Eğer başımız veri merkezi ve bize 'şeref' ('yükseklik' his ve deenyimi) kazandıran şey olmasaydı aşağı yandaki cinsel beden açıklıklarımıza da 'ağız' derdik ve onları da ikinci 'ağızlarımız' olarak görüyor olacaktık. (Neden his ve deneyimde 'aynı kabul edeceğimiz' iki benzer uzvumuz olamasın ki.)
Neyse ki başımız bize 'şeref' kazandırdı da insanlar olarak ikisini, baş ve aşağıyı 'ayırır' duruma geldik ve bu durumdayız. (Bir şeye 'ağız' demek için içine girme ve çıkma ilişkisi açısından tanımlama yaparken fark yaratmayız. Bedensel uzuv ve deneyim tanımlamalarımız, bir çok örneğiyle görürüz ki cansız eşya, doğa olayı, doğadaki yeryüzü şekilleri ve benzeri durumlara veya olgulara (bedensel deneyim imgelemelerimiz yolu ile) sirayet eder (yansır). Zihinlerimiz cansız nesne veya cansız nesne ilişkilerinde bile bedensel deneyimlerimizi kolayca imgeleyebilmektedir.
Son olarak bir canlının (gözlemcinin) seçtiği referans kriterleri olmadan evrenin kendisinde 'aşağı ve yukarı' yönlerinin olmadığını da bu yazdıklarımı okurken dikkatle gözetin ve düşünün. (Meraklısı daha önce evrende yön kavramına dair 'aklımdan geçen' gönderilerinde paylaştığım bilgilere göz atabilir.) Canlı olarak 'baş ve aşağımız' arasında ayrım yapabilmemiz gerçekten çok önemlidir. Öyle bir sinir sistemimiz olabilirdiki örneğin gözlerimiz kollarımızda çıksa kollarımızı 'başımız' olarak deneyimliyor ve öyle tanımlıyor olacaktık. Yada daha da tuhafı ellerimiz öyle bir veri işlerdi ki onların veri işlemesi ile gözlerimiz olmasa da imgelemeyi onlarla yapıyor olabilirdik. Böylece onları 'gözlerimiz' sanıyor olurduk. Daha doğrusu 'göz' diye bir şeyi hiç tanımıyor da olabilirdik. (Meraklısı daha önce Yarasalarla ilgili 'aklımdan geçen' gönderilerinde paylaştığım bilgiye göz atabilir.) Ellerimiz dünyaya açılan 'kapılarımız' olurdu. Belki de böyle bir durumda ellerimizi 'derin bir açıklık, açılmışlık' gibi hisseder ve deneyimlerdik. Ne de olsa onları değil sağladıkları veriyi algılamak çok tuhaf şeylere sebep olacaktı. Unutmayalım ki ellerimiz böyle bir durumda dokunsal girdi oluşturmayacaktı, görsel bilgi ve veri işlemesi oluşturuyor veya sağlıyor olacaktı, daha doğrusu onları bu şekilde kabul ediyor olacaktık. (Kendisini değil de sağladığı veriyi referans almayla ilgili gözlerinizi değil de gördüklerinizi düşünün. Küçüçük gözlerinizin evrene (veya evrende) açılan 'devasa kapılar' olduğunu ve sizi bu küçüçük hallerine rağmen karanlıkta bırakmayarak boyundan çok büyük işler yapıp 'ferahlattığını' fark edeceksiniz. (Aydınlığı bilip tanıdıktan sonra zifiri karanlıkta olmak veya kalmak korkunçtur) Onlar sanki bir tarafı küçüçük diğer tarafa ise devasa açılan yapılar gibiler.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/02/2026 09:29:37 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/21394
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.