Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
1
Puan Ver

Eşcinselliğin çevresel faktörleri nedir?

Merhaba aşağıda bıraktığım linkten görebileceğiniz üzere 2019 500 000 insanda yapılan bu araştırmada genetik faktörler olduğu kadar çevresel faktörde var. Benim sorumda bu çevresel faktörler tam olarak nedir. Yetiştiği çevre mi yoksa yedikleri veya anne rahminde gelişimi gibi şeyler mi?

1
352 görüntülenme
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (2)
Paylaş
Reklamı Kapat
1 Cevap

Çevre ve cinsel yönelim insanların cinsel yöneliminin gelişimindeki olası çevresel faktörleri konu alır. Bazı araştırmacılar çevresel faktörleri hormonal faktörlerden ayırırken diğerleri doğum öncesi hormonlar gibi biyolojik faktörleri çevresel faktörlerin bir parçası olarak görür.

Araştırmalar cinsel yönelimin genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu olabileceğini göstermektedir. Amerikan Psikiyatri Kurumu bildirisinde “Birçok araştırma genetik, hormonal, gelişimsel, sosyal ve kültürel faktörlerin cinsel yönelim üstündeki etkisini incelemesine rağmen, bilim adamların cinsel yönelimin özel bir faktör ya da faktörler tarafından belirlendiği sonucuna ulaşmasına izin veren bir bulgu yoktur.” demiştir.

Çocukluk dönemindeki cinsiyet uyumsuzluğu

Çocukluk dönemindeki cinsiyet uyumsuzluğu eşcinselliğin en büyük habercisidir. Darly Bem bununla ilgili bazı çocukların diğer cinse özgü aktiviteleri tercih etmesini öne sürmüştür. Toplumsal olarak belirlenmiş cinsiyet rollerine uyum gösteren aktivitelerin tercihi cinsiyet uyumu gösteren çocuğu karşı cinsten kendini daha farklı hissettirmektedir. Ama cinsiyet rollerine uyumsuzluk gösteren aktivitelerin tercihi cinsiyet uyumsuzluğu gösteren çocuğu kendi cinsinden daha farklı hissettirmektedir.

Her iki durumda da çocuğun kendini farklı hissettiği cinsiyetle yakınlaşması onda bir fiziksel uyarılmaya neden olacak ve bu fiziksel uyarılma sonra cinsel uyarılmaya dönüşecektir. Araştırmacılar bu uyumsuzluğun genler, doğum öncesi maruz kalınan hormonlar, çocuğun kişiliği, ailenin çocukla ilgilenme şekli ya da diğer çevresel faktörler nedeniyle oluşabileceğini öne sürmektedir. Peter Bearman bir kız ikize sahip olan erkeklerin kendinden büyük bir erkek kardeşe sahip olmadıkça hemcinsine ilgi duyma ihtimalinin 2 kat daha yüksek olduğunu rapor etmiştir. Bulgularının çocukluk ve ergenlik öncesi dönemde daha az cinsiyetleşmiş sosyalizasyonun sonraki hemcinse yapılan romantik tercihleri şekillendirdiğini desteklediğini söylemiştir.

Ayrıca karşı cins ikizlerin ailelerinin onlara daha çok her iki cinse uygun türden muamele yaptığını ama büyük bir erkek kardeşin genç erkek kardeşe onu takip etmesi için daha cinsiyetleşmiş bir mekanizma kurduğunu öne sürmüştür. Hemcinse ilgi duyduğunu rapor eden ergenlerin oranı eşcinsel deneyim yaşadıklarını rapor edenlerden önemli ölçüde daha yüksektir. İlgiye ek olarak fırsatında var olması gerekir. Çünkü fırsat sosyal olarak yapılandırılmıştır. Sosyal etkilerin davranışa olan etkisi ilgiye göre daha güçlü olmalıdır. Olası sosyalizasyon deneyimleri arzuyu şekillendirebilir ama yetişkinlikteki cinsel yönelimi şekillendirmez. İlgiden davranışa giden yolda genetik etkilerin rol oynaması muhtemeldir.

Ailesel etkiler

Araştırmacılar gay erkeklerin gay olmayan erkeklere göre daha az sevecen daha çok reddedici babalara sahip olduklarını ve anneleriyle daha yakın bir ilişki kurduklarını bulmuştur. Bazı araştırmacılar bunun çocuklukta yaşanan ailesel deneyimlerin eşcinsellik için önemli bir belirleyici olduğunu ya da ailenin cinsiyet uyumsuzluğu gösteren çocuğa davranış şeklinin farklılığını gösterdiğini düşünmüştür. Michael Ruse iki olasılığında farklı durumlarda doğru olabileceğini öne sürmüştür. 2000’de Amerika’da yapılan bir ikiz çalışması ailesel faktörlerin (bu faktörler kısmen genetik olabilir) cinsel yönelime etki ettiğini bulmuştur.

Araştırmacılar aynı zamanda eşcinsel erkeklerin eşcinsel kadınlara göre eşcinsel kadınlarında heteroseksüel erkeklere göre önemli ölçüde daha fazla kardeşe sahip olduklarını bulmuştur.2006’da Danimarka’da yapılan bir araştırma heteroseksüel evlilik yapanlarla eşcinsel evlilik yapan kişileri incelemiştir. Genç anne ve babaya sahip olmak, anne ve babanın arasındaki yaş farkının az olması, aileyle olan ilişkinin dengeli olması, fazla kardeşe sahip olmak, doğum sırası (kaçıncı kardeş olduğu) sayısının yüksek olması kişinin heteroseksüel evlilik yapma ihtimalini önemli ölçüde arttırmaktadır. Anne ve babası boşanan çocukların heteroseksüel evlilik yapma ihtimali daha düşüktür. Yaşlı bir anneye sahip olmak, anne ve babanın boşanmış olması, babanın yokluğu ve en genç çocuk olma erkeklerin eşcinsel evlilik yapma ihtimalini arttırmaktadır. Ergenlik dönemindeyken annenin ölümü, tek çocuk, en genç çocuk ya da tek kız çocuk olmak kadınların eşcinsel evlilik yapma ihtimalini arttırmaktadır.

Doğum sırası efekti

Birkaç araştırmaya göre her büyük erkek kardeş erkeğin eşcinsel yönelim geliştirme ihtimalini bir öncekinin yüzde %28-48’i kadar arttırmaktadır.Çoğu araştırmacı bunu doğum öncesi hormonlar gibi doğum öncesi çevresel faktörlere bağlamıştır. McConaghy (2006) doğum sırası efektiyle eşcinsel hisler arasında bir ilişki bulamamış, efektin biyolojik nedenli değil sosyal süreçle ilgisi olduğu sonucuna gitmiştir.

Şehirleşme

Amerika’da Cinselliğin Sosyal Organizasyonu eşcinsellikle şehirleşme arasında pozitif bir korelasyon bulmuştur. Korelasyonun erkeklerde kadınlara göre daha güçlü olduğu gözlenmiştir. Büyük şehirlerin eşcinsel ilginin gelişiminde ve ifade edilmesinde uyumlu bir çevre sunabildiği öne sürülmüştür.

Danimarka’da şehirde doğan insanlar kırsal kesimde doğan insanlara göre önemli ölçüde daha az heteroseksüel daha çok eşcinsel evlilik yapmaktadır.

Kültürel etkiler

Antropologlar en iyi avcıları diğer erkelerden ayırmayan ya da onları ödüllendirmeyen diğerlerine nazaran daha az rekabetçi olan ilkçağdaki kültürlerde hemen hemen hiç eşcinselliğe rastlanmadığını gözlemlemiştir.Miron Baron “Asurlular, Eski Yunan ve Romalılar eşcinselliğe karşı daha çok toleranslıydı. Eşcinsel davranışlar açık olarak uygulanıyordu ve yaygınlığı yüksekti. Cinsel modeller toplumun beklentilerinin bir ürünüdür. Değişen kültürel normlara karşılık olarak yalnızca genetik özelliğin yaygınlığında değişme tahmin etmek zor olurdu.” demiştir. Bu hipotez daha önceden Richard Burton tarafından ortaya atılmıştır.

Amerika’da kadınların diğer kadınlara olan ilgisinde bir artış yaşanmıştır. Susan Bordo bir tabu ortadan kalktığında ya da tabunun etkisi azaldığında bunun kişilere cinsel yönelimlerini keşfetme ve ifade etme şansı verdiğini iddia etmiştir

149 görüntülenme
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kaynaklar

  1. Çevre ve cinsel yönelim Çevre ve cinsel yönelim
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
İlgili Yazılarımız
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Veri, bilgi değildir. Bilgi, kanaat değildir. Kanaat, bilgelik değildir. Bilgelik, gerçeklik değildir.”
Robert Royar