Dudakların ve Dudak Yapısının Evrimi ve Filtrum Üzerine

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

İlk olarak renk ile başlayalım: Dudak neden pembemsi ve kırmızıdır ve vücudumuzun diğer yerlerinden genel olarak farklı renktedir? Bu sorunun cevabı aslında çok zor değil; sadece şu bilgiyi vermekte fayda var: Dudaklarımızda bolca sinir ucu bulunur ve bunlar yüzeye oldukça yakındır. Örneğin maxillary sinir kolunun infraorbital isimli siniri üst dudağımızı sarmalar. Mandibular isimli sinir kolunun mental isimli siniri ise alt dudağımıza gelir ve buradan bilgileri beyne iletir. Dudaklarımızdaki sinirlerin yüzeye yakın olması gerekir, bu yüzden de dudak derimiz, vücudumuzdaki en ince derilerden bir tanesidir. Sinirlerin yüzeye yakın olmasının tek bir sebebi vardır: Cinsel ilişkide duyulan haz. İnsan beyninin evrimleşmesi sırasında, cinselliğe yüklenen anlamlar da değişmiş ve cinsel seçilim önemli bir hal almıştır. İnsanlar, dudaklarını kullanarak cinsel ilişki sırasında veya gündelik ilişkilerinde pek çok mesaj aktarabilirler. Öpücük, bunların başında gelir. Bunun da verimli ve etkileyici olabilmesi için dudaklar incelmiş ve sinirler yüzeye yaklaştırılmıştır. Kısaca, bu inceliğin oluşmasında cinsel seçilimin rolü büyüktür. Ayrıca sinirlerin yüzeye yaklaşması, ağza girecek olan yiyeceklerin veya diğer cisimlerin sıcaklıklarını önceden hissedebilmemizi sağlar. Böylece, ağzımıza çok sıcak bir yiyecek almadan önce, dudaklarımız bizi uyarır ve dilimizin, yutağımızın ve hatta midemizin yanmasına engel olur. Devam edelim:

Derinin incelmesinin sonucunda, dudaklarımızda bulunan kan damarlarına düşen ışık miktarı da artmıştır. Bu sebeple de deri, o bölgede pembe ve hatta kırmızı gözükür. Kısacası, dudaklarımızın pembe/kırmızı olmasının sebebi altından geçen kan damarlarının içerisindeki kanın rengindendir.

Peki dudağın anatomisinin (üst dudağın "M", alt dudağın "U" şeklinde olmasının) evrimsel bir açıklaması var mıdır? Aslında temel olarak ağız yapısı çok eskilere dayanmaktadır, bundan 500 milyon yıl öncesine... O zamandan bu yana hemen hemen bütün canlıların ağız yapısı bulunmaktadır ve ağız, en ilkelinden en gelişmişine kadar evrimsel tarihteki tüm canlılarda temel olarak yuvarlak bir açıklıktır. Bizde de aslında bundan fazlası değildir.

Zaten dikkat edilirse, alt dudağımızın (Labium inferius) daha yuvarlak olması, ağzımızın temel olarak bir daire veya elips olmasından (sıradan bir açıklık) kaynaklanmaktadır. Peki üst dudağımız neden "M" şeklindedir?

Buna sebep olan, filtrum (philtrum) denen, üst dudağımız (Labium superius) ile burnumuz arasındaki gediğin dudaklar üzerinde yaptığı baskıdır. Kısacası o yarığın orada bulunması, üst dudağımızı "ters U" şeklinde olmak yerine "M" şeklinde yapar. Burada can alıcı nokta ve Evrim'in gücünü ortaya koyacak olan nokta şudur:

Filtrum (İngiltere'de rabbus olarak da bilinir), çoğu memelide bulunan ve genellikle "rhinarium" denen nemli ve kıllı bölgeyi de barındıran bir yapıdır. Tıpkı burun deliklerimiz gibi bir yarıktır ve atalarımız ile bazı modern kuzenlerimizde (maymun olması şart değil, tüm canlılar ile uzak veya yakın kuzen olduğumuzu hatırlayın) burna girmeden önce havanın nemlendirilmesi gibi bir işlevi vardır. Pittsburgh Üniversitesi'nde Memeli Bilimcisi (mammalogist) olan ve Chicago'nun meşhur Field Doğal Tarih Müzesi'nin eski dönem müdürlerinden Philip Hershkovitz'in 1977'de yayınladığı "Yeni Dünya Maymunları'nı Yaşamak: Primatlara Giriş" isimli kitabında izah ettiği gibi, günümüzde filtrum artık işlevsiz bir organdır ve evrimsel olarak körelmektedir.

İnsanda filtrum, embriyolojik gelişimde nazomedyal (üst dudak ve burnu barındıran, embriyoda henüz bunlara ayrışmamış olan yapı) ile maxillary bölgenin birleşmesi sırasında oluşur. Bu birleşmenin düzgün gerçekleşmemesi sonucu "tavşan dudaklılık" dediğimiz hastalık meydana gelebilir. Bu, filtrum ile ilgili tek hastalık değildir: Eğer filtrum düzleşmiş veya yassı olursa, Fetal Alcohol Sendromu (FAS, mental bir hastalık) ve Prader-Willi Sendromu'ndan (15. kromozomda meydana gelen genetik bir hastalık) şüphelenilebilir.

BBC'nin Sağlık köşesinde yer alan University Collage London'da tıp doktorluğu yapan Dr. Michael Mosley'in yazısında yer aldığı gibi, filtrum'un görünürde hiçbir işlevi yoktur ve sadece atalarımızdan kalma bir eklentidir. Yüzümüz, annemizin karnındayken henüz bir pirinç tanesi boyundan, bir fasulye tanesi boyutuna büyüyene kadar geçen dönemde oluşur. 

Vücudumuzdaki plakalar, yukarıda anlattığımız gibi birleşirken, hemen hemen hiç iz bırakmadan birleşirler. Bir tek filtrum dediğimiz yarık, bir "emrbriyonik birleşim izi" olarak kalır. Yani atalarımızda işlevsel olan bu yarık, günümüzde onlardan bize kalan bir mirastır ve evrimsel geçmişimizi bize hatırlatırcasına orada durmaktadır.


Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. BBC
  2. Philtrum
  3. Lip

İnsanlarda Deri Renginin Evrimi ve Kılların Seyrelmesi Üzerine...

Genlerin Değişimi Nasıl Olur ve Evrim Buna Bağlı Olarak Nasıl Gerçekleşir?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim