İklim Anlaşmalarında Görünmeyen Yüz: Tarihsel Sorumluluktan Kaçış ve Eşitsiz Yük Paylaşımı
- Blog Yazısı
İklim Anlaşmalarında Görünmeyen Yüz: Tarihsel Sorumluluktan Kaçış ve Eşitsiz Yük Paylaşımı
Giriş
İklim krizi artık soyut bir tehdit değil; seller, kuraklıklar, orman yangınları, gıda krizleri ve göçlerle dünyayı derinden sarsan somut bir felakettir. Bu krize karşı geliştirilen uluslararası çevre anlaşmaları ve zirveler, çözümün yol haritası olarak sunulsa da, altında derin bir adaletsizlik ve çelişki barındırmaktadır. En çok doğaya zarar veren ülkeler, yükü gelişmekte olanların sırtına yıkmakta, geçmişin ağır sonuçlarını bugünün zayıf halkalarına ödetmektedir.
Tarihsel Kirleticiler: Sessiz Günahkârlar
Sanayi Devrimi'nin başladığı 18. yüzyıldan günümüze kadar geçen sürede, bazı ülkeler doğayı sınırsızca tüketerek zenginleşti. Bu ülkeler, bugünkü iklim krizinin altyapısını oluşturdular. 1850’den bu yana atmosfere salınan toplam karbondioksitin %60’tan fazlası, birkaç ülkenin faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır:
Ülke 1850-2021 Arası Kümülatif Emisyon (%)
ABD %24.5
Çin %13.7
Rusya %6.9
Almanya %4.9
Birleşik Krallık %4.5
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Japonya %3.1
Hindistan %3.0
ABD ve Avrupa ülkeleri, yüzyıllar boyunca fosil yakıtlara dayalı sanayi kurarak, bugün dahi etkileri süren devasa bir karbon borcu yarattı. Ancak bu ülkeler, 1990’lardan itibaren sorumluluğu küreselleştirerek "hep birlikte mücadele edelim" söylemiyle geçmişin üstünü örtmeye çalışıyorlar.
Çin ve Hindistan: Günümüzün Dev Kirleticileri mi?
Bugün atmosferde en fazla karbon salan ülkeler arasında Çin ve Hindistan da yer alıyor. Ancak bu iki ülkenin durumu, tarihsel kirleticilerden farklı bağlamlarda değerlendirilmelidir:
Çin:
Dünyanın en büyük karbon salıcısıdır (2023 itibariyle küresel emisyonların %30’u).
Sanayileşme süreci 1990’larda ivme kazanmıştır.
Batı ülkelerinin üretim faaliyetlerini Çin’e kaydırması nedeniyle "emisyon ihracı" gerçekleşmiştir.
Hindistan:
Kişi başına emisyon miktarı hâlâ düşüktür (yaklaşık 2 ton/yıl).
1.4 milyarlık nüfusunun büyük kısmı hâlâ yoksulluk sınırındadır.
Kalkınmasını tamamlamadan “kirletmeyin” baskısıyla karşı karşıya kalmıştır.
Temel Fark:
Gelişmiş ülkeler "kirleterek kalkındı", şimdi Çin ve Hindistan gibi ülkeler aynı yolu seçtiklerinde, onlara "durdurun" deniyor. Bu, hem ahlaki hem de politik bir çelişkidir.
Karbon Ticareti ve “Yeşil” Maskeler
Paris Anlaşması ve benzeri iklim anlaşmaları çerçevesinde getirilen karbon ticareti ve dengeleme mekanizmaları, aslında gelişmiş ülkelerin kirletmeye devam etmeleri için oluşturdukları finansal oyunlardır.
Örneğin, bir Batı ülkesi, Afrika’da ağaçlandırma projesine sponsor olup kendi karbon salımını “dengeleyebiliyor.”
Bu, “kirletme hakkının satın alınması”dır.
Kirleten sistem değişmiyor, yalnızca bedel ödeyerek sürdürülebilir kılınıyor.
Bu tür mekanizmalar, çevreci görüntü altında yeni sömürü biçimleri oluşturuyor.
Bilim, Endüstri ve Görünmeyen Ekolojik Tahribat
Gelişmiş ülkeler hâlâ doğaya zarar veren pek çok “bilimsel” ve “teknolojik” faaliyet yürütmektedir:
Uzay çöpleri: ABD, Çin ve Rusya öncülüğünde yörünge çöplüğü artıyor.
Nükleer atıklar: Japonya’nın Pasifik Okyanusu’na saldığı radyoaktif sular bunun yakın tarihli bir örneğidir.
Yüksek tüketimli teknolojiler: Batı’da üretilen her yeni akıllı cihaz, Afrika’da çıkarılan lityum, kobalt ve nadir toprak elementlerinin doğayı tahribiyle mümkün oluyor.
Bu zincir, çevreci sözlerle değil, gerçek sömürü düzeniyle devam ediyor.
Adil Bir Gelecek Mümkün mü?
Gerçek bir çözüm, yalnızca karbon saymakla değil, tarihsel sorumlulukları, güncel ihtiyaçları ve kalkınma haklarını birlikte değerlendiren bütüncül bir yaklaşımla mümkündür:
1. Tarihsel Emisyonlara Dayalı Sorumluluk:
ABD, Birleşik Krallık, Almanya gibi ülkeler geçmişteki emisyonlarının bedelini ödemelidir.
2. Kalkınma Hakkının Tanınması:
Çin, Hindistan, Afrika ve Güney Amerika ülkelerine çevreyi koruyarak kalkınma imkânı sunulmalıdır.
3. Teknolojik Transfer ve Fonlar:
Gelişmiş ülkeler, temiz enerji teknolojilerini ve çevre yatırımlarını gelişmekte olan ülkelere ücretsiz ya da sübvansiyonlu sunmalıdır.
4. Fosil Yakıt Modelinden Radikal Çıkış:
Sadece gelişmekte olanlar değil, gelişmiş ülkeler de kendi üretim-tüketim alışkanlıklarını sorgulamalıdır.
Sonuç
İklim krizi yalnızca doğaya değil, insanlığa karşı da bir sınavdır.
Ve bu sınavda en büyük zorluk, adaletli sorumluluk paylaşımının sağlanmasıdır.
Tarihsel kirleticilerin bedel ödemediği, günümüz kirleticilerinin ise kalkınma hakkından mahrum bırakıldığı bir dünyada iklim adaleti yalnızca bir masal olarak kalacaktır.
Küresel çevre politikaları, ancak samimi, eşitlikçi ve geçmişle yüzleşen bir anlayışla dönüştürülebilir. Aksi takdirde, her anlaşma yeni bir sahne, her zirve ise yeni bir “suç ortaklığı” olarak tarihe geçecektir.
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 09/02/2026 09:19:27 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/21104
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.