Biz, kendi yanlışlarımızın ustalarıyız.
İlk ateşi yakan eller, korkudan doğan gölgeleri tanrılaştırdı.
Gök gürültüsünü duydu, ona ilah dedi.
Güneşi gördü, tapınaklar kurdu.
Yıldızları seyretti, kaderini onların ellerine yazdı.
Hiçliği düşündü insan, “yokluk” dedi,
Ama yokluğu bile varlık kılığına soktu.
Tanrı’yı çizdi zihninde,
Sonra o hayali kendi üstünde hükümdar yaptı.
Cenneti umutla ördü,
Cehennemi korkuyla derinleştirdi.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Meleği, iyiliğin kılıcı kıldı;
Şeytanı, kendi karanlığının bahanesi.
Ve zaman…
Nil’in taşkınlarını ölçtü,
Güneş saatleri yaptı,
Takvimler çizdi.
Sonra kendi icadını zincir gibi boynuna astı.
Sonsuzluğu hayal etti insan;
Ama sonsuzluğu da sınırların diliyle anlattı.
Kendi yanılgısını kutsadı,
Kendi hayalini gerçeğin tahtına oturttu.
Ve uygarlıklar yükseldi, taş ve kanla yazıldı tarih:
Piramitler, saraylar, kuleler…
Ama her taşta bir yanılsama,
Her kan damlasında bir korku saklıydı.
İmparatorluklar kuruldu,
Yanlışların üzerine yükseldi,
Sonra kendi gölgelerine çarptı,
Yıkıldı, külleri rüzgâra karıştı.
Çağlar geçti, insanlar hâlâ aynı hataları tekrarladı.
Kendi yaratımlarına tapar oldular,
Kendi düşüncelerinin zincirine vuruldular.
Gerçek hata, hiçliğin hayali değil.
Gerçek hata, kendi hayallerimizi
Değişmez hakikat diye taşlaştırmamızdır.
Ve bu yanılgılar, uygarlığın tohumunu hem eker hem boğar.
- 1
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/02/2026 19:00:34 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/21443
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.