Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Down Sendromu, Oluşumu, Evrimsel Anlamı

Down Sendromu, Oluşumu, Evrimsel Anlamı Pacific Standard
14 dakika
39,628
  • Evrimsel Biyoloji
  • Moleküler Biyoloji ve Genetik
Evrim Ağacı Akademi: Evrimi Anlamak Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrimi Anlamak yazı dizisinin 46. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan ""Tesadüf" Geliyor, Kaçın! Bilimde "Şans" ve "Tesadüf" Kavramlarına Yer Yok mu?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

21 Mart Dünya Down Sendromu Günü olarak belirlenmiştir. Bunun özel bir anlamı bulunur: 21 Mart, yani 21.3 gösterimi, Down sendromunun ana nedeni olan 21. kromozomun üçlenmesi (üç katına çıkması) olayına işaret eder. Biz de, Evrim Ağacı ailesi olarak, bu inceleme yazımızı tüm Down sendromlu okurlarımıza ve Dünya'daki tüm Down sendromlu türdaşlarımıza ithaf ediyoruz! 

Mutlu ve anlayış dolu olsun!
Mutlu ve anlayış dolu olsun!

Down Sendromu, az önce de belirttiğimiz üzere, bir bireyde 21. kromozomun 2 yerine 3 kopyası olmasından kaynaklanan bir kromozomal bozukluktur. Bu sebeple trizomi 21 olarak da bilinmektedir ("trizomi", "üçlenme" anlamına gelir). Aşağıda Down sendromlu bir erkeğe ait bir hücrenin içerisindeki koromozomların dağılımı gözükmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Bu durum, genellikle mayozda meydana gelen bölünme hatalarından kaynaklanmaktadır. Normalde, 46 kromozoma sahip olan insanın üreme hücrelerinde (yumurtasında ve sperminde) 23 kromozom bulunur ve bunlar birleştiğinde, yeniden 46 kromozomlu bir birey elde edilir. Ancak kimi zaman mayoz sırasında 46 kromozom eşit olarak ikiye bölünemez ve bu durumda, anöplodi (anormal kromozom sayısı) durumu oluşur. İşte bunun sonucunda, böyle anormal bir üreme hücresiyle (olması gerekene göre 2 kat kromozoma sahip bir hücreyle) normal bir hücre birleştiğinde, 21. kromozomdan 3 parçaya sahip bir zigot oluşur. Bunun sonucunda oluşan duruma Down Sendromu adını veriyoruz. Bu isim, bu durumun yarattığı fiziksel farklılıkları 1866'da tanımlayan İngiliz fizisyen John Langdon Down'dan gelmektedir. Durumun kromozomal karşılığını tanımlayan ise 1959 senesinde Jerome Lejeune'dir.

En tipik özellikleri arasında algısal kapasitenin normalin altında olması ve fiziksel gelişimin normalden sapması olarak belirlenmektedir. Daha en başından belirtmekte fayda görüyoruz ki, Down sendromu her geçen yıl daha az hastalık ve daha çok çeşitlilik olarak kabul edilmektedir. Yani günümüzde bu kromozomal farklılık, bir "kusur" olarak değil, bir "farklılık" olarak görülmektedir. Zira Down sendromlu insanların başarabildiklerinin ve zihinsel yeteneklerinin her geçen gün biraz daha fazla anlaşılıyor olması, bunun bir hastalık ya da eksiklik olarak görülmesini güçleştirmektedir. 

Tüm Reklamları Kapat

Down sendromunun bir hastalık olarak görülmesinin nedeni, özellikle IQ konusundaki eksikliklerdir. Ancak IQ testlerinin sadece belirli tip zekayı ölçmekte kullanılan bir araç olmasından ötürü, sadece IQ testlerine dayandırılan bir analiz yeterli olmamaktadır. Öte yandan, Down sendromuna sahip bireylerde analitik zekanın ortalamanın altında olduğu ve öğrenme zorlukları çektikleri de bir gerçektir. Normal düzeyde bir yetişkin bireyin IQ'su 100 olarak belirlenmekteyken, Down sendromlu yetişkinlerin IQ'su 50 civarında ölçülmektedir. Bir katsayı belirten IQ birimine göre bu durum, Down sendromunun analitik zekayı yarı yarıya azalttığını göstermektedir. Bununla birlikte, doğumdan itibaren özel olarak eğitilen Down sendromlu bireylerde IQ'nun 90'a kadar çıkabildiği bilinmektedir. Dolayısıyla, IQ'nun genelinde olduğu gibi Down sendromunda da analitik zeka, alınan eğitim ve yapılan çalışmalar ile doğrudan ilişkilidir ve evrensel bir ölçüm aracı olarak görülmemelidir.

Üstelik, Down sendromlu bireyler yönlendirildikleri zaman analitik zeka haricindeki zeka formlarında oldukça başarılı olabildiklerini göstermektedirler. Örneğin Vanderbilt Kennedy Sanat Merkezi'nde Down sendromlu bireylerin yaptıkları çizimleri görmeniz mümkündür. Aşağıda ise, Clarissa isimli bir Down sendromlu gencin elinden çıkan birbirinden ilginç resimlerden birkaçı görülmektedir. Sadece bu resimlere bakarak bile, Down sendromlu bireylerin sanat gibi karmaşık süreçleri işleyebilmesinden ötürü, özel ve alışılmışın dışında bir çeşitlilik/varyasyon olduklarını düşünmek mümkündür.

Down Sendromu'nun Özellikleri

Down sendromlu birini birçoğumuz kolaylıkla fark edebiliriz ve birçoğumuz da, bu benzer fiziksel özelliklerinin nedenini merak etmiştir. Bunun, sadece evrimsel biyoloji ile açıklanabilir bir anlamı bulunmaktadır (ve böyle bir durumda bile, evrimsel biyolojinin açıklayıcı gücünü bize göstermektedir): Down sendromunda gözlediğimiz kromozomal farklılık, bireyin embriyolojik gelişimi sırasında neoteni dediğimiz bir süreci hızlandırmaktadır. Neoteninin ne olduğunu merak ediyorsanız, buradan bilgi alabilirsiniz. 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

En kısa tanımıyla vermemiz gerekirse, Down sendromu sırasında daha embriyolojik evrede, yani bireysel özellikler tam olarak oluşmadan yavaşlatılmış erişkinlik (neoteni), tamamlanmamış morfogenez ve atavizm görülmektedir (atavizm hakkında buradan bilgi alabilirsiniz). Bunların hepsi, evrimsel açıdan daha az gelişkin, yani atasal özellikleri daha fazla taşıyan bireylerin oluşması anlamına gelmektedir. Çünkü embriyolojik dönemde genlerimiz, yaklaşık olarak "evrimsel geçmişimiz" ile benzer bir sırada aktive olmakta okunmaktadır. Embriyo halimizde, insan-öncesi atalarımıza ait birçok dönüm noktasından geçerek vücut planımız oluşturulmaktadır. 21. kromozomdaki bu fazlalıktan doğan biyokimyasal sorunlar, bu süreci yavaşlatır ve dolayısıyla embriyonun, bugün bizlerin "normal" olarak tanımladığımız fiziksel özelliklere erişmesine engel olur.

Bu evrimsel özelliklerdeki sapmadan ötürü tüm Down sendromlu bireylerde aşağıdaki özellikler bir arada ya da kısmen bulunabilir: 

  • mikrogeni (küçük çene)
  • eğik göz çukuru yarıkları
  • kas sıkılığında (tonusunda) azalma
  • burun kemerinde basıklık/yassılık
  • tek avuç-içi çizgisi
  • yapısal bozukluğu olan ağızdan ötürü dışarı çıkık bir dil
  • makroglassi (şişkin dil)
  • geniş ve yassı yüz,
  • kısa boyun,
  • gözlerde beyaz benekler (Brushfield noktaları),
  • atlanto-aksiyal dengesizlikten ötürü eklem gevşeklikleri,
  • ayaklarda başparmak ile diğer parmaklar arasında geniş açıklık,
  • kısa parmaklılık,
  • parmak izlerinde aşırı ulnar döngüleri,
  • vücut ölçülerinde (boy ve uzunluk) normalden düşük değerler

Bu belirtilerin sayısını arttırmak mümkünken, bu özelliklerin çoğunun Down sendromlularda görüldüğünü bilmek gerekmektedir. Aşağıda, bu özelliklerin yüze ait olanlarının gösterildiği biz çizim görülmektedir:

Yukarıda saydığımız bu özelliklerin, Down sendromlular arasında ne kadar sık görüldüğüne dair de araştırmalar sürdürülmektedir. Örneğin, istisnasız her Down sendromlu bireyde gelişim zayıflıkları görülmekteyken, kas gevşekliği %80'inde, kısa uzuvluluk %70'inde, kısa boyun %50'sinde, gözdeki Brushfield noktaları ise %35'inde görülmektedir. Dolayısıyla bu özellikler, her Down sendromluda istisnasız bulunmak zorunda değildir. Zaten bu da, Down sendromlu bireyler arasında da, normal insanlardaki kadar çeşitlilik olduğunu; bu çeşitliliğin Down sendromlular arasında özel olduğunu göstermekte, Down sendromunun bir hastalıktan çok özel bir genetik durum olduğunu düşünmemize sebep olmaktadır.

Down sendromunun halen bir hastalık olarak tanımlanmasının sebebiyse, bazı diğer hastalıklara yakalanma riskini arttırıyor olmasıdır (hastalık tanımlarıyla ilgili bilgiyi buradan veya kitaplarımızdan alabilirsiniz). Daha önceden de belirttiğimiz gibi, Down sendromlu bireylerde analitik zekaya bağlı gelişim oldukça zayıftır. Buna bağlı olarak dil gelişimi ve konuşma çok daha geç olur veya hiç olmayabilir. Hassas motor faaliyetler zayıflar. Hareketler arasında koordinasyon eksiklikleri görülür. Birçok Down sendromlu çocuk, normalde 1 yaş civarında yürüme başlaması gerekirken, 2 yaşına kadar yürüyemez; hatta bunun 4 yaşına kadar uzadığı defalarca gözlenmiştir. Fakat yapılan çalışmalar, tüm bunların fiziksel ve mental çalışmalarla pekiştirilebileceğini ve Down sendromlu bireylere de, normal bireylerle eşdeğer yaşam standartlarının sunulmasının o kadar da zor olmadığını göstermektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Bunun haricinde Down sendromlu bireylerde kalp hastalıklarına yakalanma riski ciddi miktarda artmaktadır. Öyle ki, doğan her 2 Down sendromlu çocuktan 1 tanesinde kalp rahatsızlıkları görülmektedir. Dolayısıyla, Down sendromlu bireylerin hemen gözetim altına alınmaları gerekmektedir.

İlginç bir biçimde, Down sendromlu bireylerde kötü huylu tümörlere (kansere), normalden daha az rastlanmaktadır. Öte yandan lösemi ve testis kanseri gibi kanser tipleriyse normalden biraz daha fazla görülmektedir. Dolayısıyla, Down sendromu ile kanser arasında da henüz tam olarak anlaşılamamış bir ilişki bulunuyor olabilir. Bu ilişkinin, fazladan bulunan 21. kromozomdan üretilen tümör baskılayıcı proteinlerin sayısındaki artıştan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Bunlar haricinde Down sendromlu bireylerde tiroid hastalıkları, mide hastalıklar (özellikle Hirschprung hastalığı), kısırlık, görme bozuklukları, işitme bozuklukları daha sık görülmektedir. Bu sebeplerle Down sendromlu bireylerin, normal bireylerden çok daha sıkı gözetim altında tutulması gerekmektedir. Ancak yine de, birçok Down sendromu vakasında, düzgün ve disiplinli bir çalışma sonrasında kendi hayatını sürdürebilen bireyler gelişebilmekte ve sıradan insanlar gibi yaşayabilmektedirler.

Down Sendromunun Teşhisi ve Tedavisi

Genellikle Down sendromunun teşhisi, doğumdan sonra, doktorun, bebeğin fiziksel özelliklerine bakmasıyla anlaşılır. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, Down sendromlu bireylerin yarısında doğuştan kalp bozuklukları olduğundan, kalbin dinlenmesi sırasında bu sorunlar fark edilebilir. En net tanıyı ise, kan yoluyla yapılan basit bir test sonucunda, ekstra kromozomun gözlenmesi sayesinde yapabilmekteyiz.

Tüm Reklamları Kapat

Teşhis sonrasında ekokardiyogram testleri ile kalp durumu, ECG ile kalbin ritmik fonksiyonları ve X-ışınları ile de göğüs ve sindirim kanalı sorunları analiz edilir. Sonrasında, Down sendromlu bireyler yakından takip edilerek sağlık durumları gözlenir. Her sene göz muayenesi yapılır, 6-12 ayda bir işitme testi yapılır, 6 ayda bir dişler kontrol edilir, 3-5 yaş aralığında düzenli olarak X-ışını taraması yapılır, 21 yaşına kadar kalça kemiği ve diğer kemikler takip edilir, 12 ayda bir tiroid testi yapılır.

Ne yazık ki, günümüzde Down sendromunun işe yarar bir tedavisi bulunmamaktadır; ancak sendromun belirtileri kısmen ya da tamamen yok edilecek kadar başarılı fizyolojik ve mental uygulamalar (zihinsel faaliyeti geliştirmek için yapılan aktiviteler) bulunmaktadır. Aynı zamanda, acil müdahale gereken durumlarda (Down sendromunda görülen bloke olmuş sindirim kanalı gibi), ameliyat yoluyla müdahalelerde bulunulabilmektedir.

Annelerin Down sendromlu çocuklarına süt verirken dikkatli olmaları gereken şey, çocuklarını sıkı sıkıya desteklemeleri ve tam uyanık olduklarından emin olmalarıdır. Beyinsel fonksiyonları tam olarak çalışamadığından çocuklar boğulabilmektedirler. Süt emme sırasında ağızdan süt kaçabilmektedir. Bunun sebebi de, ağız yapısında ve dilde oluşan farklılıklardır.

Genellikle Down sendromlu çocuklar, özellikle etraflarını tanımaya başladıkça öfkeli ve takıntılı davranışlar geliştirebilmektedirler. Bunu önlemek için çocuklara şefkatle ve sevgiyle yaklaşmak, kendi durumunun da son derece normal olduğunu anlatmak gerekmektedir. Çünkü diğer zihinsel sorunlara kıyasla, Down sendromlu bireyler kendilerindeki farklılığı anlayabileceklerdir ve bundan nefret etmelerinin önüne geçilmelidir. Down sendromlu bireylerin ebeveynleri ya da bakıcılarının yapması gereken en temel şey, onların özgür yaşamlarını desteklemek ve sağlamaktır. Yani, bu kişilerin bakımında yapılması gereken şey %100 kontrol altında tutmak ve her adımlarını takip ve kontrol etmek değil, giderek artan bir özgürlük sunmak, böylece kendilerine olan güvenlerini sağlamaktır (tabii gerekli önlemleri alarak).

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
M Treni

“Oğlan büyüdü, baba öldü, kız benden uzun, kötü bir rüyadan dolayı ağlıyor. Lütfen sonsuza dek kalın, diyorum tanıdığım şeylere. Gitmeyin. Büyümeyin.”

Çoluk Çocuk ile bizi fena halde hazırlıksız yakalayan Patti Smith, “hayatımın yol haritası” olarak tanımladığı M Treni’nde zihninin derinliklerine doğru bir tren yolculuğuna çıkıyor.

Patti Smith anılarını, hayal dünyasını, bir bardak koyu kahveden ya da bir Murakami satırından aldığı hazzı bir araya toplayıp kelimelerle tutturuyor. “Kaybedip bir daha bulamadıkları”nın yerini yine kelimelerle dolduruyor. “O gamsız balona, dünyaya inanıyorum” diyen koca ruhlu bir sanatçının hayata yazdığı bir aşk notu M Treni.

Harika şarkı sözleri yazmak bir şey, M Treni gibi bir kitap yazmak ise bambaşka bir şey. Bundan sonra yapacaklarını saymazsak M Treni, Patti Smith’in yarattığı en iyi şey.

The Nation

Patti Smith bizim için yaşıyor, yazıyor ve söylüyor.

Washington Post

Devamını Göster
₺85.00
M Treni

Günümüzde, Down sendromlu bireylerin neredeyse tamamı yetişkinlik düzeyine erişebilmektedirler. Meslek sahibi olabilmekte ve baş döndürücü işlere imza atabilmektedirler. Aşağıda, bir orkestrayı yöneten Down sendromlu Hu Yizhou'yu görebilirsiniz:

Ne yazık ki, Down sendromuna bağlı olarak gelen diğer hastalıklar (özellikle kalp ile ilgili olan sorunlar), bireylerin daha erken ölmelerine neden olabilmektedir. Bu durumları da, iyi bir bakım ve sürekli sağlık kontrollerinden geçmekle önlemek, en azından olabildiğince ertelemek mümkün olabilmektedir.

Down Sendromunun Evrimsel Analizi

Evrimsel Biyoloji'nin gücü sayesinde eskiden düzgün analiz edemediğimiz birçok konuya çok daha etraflı ve çok daha sağlam temelli incelemelerde bulunmamız mümkün olabilmiştir. Down sendromuna da, bu açıdan yaklaşmak mümkündür. 

Yapılan incelemelerde, Down sendromunun birçok özelliğinin türümüzün atasal özelliklerini yansıttığı (atavistik özellikleri gösterdiği) gerçeğini gün yüzüne çıkarmıştır. Birçok evrimsel biyolog, uzun yıllar boyunca Down sendromunun vahşi doğada elenmesi gerektiğini iddia etse de, son zamanlarda yapılan çalışmalar, Down sendromunun vahşi hayatta özellikle zorlu ve düşük kaynaklı koşullarda bazı avantajlar sağlayabileceğini, dolayısıyla evrimsel bir çeşitlilik olarak bu genetik varyasyonun korunabileceği düşünülmektedir. 

50 yaşın üzerindeki annelerin doğurduğu her 11 bebekten 1'i Down sendromu ile doğarken, 30 yaşındaki annelerin doğurduğu her 1.000 bebekten sadece 1'inde Down sendromu görülmektedir. Bu da, annenin yaşı ve bedensel koşullarıyla Down sendromu arasında bir ilişki olabileceği fikrini akıllara getirmektedir. Yapılan incelemelerde, vahşi hayatta yaşayan atalarımızda, ileri yaştaki annelerin, muhtemelen yavruları kendi başlarına hayatta kalabilecek düzeye varamadan öleceklerini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla anne, gerekli katkıyı yavrusuna sağlayamadan ölecek ve yavruyu tek başına bırakacaktır.

Down sendromlu bireylerin vücut bazında, ömürleri boyunca harcadıkları bireysel enerji, normal insanlara göre çok daha düşüktür. Bu da, evrimsel uyum sürecinde bu şekilde kıt ve sıkışık dönemlerde, yaşlı ve bakımı sağlayamayacak annelerden doğan bireylerde Down sendromunun oluşma sıklığının artması konusunda bir seçilim baskısı doğurmuş olabilir. Yani Down sendromu, zorlu koşullarda türün devamını sağlayacak bir adaptasyon olarak gelişmiş olabilir. Bu enerji sarfiyatının düşüklüğünün ana sebebi, yukarıda saydığımız kas, kemik, iskelet, vb. unsurların gelişimindeki zayıflıklardan ileri gelmektedir. Bunlar, her ne kadar normal bir bireye göre düşük olsa da, Down sendromlu bir birey hayatta kalabilecek kadar donanımlıdır. Dolayısıyla, Down sendromunda kanser veya bir diğer ölümcül hastalık kadar tehdit edici bir unsur bulunmamaktadır; sadece bir çeşitlilik olarak amansız bir ortama uygun nesillerin oluşumu sağlanıyor olabilir. Normal bireyler, zorlu koşullarda hayatta kalmak için çok daha fazla çaba sarfetmeleri gerekiyorken, Down sendromlu bireyler, insan nesillerinde bu koşullara daha kolay adapte olmuş olabilirler. 

Çünkü evrimleştirdiğimiz zekamız, özellikle sosyal ilişkilerin gelişimine paralel olarak bu denli ileri gitmiştir; ancak doğada hayatta kalabilmek için esasında bu kadar yüksek bir zeka düzeyine sahip olmamız şart değildir. İşte bu sebeple, zihinsel ve fiziksel fonksiyonlardan yitirilerek, enerji sarfiyatında daha başarılı olan Down sendromlu bireyler, popülasyon içerisindeki bir çeşit olarak varlığını sürdürmüş olabilirler. Sonrasında, tıp biliminn gelişmesi ve yaşam standartlarımızın artmasıyla da bu bireyler korunarak, günümüzdeki varlıklarını sürdürmüş olabilirler. Kısaca Down sendromu, günümüzde "normal" olarak isimlendirdiğimiz insan çeşitliliği içerisindeki, "düşük enerji sarfiyatı"na yönelik oluşan bir varyasyon olabilir. Bu da, Down sendromunun, evrimsel biyoloji ışığı altında ne kadar normal olduğunu anlamamıza yardımcı olacaktır.

Bu, Down sendromunun evrimsel analizinin sadece bir boyutudur. Ancak yine de bize, böylesine ilginç bir durumun evrimsel açıdan nasıl bir avantaj sağlıyor olabileceğini göstermek açısından çok net örnekler sunmaktadır. Yani hiç beklemediğimiz bir durum, evrimsel açıdan tahmin bile etmekte güçlük çekeceğimiz bir avantaj sağlıyor olabilir ve bu sebeple popülasyon içerisindeki varlığını sürdürüyor olabilir. Down sendromu, muhtemelen buna en güzel örneklerden biridir.

Down sendromunun embriyolojik dönemdeki gelişimi etkilemesinden ötürü, atalarımıza ait özelliklerin bireylerde daha net bir şekilde ortaya çıkması da, bize evrimsel anlamda birçok bilgi sunmaktadır. Özellikle yüze ait niteliklerin, atalarımız ile benzerlik taşıyor olması, evrimsel biyolojinin genler üzerindeki delillerini canlı bir şekilde ortaya koymaktadır. Elbette buradan, Down sendromlu bireylerin evrimini tamamlamamış bireyler olarak anlaşılması hatalı olacaktır; zira onları "insan" yapan, bu nitelikleri değil, hücresel özellikleri ve genomlarıdır. Dolayısıyla, doğuştan kıllı doğan bir bebek ne kadar "insan-dışı" ise (ki hiç değildir), Down sendromlu bireyler de o kadar "insan-dışıdır" (ki hiç değildirler). Burada görülen, sadece belli başlı atasal özelliklerin, kromozomlarda meydana gelen değişimlerden ötürü ortaya çıkmasıdır. Bu da bize analiz için bir imkan sunar; daha fazlasını ileri sürmek, aşırıya kaçmak olacaktır.

Özellikle ayak başparmaklarının diğer parmaklardan ayrı olması, oldukça ilgi çekicidir. Çünkü biz biliyoruz ki ağaçlar üzerinde yaşadığımız zamanlarda, ayak baş parmaklarımızı da, el baş parmaklarımız kadar beceriyle kullanabilmekteydik (bu, milyonlarca yıl önce olmaktadır). Ancak sonradan, ağaç üzerindeki arboreal yaşantımızı terk ederek önce karasal yaşama, sonra bipedal (iki ayaklı) yaşama adapte olmamızla, ayaklarımız ve sonrasında parmaklarımız giderek farklılaşmış ve bugünkü yassı ve denge sağlayıcı hallerini almışlardır. Down sendromunda oluşan evrimsel geçmişin ortaya çıkışı, bu baş parmakların ayrıklığını da açıklayabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Benzer şekilde yüzde gördüğümüz burun basıklığı, göz yapısı, çene yapısı, boy, en gibi özelliklerdeki farklılıklar, evrimsel geçmişimizdeki birçok tür ile paralellik göstermektedir. Dolayısıyla, 21. kromozomun fazlalığının neden olduğu bu evrimsel yavaş gelişim niteliği, bizlere atalarımıza ait ufak kesitler sunmaktadır. Ancak tekrar belirtmekte fayda vardır ki, bunların hiçbiri Down sendromlu bireylerin "az evrimleşmiş" bireyler olduğunu iddia etmemiz için yeterli değildir. Çünkü burada gördüğümüz, toplam bir gerilik değil, belli başlı özelliklerdeki, eksik gelişimlerdir. Dolayısıyla bunlar en fazla birer çeşitlilik olarak görülmelidir.

Sonuç

Down sendromlu bireylere "hastalıklı", "ucube" ya da "sorunlu" olarak yaklaşmak, yapacağımız en ciddi hata olacaktır. Çünkü sıklıkla belirttiğimiz gibi, düzgün bir şekilde yetiştirilen Down sendromlu bireyler, hiçbir dış desteğe ihtiyaç duymaksızın hayatlarını sürdürebilecek kadar kendilerini geliştirebilirler. Örneğin, normalde motor fonksiyonlar konusunda ciddi sıkıntılar çeken Down sendromlu bireylerin, eğitim sonrasında normal bireyler gibi el-göz koordinasyonuna ve motor faaliyetlere kavuştukları görülmektedir. Aşağıda, kendi mobilyalarını birleştiren Down sendromlu bir çocuk görülmektedir:

Benzer bir şekilde, zihinsel fonksiyonları üzerinde çalışılan Down sendromlu bir birey, normal çocuklar gibi puzzle yapmayı ve analitik zeka kullanmayı gerektiren işlerin başarıyla üstesinden gelmeyi sağlayabilir.

Dolayısıyla bizler, Down sendromlu bireylerin normal insanlar gibi yaşayabilecekleri standartların sağlanması konusunda çalışmalı, onların fizyoterapik ve mental eğitimlerini vermek için her türlü çabanın altına elimizi koymalıyız.

Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı olarak bizler, Down sendromlu bireyleri sadece bir diğer insan çeşitliliği olarak görüyor, Anadolu'da yaşayan bir insan ile Japonya'da yaşayan bir insanın arasındaki çeşitliliğin bir benzeri olarak görülmesini teşvik ediyoruz. Çünkü her birimiz, farklı yapıdaki genlerle doğuyoruz ve popülasyonun geneli, tipik bir gen grubuyla doğuyor. Bizler, dönüp buna baktığımızda, bu bireyleri "normal" olarak tanımlıyoruz. Halbuki doğa için "normal" diye bir şey bulunmamaktadır. Doğada, genlerin ve çevrenin ortak etkisiyle oluşan, geniş bir skalada özelliklerin dağıldığı bireyler bulunur ve bu bireylerin ortama adaptasyonları, evrimsel yönelimleri belirler. Doğada, her şey normaldir, her şey doğaldır. Evrimsel Biyoloji'nin bize kattığı bu anlayış, egomuzu yenmemiz ve ekolojik bütünlüğü fark etmemiz için ekstra önem taşımaktadır.

Dünya'daki her bireyin 21 Mart Down Sendromu Günü mutlu, sağlıklı ve "normal" olsun.

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
Evrim Ağacı Akademi: Evrimi Anlamak Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrimi Anlamak yazı dizisinin 46. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan ""Tesadüf" Geliyor, Kaçın! Bilimde "Şans" ve "Tesadüf" Kavramlarına Yer Yok mu?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
34
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 21
  • Muhteşem! 10
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • Umut Verici! 4
  • Bilim Budur! 3
  • İnanılmaz 3
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 29/01/2023 19:36:48 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/359

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Savunma
Biyocoğrafya
Bitki
Yüzey
Uzay Aracı
Bitkiler
Yok Oluş
Virüs
Deniz
Covıd-19
Kanat
Eşeyli Üreme
Algı
Seçilim
Astrofotoğrafçılık
Mavi
Beyaz
Küresel
Karbonhidrat
Manyetik Alan
Bilgi Felsefesi
Diş Hekimi
Element
Genel Halk
Plastik
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Down Sendromu, Oluşumu, Evrimsel Anlamı. (21 Mart 2013). Alındığı Tarih: 29 Ocak 2023. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/359
Bakırcı, Ç. M. (2013, March 21). Down Sendromu, Oluşumu, Evrimsel Anlamı. Evrim Ağacı. Retrieved January 29, 2023. from https://evrimagaci.org/s/359
Ç. M. Bakırcı. “Down Sendromu, Oluşumu, Evrimsel Anlamı.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 21 Mar. 2013, https://evrimagaci.org/s/359.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Down Sendromu, Oluşumu, Evrimsel Anlamı.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, March 21, 2013. https://evrimagaci.org/s/359.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Moderatöre Bildir

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya size sunulan (oylama gibi) diğer araçlar ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Öncül Ekle
Sonuç Ekle
Mantık Hatası Seç
Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.