Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Dünyanın En Dayanıklı Hayvanları Üzerinde Yapılan Deneyler, Panspermia Teorisini Destekleyici Sonuçlar Sunabilir mi?

Tardigradların, Panspermia Teorisinde Taşıyıcı Organizma Olarak İşlev Görmesi Mümkün Olabilir mi?

Dünyanın En Dayanıklı Hayvanları Üzerinde Yapılan Deneyler, Panspermia Teorisini Destekleyici Sonuçlar Sunabilir mi? Yandex
15 dakika
3,314
  • Mikrobiyoloji
  • Astrokimya

Panspermia teorisi, canlılığın nasıl “filizlendiğine” dair ortaya atılan teorilerden (diğerleri; abiyogenez, biyogenez, ototrof, heterotrof, yaratıcı vb.) birisidir. Nispeten öne sürülen diğer teorilere nazaran zayıf kalsa da araştırmacılar tarafından dikkate alınıp üzerinde çalışmalar yürütülmektedir.

Panspermia, en geniş tanımıyla canlılığın gezegenler arasında geçiş yapabilmesi demektir. Kelime anlamı olarak Antik Yunan dilinde "tüm tohumlar" demektir. Bundan da anlaşılabileceği gibi, yaşamın tohumlarının tüm Evren'e dağılabileceğini ileri sürer.

Tüm Reklamları Kapat

Dünya'ya uyarlayacak olursak, gezegenimize hayatın çok uzun zaman önce (3.8 milyar yıl önce), bir diğer gezegenden taşındığını ileri süren argümandır. Bu argümana göre hayat meteoroidlerle, asteroidlerle ve gezegenoidlerle bir gezegenden bir diğerine, bir galaksiden bir diğerine, Evren'in bir "ucundan" diğerine taşınabilmektedir.

Bu görüşe göre yaşam sadece 1 defa başlamış olmak zorunda değildir. Birden fazla defa, birden fazla noktada başlamış ve Evren'de çeşitli uzay olaylarıyla taşınmış olabilir. Panspermia hakkında daha detaylı bilgi için sitemizde yer alan ilgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat

Panspermia Teorisi canlılığının nasıl oluştuğu sorusuna yanıt vermez!
Panspermia Teorisi canlılığının nasıl oluştuğu sorusuna yanıt vermez!
Creating New Patterns

Panspermia teorisi, uzayın ekstrem koşullarına dahi dayanabilen ekstremofiller gibi mikroskobik yaşam formlarının, gezegenler arasındaki çarpışmalardan sonra uzaya saçılan enkazda sıkışıp kaldığını öne süren bir düşünceye hizmet etmektedir. Ve eğer bu canlılar yeni uğrak noktaları olan gezegenlerde ideal koşullarla karşılaşırsa, organizmalar aktif hale gelebilir ve evrim sürecini başlatabileceği ön görülür. Panspermia, yaşamın nasıl başladığı sorusuna yanıt vermez, sadece Evrende yaşamın seyahat edebileceğini ve canlılık anlamında “bâkir” gezegenlerde yaşamın temellerini atabileceğini öne sürer.

Bu fikir bir bilimkurgu romanından çıkmış gibi görünse de, bazı çalışmalar dünya dışı bir yaşam kaynağının tahmin edildiği kadar uzak bir fikir olmayabileceğini düşündürmektedir.

Tardigradlar, Gezegenler Arası Yolculuk Yapabilecek Kadar Dayanıklılığa Sahip Canlılardan Biri Mi?

Öncelikle “Tardigrad nedir?” sorusuna açıklık getirelim. Tardigradlar, mikrometrik boyutlara sahip omurgasız canlılardan biridir. Genel anlamda görünüşleri silindire benzemekte olup vücudundan 8 adet her birinin ucunda pençeler yer alan bacaklar uzanır. Dünya’nın her yerinde karşımıza çıkabilmektedirler, evet aklınıza gelen o zorlu kıta da buna dahil. Antarktika ve tardigradlar üzerindeki çalışmaları anlattığımız yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Aktif halde olabilmeleri için su filmine ihtiyaç duyarlar, su filmi olmadığı zamanlarda ise kriptobiyoz adı verilen latent bir döneme girerler.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

İşte tam da bu özellikleri yüzünden tardigradlar araştırmacıların odak noktası haline gelmiştir. Çünkü bu özelliklerin tardigradları çok düşük sıcaklıklardan (-273oC) canlılık için tehditkâr olan sıcaklık noktalarına (+150oC) kadar koruyabildiğini ortaya çıkaran çalışmalar yapılmıştır. Aynı şekilde bu çalışmalar bu canlıların çok yüksek basınçlardan (6.000 atmosfer basıncı) vakumlu uzay boşluğuna ve kozmik radyasyona kadar en ekstrem koşullara bile rahatlıkla göğüs gerebilen türleri olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu alanda yapılan çalışmaları sizlere anlattığımız Tardigradlar ve Uzay başlıklı yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Tardigradlar 2007 senesinde Foton M3 projesinde yürütülen üç farklı çalışmanın bir sonucu olarak Dünya'nın en dayanıklı hayvanı unvanını almışlardır.
Tardigradlar 2007 senesinde Foton M3 projesinde yürütülen üç farklı çalışmanın bir sonucu olarak Dünya'nın en dayanıklı hayvanı unvanını almışlardır.
Ersan Planet

Tardigradlar tek bir tür değildirler ve her tardigrad türü, abiyotik (basınç, pH, radyasyon vb.) etkilere karşı eşit derecede dayanıklı değildir. Örnek olarak Milnesium tardigradum, diğer tardigrad türlerine nazaran radyasyona direnç konusunda ön plana çıkan en dayanıklı tardigraddır. Hatta bilinen en dayanıklı hayvan unvanını da tardigradlara kazandıran yegâne tardigrad türüdür. Burada da ufak bir hatırla yapmak gerekmektedir. Tardigradlar bilinen en dayanıklı hayvanlardır, "en dayanıklı canlılar" olarak lanse edilmesi yanlıştır. Çünkü hali hazırda bu unvan radyasyona karşı gösterdiği direnç ile Milnesium tardigradum’dan çok daha dayanıklı olduğunu kanıtlayan Thermococcus gammatolerans adlı bir arkeye aittir (ilgi yazıya buradan ulaşabilirsiniz).

Tardigradlar, Panspermia Teorisi ile Nasıl İlişkilendirilebilir?

Tardigradların bazı türlerinin ekstrem koşullara dahi dayanabildikleri çeşitli araştırmalar ile kanıtlanınca, araştırmacıların akıllarına kaçınılmaz bir şekilde “tardigradların, yapılması planlanan bir uzay seyahatinden sağ çıkıp çıkamayacağı” sorusu geldi. Bu soruyu aydınlatmak adına, bu konu başlığının altında panspermia teorisine yönelik iki farklı çalışmayı sunmaya çalışacağız.

Bu çalışmalardan ilkinde, tardigradların bir taşıyıcı (vektör) görevi görüp içerisindeki virüs veya bakterileri uzayın zorlu koşullarında koruyup yeni gezegenlere taşıyıp taşıyamayacağı konusu tartışılacaktır.

İkinci çalışmada ise ilk çalışmanın sonunda yer alacak soru üzerinden hareketle nematod, rotifer, tardigrad ve diatomların içerisinde barındırabilecekleri alg, bakteri, mantar ve virüsleri uzayın zorlu stres koşullarında korunup başka gezegenlere taşınabilme ihtimalleri üzerinde durulacaktır.

Tüm Reklamları Kapat

Bakteriler ve/veya Virüsler Tardigradlar Aracılığı ile Uzayda Seyahat Edebilirler Mi?

Bakteriler

Bakteriler, araştırmacılara göre “yaşam tohumları” olarak hareket edebilecek en iyi adaylardır. Bakterilerin besin yokluğunda metabolizmalarını askıya alarak spor oluşturmaları bu konuda olukça avantajlı bir adaptasyondur. Dünya'nın biyokütlesinin yaklaşık üçte birini oluşturmakla beraber, aşırı koşullarda karşımıza çıkan çoğu canlının bakteriler alanı içerisinde yer aldığını gözlemleriz.

Köln'deki Alman Havacılık ve Uzay Merkezi'ndeki bilim insanları, Rus FOTON uydusunu kullanarak bakteriler üzerinde deneyler tasarladılar. Bakteriyel sporları kil, kırmızı kum taşı, Mars taşları ve simetrik Mars toprağı ile karıştırdılar. Topaklar daha sonra uydu aracılığıyla uzay ortamına maruz bırakıldı. İki haftalık maruz kalma süresinden sonra araştırmacılar, kırmızı kum taşı ile karıştırılmış bakteri sporlarının neredeyse hepsinin hayatta kalabildiğini keşfettiler.

Başka bir çalışma, bakteri sporlarının Dünya dışında UV radyasyonundan korunmaları durumunda altı yıl boyunca dış uzayın aşırı koşullarında hayatta kalabileceğini gösterdi. Araştırmacılara göre bakteri sporlarının kuyruklu yıldızların veya göktaşlarının içerisinde seyahat etmelerinin ise mümkün olabilmesi kuvvetle muhtemeldi.

Dünya'nın yörüngesindeki uzay istasyonlarında yer alan araştırmacılar kaçınılmaz bir şekilde beraberlerinde bakterileri de getirmişlerdir.
Dünya'nın yörüngesindeki uzay istasyonlarında yer alan araştırmacılar kaçınılmaz bir şekilde beraberlerinde bakterileri de getirmişlerdir.
Seeker

Bakterilerin, hatta genel anlamda tüm canlıların uzay seyahatleri sırasında iki ana sorunu vardır: UV radyasyonu ve bir gezegenin atmosferine girişte karşılaşılan aşırı sıcaklıklar.

Tüm Reklamları Kapat

Ancak bazı bakteriler 113°C kadar yüksek sıcaklıklarda büyüyebilmektedir. Diğer bir açıdan mikroplar -18°C kadar düşük sıcaklıklarda gelişebilir; birçoğu -196°C'de sıvı azot içinde muhafaza edilebilir. Ayrıca yüksek dozlarda iyonize ve UV radyasyonu, aşırı basınç vb. ortamlara belli bir süre dayanıklılık gösterebilirler. Bu özellikleri sayesinde bazı bakteri türleri yaşamı bir başka gezegene aktarabilme potansiyeline sahip olduğu düşünülüyor; ama unutmayın onu koruyacak bir yere ya da bu çalışmada bahsedilecek olan bir canlıya ihtiyacı olacak.

Virüsler

2013 yılında, Birleşik Devletler Jeoloji Araştırması'nda çalışan bir mikrobiyolog, virüslerin Dünya'nın hemen hemen her yerinde yayılım gösterebilme potansiyeline sahip olmakla birlikte, tür çeşitliliğinin muazzam büyüklüklerde olduğunu kaydetti. Aynı araştırmacı, kuyruklu yıldızlarda ve diğer gezegenlerde ve aylarda evrimleşen olası virüsler var ise, bu virüslerin insanlar için patojenik olabileceğini tahmin ediyor, bu nedenle Güneş Sistemi'nin uyduları ve uyduları üzerinde de virüs aramasını önerdi. Fakat burada araştırmacının bu sözünün alındığı çalışmada tam olarak virüslerin korunma mekanizmasına dair bir bilgi verilmemesinden ötürü net bir şey söylemek mümkün değildir.

Bilindiği üzere virüsler, genel anlamda enfekte oldukları hücrelerin enzimlerini kullanmaktadırlar. Bu yüzden enfekte olmamış uyku hallerinde iken virüsün “metabolizması” aktif olmayacak ve dışarıdan gelen tehditlerin organizma içerisinde yarattığı hasarları onarımı gerçekleştirilemeyecektir. Eğer bir canlı içerisinde seyahat etmesi söz konusu olur ise korunabilir ve buna bağlı olarak optimum koşullar sunulduğunda çoğalabilecektir.

Tabii bir de virüsün buzullar içerisinde taşınabilme ihtimali söz konusudur, fakat bu durum çok uzun sürebilecek seyahatlerde buzulların erimesi veyahut başka sebepler ile koruyuculuğunu yitirmesine bağlı olarak oldukça düşük ama yine de bir ihtimal olarak karşımıza çıkıyor.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Neden Çocuk Kitapları Okumalıyız

“Çoğu yetişkin, okuma sürecinin tek yönlü işlemesi gerektiğini düşünür zira bunun aksi gerileme, olgunlukta geriye gitme olarak görülür. Önce PeterveJane denen çift başlı canavarı, ardından Narnia’yı aşıp Patrick Ness ile devam edersiniz… Derken yetişkin edebiyatına geçerek zafer kazanır, sonra da hep orada kalır, bir daha asla geriye dönüp bakmazsınız çünkü geriye bakmak mevki kaybetmek demektir.
Ama insan yüreği tren gibi düz bir hatta ilerlemez. Okuma serüveni böyle bir şey değil, en azından benimkisi böyle değildi. Çocuk edebiyatını ıskartaya çıkarırsak, yetişkin gözüyle okuduğumuzda farklı bir simya yakalayacağımız zenginliklerle dolu bir mücevher kutusunu ıskartaya çıkarmış oluruz.”

Son dönemin en önemli yazarlarından Katherine Rundell, çocuk kitaplarının hayal gücünün fitilini nasıl ateşlediğini, dahası nasıl yeniden ateşleyebileceğini; çocuk edebiyatının cüretkâr ve oyunbaz tavrıyla, nasıl olup da içimizdeki eski açlıkları uyandırıp dünyaya dair yeni bakış açıları oluşturmamızı sağlayabileceğini gösteriyor. Yetişkin okur için keyifli ve ikna edici bir deneme.

Devamını Göster
₺66.00
Neden Çocuk Kitapları Okumalıyız

Virüslerin gezegenler arası taşınımı tek başlarına oldukça zor olsa da her zamanki gibi bir konak yardımı ile bunu gerçekleştirebilir.
Virüslerin gezegenler arası taşınımı tek başlarına oldukça zor olsa da her zamanki gibi bir konak yardımı ile bunu gerçekleştirebilir.
Space News

Tardigradlar

Uzay araştırmalarına gönderilen tardigradların kriptobiyoz formlarından biri olan kistlerinin içerisinde gıda parçacıkları, endosimbiyotik organizmalar ve parazitlerin çeşitli DNA sekansları taşıyabileceği düşünülebilir. Ve en önemlisi: Muhtemelen fotosentetik organizmaları (alg hücreleri, siyanobakteriler) bağırsak yollarında taşıyabilir ve uğrak noktaları olacak yeni bir gezegende serbest bırakabilirler.

Tardigradlar üzerine yapılan parazit çalışmaları oldukça kısıtlıdır, endosibiyotik faunası ise bilindiği kadarı ile hiç yoktur. Ciliata (silliler) şubesine ait Pyxidium tardigradum, eutardigrades üzerinde yaşayan dış parazit olarak rapor edilen bir protozoandır.

Yosun hücreleri veya doku gibi bazı gıda partikülleri, tardigradın sindirim sistemi boyunca hayatta kalabilir mi? Bu sorunun çıkış noktası ise Tardigradların çoğunun, fitofagos (bitki ile beslenen) veya bakteriyofagos (bakteri ile beslenen) beslenmeleridir. Bu yüzden bağırsaklarında kalan bakteri kolonisi ve/veya bitki artıkları yeni yerleşim alanında yayılım gösterebilme potansiyeline sahiptir.

Bazı alg türlerinin sindirimden kurtulma yetenekleri vardır. Bu fenomen, yaygın olarak intertidal ve sığ subtidal deniz kestaneleri ve intertidal yumuşakçaların bağırsaklarında bulunan alg türleri için geçerlidir. 

İlk çalışmada sonuç olarak tardigradlara enfekte olmuş ya da sindirim kanalına yerleşmiş canlıların uzay seyahatlerinde tardigradların vücutları tarafından yüksek miktarda UV’den, basınçtan, değişken sıcaklıklardan korunabilirler mi sorusuna dikkat çekilmiştir. Bu korunum eğer ki gerçekleşir ise tardigradların yeni uğrak noktası olacak hedef gezegenlerde bağırsak mikrobiotası yayılım gösterebilir ve o gezegende yaşamın ilk adımlarını atabilir.

Tardigradlar, Başka Gezegenlerde Hayatı Filizlendirecek Yaşam Formlarını Taşıyabilir mi?

Bahsedeceğimiz şimdiki çalışmada, ilk çalışmanın sonunda sorulan soruyu yanıtlamayı hedefledik. Yazımız içerisinde sıklıkla NRTD ve NRT kısaltmaları kullanılacaktır. Bu kısaltmaların anlamı; NRTD = Nematod, rotifer, tardigrad ve diatom, NRT = Nematod, rotifer ve tardigrad'dır.

Nematodlar, rotiferler ve tardigradlar, aşırı kuruma (desikasyon) ve soğuktan kaynaklanan uzun süreli stazlardan (genellikle kanın viskositesi için kullanılan bir terimdir, buradaki kullanımı vücut sıvılarının viskositesi üzerine olabilir) kurtulabilen ekstremotolerant omurgasızlardır. Ayrıca UV radyasyonunun etkilerine karşı koyabilirler ve sonuç olarak mikroorganizmaların panspermik transferi için araçlar olarak işlev görebilecek potansiyel organizmalardır. Bu yüzden bu konuda çalışmalar yapmak adına araştırmacılar tarafından seçilmişlerdir.

Türkçeye tekerlekli hayvanlar olarak çevriler Rotifera şubesine ait bir birey. Şubeye ismini veren tekerlek yapıları fotoğrafta net bir şekilde seçilmektedir. Bu yapılar suyu karıştırarak besin maddelerinin yakalanmasını sağlar.
Türkçeye tekerlekli hayvanlar olarak çevriler Rotifera şubesine ait bir birey. Şubeye ismini veren tekerlek yapıları fotoğrafta net bir şekilde seçilmektedir. Bu yapılar suyu karıştırarak besin maddelerinin yakalanmasını sağlar.
Phys

Nematodların, rotiferlerin, tardigradların ve diatomların (NRTD) Dünya’nın başına gelebilecek bir olay sonucunda uzay saçılan bir parçasında yaşamlarını devam ettirebilmeleri mümkün gözüküyor. Bir önceki konu başlığımızda da belirttiğimiz üzere yalnız da hareket etmiyorlar, içlerinde mikroorganizmaları taşıyabilme ihtimalleri de var. Bahsi geçen organizmaların arasında tardigradların uzayın aşırı koşullarında hayatta kalabileceği öne sürülmüştür. Nematod ve rotiferler de uzayın zorlu koşullarında hayatta kalmayı başarabilme ihtimali bulunan potansiyel canlıların arasında yerlerini almaktadırlar. Bu organizmaların üçü de algler, bakteriler ve virüsler dahil olmak üzere mikroorganizmalar ile beslenir ve bu organizmaların bir kısmını vücutlarında taşıyabilirler.

Diatomlardan bahsedecek olursak, içerdikleri alg protoplastının panspermik transfer için potansiyel araçlar olarak işlev görebileceği ve diatomların bakteri içerdiği de bilindiği için, prokaryotların uzayda transferi için koruyucu "araçlar" olarak da işlev görebilecekleri belirtilmiştir. Diyatomların canlı alg bileşeni hem protoplastın hem de diyatom kabuğunun içinde taşınan diğer mikroorganizmaların panspermik transferi için sert, koruyucu bir araç olarak işlev görebilen bir silikon frustule yapısı ile korunur. Bu yapı sayesinde araştırmacıların gözünde etkin bir transfer aracı olarak kullanılabileceği öne sürülür. Peki gerçekten bu yapı işe yaraya bilir mi? Bu sorunun cevabını ilerleyen paragraflarda sizler ile paylaşacağız, şimdilik Diatomları burada noktalayalım.

Diatomun nispeten oldukça koruyucu olan bu yapısı frustule adı verilen gözenekler ile çevrilidir. Bu gözenekli yapılar herhangi bir koruma olmaksızın diatomların çıplak UV'ye maruz kalması sırasında içerisinde yer alan mikroorganizmaları koruyamamasına sebep olur.
Diatomun nispeten oldukça koruyucu olan bu yapısı frustule adı verilen gözenekler ile çevrilidir. Bu gözenekli yapılar herhangi bir koruma olmaksızın diatomların çıplak UV'ye maruz kalması sırasında içerisinde yer alan mikroorganizmaları koruyamamasına sebep olur.
Picfair

Tek tek NRTD üyelerinin (diğer biyolojik varlıkların aksine) birçok uzay ortamının zorluklarından kurtulabilmesi ve böylece canlı mikroorganizmaların Dünya'dan uzaya aktarılması için bir yol sağlaması muhtemeldir. Uygun ortamlara ulaşıldığında, NRT uyku halindeki bir durumdan canlanabilir ve dışkılama veya hücresel bozulmayı takiben içinde taşıdıkları mikropları serbest bırakabilir. Tabi tüm bunların temel dayanak noktası NRTD’nin dış yüzeyinin UV-C gibi zararlı ışınları izole edebilmesi halinde gerçekleşmesi mümkündür.

Hakkında ufaktan bir giriş yaptığımız çalışmanın temel amacı, NRTD gövdelerinde bakteri ve mantarların var olduğunu kesin olarak göstermek ve ayrıca alg ve bakterilerin, ezilmiş diatomların (yüzey sterilize edilmiş) bedenlerinde üremeye bilme durumlarını kontrol etmek adına yapılan çalışmalara yer verilmiştir.

Tüm Reklamları Kapat

NRTD Üzerinde Mikroorganizmalar Taşınabilir mi?

Bahsedildiği üzere NRTD üyelerinin vücutlarında bakteri, alg, mantar vb. mikroorganizmları taşıması mümkün müydü? Mümkünse, bu nasıl test edildi?

Bu çalışmada kullanılan organizmalar doğadan toplanmak yerine ticari tedarikçilerden elde edilmiştir; sülük paraziti olan nematod (Phasmarhabditis hermaphrodita), tekerlek hayvancıkları olarak karşımıza çıkan rotifer (Brachionus pictalis), tardigrad (Macrobioticus) ve ayrıca karışık bir diatom kültürü tedarik edildi.

NRTD’nin bakterileri ve mantarları tüketmelerini sağlamak adına bir gece boyunca musluk suyu ile toprak ekstraktında bırakıldılar. Organizmalar daha sonra 0.2 mikrometrelik gözenekli bir filtreden süzülerek ayrıldılar. Daha sonra her biri örnek özel olarak hazırlanmış izolasyon tüplerinin içerisine yerleştirildi.

NRT İnkübasyonu ve Maserasyonu

Sırasıyla bakteriyel ve fungal büyüme için sağlanan ortamın organizmalarını içeren tüpler ayrı ayrı yüzeyleri sterilize edilmiş akabinde 37°C'de (bakteri için) ve 250°C'de (mantarlar için) 7 gün boyunca çalkalanmadan inkübe edilmiştir. Diyatomlar için bir alg büyütme ortamı kullanılmış ve burada tüpler, 14 günlük bir inkübasyon süresi boyunca 25°C'de beyaz ışığa maruz bırakılmıştır. Bu süreden sonra, görünür bakteriyel veya fungal büyümenin göründüğü tüpler ayrılmıştır. Mikrobiyal büyüme içermeyen tüpler daha sonra bir "girdap" kullanarak agresif bir şekilde karıştırılmış, böylece bu çalışmada kullanılan cam ballotini boncukları NRTD’yi parçalayarak içeriğini dışarı çıkarmıştır.

Tüm Reklamları Kapat

Türkçeye yuvarlak solucanlar olarak çevrilen nematoda şubesine ait bir birey. Nematoda şubesinde yer alan bazı türler bitki paraziti olarak karşımıza çıkmakta ve çiftçinin mahsulüne ciddi zarar verebilmektedir.
Türkçeye yuvarlak solucanlar olarak çevrilen nematoda şubesine ait bir birey. Nematoda şubesinde yer alan bazı türler bitki paraziti olarak karşımıza çıkmakta ve çiftçinin mahsulüne ciddi zarar verebilmektedir.
Between Maters

İçeriği dışarı çıkan organizmaların tüpleri daha sonra bakteriyel veya fungal büyüme için ilgili sıcaklıklarda yeniden inkübe edilmiştir. Daha sonra belirgin bir şekilde morfolojik olarak farklı özellik gösteren bakteriyel veya fungal koloniler yeni katı ortamlara aktarılmış ve tek tek izolatların tekli kolonileri elde edilmiştir. Akabinde bakteriler 16S rRNA ve klasik tanımlama tekniklerinin bir kombinasyonu kullanılarak tanımlanmış; fungal izolatlar için ise morfolojiye dayanan klasik yaklaşımlar kullanılarak tanımlanma işlemleri gerçekleştirilmiştir.

Yüzeyi sterilize edilmiş diyatomlar içinde Escherichia coli'nin varlığının tespiti gerçekleştirilmiştir. Fakat mikroorganizmalar için panspermik bir araç olarak diyatomların olası bir dezavantajı vardır. Bu dezavantaj; diyatom frustüllerinin, genellikle UV-C’ye geçirgen olan ve frükül içinde taşınan mikroorganizmaları öldürebilen bir madde olan silikadan oluşmasıdır. Bununla birlikte, deniz diyatomlarının gösterdiği bazı fizyolojik reaksiyonlar UV’ye karşı direncin artmasını sağlayabiliyor. Haliyle bu diyatomların içinde yaşayan mikroorganizmalar da daha düşük seviyelerde zararlı UV radyasyonuna maruz kalacak ve koruyucu bir toprak, çamur, silt veya balçık tabakasıyla kaplanmış ise tamamen korunması bekleniyor fakat bu korunmanın dahi yeterli olamaması söz konusu.

Bu Deney, Panspermiayı Destekler mi?

Çalışmada kullanılan deneysel yaklaşım bakteri ve mantarların, yüzeyleri sterilize edilmiş NRTD'nin içinden izole etmek için tasarlanmıştır. Bununla birlikte, tüm organizmalardan (yani tüm NRTD üyelerinden) geniş bir bakteri yelpazesi izole edilmiştir. Mantarlar ise sadece nematodlardan ve rotiferlerden izole edilmiş, tardigrat ve diatomlardan izole edilmemiştir. Aynı zamanda araştırmacılar diatomların içerisinden bir yosun izole etmeyi dahi başarabilmişlerdir. İzole edilmiş bakteriler içerisinde, sporları UV ve kuruma gibi çevresel aşırılıklara karşı oldukça dirençli olduğu bilinen Bacillus türleri dahil olmak üzere bir dizi farklı cinsleri barındırmaktadır.

Gerçekleşen bir çarpışmanın sonucunda ortaya çıkan itki kuvveti ile uzaya saçılan kara parçalarının içerisindeki NRTD üyelerinin en önemli problemi çıplak UV ışınları ve değişken sıcaklıklar olacaktır.
Gerçekleşen bir çarpışmanın sonucunda ortaya çıkan itki kuvveti ile uzaya saçılan kara parçalarının içerisindeki NRTD üyelerinin en önemli problemi çıplak UV ışınları ve değişken sıcaklıklar olacaktır.
Mega İnteresting
NRTD üyelerinin bazıları yer kabuğunun çoğu canlı için oldukça zorlayıcı yerlerinde yaşar, örnek olarak bazı nematodlar Güney Afrika'daki madenlerin derin (0.9-3.6 km) kırılma suyundan izole edildiği dikkat çekicidir. Bu zorlayıcı alanlardan yaşayan organizmaların (muhtemelen rotiferler ve tardigrades) içinde de mikroorganizmaların yaşaması oldukça muhtemeldir. 

Bu çalışmanın amacı NRT ve diatomlar (NRTD) içinde mevcut olabilecek tüm bakteri ve mantarları izole etmek değil, bu mikroorganizmaların ayrıca virüslerin de hali hazırda mevcut olduğunu ve NRTD tarafından taşınabileceğini göstermekti.

Tüm Reklamları Kapat

NRT'nin beslenerek bakteri edinme kabiliyeti, bu bakterinin saf bir kültürüne maruz bırakıldıktan sonra NRT içinde mevcut olduğu gösterilen Serratia marcescens bakterisini kullanan çalışmalar ile doğrulanmıştır. Bu deney, dahili olarak taşınan bakterilerin canlı kaldığını ve organizmaların bağırsak enzimleri tarafından yok edilmediğini doğrulamıştır. Taşınan mikroorganizmaların, NRTD bireylerinin vücudunda gerçekleşecek olumsuz olaylardan (örneğin aşırı soğuk veya kuruma ile ortaya çıkan bir staz durumu) kurtulabilmeleri muhtemeldir. Bakteri ve mantarların yanı sıra algler ve protozoalar da NRTD içinde taşınabilir (rotiferler ve nematodların fitoplankton vb. taşıdığı bilinmektedir); hayvan, insan ve bitki patojenleri de NRTD tarafından dahili olarak taşınabileceği düşünülmektedir.

Tardigradlar sahip oldukları kriptobiyoz yetenekleri sayesinde ilerleyen dönemlerde de uzay araştırmalarında sıklık ile karşılaşacağımız organizmalardan biri olmaya devam edecektir.
Tardigradlar sahip oldukları kriptobiyoz yetenekleri sayesinde ilerleyen dönemlerde de uzay araştırmalarında sıklık ile karşılaşacağımız organizmalardan biri olmaya devam edecektir.
4 plebs

Sonuç

Sonuçlar gösteriyor ki, NRTD içerisinde çeşitli mikroorganizmalar taşıyabilen izole edilmiş yaşam formlarıdır. Gezegenimizde gerçekleşecek bir çarpışmanın itki kuvveti ile uzaya fırlayan kayaların, parçaların vb. yapıların içerinde bulunan NRTD’ler potansiyel olarak içerdikleri mikrobiota ile yeni gezegenlere ulaşabilir ve burada yaşamın filizlenmesini sağlayabilir. Örneğin NRT, uygun anaerobik uzay ortamlarında büyüyebilen anaerobik bakterileri taşıyabilir.

Aşırı ortamlarda büyüyen nematodlar, rotiferler ve tardigradların kemoototrofik bakterileri ve çok çeşitli ekstremofilik mikropları taşımaları da muhtemeldir. Bunlar da bulundukları yeni bakir alanları eğer çevresel faktörler uygun ise işgal edebilir ve yeni bir gezegenin LUCA’sı (Last Universal Common Ancestor/ Son Evrensel Ortak Ata) olabilirler. Fakat bunun için yine de NRTd'nin, bir kaya veya diğer katı malzemeler içinde korunması oldukça önemlidir. Çünkü bu yapılar taşınım sırasında NRTD için güvenli bir alan oluşturabilecek yapıdadır. Bu sayede fizyolojik anlamda zaten güçlü olan NRTD üyeleri çevresel etmenlerin şiddetinin çeşitli koruyucu faktörleri ile azaltılması ile uzun soluklu bir uzay serüveninin kapılarını aralayabilirler.

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
20
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 4
  • Tebrikler! 4
  • Merak Uyandırıcı! 3
  • Bilim Budur! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/02/2023 03:53:24 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8734

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Nörobilim
Enzim
Algoritma
Sinirbilim
Sars Virüsü
Uluslararası Uzay İstasyonu
Carl Sagan
Malzeme
Bilgi Felsefesi
Karadelik
Yüzey
Tarım
Klinik Mikrobiyoloji
Farmakoloji
Yapay
Balık Çeşitliliği
Yüz
Galaksi
Zooloji
Ölçüm
Sinir
Alkol
Algı
Köpekbalığı
Viroloji
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
A. Karahasan. Dünyanın En Dayanıklı Hayvanları Üzerinde Yapılan Deneyler, Panspermia Teorisini Destekleyici Sonuçlar Sunabilir mi?. (17 Mayıs 2020). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2023. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/8734
Karahasan, A. (2020, May 17). Dünyanın En Dayanıklı Hayvanları Üzerinde Yapılan Deneyler, Panspermia Teorisini Destekleyici Sonuçlar Sunabilir mi?. Evrim Ağacı. Retrieved February 07, 2023. from https://evrimagaci.org/s/8734
A. Karahasan. “Dünyanın En Dayanıklı Hayvanları Üzerinde Yapılan Deneyler, Panspermia Teorisini Destekleyici Sonuçlar Sunabilir mi?.” Edited by Akın Karahasan. Evrim Ağacı, 17 May. 2020, https://evrimagaci.org/s/8734.
Karahasan, Akın. “Dünyanın En Dayanıklı Hayvanları Üzerinde Yapılan Deneyler, Panspermia Teorisini Destekleyici Sonuçlar Sunabilir mi?.” Edited by Akın Karahasan. Evrim Ağacı, May 17, 2020. https://evrimagaci.org/s/8734.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Moderatöre Bildir

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya size sunulan (oylama gibi) diğer araçlar ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Kural İhlali Seç
Öncül Ekle
Sonuç Ekle
Mantık Hatası Seç
Kural İhlali Seç
Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.