Denizatları ve Erkek Hamileliği

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Denizatları; sadece kabaca bir ata benzeyen şekilleri yüzünden eşsiz değillerdir. Bazı türleri, çoğu balığın aksine tek eşlidir (ancak onlar da üreme sonrasında eş değiştirebilirler). Daha ilginç olan ise, yakın akrabaları olan denizejderleri ve borubalıkları ile birlikte doğmamış yavruları taşıyanın dişi yerine erkek olan tek hayvan grubu olmasıdır. Bu şekildeki zıt ebeveyn rolünün 1 yerine 3 ayrı türde görülmesi ve bu 3 türün birbiriyle genetik olarak da en yakın akrabalar olması, evrimin en güzel ispatlarından birisidir. Bu durum, erkek gebeliğinin bu 3 türün ortak atasında evrimleştiğini ve sonrasında bu 3 torun türe aktarıldığını göstermektedir. Bu türler nesiller içerisinde evrimsel olarak birbirlerinden farklılaştıkça ayrı türler haline gelmişler; ancak "erkek gebeliği" özelliklerini korumuşlardır. 

Biyolojik olarak bunun bir "erkek gebeliği" mi, yoksa "erkek yavru taşıyıcılığı" mı olduğu tartışılmıştır. Bu tanımlardaki soru işaretleri, genellikle terimlerin nasıl tanımlandığıyla ilgilidir. Örneğin erkeklerin hamile kalması aslında o kadar da şaşırtıcı olmamalıdır; zira "erkek" ve "dişi" kavramları biyolojide "yavru doğuran taraf" ile ilgili olarak tanımlanmaz; eşey kromozom tipleri ve gamet büyüklüğü ile ilgilidir. Daha iri gametlere sahip olanlara "dişi", daha ufak gametlere sahip olanlara "erkek" denir. Dolayısıyla her ne kadar neredeyse her canlıda dişilerin yavruyu doğurması, yavru doğurmanın dişilik ile alakası olduğu fikrini doğuruyor olsa da, biyolojik terminoloji bakımından böyle bir varsayım doğru değildir. Denizatları ve diğer erkek-doğumlu türler de bunun güzel bir örneğidir. 

Günümüzde var olan 35 denizatı hakkındaki bilgilerimiz oldukça kısıtlıdır; ancak bildiğimiz bir şey, erkek denizatlarının karın kısmında bir keseye sahip olduklarıdır. Çiftleşirken dişiler yumurtalarını bu keseye bırakır ve erkek bunları kendi içerisinde döller. Erkek, yumurtaları, çatlayana kadar kesesinde taşır, ardından tamamen oluşmuş, şekillenmiş minyatür denizatlarını suya salar. Bunu aşağıdaki hareketli görselde görmeniz mümkündür.

Erkeklerin nasıl böyle bir rol üstlendiği akıl almaz gelebilir; ancak aslında erkeklerin gebe kalması için teoride çok fazla engel bulunmamaktadır. Eğer ki erkeğin karın dokusuna bir bebek yerleştirilecek ve karaciğer gibi bir organ ile bağlantı kurarak besin/atık alışverişi bir köprü kurulabilirse, erkekler de hamile kalabilir. Ne var ki bu, birçok evrimsel adaptasyonun yeniden düzenlenmesini gerektirmektedir ve dişi-erkek evrimindeki rollerin korunmasının daha basit bir strateji olarak karşımıza çıkmasına neden olmaktadır. Erkeklerin hamileliği şu etapta sağlıkları için aşırı tehlikelidir; çünkü iç kanama ve ölümle sonuçlanabilmektedir. Dahası, erkek hamileliği sonrasında bebek tam gelişmişliğe ulaşsa bile, sezaryen ile doğum gerekecektir (ya da üreme organlarının evrimsel olarak yeniden düzenlenmesi gerekecektir). Biyoetikçi Glenn McGee, "Sorun bir erkek hamile kalabilir mi sorusu değil. Soru, hamile kalan bir erkek hayatta kalabilir mi sorusu..." diye durumu özetlemektedir.

Denizatları yaygın olarak sığ tropikal ve ılıman sularda yaşayan bu canlılar dik durumda yüzerler, deniz iğnelerinin akrabalarıdırlar ve boyları 1.5 cm ile 35 cm arasında değişir. Vücut şekilleri yüzünden denizatları oldukca beceriksiz yüzücüdürler ve akıntıya kapılırlarsa yorgunluktan kolayca ölebilirler. Kendilerini, sırtlarındaki küçük yüzgeci sanıyede 35 kere çırparak ileriye doğru iterler. Yönlendirme için de kafalarının arkasındaki daha da küçük yüzgeçleri kullanırlar. Kuyruklarının kıvrılabilen, kavrayabilen yapısı sayesinde deniz otlarına, mercanlara tutunurlar ve çevrelerinde sürüklenen plankton ve küçük kabukluları içlerine çekerler. Çok oburdurlar. Sürekli beslenerek günde 3000 ya da daha fazla tuzlu su karidesi yiyebilirler. 

Dünya çapında yaygın doğal kıyı yok olması, kirlilik ve geleneksel Asya ilaçları için yaygın bir şekilde toplanmaları yüzünden bazı türleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Kaynaklar ve İleri Okuma: 

  1. NatGeo
  2. Today I Found Out

Standart Kanatlı Çobanaldatan

Manyetik İnsanlar Gerçekten Var Mı?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim