Gece Modu

Bu yazı, Smithsonian Magazine isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu haber 6 yıl öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Günümüzden 420 ila 350 milyon yıl kadar önce, henüz bitkiler evrimsel süreç içerisinde birer "çocuk" iken ve en uzun bitkiler bile birkaç metre uzunluktayken, dev koniler halinde mantarlar yerden fışkırıyordu. National Geographic, 2007 tarihindeki bir yayınında, ne olduğunu tam olarak keşfedemedikleri türün fosili için şunları söylüyordu:

Antik organizmanın gövdeleri 8 metre uzunluğundaydı ve 1 metre genişliğindeydi.

Suudi Arabistan'dan yeni çıkarılan bir fosil sayesinde bu devasa ve gizemli türün ne olduğu anlaşıldı: bir mantar. En azından öyle düşünüyoruz...

New Scientist dergisi 2007'de bu olasılık için şunları yazıyor:

6 metre uzunluğundaki bir mantar, günümüz için yeterince acayiptir. Ancak en azından büyük ağaçlara alışığız. O zamanlar bitkiler sadece birkaç metre uzunluğundaydı ve omurgasız hayvanlar ufacıktı. Karasal hiçbir omurgalı henüz bulunmuyordu. Böylesine bir fosil, o dönemdeki ufak canlılar için fazlasıyla göze çarpacaktır.

Bu türe ait fosiller bugün Protoaxites olarak biliniyor. Cinse ait fosiller son 50 yıldır ve biraz daha öncesinden beridir farklı bölgelerden çıkarılıyor. İlk olaraksa 1859 yılında bir Kanadalı paleontolog tarafından keşfedildiler. Ancak fosil kayıtların bolluğuna rağmen, bu dev konilerin ne olduğunu kimse çözememişti. Chicago Üniversitesi konuyla ilgili şunları yazıyor:

Sonraki 130 yıl boyunca tartışmalar sürdü. Bazı bilim insanları Protoaxites cinsinin bir liken olduğunda ısrarcıyken, diğerleri mantar, bazılarıysa bir çeşit ağaç olduğunu iddia ediyordu. Chicago Üniversitesi Evrimsel Biyoloji Komitesi'nden olan ve jeofizik doçenti olan Boyce şöyle diyor: 'Problem ise eğer anatomisine yakından bakarsanız ortaya çıkıyordu: birçok farklı şeyi andırıyordu, ancak tam olarak hiçbiri değildi. Öylesine büyüktü ki, her ne zaman birisi bu fosilin bir şey olduğunu söylese, diğerleri hemen şöyle haykırıyordu: 'Bir liken nasıl 8 metre olabilir ki?''

Tüm bunlar 2007 yılında, bir makalenin bu koni yapılarının devasa bir erken mantar olduğunu ilan etmesiyle değişti. 

Ancak herkes Protoaxites cinsinin bir mantar olduğu fikrini kabul etmedi. Kimse bu türün varlığını sorgulamıyordu, sadece bu kadar büyük bir mantarın nasıl var olabileceğini anlamlandıramıyorlardı. Bazı araştırmacılar, bu mantarların konilerinin devasa ciğerotu yapraklarının katlanması sonucu bu şekilde fosilleştiğini iddia ederek fikri çürütmeye çalışıyorlardı. Ancak sonradan yapılan bir araştırma, fosilin bir mantara olduğu fikrini 2 katıyla doğruladı. 

Evet, bilim karışık bir iştir, bir asrı aşkın süredir kazarsınız, ancak ne bulduğunuzu bilemeyebilirsiniz. Hele ki bu yapılar bir zamanlar Dünya'yı domine etmişse...

Ancak her ne kadar bu mantarlar bir zamanlar Dünya üzerinde hüküm sürdülerse de, artık yok oldular. Ancak mantarlar için üzülmeyin: ABC'nin yaptığı bir habere göre, Dünya'nın en "yaygın" türü Oregon, ABD'deki 8.9 kilometre karelik bir alanı kaplayan bir mantar türü.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 1
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 05/04/2020 17:42:43 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1736

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Kadınlar erkeklerden daha iyi midir bilemem. Ancak daha kötü olmadıklarından eminim.”
Golda Meir
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder