geçerli olduğu kanısındalar. Ellerindeki veriye göre ebeveynler, ilk çocuklarına çok daha katı kurallar koyuyorlar (televizyon izlememek gibi). Bu da, onların akademik performansını arttırıyor. Örneğin aynı şekilde ebeveynler, ilk çocuklarını kötü notlardan ötürü cezalandırmaya çok daha meyilli oluyorlar. Hotz ve Pontano'nun söylediğine göre ebeveynler, ilk çocukları olduğunda onlar üzerinde sert bir otorite kurabilmek için oldukça katı davranıyorlar; ancak çocuk büyüdükçe yumuşuyorlar. Fakat ikinci çocuk doğduğunda, ilk çocuk üzerindeki otoritenin devam edeceği kanısına varıyorlar ve o kadar sert davranmıyorlar. 

Her ne kadar bu teori çok ilginç olsa da, tamamen ikna edici olduğu söylenemez. İlk olarak, fark etmiş olabileceğiniz gibi, bu kadar geniş varsayımları doğrudan test etmenin bilinen hiçbir yolu yok. Makalenin hiçbir yerinde, daha basit bir açıklama tartışılmıyor: 4 çocuğa, tek 1 çocuğa gösterilen ilginin aynı şekilde gösterilmesi imkansız ve ölümcül derecede yorucudur. Bu nedenle, ebeveynler tükenmiş olabilirler. 

 

Kaynak: Business Insider

Derin Uzaya İnsanları Taşıyacak Orion Uzay Aracını Taşıyan Gemi...

T. rex'lerin Günümüzde Yaşayan En Yakın Akrabası Tavuklardır!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim